Hile ve aldatma iddiaları ile işitme ve konuşma engelli davalının vekaletname imzasını inkarı sonucu tapu iptaline yol açan taşınmaz satışı bedelinin icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Davacı şirket, yetkilisinin öz amcası olan davalıya üç adet taşınmazın satışı karşılığında 8.000.000 Euro ödediğini iddia ederek, davalının bu satışlardan sonra taşınmaz tapularını imza sahteciliği iddiasıyla iptal ettirip kendisine ödenen parayı iade etmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş; davalı ise taşınmaz satış anlaşması ve herhangi bir ödeme yapıldığını kesinlikle reddederek, imzaların işitme ve konuşma engelli durumundan faydalanılarak hile ve aldatma yoluyla alındığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı ...'ün müvekkili şirketin yetkilisi ...'ün öz amcası olduğunu, tarafların 2001-2006 yılları arasında şirket ortağı olarak birlikte çalıştıklarını, davalının 2014 yılı Aralık ayı içerisinde adına kayıtlı ... Mah. 2217 parselde kayıtlı taşınmazı satmak istediğini dava dışı ...'e iletmesi üzerine ...'ün söz konusu taşınmazı satın alabileceğini davalı ...'e bildirildiğini, ... ile davalının taşınmazın 7.000.000,00 TL bedel karşılığında satılması konusunda aralarında anlaştıklarını, anlaşma uyarınca davalının bila tarihli tutanağı imzalayarak müvekkiline teslim edildiğini, taşınmazın davalıdan satın alınmasının akabinde taşınmazın müvekkili tarafından ...'e satışı konusunda anlaşma yapıldığını, bunun üzerine davalının, ... ve ... isimli kişilere taşınmazın satışının sağlanması için vekaletname verdiğini, ancak devir işleminin 2217 sayılı taşınmazın tarla arazisi vasıflı olması nedeni ile tapuda gerçekleştirilemediğini, devir işleminin gerçekleştirilmemesi üzerine davalı ile yapılan görüşme neticesinde satış bedelini iade edemeyeceğini ancak adına kayıtlı başkaca diğer taşınmazları da satabileceğini belirttiğini, bu durum üzerine davalı adına kayıtlı ... Mahallesi, 1518 parselde bulunan taşınmaz ile ... Mahallesi, 2176 parselde bulunan taşınmazın satımı ve toplam 3 adet taşınmaz için 8.000.000 Euro'nun ödenmesi konusunda anlaşma sağlandığını, anlaşma neticesinde 8.000.000 Euro'nun pey der pey ödendiğini ve taraflar arasında 13.03.2015 tarihli tutanak ile paranın tamamının alındığına ilişkin 13.03.2015 tarihli tediye makbuzu düzenlenerek imza altına alındığını, satış işlemlerinin gerçekleştirilmesinden bir süre sonra davalı tarafından satışa esas vekaletnamelerdeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiası ile Ankara Batı 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası üzerinden tapu iptal ve tescil davası açıldığını ve taşınmazların tapu kaydı iptal edilerek davalı adına yeniden tescil edildiğini, davalının taşınmazların bedelini müvekkilinden tahsil etmiş olmasına rağmen tapuda yapılan devir işlemlerinin geçersizliğini ileri sürmek ve tapuları iptal ettirmek suretiyle kendisine ödenen 8.000.000 Euro'nun ödeme tarihinden işleyecek faizi ile birlikte tarafına icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğinden takibin durduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; taraflar arasında taşınmaz satımına ilişkin bir anlaşma mevcut olmadığını, davacı şirket yetkilisi tarafından kendisine her ne nam altında olursa olsun hiçbir tarihte 8.000.000 Euro tutarında bir ödeme yapılmadığını, tediye makbuzu ve tutanaklardaki imzaların müvekkiline ait ise bu imzaların hile ve aldatma sonucunda alındığını, müvekkilinin doğuştan işitme ve konuşma engelli sadece işaret diliyle iletişim kurabildiğini, davacının müvekkilinin ağabeyi ...'ün oğlu olduğunu, imzalanan makbuzun "Makbuz no" ve "Teslim eden" hanelerinin de boş bırakıldığını, makbuzda "Makbuz no" bölümünün yer almasının, bu makbuzun bir sıra numarası taşınması gerektiğinin bizzat tanzim eden tarafından kabul edildiğini gösterdiğini, makbuzda teslim edenin adı ve imzasının da bulunmadığını, anılan makbuzun belirli bir hukuki durumu belgelendirmediğini, bu nedenle belge niteliğinde olmadığını, davacı şirket yetkilisi tarafından müvekkilinin içinde bulunduğu durumdan yararlanılarak temin edilen belgelerin hileli davranışlarla elde edildiğini, davacının, davalı müvekkilinden böyle bir alacağın olmadığını bildiği halde haksız ve kötüniyetli takip başlattığını savunarak; davanın reddine, alacak miktarının % 20' sinden az olmamak kaydıyla davacı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirket yetkilisi olan ... ve dava dışı şahıslar hakkında açılan Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ E. sayılı dosyasında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin █████████ E., ███████ K. sayılı dosyasında sanık ...'ün nitelikli dolandırıcılık suçunun sabit olduğu ve maddi anlamda kesinleştiği, resmi belgede sahtecilik suçunun kesinleşmesine gerek olmadığı, Yargıtayın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine dair ceza mahkemesi kararının hukuk hâkimini bağlayacağı, davacının dava konusu parsellerin satışından doğan ve beyanlarına göre yaklaşık 8 milyon Euro tutarı elden ödediğine dair iddiası, dava dışı ...'in ceza dosyasında davacı şirket yetkilisi ...'e elden verdiğini iddia ettiği paraları ve bu paraların tutarları dikkate alındığında dayanak olarak gösterilen ödemeler ile ceza mahkemesi kararına göre banka çıkışındaki tutar ile ödemeler arasında farkın oluşu, bu denli miktarın elden yapılmasının ve karşılığında bir belge alınmamasının hayatın kaşına uygun düşmeyeceği, bu suretle davacının davalıya 8 milyon Euro tutarı elden ödediğini ispat edemediği, ceza dosyası ile kesinleşen hükme gere davacı şirketin yetkilisi ...'ün davalı amcasını nitelikli olarak dolandırdığı ve suretle de yapılan takip nedeniyle davacı şirketin kötü niyetli olduğu gerekçesiyle; davanın reddine, %20 kötü niyet tazminatı olan 5.471.743,52 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece kurulan hükümde isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; icra takibinin dayanağı olan tediye ve tutanak başlıklı belgelerdeki imzanın davalıya ait olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığını, mahkemenin dayanak aldığı ceza yargılaması konusu ile borcun dayanağı konusunu örtüştürmenin ve davaya konu alacağın elden teslim edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu şeklindeki gerekçenin eksik ve hatalı olduğunu, müvekkilinin 8 milyon Euro'yu tek seferde değil peyder pey ödediğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle Ankara Batı 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E., ███████ K. sayılı kararıyla, mülkiyeti davalı ...'e ait taşınmazın satışa esas teşkil eden vekâletnamedeki imzanın davalı ...'a ait olmadığının ve vekâletnamenin sahte olduğunun tespiti üzerine dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile davalı ... adına tesciline karar verildiği, bu kararın temyiz edilmeksizin 17.03.2016 tarihinde kesinleştiği, taşınmazların devri için kullanılan sahte vekâletnameden dolayı davacı şirket yetkilisi ... ve dava dışı şahıslar hakkında Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ E. sayılı dosyasında açılan kamu davası sonucunda, sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının sabit görülmesi üzerine cezalandırılmalarına karar verildiği, taraflar arasında taşınmaz satımına ilişkin bir anlaşma yapıldığının davacı tarafça ispat edilemediği, hal böyle olunca davaya ve icra takibine konu belgelerde yer alan bedelin davacı tarafından davalıya elden verildiğine ilişkin kanaat oluşmadığına dair Mahkeme kararının yerinde olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!