Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ödünç olarak verilen 550.000 TLlik alacağın tahsili için açılan itirazın iptali davasında yasal faiz uygulanması ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi yönündeki bölge adliye mahkemesi kararını onadı.
Özet: Davacı tarafından "borç olarak" açıklamasıyla gönderilen 550.000 TLnin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, ödemenin ödünç niteliğinde olduğunu, davalının geri ödemeyi ispatlayamadığını ve icra takibinin 550.000 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ve %20 icra inkar tazminatıyla devam etmesi gerektiği yönünde karar vermiş olup, davacının daha yüksek faiz veya daha erken faiz başlangıcı talepleri reddedilerek, Yargıtay da bu kararı onamıştır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 41. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/... E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; 27.08.2018 tarihinde müvekkili tarafından borç olarak gönderilen 550.000,00 TL'nin tahsili amacıyla ... 23. İcra Müdürlüğünün 2022/... E. sayılı dosyasıyla davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığını, davalının yapmış olduğu borca itirazının haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek; itirazın iptalini, takibin devamını ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekilince süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından davalının hesabına "... borç olarak" açıklamasıyla gönderilen 550.000,00 TL’nin, hukuki niteliği itibarıyla ödünç sözleşmesinden kaynaklandığı, havalenin kural olarak mevcut bir borcun ifası amacıyla yapıldığına ilişkin yasal karinenin aksinin davacı tarafından ispatlanmış olduğu ve söz konusu ödemenin ödünç verme amacı taşıdığının kabulü gerektiği; bu durumda borcun ödendiğini ispat yükünün davalıya geçtiği, ancak davalının bu yönde yasal ve yeterli delil sunamadığı, asıl alacak yönünden itirazın haksız olduğu ve takibin 550.000,00 TL üzerinden devamına karar verilmesi gerektiği, buna karşılık davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davalının ... 23. İcra Dairesinin 2022/... E. (Birleştirilen ... 3.Genel İcra Dairesi) sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 550.000,00 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; müvekkilinin 27.08.2018 tarihinde davalının hesabına “borç” açıklamasıyla yatırdığı 550.000,00 TL’nin tüketim ödüncü sözleşmesi kapsamında bulunduğu ve iade edilmediğinin sabit olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (6098 sayılı Kanun) 388. maddesi uyarınca faiz oranı kararlaştırılmamış olsa dahi benzer ödünç işlemlerinde uygulanan faiz oranının esas alınması gerektiğini, bankacılık işlemi niteliği gereği bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizinin dikkate alınması gerekirken yalnızca yasal faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, ayrıca taraflar arasında borcun derhal ödeneceği yönünde sözlü mutabakat bulunduğunu, aksi halde borcun işlem tarihi itibarıyla muaccel hale geleceğinin kabulü gerektiği, bu kabul edilmezse dahi müvekkilin sözlü talebiyle borcun istenmiş sayılacağı ve en geç bu tarihten itibaren altı hafta sonunda muacceliyetin gerçekleşeceği açık olduğundan, faiz başlangıcının da buna göre belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödünç verme sözleşmesi kapsamında borç olarak verilen alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye ve uyuşmazlığın niteliğine göre hükmedilen faizin yasal faiz olmasında isabetsizlik bulunmamasına, temyiz edenin sıfatı da gözetildiğinde verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.