Ana yüklenici ile taşeron arasındaki pompaj sulaması inşaatında hakediş, ek iş bedelleri, fiyat farkı ve cari hesap alacak-borç ilişkisinden doğan ticari alacak davası temyizi.
Özet: Asıl davada taşeron statüsündeki davacı, ana yüklenici davalı ile imzaladığı inşaat sözleşmesi kapsamında üstlendiği işlerde, arazinin öngörülemeyen yapısı (olağanüstü şevlenme) nedeniyle oluşan maliyet artışları, sözleşme dışı ilave işler ve eksik ödenen hakediş alacaklarının tahsilini talep ederken; birleşen davada davalı ana yüklenici, davacının işi terk etmesi, SGK, yakıt, patlayıcı madde ödemeleri gibi çeşitli kalemlerden kaynaklanan cari hesap borçları nedeniyle kendi alacaklarının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; davacının taşeron olarak, davalı ile ... Pompaj Sulaması 1. Kademe İnşaatı İşi Yapımı konusunda 21.10.2016 tarihli sözleşme imzaladığını, sözleşmeye göre pompa binası, elektrik binası, emme havuzu, basma havuzu, regülasyon havuzu ile cebri boru hattında her türlü kazı, dolgu ve kazı-dolgu nakliyesi işlerini içerdiğini, dava konusu işin sahibinin ise DSİ Genel Müdürlüğü olduğunu, işverenin davacıdan memnun olması sebebiyle CTP boru hattı kazı işinin de yapılmasını istediğini, işverenle karşılıklı anlaşılarak bu işin yapılıp bitirildiğini, yapılan işlerle ilgili olarak 01.08.2017 tarihine kadar 7 adet hakediş yapıldığını, ancak işin başlangıç aşamasında arazinin yapısından ve teknik zorunluluklarından dolayı, olağanüstü şevlenmenin oluştuğunu, şevin stabilitesine (duraylığına) olumsuz etki eden etkenler görülerek bunun maliyetlere yansıtılması gerektiğinin davalı işveren yetkililerine bildirildiğini, işverence bu sorunun çözüleceği ve mağduriyet olmayacağı güvencesi verilmesi üzerine işlere devam edildiğini, ancak verilen sözlerin hakediş belgelerine yansıtılmaması üzerine 06.04.2017, 02.10.20 17... .12.2017 tarihli hakedişlere itiraz edildiğini, bunun üzerine mağduriyetin giderileceği sözü üzerine hakediş evraklarının imzalandığını, nihayet 7. hakediş yapıldığında itirazi kayıtla imzalandığını, 8. hakedişin ise davacı aleyhine hesaplamalar içermesi sebebiyle imzalanmadığını, davacı tarafça yaptırılan delil tespitinin davalıya tebliği üzerine davalının cevabi ihtarnamesinde sözleşme kapsamında davacının cari hesabında hakediş kesintilerine ilişkin borcu bulunduğunun, iş tamamlanmadan iş yeri terk edildiği için son hakedişin yapılamadığının, şantiyeye gidilerek tarafların beraberce hakedişi yapmaları gerektiğinin, aksi takdirde tek taraflı olarak hazırlanacağının bildirildiğini, bunun üzerine davacı tarafça gönderilen cevabi ihtarnamede delil tespiti kapsamında belirlenen alacaklarının ödenmesi, aksi halde yasal işlem başlatılacağının ihtar edildiğini, davalının ise cevabi ihtarnamesinde borcu kabul etmediklerini, mazot ve sair kesintiler nedeniyle davacıya borcun olmadığının, işin terk edilmesi sebebiyle son hakediş ödenmesinin yapılmadığının, davacının sözleşmeye aykırı olarak düzenlediği hakedişin kabul edilmeyeceğinin, hakedişin beraber yapılmasının, aksi takdirde cari alacağa ilişkin hukuki süreç başlatılacağının belirtildiğini, bu gelişmeler üzerine davacı tarafça hazırlanan hakedişin davalı tarafa PTT ile gönderildiğini, davalının, kendisinin de hakediş düzenleyerek davacıya yollayarak davacıdan 370.992,83 TL alacaklı olduğunu iddia ettiğini, davalı tarafın verdiği sözleri tutmaması ve yapılan işleri inkâr etmesi üzerine sözleşmeden ... ve davalının talebi ile sözleşme dışı yapılan ilave iş ve fiyat farkından ... alacaklarından şimdilik 100.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren başlayacak avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 21.10.2016 tarihli sözleşme kapsamında 7 adet hakediş düzenlendiğini, davalı şirket tarafından onaylanarak ödemelerin yapıldığını, davalı taşeronun alacakları olduğunu iddia ederek 8. hakediş tanzimine iştirak etmediğini, oysa davalı şirketin cari hesaptan kaynaklı borcu bulunduğunu, davalı şirket adına müvekkili şirket tarafından SGK ödemelerine, davalının kullandığı ve kendisine kesilen faturalardan kaynaklı borç ödemelerine, sözleşme konusu işte kullanılan patlayıcı maddeler sebebiyle müvekkili şirketin ödediği patlayıcı madde bedeline ilişkin davacı şirkete kesilen yansıtma faturası ve stopaj kaynaklı alacakları bulunduğunu, müvekkili şirketin ticari defterlerinde gözüken alacağın iş bu dava konusu icra takibine konu meblağın üzerinde olduğunu belirterek, davalı tarafın alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazları haksız olduğundan itirazlarının iptali ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde; dava değerinin belli olduğunu, belirsiz alacak davası açılamayacağını, davalı ile DSİ arasındaki ana sözleşmenin eki statüsünde olan dava konusu sözleşmenin davacı ile akdedildiğini ve 7 adet hakediş düzenlenip fatura kesildiğini, her ne kadar davacı hakedişlere itirazı olduğunu beyan etmiş ise de davacının hakedişlerde bizzat imzasının olduğunu, yapılan tüm ölçü, tartı ve hesaplamalara itirazının bulunmadığını, davalı müvekkilini kayıtsız, şartsız ibra ettiğini, davacı yanın alacak iddiasında bulunduğu 5,6,7 no.lu hakediş kalemlerine konu işlerde hukuken hiçbir talep ileri süremeyeceğini, kaldı ki bu hakedişlere ait faturalara dair müvekkilinin bir itirazı olmadığını, davacı yanın iddia ettiği 8 nolu hakediş alacağına ilişkin faturasını da göndermediğini, bu fatura gönderilse dahi müvekkili tarafından kabul edilmeyeceğini, davacının alacak iddiasına yönelik bir faturasının da bulunmadığını, dava konusu uyuşmazlığın davacı davaya konu alacağının fazla imalattan kaynaklandığını ifade etmiş ise de bu hususu kabul etmediklerini, davacının öncelikle yaptığı işlerin ana sözleşmesine uygun olmak zorunda olduğunun sözleşmenin 13.1-3.9-5.2 maddelerinde belirtildiğini, davacının yapacağı tüm kazıların projede belirtilen ebatlar kadar olması gerektiğini, bunun ana sözleşmenin birim fiyat tarifeleri bölümlerinde yazılı olduğunu, sözleşmeye göre proje harici fazla kazılara ödeme yapılamayacağının açıkça belirtildiğini, davacının ise proje dışında fazla şevli kazı ve dolgu yaptığını ve alacak talebinde bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili birleşen davada cevap dilekçesinde; cari hesapta müvekkili aleyhine bir sonuç çıkıyor gibi görünse de, sözleşme içinde yapılan fazla işler ve sözleşme dışı işler dikkate alınıp hesaplama yapıldığında müvekkilinin davacı ... San. Tic. A.Ş'den alacaklı olduğunun görüleceğini, bu sebeple birleşen dava yönünden davacının alacaklı olduğunu kabul etmediklerini, birleşen davada müvekkiline kesilen mazot faturalarının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı tanzim edildiğini, iskonto yapılmadığı gibi fiyat farklarının da hesaplamaya yansıtılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında akdedilen Taşeron Sözleşmesi'nin esasen Ana sözleşme'ye atıf yaptığı, yine her iki sözleşmede de sözleşme türünün birim fiyat sözleşme olduğu, yapılacak işlerin ve birim fiyatlarının ayrıntılı olarak ana sözleşmede gösterildiği, "Ana sözleşme"nin 3.3. maddesinde işin niteliği, türü ve miktarı ayrıntılı olarak gösterildiği gibi yine ana sözleşmenin 25.2 maddesinde yapılacak işlerden kısım kısım bitirilecek işler ve bunları gecikmesi halinde öngörülen gecikme cezaları incelendiğinde CTP boru hattı (P1 hattı P1-Y1 hattı) işinin açıkça ana sözleşme kapsamında yapılacak işler içinde yer aldığı, bunun yanı sıra davanın tarafları arasında akdedilmiş olan sözleşmenin 2. maddesinde de sözleşmenin kapsamının açıklandığı, ana sözleşmeye yapılan atıf gereğince sözleşme kapsamında yapılacak işlerden olduğu, davacının ilave iş olarak iddia ettiği CTP Boru Hattı (P1 Hattı P1-Y1 Hattı) kazı işinin sözleşmeye dahil bir iş olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasında akdedilmiş sözleşme gereği yüklenicinin şevlenme nedeni ile ek ücret talebinde bulunamayacağı, hakedişlerin itirazsız olarak imzalanmış olduğu, her iki yanın ayrı ayrı düzenlemiş olduğu 8 numaralı hakedişler açısından davalı tarafından hazırlanan 8 nolu hakedişin esas alınması gerektiği, bu durumda kesin hesaba yönelik yapılan hesaplamalar da nazara alındığında, davalının sözleşme kapsamında yaptığı ödemeler sonucunda davacının asıl dava bakımından herhangi bir alacağının bulunmadığı, birleşen dava yönünden ise davacının cari hesap alacağı olarak 630.742,39 TL alacağının bulunduğu, davacının takip talebinde 370.000,00 TL alacağın tahsiline ilişkin takibe geçtiği dikkate alındığında bu miktar alacak talebi ile bağlı kalınması gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile Ankara 29. İcra Dairesi’nin █████████ takip sayılı dosyasında yapılan itirazın iptali ile takibin 370.000,00 TL asıl alacak üzerinden takipteki koşullarla devamına, fazlaya dair istemin reddine, hüküm altına alınan alacak tutarı olan 370.000,00 TL’nin %20 oranında hesaplanan 74.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili asıl ve birleşen dava yönünden temyiz dilekçesinde; müvekkilinin 21.10.2016 tarihinde başladığını, işi 07.12.2017 tarihinde tamamladığını, herhangi bir imalata aykırı, kusurlu işlem gerçekleştirmediğinin bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, CTP borusunun kazı işinin sözleşme dışı olarak yapıldığını, davalı şirket yetkilileri ile yapılan anlaşma doğrultusunda şevli kazı için 3,5/1 ölçüsünün esas alınarak fiyatlandırma hesabı yapılması gerektiği yönünde ortak karara varıldığını, teknik heyetin değişmesi üzerine sözleşme kapsamındaki iş olarak değerlendirilip anlaşma hususu göz ardı edilerek hakediş ödemelerinin yapılmadığını, yargılamada teknik hususların yeterince irdelenmediğini, 8 nolu hakedişin ödenmediğinin irdelenmediğini, bilirkişi raporunda hakedişe konu alanın yanlış tespit edildiğini, halbuki hakedişe konu alanın 764.120, 24... olduğunu ve hakediş miktarının da bu doğrultuda 1.540.650,97 TL olacağını, bilirkişi raporunda yüklenicinin kusurlu imalatının bulunmadığı tespit edildiğinden, borcunun da olmaması gerektiğini, çelişkili olan bilirkişi raporunun son kısmında hangi gerekçe ile borç hesaplaması yapıldığının, teminat mektubu miktarının mahsup edildiğinin anlaşılamadığını, müvekkilin şevli yaptığı kazılar ortada iken, davalı tarafından hakedişin dikey ölçü baz alınmak suretiyle yapılmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporundaki 127.0 00... 'lük alan farkının da bu kazı farkından kaynaklandığını, bilirkişi raporunda ticari defter incelemesi sonucu davacının, davalıdan 130.440,26 TL alacaklı olduğunun tespit edilmesi sebebiyle raporlar arasında oluşan çelişkinin giderilmediğini, delil tespitinde şevli kazı miktarına dair tespitlerin yargılamada göz ardı edildiğini, davacının işi tamamlamasına rağmen bilirkişilerce 8 nolu hakedişte davacının işi yarım bıraktığı kabul edilerek hakedişten kesinti yapılarak hesaplama yapıldığını, bilirkişilerce yakıt giderinin de hatalı hesaplandığını, zira sözleşme gereği davalı tarafından mazot fiyatı ödenecek olup, davacıya sabit fiyat üzerinden faturalandırılarak hakedişlerden kesinti yapılacağının kararlaştırılmasına rağmen davalı tarafından her gelen mazot fiyatının fiyat farkının davacıya yansıtıldığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl davada uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin olup, birleşen davada ise eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, ileri sürülen temyiz nedenlerine göre, usul ve kanuna uygun olup, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!