Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari alım satım ilişkisinden doğan 53.997,09 TL bakiye alacak için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Davacı şirket, ticari alım satım ilişkisinden kaynaklanan ve faturalar ile cari hesaptan kalan 53.997,09 TL tutarındaki borcun tahsili amacıyla başlattığı ilamsız icra takibine davalı şirketin haksız itiraz etmesi üzerine, itirazın iptali davası açmıştır; davalı tarafın ticari ilişkiyi kabul etmesine ve faturalara süresinde itiraz etmemesine rağmen borcu ödemediği, basiretli bir tacir olarak ödemeleri banka aracılığıyla yapması gerekirken elden ödediğini iddia ettiği belirtilerek, itirazın iptaliyle icra takibinin devamına ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş, davalı ise davaya cevap vermemiştir.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2025
YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı şirket arasında ticari alım satım ilişkisinden kaynaklanan ve tanzim edilen faturalar ve cari hesap ile bakiye kalan 53.997,09 TL bedelli borçlarının tahsili amacıyla .....Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı, ilamsız icra takibi ödeme emri davalı/borçluya tebliğ edildiği, davalının itirazı ile takibin durduğunu, davalı borçluya tanzim edilen faturalar ile cari hesaba dayalı bakiye kalan borcunu ödemediğinden hakkında icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından icra takibine, borcu olmadığını borcu ödediğini asıl alacağa ve ferilerine itiraz edildiğini, davacı ile davalı arasında ticari gıda alım-satımdan kaynaklanan ticari iş ilişkisi olduğunu, davacının teslim ettiği mallarının irsaliyeli elektronik faturalarını süresi içerisinde düzenlenildiği, davalıya gönderildiği, davalının almış olduğu malların bedelini belli aralıklarla davacıya bildirdiği banka hesabına eft yoluyla pos cihazı ile ve nakit kısmi ödemelerin yapıldığı, kalan bakiye alacak yönünden ödemelerin eksik yapıldığından davalıya bildirildiğini, davalının bakiyeyi ödemesinin davacı şirkete yapmadığını, davacı şirkete ödemelerin banka aracılığıyla, pos cihazı ve elden nakit ödeme aracılığı ile yapıldığını, davalının kalan bakiye yönünden davacı şirkete herhangi bir ödeme yapmadığını, davalının borca itiraz ettiğini, taraflar arasında alım-satıma dayalı bir borç ilişkisinin (sözleşmenin) varlığının kabul edildiğinden borç doğuran bir hukuki ilişkinin varlığı ikrar edildiği, davalı hakkında açılan icra dosyasına borcu olmadığına ilişkin itiraz etmişse de teslim edilen malların bedelini daha önce yaptığı ödemeler gibi davacının banka hesabına göndermesi gerektiği basiretli bir tacir olarak bilinmesi ve buna göre ödemeyi banka aracılığı ile yapması gerektiğini, tarafların aralarında alım-satım yaptıkları ödemelerin banka hesap ekstresi ile sabi ve malların teslim edildiği ise davacının düzenlemiş olduğu irsaliyeli faturalar ile düzenlediği sevk irsaliyeleri ile sabit olduğunu, davalı şirketin, davacının düzenlediği, kendisine gönderdiği ve beyan ettiği irsaliyeli faturalara ilişkin itirazı olmadığını, TTK MADDE 21/2 “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” denildiğinden davalının malların kendisine teslim edilmesine rağmen bedellerini elden ödediği iddiasıyla davacının alacağını sürüncemede bıraktığından bu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, “Faturaların alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi için muhataba tebliğinden itibaren sekiz gün içerisinde itiraza uğramamış olması gerekir.” denildiğini, ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk şartı olması sebebiyle 21.11.2024 tarihinde ... büro dosya no ve ..... arabuluculuk dosya numarası ile başvurulmuş olup, yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, davalının, tanzim edilen faturalar ve banka hesap hareketlerinden de sabit olan kalan borçların tahsiline ilişkin açılan icra takibine alacağımızı sürüncemede bırakmak amacıyla haksız olarak itiraz ettiğinden, itirazın iptalini talep etme zaruretinden davalının kötüniyetli olarak yapmış olduğu itirazından, %20′den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesinin talep edildiğini, davanın kabulüne, ..... Esas sayılı dosyası dosyasındaki itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalının haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazı nedeniyle alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER:
-..... esas sayılı icra takip dosyası,
-Fatura, Ba-Bs formları, ticari defter kayıtları,
-Bilirkişi raporu:
█████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının dava konusu talebinde haklı olup olmadığı, taraflar arasında alacaktan kaynaklı itirazın iptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davası kapsamında itirazın iptali ile takibin devamı hususundaki nihai takdir ve hukuki değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu,..... E. sayılı dosyası ile, davacı tarafından (cari hesap alacağı olmak üzere) 53.997,09 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmış olduğu, takip dosyası kapsamında düzenlenen ..... No’lu Ödeme Emri’nin borçlu şirkete tebliği üzerine borçlu şirket tarafından takibe itirazda bulunulması üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı taraf ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davalının, ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmeyerek bu kayıt ve deftelerin bulunduğu iletişim adres ve bilgilerini mahkemeye bildirilmediğinden, davalının ticari defterlerinin usulüne uygun, tutulup tutulmadığının, davalının ticari defter, belgeleri ve kayıtlarının incelemesi yapılamadığı, davacı şirkete ait ticari defter, belgeleri ve kayıtlarının incelenmesinde, davacı alacaklı şirketin icra takip tarihi itibariyle davalıdan 31.497,09 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı şirket tarafın şirket tarafından takip dosyasında 31.497,09 TL alacağın tahsili talep edilmiş olmakla, taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak davacı alacaklı tarafından talep edilebilecek toplam alacak miktarının 31.497,09 TL olarak kabul edildiği, davacının davalı aleyhine ..... Esas Sayılı dosyasında yürüttüğü icra takibinde talep edilen tutar olan 53.997,09 TL cari hesap alacak tutarı üzerinden başlatılan icra takibinin 31.497,09 TL olarak devamının uygun olduğu, icra inkar tazminatı talebi hukuki değerlendirmeyi gerektirdiğinden Mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi ihtimaline göre talep edilebilecek icra inkar tazminatı miktarının (31.497,09 TL x % 20) 6.299,41 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, taraflar arasındaki mal alımına ilişkin düzenlenen faturaların ödenmemesi sebebiyle davacı tarafından alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Hemen belirtmek gerekir ki, .....'nun 27.06.2003 tarih ve ...... sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır buna göre davacı taraf, kural olarak akdi ilişkinin varlığını, malın teslim edildiğini veya bedelin ödendiğini, davalı taraf ise bedelin ödendiğini veya malın teslim edildiğini kanıtlama mükellefiyeti altındadır.
Taraflara HMK'nın 222. maddesi kapsamında ticari defterin ibrazı için usulüne uygun olarak ibraz emri gönderilmiş, davacı tarafça ticari defterler ibraz edilmiş, bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır.
Yapılan ihtara rağmen davalı tarafından ticari defter yerleri bildirilmemiş ve defterler ibraz edilmemiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir.
Davacı, davalı ile aralarında mal alımına ilişkin sözleşme bulunduğunu hizmetin verildiğini ancak alacağını tahsil edememesi nedeniyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Dosya arasına alınan fatura ve kayıtlar ile tarafların ticari defterlerinden davacının edimin ifa ettiği kabul edilmiştir. Taraf ticari defterlerindeki kayıtların incelenmesi sonucu bilirkişi raporu tanzim edildiği, davacı ticari defter kayıtları ile icra takibine konu miktar arasında fark bulunduğu görülmüştür. Taraflar arasında düzenlenen 12 adet fatura nedeniyle davacının davalıdan 76.632,34 TL alacaklı olduğu, nakit tahsil edilen 45.135,25 TL'nin mahsubu neticesinde davalının davacıya 31.497,09 TL borçlu olduğu kabul edilmiştir.
Yapılan incelemede davacı ile davalı arasındaki ilişkinin satış sözleşmesinden kaynaklandığı, hükme esas alınan davacı ticari defterlerine göre davacının davalıdan 31.497,09 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kısmen kabulüne,
..... esas sayılı icra takibine vaki itirazın 31.497,09 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar yönünden aynı şartlarda devamına,
Hükmedilen 31.497,09 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 2.151,57 TL harçtan peşin alınan 652,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.499,42 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.600,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranına göre, 2.099,92 TL'sinin davalıdan, 1.500,08 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 4.022,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre taktiren 2.346,37 TL'si ile 615,40 TL başvurma, 652,15 TL peşin harç toplamı 3.613,92 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip .....
¸e-imzalıdır.
Hakim .....
¸e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!