Taşıma sözleşmesinin sebepsiz fesih şartına dayanarak haksız feshedilmesi iddiasıyla açılan kazanç kaybı ve maddi tazminat davasının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı taraf, davalı ile akdedilen personel taşıma hizmet sözleşmesinin davalı tarafından sözleşmenin 15.5 maddesindeki sebepsiz fesih hakkına dayanarak haksız ve basiretli tacir ile iyiniyet kurallarına aykırı olarak feshedildiğini ileri sürerek, bu fesihten kaynaklanan kazanç kaybı, üçüncü kişilerle yapılan sözleşmelerden doğan cezai şart ve kiralama bedeli gibi maddi zararlarının ve ticari itibar kaybının tazminini talep etmiş; davalı savunma sunmazken, ilk derece mahkemesi uyuşmazlığı davacının müspet, menfi ve yoksun kalınan kar kaybı tazminatı talepleri çerçevesinde değerlendirmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: ████████ - █████████ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2023NUMARASI : ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU : Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2023 tarih ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şirket tarafından 22.09.2021 tarihinde yapılan ''...'' ilişkin ihaleye müvekkili firmaların ortak girişim olarak iştirak ettiğini, neticede işin müvekkillerin uhdesinde kaldığını, müvekkilleri ile davalı arasında 30.09.2021 tarihinde 12 ay süreli sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin imzalanmasından sadece 1 hafta süre sonra davalı şirketin bahsi geçen sözleşmeyi feshettiğini, fesih gerekçesi olarak da sözleşmenin 15.5 maddesinde yer alan ''İdare dilediği zaman herhangi bir sebep göstermeksizin 5 gün önce bildirmek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir. Bu durumda yüklenici zarar, ziyan, tazminat v.s. Herhangi bir ad altında ödeme talep edemez. Yükleniciye tamamlanan hizmet bedeli kadar ödeme yapılır.'' şeklindeki hükmü gösterdiğini, davalı tarafından yapılan feshin tamamen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, sözleşmenin taraflarının tacir olması nedeniyle TTK'nın 20/2. maddesine göre tacirlerin tüm işlemlerinde basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, bu ilkenin sözleşmenin imzası, ifası ve feshi aşamalarının hepsinde gözetilmesi gereken ilke olması nedeniyle sözleşmenin imzası sırasındaki taraf pozisyonlarından hareketle sözleşmeye bağlı kalmaları gerektiğinin belirtildiğini, bu nedenle imzalanmış sözleşmenin yürütümü sırasında, imzalanmış sözleşmenin yürütümü sırasında da hukukun genel ilkelerinden olan MK'nın 2. maddesi gereğince de, hak ve borçların kullanımı ve ifasında da iyiniyet kurallarına uyulması gerektiğini, bir hakkın sırf başkasını zarara sokacak şekilde kötüye kullanılmasını Kanun'un himaye etmeyeceğini, sözleşmenin bedelinin 2.770.200,00-TL olduğunu, müvekkillerinin öncelikle bu sözleşmenin ifası ile elde edecekleri kazançtan yoksun bıraktığını, ilave olarak, personel taşıma hizmeti konulu bu sözleşmeden doğan yükümlülüklerin ifası için müvekkillerinin, 3. gerçek ve tüzel kişiler ile şöförlü minibüs kiralama konulu çeşitli sözleşmeler imzalandığını, davalı tarafça sözleşme haksız fesih sonrası müvekkillerince yapılan sözleşmeden doğan borcun yerine getirilmesinin de artık olanak dışı olduğunu, müvekkillerinin bu sözleşmeden çekilmek durumunda kaldığını sözleşmenin 9. maddesi ile hüküm altına alınan ve sözleşmeden vazgeçilmesi durumunda 500.000,00-TL ödeneceğini belirten cezai şart muaccel hale geldiğini, müvekkilce dava dışı şirket lehine kesilen çekler ile ödendiğini bu durum, davalının haksız sözleşme feshinin, sadece müvekkili kazanç kaybına sokmadığını, bunun yanında fiili olarak malvarlığının eksilmesine sebebiyet verdiğini ve bu suretle zarara soktuğunu belirterek ilave olarak müvekkillerinin davalıya vermiş oldukları taşıma hizmeti, 12.11.2021'e kadar devam ettiğini, müvekkillerinin dava dışı demiryol firması ile yaptıkları sözleşmenin 10. maddesi gereği, 12 gün kullanılmış olsa da 1 aylık kiralama bedeli olan 45.000,00-TL'yi adı geçen firmaya ödendiğini, bu hususun da müvekkillerinin somut zararını arttırdığını, davalı tarafından yapılan bu haksız fesih sebebiyle ticari itibarları zedelenmiş ve manevi yıkıma uğradığını ileri sürerek şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın, fesih tarihi olan 12.10.2021 tarihinde itibaren en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, davacı ortaklığın davalı ile akdedilen 30.09.2021 tarihli sondaj kuleleri personelleri için personel taşıma hizmet alımına ilişkin sözleşmenin haksız fesih iddiası ile müspet ve menfi tazminat ile yoksun kalınan kâr kaybı tazminatı istemine ilişkin bulunduğu, taraflar arasında 30.09.2021 tarihli ... ilişkin sözleşme imzalandığı, davalı tarafça 07.10.2021 tarihli ihtarname ile sözleşmenin 12.10.2021 tarihi itibariyle feshedileceğinin bildirildiği, davacının sözleşmenin haksız feshi nedeniyle müspet, menfi ve yoksun kalınan kazanç kaybı tazminatı talep ettiği, sözleşmenin 15.5. maddesinde, idarenin dilediği zaman herhangi bir sebep göstermeksizin 5 gün önce bildirmek koşuluyla sözleşmeyi feshedebileceğinin düzenlendiği, davalının anılan madde kapsamında sözleşmeyi feshettiği, sözleşmenin taraflarının tacir olduğu, her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, bu kapsamda her ne kadar sözleşme serbestliği çerçevesinde davalıya tek taraflı fesih hakkı verilerek, her hangi bir tazminat talep edilemeyeceği belirtilmiş ise de sözleşmenin yürütümü sırasında hukukun genel ilkelerinden olan Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi gereğince, hak ve borçların kullanımı ve ifasında iyiniyet uyulması gerektiği, bir hakkın sırf başkasına zarara sokacak şekilde kullanılmasını kanunun himaye etmeyeceği, sözleşme hükmü bu açıdan değerlendirildiğinde anılan madde kapsamında sözleşmeyi feshin haklı nedene dayanmadığı, davacının kar kaybı niteliğindeki müspet zararını talep edebileceği, diğer taraftan davacı ortaklığın feshedilen sözleşme ifasına yönelik 3. kişilerden araç kiralama sözleşmesinde düzenlenen ve ödenen cezai şart bedelini tazmini hususunda yapılan incelemede, akdedilen sözleşmede davacı ortaklığın muhtemel kazacı, kiralama sözleşmesinde sözleşme bedeline yaklaşık cezai şart düzenlemesi yapılması hususları dikkate alındığında davacı ortaklığın basiretli bir iş adamı gibi hareket etmediği, ödenen cezai şart bedelinin müspet zarar kapsamına alınamayacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile; 224.493,01-TL'nin 4.000,00-TL'sinin dava tarihi olan 10.12.2021 tarihinden itibaren 218.493,01-TL'sinin ıslah tarihi olan 16.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkillerinin 30.09.2021 tarihinde davalı idare ile imzaladıkları sözleşmede kendi üzerilerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmek için 3. gerçek ve tüzel kişilerle şoförlü minibüs kiralama ile ilgili çeşitli sözleşmeler yaptıklarını, İdarenin hukuka aykırı bir şekilde sözleşmeyi feshetmesinden dolayı müvekkillerinin 3. gerçek ve tüzel kişilerle imzaladıkları sözleşmelerin getirdiği yükümlükleri yerine getirmelerinin imkansız hale gelmesinden dolayı müvekkillerim yapılan bu sözleşmelerden çekilmek zorunda kaldıklarını, imzaladıkları sözleşmede hüküm altına alınan 9. madde gereği sözleşmeden vazgeçilmesi durumunda cezai şart olarak 500.000.00 TL bedeli 3. kişilere şirket lehine kesilen çekler ile ödemek zorunda kaldıklarını, bu durumun müvekkillerinde kazanç kaybının oluşmasının yanında malvarlıklarında ciddi bir eksilmeye sebep olduğunu, müvekkillerinin sözleşmenin getirmiş olduğu yükümlülükler gereği davalı idareye vermiş oldukları taşıma hizmetinin 12.10.2023 tarihine kadar devam ettiğini, bu sebepten dolayı müvekkillerinin ... Firması ile yaptıkları sözleşmenin 10. maddesi gereği 12 gün kullanmalarına rağmen 1 aylık kiralama bedeli olan 45.000.00 TL bedeli ilgili firmaya vermek durumunda kaldıklarını, müvekkillerinin feshedilen sözleşmenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesine yönelik 3. kişilerle yapmış olduğu araç kiralama sözleşmesinde düzenlenen ve ödenen cezai şart bedeli menfi zarar kapsamına girdiği, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da müvekkillerin ödemiş olduğu 500.000,00 TL cezai şartın, uğranan zarar kapsamına olduğu ve talep edilmesinin uygun olduğunun ifade edildiği ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı ile yapılan sözleşmede görüleceği üzere müvekkili şirketin sözleşmenin 15.5. maddesinde yer alan hüküm gereğince sözleşmeyi feshetmek durumunda kaldığını, her iki tarafta tacir olup, her tacirin ticaretine ait tüm faaliyetlerini basiretli bir iş adamı gibi yürütmesi gerektiğini, sözleşmenin feshinin iyi niyetle bağdaşmadığı ifade edilmişse de bunun kabulünün mümkün olmadığını, davacıyla olan sözleşmenin feshinin keyfi bir sebebe dayanmadığını, Ülke menfaati ve güvenliğinin ön planda tutulduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacılar ile davalı arasında taşıma sözleşmesi yapıldığı, davalı tarafça sözleşmenin 15.5. maddesi uyarınca fesih edildiği, bu maddenin davalıya dilediği zaman herhangi bir sebep göstermeksizin 5 gün önce bildirmek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilme yetkisi tanıdığı, ancak Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi gereğince, hak ve borçların kullanımı ve ifasında iyiniyet kurallarına uyulması gerektiği, bir hakkın sırf başkasına zarara sokacak şekilde kullanılmasını kanunun himaye etmeyeceği, sözleşme hükmünün bu kapsamda yorumlanması gerektiği, TMK'nın 2. maddesi kapsamında davalının sözleşmeyi feshinin haklı nedene dayanmadığı, bu nedenle davacının sözleşmenin feshi nedeniyle uğradığı davacının kar kaybını talep edebileceği, ancak davacının diğer taleplerinin yerinde olmadığı, zira talep ettiği 45.000 TL'nin hizmet bedeli olduğu ve davalıdan tahsil ettiği tutara dahil bulunduğunun dosya kapsamında tespit edildiği, 500.000 TL cezai şartı ise taraflar arasındaki sözleşmeden değil davacıların 3. kişilerle yaptıkları sözleşmelerden kaynaklandığı, bu hususta davacıların basiretli tacir gibi davranmadıkları anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 15.335,12-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL ve 3.406,18-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 11.501,34-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.