Yargıtay bozma kararına rağmen, Uyuşmazlık Mahkemesinin idari yargı görevli kararı doğrultusunda RES katkı payı anlaşmasından doğan alacak davasında usulden ret kararı.
Özet: Rüzgar enerji santrali projesi kapsamında TEİAŞa ödediği katkı payı faturasının hatalı hesaplandığını ve fazla ödeme yaptığını ileri süren bir şirket, ödenen tutarın iadesi talebiyle dava açmıştır. Uyuşmazlığın temelini, taraflar arasındaki RES katkı payı anlaşmasının idari sözleşme mi yoksa özel hukuk sözleşmesi mi olduğu ve dolayısıyla davanın hangi yargı kolunda görüleceği oluşturmuştur. İlk derece mahkemesi ve istinaf, sözleşmeyi idari nitelikte görerek davayı görev yönünden reddetmiş, ancak Yargıtay anlaşmanın özel hukuk sözleşmesi olduğunu belirterek bozma kararı vermiştir. Bununla birlikte, ilk derece mahkemesi, Uyuşmazlık Mahkemesinin benzer bir konuda idari yargının görevli olduğuna dair bağlayıcı kararına dayanarak Yargıtayın bozma kararına direnmiş ve davayı tekrar görevsizlik nedeniyle usulden reddederek uyuşmazlığın idari yargıda görülmesi gerektiğine karar vermiştir.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin yatırım faaliyetleri kapsamında Rüzgar Enerji Santrali Bağlantı Hakkı İhalesine katılarak, 5,12 kr/k Wh teklifi ile ihaleyi kazandığını, ihaleyi kazandıktan sonra taraflar arasında 26.01.2012 tarihinde ''Res Katkı Payı Anlaşması'' başlıklı sözleşme imzalandığını, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan Hasanoba Res projesi için 01.03.2012 tarihli ve 3712-3 sayılı lisans alındığını, sözleşmeye konu ... Res projesinin Ağustos 2019 tarihinde işletmeye alındığını, sözleşmenin 3. maddesi gereği TEİAŞ tarafından düzenlenen 22.01.2020 tarihli, 5.570.208,67 TL bedelli faturanın müvekkili şirkete gönderildiğini, müvekkilinin sözleşmeye ve yönetmelik'e bağlı yaptırımlara uğramamak için 04.02.2020 tarihinde ödemeyi ihtirazi kayıtla yaptığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin Yönetmelik maddesine uygun olarak hazırlandığını, davaya konu fatura hesaplamasının düzenlemelere aykırı olarak hesaplandığını, sözleşme ve mevzuata aykırı olarak hesap yapıldığını, davalı işleminin iyiniyet ilkesine de aykırı olduğunu belirterek ... Elektrik İletim A.Ş'nin 22.01.2020 tarihli, 5.570.208,67 TL bedelli faturası kapsamında fazla ödenen 2.998.381,49 TL'nin ödeme tarihi olan 04.02.2020 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle görev, süre aşımı ve hukuki yarar yokluğu yönünden usulden, mümkün değilse esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli kararı ile davalı TEİAŞ'ın tüzel kişiliğe sahip, özel hukuk hükümlerine tabi faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesi ile sınırlı bir iktisadi devlet teşekkülü olduğu, kamu hizmeti niteliğindeki elektrik iletim faaliyetini yürüttüğü, davalı ile davacı şirket arasında Rüzgâr Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Lisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeli'ğe dayanarak düzenlenen katkı payı anlaşmasının idari sözleşme niteliği olduğu, dava konusu katkı payı faturasının anılan sözleşme kapsamında düzenlendiği, verilen yetkinin kullanımı sırasında kamu gücüne dayalı, re’sen ve tek yanlı olarak tesis edilen RES katkı payı faturası bedelinin fazla hesaplandığına ve fazladan ödenen tutarın istirdatına ilişkin davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde belirtilen idari dava niteliğinde olduğu, davanın görüm ve çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle HMK'nın 114.1-b HMK'nın 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.12.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.12.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nce, davalı kurumun anlaşmanın imzalanmasından sonra tanınan imtiyazlı bir yetkiden, sözleşmeyi tek taraflı değiştirme, denetleme, cezai işlem tesis etme ve tek taraflı feshetme gibi üstün bir hukuki gücünden söz etmek mümkün değildir. Anlaşmada tarafların karşılıklı yükümlülüklerinin bulunduğu, taraflarının bununla bağlı olduğu, uyuşmazlığın anlaşma öncesindeki yarışma ihalesi sürecine ilişkin olmadığı ve anlaşma hükümleri çerçevesinde özel hukuk sözleşmesi niteliğindeki RES katkı payı bedelinden kaynaklı davanın adli yargıda görülmesi gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına direnilmesine ve Uyuşmazlık Mahkemesinin 03.05.2021 tarih, ████████ - ████████ sayılı kararı ile davanın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğuna, Danıştay Başsavcısının başvurusunun kabulü ile Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21.01.2021 tarihli ████████ esas sayılı görevlilik kararının kaldırılmasına oy çokluğu ile karar verilmiş olup, mahkemece 2247 sayılı Yasa'nın 28... maddeleri hükmü gereğince Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 03.05.2021 tarih, ████████ - ████████ kararı mahkememiz yönünden gereğince bağlayıcı olduğundan Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 24.03.20 25... /423-1214 sayılı kararına direnilmesine ve davanın usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın ana konusunun da sözleşmenin konusunun da "RES Katkı Payı" bedelinin sözleşmeye uygun olarak hesaplanmamasından kaynaklandığını, sözleşmenin özel hukuk sözleşmesi olup, davaya konu uyuşmazlığın adli yargının görev alanına girdiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Uyuşmazlık mahkemesi kararları kesin olup ilgili yargı mercileri ile bütün makam, kuruluş ve kişiler; mahkeme kararlarına uymak, geciktirmeksizin onları uygulamakla ödevlidirler. Somut olayda dava konusu taleplere ilişkin değerlendirme konusunda yargı yoluna dair yapılan başvurular neticesinde; Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 03.05.2021 tarih, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ile davanın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğuna, Danıştay Başsavcısı'nın başvurusunun kabulü ile Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.01.2021 tarihli ████████ Esas sayılı görevlilik kararının kaldırılmasına karar verildiği ilk derece mahkemesince 2247 sayılı Yasa'nın 28... maddeleri hükmü gereğince Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 03.05.2021 tarih, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı ilamı somut dava dosyası bakımdan ilk derece mahkemesini bağlayıcı nitelikte olduğundan ilk derece mahkemesince davanın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesi kanuna ve usule uygundur.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz harcı temyiz eden tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!