İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde Açılan Marka Hükümsüzlüğü Davasının, Davacının Feragati Neticesinde Reddedilerek Yargılama Giderlerinin Davacı Üzerinde Bırakılması Kararı.
Özet: Bir şirket, küresel ve ulusal çapta tescilli markalarının haksız tescil edildiği iddiasıyla, davalının otomotiv ve makine sanayi sektöründeki benzer ibareli markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talebiyle dava açmış, ayrıca ihtiyati tedbir kararları talep etmişti; ancak yargılama sürecinde davacı tarafın davadan feragat etmesi ve davalı tarafın da bu feragati kabul ederek vekalet ücreti ile yargılama gideri taleplerinden vazgeçmesi üzerine mahkeme, davayı feragat nedeniyle reddederek yargılama masraflarını davacı üzerinde bırakmış ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına hükmetmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkil Şirket, ---- bünyesinde faaliyetlerini sürdürmekte olup ----- markaları ile sektörde öncü konumunda olduğunu, Müvekkile ait ----- markaları gerek hâlihazırda tescilli olduğu ülkelerde gerekse faaliyetini genişletmeyi planladığı hedef ülkelerde aktif bir şekilde tanıtılmakta ve piyasaya sunulmakta olduğunu, Bu kapsamda---. ile -----. arasında organik ve kurumsal bir bağ bulunduğu-- marka, strateji ve ticari faaliyetler bakımından ana şirket ile aynı ekonomik bütünlük içerisinde hareket ettiği sabit olduğunu, Müvekkil şirket “-----” ibareli markasını -----uzantılı web sitesi vasıtası ile küresel çapta ilgilisi ile buluşturmakta olduğunu, Müvekkile ait bir diğer markamız olan ---- gibi birçok ülkede Birleşmiş Milletler üyesi pazarlarda TESCİLLİ MARKA konumunda olduğunu, Müvekkil ---., uluslararası tescillerinin yanı sıra; Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli --" tescil numaralı ve "---" ibareli markanın sicile kayıtlı hak sahibi olduğunu, Davalı taraf, gerçek hak sahipliğinin müvekkilime ait olduğu "---" ve "------" ibareli markaları yine müvekkilin faaliyet göstermekte olduğu otomotiv ve makine sanayii sektörü ile paralel bir biçimde; aravolt markası için 4., 7., 9., 11., 12., 35. ve 37. sınıflar kapsamında tescili talebi ile 12.09.2024 tarihinde; ---- markası için 7. ve 12. sınıflar kapsamında tescili talebi ile 09.01.2020 tarihinde marka tescil başvurusunda bulunmuştur. Davalı taraf mezkur başvuruları ile müvekkile ait "------" ve "---" markalarına ait marka haklarını ihlal etmekte olduğunu, ----- markasının tescili talebi ile; menşe memleket ---- 14 Mayıs 2024 tarihinde ---- numaralı başvuru; -- nezdinde 14 Mayıs 2024 tarihinde ---- numaralı başvuru; yine menşe memleket ---- 22 Ağustos 2024 tarihinde ---- numaralı başvuru; ---- nezdinde 9 Eylül 2024 tarihinde ----- numaralı başvuru; WIPO nezdinde 20 Aralık 2024 tarihinde ----- numaralı başvuru yapılmış olup ilgili markalar hali hazırda tescilli olduğunu, Müvekkil ---. adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde kayıtlı --- numaralı "-----" ibareli marka 17.01.2020 tarihinden itibaren geçerli koruma kapsamında hali hazırda tescilli olduğunu, Türk Patent Kurumu nezdinde davalı adına tescilli "---" tescil numaralı ve "----" ibareli marka ile " ----" tescil numaralı ve "-----" ibareli markaya ilişkin hakların üçüncü kişilere devrinin engellemesi amacı ile davalıya tebligat yapılmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve tedbir kararının Türk Patent ve Marka Kurumuna bildirilmesi ile davalının haksız tescilden doğan haklarını dava süresince müvekkil ile yetkili Türkiye distribütörleri aleyhine kullanmasının önlenmesi amacı ile davalıya tebligat yapılmaksızın ihtiyati tedbir karar verilmesi, yapılacak yargılama neticesinde "---" tescil numaralı ve "---" ibareli marka ile "----" tescil numaralı ve "-----" ibareli markanın tescilli bulunduğu tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilere sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili mahkememize sunduğu 26.06.2026 tarihli dilekçe ile; davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.Davalı vekili mahkememize sunduğu 26.06.2026 tarihli dilekçe ile; davacı tarafça davadan feragat edildiğini, davacıdan vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir. TOPLANAN DELİLLER VE GEREKÇE: Davacı vekili mahkememize sunduğu 26.06.2026 tarihli dilekçe ile; davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.Davalı taraf da feragata karşı beyanlarında yargılama gideri talebinin bulunmadığını beyan etmiştir. Dosyanın incelenmesinde; taraf vekillerine davadan feragate ve feragati kabulü ilişkin özel yetkinin verilmiş olduğu görülmüştür. Davadan feragat HMK'nın 307. ve 311. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen, kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK 307. maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatının mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına, gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,4-Talep olmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair; tarafların ve vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi.