Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda sanığın zararı giderme isteğine rağmen mağdura ulaşılamaması üzerine tevdi mahalli tayin edilmeyerek etkin pişmanlık uygulanmadığı için mahkumiyet hükmünü bozdu.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, sanığın bozmadan sonraki yargılama sürecinde zararı karşılamak istemesine rağmen şikayetçiye ulaşılamaması üzerine, mahkemenin şikayetçiye ulaşılamadığını tespit etmesine rağmen, sanığa ödeme yapabilmesi için tevdi mahalli tayin ederek makul süre tanımak ve TCK 168/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerini uygulamak yerine hatalı gerekçe ile bu hususu değerlendirmemesi nedeniyle bozulmuştur.

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: OnamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;Bozmadan sonraki yargılama sürecinde sanığın zararı karşılamak istediğini beyan ettiği, mahkemece şikâyetçi ile irtibat kurarak zararı ödeyip dekontu sunması için sanığa süre verildiği, sanığın tüm çabasına rağmen şikâyetçiye ulaşamadığından zararı ödeyemediğini ifade ettiği, mahkemece de şikâyetçi hakkında adres araştırması yaptırıldığı ancak şikâyetçiye ulaşılamadığının anlaşılması karşısında, sanığa ödeme yapabilmesi için tevdii mahalli tayin edilip makul bir süre de verilerek sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.