Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari bankacılık işlemlerinden kaynaklanan kredi kartı ve kredili mevduat hesabı borçları için müteselsil kefile karşı açılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı davasını karara bağladı.
Özet: Davacı banka, şirketine kullandırılan ticari kredi kartı ve kredili mevduat hesabı borçlarının ödenmemesi üzerine, asıl borçlu şirketin ortağı ve yetkilisi sıfatıyla müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan davalı hakkında başlattığı icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, davalının borçları için icra takibinin devamını ve kötü niyetli itirazı nedeniyle icra inkar tazminatı ödenmesini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████...DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Banka ile dava dışı ... arasında akdedilen, şirket ortağı ve yetkilisi davalı ... tarafından da 25.000,00-TL azami kefalet tutarı ile sınırlı olarak müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalanan 25.10.2023 tarihli Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesine istinaden ... numaralı ticari kredi kartlarının kullanıma sunulduğunu, yine müvekkili banka ile dava dışı anılan şirket arasında akdedilen, şirket ortağı ve yetkilisi ... tarafından 15.000,00-TL azami kefalet tutarı ile sınırlı olarak müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalanan 25.10.2023 tarihli Kredili Ticari Mevduat Hesabı Sözleşmesine istinaden ... numaralı ticari kredili mevduat hesabının kullanıma sunulduğunu, ancak müvekkili Banka tarafından kullanıma sunulmuş olan ticari kredi kartları ile ticari kredili mevduat hesabının geri ödemelerinin yapılmadığını, kullanılmakla geri ödemeleri yapılmayan ürünler nedeniyle dava dışı asıl borçlu şirkete 05.03.2024 tarihli ihtarname gönderilerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, ihtarnameye konu banka alacaklarının ödenmesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, tebliğe ilişkin evraklar ile sabit olduğu üzere, her ne kadar "adresten ayrılmış/taşınmış" açıklaması ile iade olmuş ise de 05.03.2024 tarihli ihtarnamenin müvekkili bankaya bildirilmiş olan, Banka sisteminde kayıtlı, sözleşmelerde de yazan adrese gönderilmiş olup, Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesinin "Bilgi Değişiklikleri ve Tebligat" başlıklı 16. maddesi, Kredili Ticari Mevduat Hesabı Sözleşmesinin "Tebligat" başlıklı 9.2 maddesi, Tebligat Kanunu ve Yargıtay yerleşik içtihadı uyarınca, anılan tebligatın geçerli ve usulüne uygun bir tebligatın sonuçlarını doğuracağı ve işbu tebligat ile temerrüt ve muacceliyet koşullarının sağlandığının tartışmasız olduğunu, daha sonra ise müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatına haiz şirket yetkilisi ve ortağı olan davalıya .... Noterliğinin 15.04.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, ihtarnameye konu banka alacaklarının ödenmesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, tebliğe ilişkin evraklardan anlaşıldığı üzere; her ne kadar "muhatap adresi değişmiş" açıklaması ile iade olmuş ise de, 15.04.2024 tarihli ihtarname, davalı borçlunun Bankaya bildirmiş olduğu, Banka sisteminde kayıtlı olan, sözleşmelerde de yazan adresine gönderilmiş olup, sözleşmelerde yer alan hükümler, Tebligat Kanunu ve Yargıtay yerleşik içtihadı uyarınca, anılan tebligatın geçerli ve usulüne uygun bir tebligatın sonuçlarını doğuracağı ve işbu tebligat ile davalı borçlu mütemerrit olmakla, muacceliyet koşulunun da gerçekleştiğinin tereddütsüz olduğunu, ihtarname tarihlerinden sonra da ödemeler yapılmadığından, dava dışı asıl borçlu ... ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatına haiz şirket ortağı ve yetkilisi davalı hakkında ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış olup borçlulara ödeme emrinin gönderildiğini, davalı borçlu ... tarafından icra dosyasına sunulan 02.05.2024 tarihli dilekçe ile takibe, borca, faize ve tüm ferilere itiraz edilmiş olup, İcra Dairesince borçlu ... yönünden takibin durdurulmasına karar verildiğini, dava dışı asıl borçlu şirket yönünden ise, herhangi bir itirazda bulunulmadığından takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun haksız ve yersiz itirazının iptali açısından dava açılmadan önce, talep edilen alacaklar için Arabuluculuğa başvurma zorunluluğunun yerine getirilmiş ise de bir Anlaşma sağlanamadığını, duran takibinin devamı için davalı borçlunun itirazının iptali ve kötü niyetli olarak yapılan itiraz için davalının, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmeleri gerektiğini ileri sürerek, davalı borçlu ticari kefil ...'ın sorumlu olduğu ticari kredili mevduat hesabı yönünden azami kefalet tutarı olan 15.000,00-TL, ticari kredi kartları yönünden azami kefalet tutarı olan 25.000,00-TL, ihtarname masrafı olan 2.157,72-TL, kendi temerrüdünden kaynaklı toplam 236,78-TL olan işlemiş temerrüt faizi ve toplam 0,13-TL olan faizin %5 gider vergisi olmak üzere Toplamda 42.394,63-TL ile, işbu tutara işleyecek takipte talep edilen faiz ve feriler yönünden davalı ...'ın ....Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile davalı yönünden icra takibinin devamına, itirazında haksız olan davalının, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Kredili Ticari Mevduat Hesabı Sözleşmesine kefil sıfatıyla attığı imzanın bulunduğu yere adres olarak "..." adresinin yazıldığı, oysa bu adrese herhangi bir ihtarname tebliğ edilmediğini, davacının bu yönde bir iddiasının da bulunmadığını, TBK'nun 583/1 maddesi uyarınca müvekkilinin el yazısıyla "müteselsil kefil" olduğunu belirtmemiş olması nedeniyle, müteselsil kefalet hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığını, adi kefile takibe girişilebilmesi için TBK'nun 585. Maddesi uyarınca borçlunun ödemeden kesin aciz belgesinin alınması gerektiğini, bu halde müvekkile açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, hesap kat ihtarnamelerinin müvekkile tebliğ edilmediğini, Sözleşmenin 9.2 maddesi ile TK 21. Maddeye göre tebligat yapılabileceğini, ancak buna rağmen 21. Maddeye göre tebligat yapılmaksızın iade dönen tebligatların geçerli kabul edilemeyeceğini, dolayısıyla borcun henüz muaccel olmadığını, bir an için müvekkilinin kefalet nedeniyle sorumluluğu kabul edilecekse dahi, azami kefalet tutarı üzerinde ödeme talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, her halde müvekkilinin kefalet bedeli olan miktarlardan fazlasından sorumluluğunun olmayacağını, TBK'nun 583. maddesi hükmü ile ortaya konulduğunu, şayet kefile bir sorumluluk yüklenecek ise bu sorumluluğun esas sözleşme hükümlerine göre değil, kefalet sözleşmesi hükümleri göre çözümlenebileceği, bu anlamda aleyhe hükmedilecek para için yasal faizden daha yüksek bir faiz oranının belirlenmesinin mümkün olmayacağını, müvekkilinin kefil sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığının sabit olduğunu, şirket yöneticisi yahut şirket hissedarı olmasının ise şirketin sermaye şirketi olması nedeniyle müvekkilin şahsi sorumluluğunu doğurmayacağını, müvekkilinin imza attığı dönemde ve halen evlilik birliği içerisinde olduğunu, TBK'nun 584. maddesi gereği eşin rızası bulunmaksızın kefalet yükümlülüğü altına girilemeyeceğini, basiretli bir tacir olması beklenen davacı Bankanın kefilden eşin rızasına yahut bekar olduğuna ilişkin belge talep etmeden kefalet sorumluluğunun gündeme gelmesinin mümkün olmayacağını, öncelikle zamanaşımı itirazlarını, görev ve yetki yönünden itirazlarını bildirdiklerini, açılan davanın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olup reddinin gerektiğini, müvekkilinin sözleşme içerisindeki adresinden farklı bir adrese yapılarak iade dönen kat ihtarına ilişkin tebligatın geçersiz olduğunu, davacı tarafça müvekkilinin bilinen son adresine tebligat yapılmadığını, müvekkili bakımından temerrüt koşullarının da oluşmadığını, müvekkilinin el yazısı ile müteselsil ibaresini kullanmadığından, müteselsil kefalet hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, dolayısıyla ortada bir kefalet ilişkisi varsa dahi, bu durumun adi kefalet niteliğinde olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, adi kefaletin varlığında ise kefile başvurmadan önce borçluya başvurulması gerektiğinin kuşkusuz olduğunu, davacının ödemeden kesin aciz belgesi almadan müvekkil aleyhine icra takibine girişmesi hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin azami kefalet tutarının toplam 40 bin TL'den fazla olmayıp, bu bedelin üzerinde ödeme talep edilmesinin mümkün olmadığını, uygulanacak faiz oranının sözleşmeye göre değil yasal faiz oranına göre belirlenmesi gerektiği hususlarını savunarak, açılan haksız davanın usul ve esas yönünden reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı Banka ile dava dışı ... arasında akdedilen, davalı tarafından da kefil sıfatıyla imzalanan 25.10.2023 tarihli Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi ile Kredili Ticari Mevduat Hesabı Sözleşmesi uyarınca kullandırılan krediler nedeniyle başlatılan icra takibine karşı davalı tarafça yapılan itirazın dava dilekçesinde belirtilen şekilde iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına ve tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişi Bankacı ... tarafından düzenlenen 25.02.2025 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekilleri tarafından rapora karış beyan ve itirazlarda bulunulduğu görülmüş ise de düzenlenen bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olup, hükme esas almaya uygun bulunduğu takdir olunmakla ve dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir.Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacı Banka tarafından 22.04.2024 tarihinde ....Esas sayılı dosyası ile davalı kefil ve dava dışı borçlu firma aleyhine başlatılan takipte; 2.157,72 TL Asıl alacak, 25.201,10 TL Asıl alacak, 5.780,55 TL İşlemiş faiz, 82,11 TL Faizin %5 Gider Vergisi, 17.939,83 TL Asıl alacak, 1.048,10 TL İşlemiş faiz ile 52,41 TL Faizin %5 Gider Vergisi olmak üzere 52.261,82-TL toplam alacağın talep edilen faiz oranları ile birlikte dava dışı şirket ile davalıdan tahsilinin talep edildiği, aynı ödeme emrindeki diğer alacak taleplerinin sadece dava dışı şirketten tahsilinin istenildiği, davalı tarafından takibe karşı herhangi bir borcunun bulunmadığı belirtilerek itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, söz konusu takibe ilişkin olarak yapılan dava şartı niteliğindeki Arabuluculuk görüşmeleri sonucunda da bir anlaşma sağlanamaması üzerine açılan işbu davada davacı Banka, dava dilekçesinin harca esas değer kısmında yaptığı açıklamada; "Davalı borçlu ticari kefilden; ticari kredi kartları yönünden azami kefalet tutarı olan 25.000,00-TL, ticari kredili mevduat hesabı yönünden azami kefalet tutarı olan 15.000,00-TL, ihtarname masrafı olan 2.157,72-TL, kendi temerrüdünden kaynaklı toplam 236,78-TL olan işlemiş temerrüt faizi ve toplam 0,13-TL olan faizin %5 gider vergisi olmak üzere, toplamda 42.394,63-TL, faiz ve ferileri ile beraber talep edilmektedir." şeklinde davalıdan olan talebinin içeriğini belirttiği, davalının dava dışı ....'nin 09.10.2023 tarihi itibariyle tek ortaklı pay sahibi ve münferiden yetkili müdürü olduğu, dava konusu alacağın dava dışı borçlu şirket ile imzalanan sözleşmelere istinaden borçlu firmaya tahsis edilen kredi kartlarına ait ekstre borçlarının ve Ticari Kredili Mevduat Hesabına ait borçların ödenmemesinden kaynaklandığı, davalının Banka ile borçlu firma arasında imzalanan Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesine 25.000,00-TL limitle müteselsilen kefil olduğu, Ticari Kredili Mevduat Hesabı Sözleşmesine ise 15.000,00-TL ile kefalet imzası bulunmakla birlikte ''müteselsil kefalet'' ibaresinin yazılmadığı, davalı kefilin Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesinin 23. sayfasında yer alan ...yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderilerek, sözleşmelerden kaynaklanan 25.000,00-TL ve 15.000,00-TL kefalet borcundan dolayı kredi kartı, KMH ve Çek Karnesi borçlarının 24 saat içerisinde ödenmesi, aksi halde yasal takip işlemlerine başlanılacağının ihtar edildiği, borçlu şirket ve kefili olan davalıya gönderilen ihtarların sonuçsuz kalmasıyla haklarında icra takibine geçildiği, dava konusu Sözleşmelerin 9.2. Tebligat ve 16. Bilgi Değişiklikleri ve Tebligat maddelerine göre, davalı kefile gönderilen ihtarnamenin 19.04.2024 tarihinde iade/adresten ayrılmış açıklaması nedeniyle tebliğ edilmiş sayılacağından ihtarnamede verilen 24 saatlik sürenin de hafta sonuna gelmesi kefil açısından temerrüt tarihinin 22.04.2024 tarihi olup, davalı kefilin temerrüt tarihi ile takip tarihinin aynı tarih olması nedeniyle takip tarihine kadar akdi faiz, takipten sonrası için ise davacının temerrüt faizi talep edebileceği, Merkez Bankası tarafından temerrüt tarihi itibariyle ilan edilen oranlara göre Kredi Kartı İşlemlerinde uygulanacak faiz oranının: akdi aylık %4,25 (yıllık 51), gecikme aylık % 4,55 (yıllık %54,60), Kredili Mevduat Hesaplarında uygulanacak faiz oranının ise akdi aylık %5 (yıllık %60), gecikme aylık %5,30 (yıllık 63,60) olacağı, takip konusu kredi kartı alacağı için 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 26. Maddesi uyarınca ... tarafından kredi kartı alacakları için ilan edilen faiz oranlarının uygulandığı ve takipte de ... oranları üzerinden temerrüt faizinin talep edildiği, KMH alacağı için davacı banka tarafından ... tarafından KMH hesapları için ilan edilen akdi faiz oranının talep edildiği, davacı Bankanın 22.04.2024 takip tarihi itibariyle; dava dışı borçlu ... Hizmetleri... Ltd. Şti. firmasına tahsis edilen iki adet business kredi kartından kaynaklanan alacağının 30.947,40-TL olarak tespit edilmiş olup, davalı ... 'ın ise Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesinde 25.000,00-TL limitle müteselsil kefaleti bulunduğundan söz konusu borçtan 25.000,00-TL limitle sorumlu olduğu, anılan şirkete kullandırılan kredili mevduat hesabından kaynaklanan alacağın ise 19.244,21-TL olarak tespit edilmiş olup, davalı ... 'ın Ticari Kredili Mevduat Hesabı Sözleşmesinde 15.000,00-TL limitle kefaleti bulunduğundan söz konusu borçtan 15.000,00-TL limitle sorumlu olduğu hususları tespit edilmekle, davacı Bankanın davalının kefalet sağladığı sözleşmelerden kaynaklı olarak dava dışı şirketten takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu tutarlar ile davalı kefilin sorumluluk limitleri gözetilerek sorumlu olduğu tutarların tespit edildiği, davalının sözleşmeleri kefil sıfatıyla imzaladığı tarihte dava dışı asıl borçlu şirketin tek ortaklı pay sahibi ve münferiden yetkili müdürü olduğu, bu nedenle kefalet sözleşmelerine eş rızasının alınmasının gerekli bulunmadığı, Ticari Kredili Mevduat Hesabı Sözleşmesi için imzaladığı kefaletinde "müteselsil kefalet" ibaresi yazılmamış ise de TTK'nun 7. Maddesinde, " İki veya daha fazla kimse, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari mahiyeti haiz bir iş dolayısiyle diğer bir kimseye karşı müştereken borç altına girerlerse mukavelede aksi kararlaştılmış olmadıkça müteselsilen mesul sayılırlar." hükmü uyarınca davalının asıl borçlu şirket için ticari mahiyetteki kredi sözleşmeleri nedeniyle verdiği kefaletin sözleşmede açıkça yazılı olmasa bile belirtilen kanun maddesi uyarınca müteselsil nitelikte olduğunun kabulü gerektiğinden, davalı kefilin dava konusu icra takibine yaptığı itirazın; ticari kredi kartından kaynaklanan 24.990,30-TL Asıl Alacak ile kredili mevduat hesabı kredisinden kaynaklanan 15.000,00-TL Asıl Alacak ve Noter İhtarname Masrafı karşılığı 2.157,72-TL olmak üzere toplam; 42.148,02-TL alacak üzerinden iptali ile takibin anılan miktarlar üzerinden ve ticari kredi kartından kaynaklanan asıl alacak olan 24.990,30-TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %54,60 oranında temerrüt faizi ile bu faizin %5'i oranında gider vergisi hesaplanmak suretiyle, kredili mevduat hesabı kredisinden kaynaklanan asıl alacak olan 15.000,00-TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %53,04 oranında temerrüt faizi ile bu faizin %5'i oranında gider vergisi hesaplanmak suretiyle ve Noter İhtarname Masrafından kaynaklanan 2.157,72-TL alacak için takip tarihinden itibaren yıllık adi kanuni faiz uygulanmak koşulu ile takibin, takip talebindeki diğer koşullarla devamına, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, takip konusu alacakların likit nitelikte olması nedeniyle hüküm altına alınan toplam alacak tutarı olan 42.148,02-TL'nin %20’si olan 8.429,60-TL icra inkâr tazminatının da davalıdan tahsiline, davalının gerek takibe yaptığı itirazların gerekse yargılama sırasında yaptığı usul ve esasa yönelik savunmalarının yerinde olmayıp, tespit edilen tutarlar ve belirlenen faiz oranları ve ferileri ile ilgili olarak davacı Bankaya karşı dava dışı asıl borçlu şirket ile birlikte sorumlu olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar vermekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu ... tarafından yapılan itirazın; ticari kredi kartından kaynaklanan 24.990,30-TL Asıl Alacak ile kredili mevduat hesabı kredisinden kaynaklanan 15.000,00-TL Asıl Alacak ve Noter İhtarname Masrafı karşılığı 2.157,72-TL olmak üzere Toplam; 42.148,02-TL alacak üzerinden İPTALİ ile, takibin anılan miktarlar üzerinden ve ticari kredi kartından kaynaklanan asıl alacak olan 24.990,30-TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %54,60 oranında temerrüt faizi ile bu faizin %5'i oranında gider vergisi hesaplanmak suretiyle, kredili mevduat hesabı kredisinden kaynaklanan asıl alacak olan 15.000,00-TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %53,04 oranında temerrüt faizi ile bu faizin %5'i oranında gider vergisi hesaplanmak suretiyle ve Noter İhtarname Masrafından kaynaklanan 2.157,72-TL alacak için takip tarihinden itibaren yıllık adi kanuni faiz uygulanmak koşulu ile takibin, takip talebindeki diğer koşullarla DEVAMINA, 2-Davacının fazlaya ilişkin istemlerinin REDDİNE,3-Takip konusu alacakların likit nitelikte olması nedeniyle hüküm altına alınan toplam alacak tutarı olan 42.148.02-TL'nin %20’si olan 8.429,60-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile DAVACIYA ÖDENMESİNE,4-Harçlar Kanunu gereğince hüküm altına alınan 42.148,02-TL üzerinden hesaplanan 2.879,13-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 724,00-TL harcın mahsubu sonucu kalan 2.155,13-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 724,00-TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.212,40-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,6-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 584,50-TL posta ve tebligat gideri, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti, 25,00-TL dosya kapak masrafı olmak üzere toplam 5.609,50-TL yargılama giderinden, tarafların davadaki haklılık oranına göre hesaplanan 5.576,86-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davalı tarafça yapılan 60,80-TL vekalet harç giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,8-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 9-Davalı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davanın reddedilen kısmına göre belirlenen 246,61-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin 3.579,05-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, kalan 20,95-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 11-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025....