Yargıtay 5. Ceza Dairesi, rüşvet verme eylemine ilişkin, önceki bozma kararına rağmen eksik araştırma ve hatalı niteliklendirme ile kamu görevlisine hakaret kabulüyle zamanaşımından düşme hükmü kuran yerel mahkeme kararını tekrar bozdu.
Özet: Daha önce Yargıtay tarafından bozularak suçun niteliğinin tespiti ve idari yaptırım hususlarının araştırılması istenen rüşvet verme davasında, yerel mahkemenin eylemi kamu görevlisine hakaret olarak nitelendirip kamu davasını zamanaşımı nedeniyle düşürme kararı vermesi, önceki bozma ilamına rağmen sanık hakkında uygulanan idari yaptırımın tam olarak araştırılmamış olması nedeniyle Yargıtay tarafından eksik inceleme gerekçesiyle yeniden bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ Esas, ███████ KararSUÇ : Rüşvet vermeHÜKÜM : Eylemin kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturduğu kabulüyle kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaMahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:Sanık hakkında verilen 28.04.2014 tarihli mahkumiyet hükmünün Dairemizin 16.06.2021 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; "...suç niteliğinin tayini bakımından, mağdur ...'un tespit tutanaklarını iptal yetkisi olup olmadığı, var ise hangi hallerle sınırlı olduğu ve sanık hakkında idari yaptırım uygulanıp uygulanmadığı, uygulanmış ise bu cezanın kesinleşip kesinleşmediği hususları araştırılmadan, 5237 sayılı TCK'nin, █████/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin, yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlamasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı, görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için rüşvet teklifinde bulunulması durumunda suçun icra hareketleri başlamış olacağından rüşvete teşebbüs, haklı bir hususun temini için rüşvet önerilmesi halinde ise koşullarının bulunması durumunda eylemin kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde olması nedeniyle aynı Yasa'nın 125/3. maddesinde düzenlenen kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturacağı gözetilmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, ..." gerekçe gösterilerek bozulduğu, bozma ilamına uyan mahkemece sanık hakkında idari yaptırım uygulanıp uygulanmadığı hususunun araştırılmadığı anlaşıldığından, söz konusu eksiklik giderilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,Kabule göre de;Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.