İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde incelenen, personel taşımacılığı hizmet sözleşmesinden kaynaklanan icra takibine itirazın iptali davasında, davalı fahiş fiyat ve eksik hizmet iddialarıyla savunma yapıyor.
Özet: Davacı şirket, davalıya sunduğu personel taşımacılığı hizmetlerinin eksiksiz ifa edildiğini ve düzenlenen fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile alacağın tahsilini talep ederken; davalı ise, geçmiş dönemlerde davacı ile yapılan sözleşmelerde fahiş fiyat uygulamaları, piyasa araştırması yapılmaması ve hatta verilmeyen hizmetler için faturalandırma şüpheleri taşıyan iç denetim bulguları nedeniyle ödemeleri durdurduğunu, eski idari personelinin davacıyla iş birliği yaptığı yönünde ciddi bulgular olduğunu belirterek davanın reddini savunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket, faaliyetleri kapsamında davalıya personel taşımacılığı hizmeti sunmuş ve bu hizmetler tamamen eksiksiz ve usulüne uygun şekilde ifa edildiği, sunulan hizmetler neticesinde davacı tarafından hak edilen bedeller, her bir hizmet dönemi için düzenlenen faturalar aracılığıyla belirlenmiş ve muaccel hale geldiği, ancak davalı taraf, ifa edilmiş hizmetlere karşılık ödemeleri zamanında yerine getirmemiş; alacak miktarı davacıya bildirilmiş olmasına rağmen herhangi bir ödeme yapmadığı, bu durum, davacı şirket açısından alacağın doğmasına ve icra takibi başlatılmasını gerektiren hukuki zeminin oluşmasına neden olduğu, davalı taraf, borç doğmuş olmasına rağmen alacakla ilgili hiçbir hukuki veya somut gerekçe ileri sürmemiş, aksine tamamen gerçeğe dayanmayan ve soyut iddialarla itiraz ederek ödeme yükümlülüğünden kaçınmaya çalıştığı, sunulan hizmetler yerine getirilmiş ve karşı taraf tarafından tamamen faydalanılmış olmasına rağmen, ödemelerin yapılmaması davalının kendi sorumluluğunda olduğu, hizmetin ifa edildiği, alacağın muaccel hale geldiği ve davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği somut olarak ortada olduğu, ancak davalı taraf, herhangi bir haklı ve hukuki sebep göstermeksizin muaccel hale gelen fatura bedellerini ödememiş, bir kısım faturaları da tek taraflı olarak iade etmek suretiyle ödeme yükümlülüğünden kaçındığı, oysa ticari hayatta, ifa edilmiş bir hizmete ilişkin olarak düzenlenen faturaların tek taraflı şekilde iade edilmesi borcu ortadan kaldırmadığı, davalı, hizmetten fiilen faydalanmış olmasına rağmen bedelini ödememek suretiyle açıkça temerrüde düştüğü, bunun üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün 2026/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı ise borca ilişkin hiçbir somut ve hukuken geçerli gerekçe ortaya koymaksızın takibe itiraz ettiği, yukarıda açıklanan nedenlerle, .... İcra Müdürlüğü 2026/... Esas sayılı takibe yapılan itirazın iptaline, icra takibinin devamını, davalının haksız itirazı sonucu %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile başlangıçta 2022 yılında servis hizmetlerini vermesi için anlaşma yapılmıştır. İdari İşler Müdürlüğü daha sonraki dönemlerde (Gerek Holding gerek iştirakler adına) ek protokoller yapmak suretiyle iş ilişkisini devam ettirdiği, müvekkil şirket, 2026 yılında bu tür hizmet alımlarının İdari İşler Birimi yerine Satın Alma Birimi tarafından yapılmasına karar verdiğinden, 2026 yılı için hizmet alımı ihalesi açıldığı, davacı şirketin 2026 yılı için verdiği teklif, gelen bir kısım tekliflere nazaran yüksek olduğundan, davacının yıllardır çalışılan şirket olması nedeni ile teklifi revize etmesi istendiğinde, bu defa teklifini ihalede verdiği teklifin neredeyse yarı fiyatına düşürdüğü, açıkça belirtmek gerekirse davacı şirket 2026 yılı için ilk etapta 2025 yılındaki tutarların üzerinde bir teklif iletmiş, başka firmalardan alınan çok daha düşük teklifler olduğu ve revize teklif iletmesi istendiğinde ise %46 oranında daha düşük bir teklifte bulunduğu, davacının neredeyse yarı fiyatına düşürdüğü 2026 yılı teklifinin 2025 yılı için ek protokolle uzatılan 2025 yılı fiyatının da neredeyse yarı fiyatı olduğu anlaşıldığında, müvekkil şirket, önceki yıllara ait alımlarda ticari esaslara uymayan bir durum olduğunu farketmiş ve şirket içinde denetim başlattığı, yapılan iç denetimde, İdari İşler Biriminin, davacı firma ile ek protokol yöntemiyle iş süresini uzattığı dönemlerde, gerekli piyasa araştırmalarını yapmadığı gibi bu dönemlerde fiyat teklifi gönderen bazı firmaların tekliflerini dikkate almadığı ve şirket yönetimini bilgilendirmediği anlaşıldığından, İdari İşler Müdürü ... ve Kıdemli Uzman ...' den, bu konularda savunmaları alınmış ve iş akitleri feshedildiği, bu oluş içerisinde yapılan ön araştırmada, bir önceki dönemde ihaleyi kazanan davacı ... ile müvekkil şirkette idari işler müdürü olarak görev yapan ve bu hizmetin alımına dair ihale süreçlerini yürüten yetkililerin, birlikte hareket ettiği ve önceki dönem hizmet alımında müvekkil şirketin, haksız şekilde son derece önemli zarara uğratıldığı yönünde ortaya çıkan şüphe karşısında, müvekkil şirket içinde yapılan denetim bu ön bulgular çerçevesinde genişletildiği, bu denetimlerde, fahiş fiyatın yanı sıra ayrıca, davacı şirketin müvekkil şirkete gönderdiği faturalardaki hizmetleri vermemesine rağmen, söz konusu faturaların gönderildiği, keza servislerin geç gelmesine, araçların sözleşme standartlarına uygun olmamasına rağmen sözleşme kapsamında müvekkil lehine cezai şartlar ve ödeme yapılmamasını gerektiren hususlar olduğu tespit edilmiş, ayrıca, sözleşme kapsamında bile fazla ödeme yapıldığı anlaşıldığından, bu bulgular neticesinde, davacı şirketin ödemeleri tedbiren durdurulduğu, elde edilen veriler ışığında, haksız zarara uğratılan müvekkil şirketlerin, davacıya hak etmediği bir bedeli ödemesi mümkün olmadığı, taraflar arasındaki hukuki ihtilafın sebebi yukarıda izah edilen, davacının organize ettiği, çalışanını vasıta kılarak müvekkili hile ile yanılttığı bu olaylar zinciri olduğu, bu aşamada, müvekkil şirket, öncelikle işbu hizmet alımıyla ilgili personelin iş akdini feshetmiştir. Akabinde, davacı şirket yetkilisi çağrılarak, 2025 yılına ait fahiş fiyatın indirilmesi , müvekkilin zararının karşılanması talep edildiği, davacı şirket bu teklifleri kabul etmemiş, haksız olarak akdedilen sözleşmeye ve vermediği hizmetler verilmiş gibi tanzim ettiği faturalara dayalı olarak işbu davayı ikame ettiği, işbu dava tamamen haksızdır ve davacı kötü niyetli olduğu, müvekkil şirket, haksız menfaat elde edilmesine yönelik bu kanunsuz işbirliğine ve zarara uğratıldığına, 2025 yılında verilen hizmet fiyatının neredeyse yarısı fiyatına 2026 yılı taşımacılığı için sözleşme imzalanmasına çalışılması sırasında vakıf olduğu, yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemenizin resen gözeteceği nedenlerle, Öncelikle davaların ... ATM ... Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine, haksız ve kötü niyetli davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hizmet sözleşmesine dayalı fatura alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. H.M.K.'nun 166/1. maddesi gereğince ''Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar'' hükmünü getirmiştir.Davalı tarafça sunulan cevap dilekçesi ile birleştirilmesi talep edilen ... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasının celbiyle incelenmesinde davacısının işbu dosya davacısı olduğu, davalısının işbu dosya davalısı holdingin bağlı şirketi olduğu, davanın taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine dayalı alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olduğu ve dosyanın derdest olduğu anlaşıldı.Yukarıda gerekçesi ayrıntılı olarak izah edildiği üzere her iki dosya arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle işbu dosyamızın H.M.K.'nun 166. maddesi gereğince, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Mahkememiz dosyasının .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Yargılamaya birleştirilen dosya üzerinden devam edilmesine, mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına, 3-Yargılama harç ve giderlerinin birleştirilen dosyada karara bağlanmasına, Dair, HMK 168/1 maddesi uyarınca esas hakkındaki hüküm ile birlikte İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. █████/2026Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır