Üniversite eğitim ücretlerine uygulanan fahiş zammın, tüketici hakları, eğitim hakkı ve haksız şartlar çerçevesinde uyarlanmasıyla ilgili Yargıtay içtihadı.
Özet: Bir öğrencinin, vakıf üniversitesinin %100’ü aşan öğrenim ücreti zammına karşı açtığı davada, ilk derece mahkemesi mütevelli heyetinin ücret belirleme yetkisinin sınırsız olmadığını ve eğitim hakkını ihlal etmemesi gerektiğini belirterek, üniversitenin belirlediği ücret yerine TÜİK 2023 Mayıs on iki aylık ortalaması olan %63,72 zam oranı ile öğrenim ücretini 153.978,66 TL olarak uyarlamış; Bölge Adliye Mahkemesi ise istinaf incelemesinde, sonraki yılların öğrenim ücreti tespitinde öğrencinin iradesi olmadığından mütevelli heyetinin tek yetkili kılınmasını haksız şart ve genel işlem koşullarına aykırı bulmuştur.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Tüketici MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin, davalı Üniversite bünyesinde bulunan devam eden eğitimi dolayısıyla, █████████ yılı eğitim dönemi için öğrenim ücretinin %25 bursla 92.340,00 TL ödediğini, gelecek █████████ yılı eğitim dönemi için davalı Üniversitenin öğrenim ücretini %100'ün üzerinde zam yapmak suretiyle %25 bursla 208.757,44 TL olarak belirlediğini, bu durumun müvekkilinin eğitim hakkının zedelenmesine yol açtığı gibi davalı Üniversitenin sözleşme kurulması aşamasında vermiş olduğu taahhüdün ihlali niteliğinde olduğunu ileri sürerek; 2023-2024 eğitim dönemi için alınması gereken öğrenim ücretinin davalı tarafından belirlenen tutar yerine, TÜİK tarafından 2023 yılı Mayıs ayı Yİ-TÜFE’si olarak ilan edilen %39,59 oranı veya 2023 yılı on iki aylık ortalama olan %63,72 zam oranı uygulanmak suretiyle belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; öğretim ücreti ilgili mevzuat gereğince üniversite mütevelli heyeti tarafından belirlenebilir olduğunu, Üniversite kılavuzunda yahut kayıt sözleşmesinde zam oranına ilişkin bir sınırlandırma bulunmadığını, ücret artış oranının yıllık H-ÜFE oranı olan %88.55 olarak belirlendiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mütevelli heyeti tarafından kullanılacak ücret belirleme yetkisinin de sınırsız olmadığı, söz konusu yetkinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile koruma altına alınan eğitim ve öğrenim hakkına kavuşmanın imkansız veya çok zor haline gelmesine neden olacak şekilde kullanılamaması gerektiğini, davalı Üniversite mütevelli heyeti tarafından TÜİK tarafından açıklanan hizmet üreticileri fiyat endeksinin 12 aylık fiyat ortalaması olan %88 oranında artış yapılmasına karar verilmiş ise de, hizmet üreticileri fiyat endeksi içerisinde ulaştırma ve depolama hizmetleri, konaklama ve yiyecek hizmetleri, bilgi ve iletişim hizmetleri, gayrimenkul hizmetleri, mesleki bilimsel ve teknik hizmetler, idari ve destek hizmetleri gibi birden fazla sektör ve alt dala ilişkin fiyat verilerinin yer aldığı, yapılacak artışın eğitim öğretim hakkının imkansız veya çok zor kılınmaması için tüketicilerin ve özellikle eğitim hizmeti alan kişilerin gelir artışlarıyla orantısız olmaması gerektiği, davalı Üniversite mütevelli heyeti tarafından alınan kararın 29.05.2023 tarihinde alındığı, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu doğrultusunda TÜİK tarafından 2023 yılı Mayıs ayına dair ilan edilen 12 aylık ortalamanın (%63,72 oranın) esas alınmasının hak ve nesafet kaidelerine uygun olacağı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacının eğitim ücretinin uyarlanması talebinin kabulüne davacının davalı Üniversite nezdindeki 2023-2024 eğitim öğretim dönemine dair eğitim öğretim ücretinin bir önceki yıla ait eğitim öğretim ücretine %63,72 oranında (TÜİK tarafından 2023 Mayıs ayı için ilan edilen on iki aylık ortalama) zam uygulanmak suretiyle 153.978,66 TL olarak belirlenmesine, taksitlendirmeye ve fazlaya ilişkin sair taleplerin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; vakıf üniversitelerinde öğrenim ücretlerinin mütevelli heyeti tarafından belirleneceğinin Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 20. maddesinde düzenlendiği, ancak davalı Üniversitenin Mütevelli Heyetince öğrenim ücreti belirlenirken; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (6502 sayılı Kanun) 5. maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ek 1 Nolu Protokolün 2. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının gözetilmesi gerektiği, ilk kayıt yılı öğrenim ücretinin bir tüketici olan öğrenci ile eğitim hizmeti sunucusu olan davalı Üniversite arasında sözleşme serbestisi hükümlerine göre belirlendiği, ne var ki sonraki yılların öğrenim ücretinin belirlenmesinde ise sözleşme serbestisi hükümlerinin uygulanmadığı, diğer bir anlatımla davacı öğrencinin sonraki yılların öğrenim ücretinin belirlenmesinde irade ve tasarrufunun bulunmadığı, Yönetmelik hükmü uyarınca sonraki yılların öğrenim ücretinin belirlenmesinde tek yetkili olarak Üniversite Mütevelli Heyetinin yetkili kılınmasının haksız şart niteliğinde olup genel işlem koşuluna açıkça aykırı olduğu, daha önce üniversiteye kayıt yaptırmış öğrencilerin sonraki eğitim öğretim yıllarındaki kayıt yenileme ücretlerine ilişkin olarak 2024 yılında Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından ''... ilk kayıt esnasında öğrenciye taahhüt edilmiş eğitim öğretim ücret artış oranları aşılmamalı ancak her halükarda yapılacak artışlarda en çok TÜFE 'deki 12 aylık ortalama oranı esas alınmalı ve bu kapsamdaki güncellemeler resmi internet sitelerinden duyurulmalı (...) İlan edilen eğitim ve öğretim ücretlerinde TÜFE üzerinden resmi güncelleme oranları dışında herhangi bir ilave değişiklik yapılmamalı ve alınacak bu yöndeki kararlar uygun zamanda ve elverişli araçlarla öğrencilerle paylaşılmalı...'' şeklinde açıklama yapıldığı, hukuk güvenliği ilkesine ve kazanılmış haklara uygun olarak; 2023-2024 eğitim ve öğretim yılı artırım oranının, davalı Vakıf Yüksek Öğretim Kurumları Yönetmeliği hükümlerine göre ilk kayıt sırasında tüketici konumundaki davacı öğrenci tarafından öngörülebilir üst sınır olan TÜİK tarafından kayıt yenileme dönemi/ayı (Nisan ayı) yıllık TÜFE ortalaması %67,20 oranında kullanılması gerektiği, bu suretle muarazanın giderilmesinin hak ve nesafete uygun olacağı gerekçesiyle; davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden YÖK tarafından davalı Üniversiteye gönderilen tebliğ ve kılavuz hükümlerine göre davanın kısmen kabulüne, 2023-2024 öğretim yılı için davacı hakkında uygulanacak kayıt yenileme arttırım oranının, 2022-2023 öğretim yılı için belirlenen ücret üzerinden TÜİK Nisan 20 23... ayın TÜFE ortalaması %67,20 oranında arttırılmak suretiyle muarazanın giderilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır..V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davacı vekili; davanın talep gibi kabul edildiği ve haksız zam miktarının TÜİK oranlarına göre düşürüldüğünü, davanın açılmasına haksız zam yapmasıyla sebep olan davalı lehine vekalet ücreti hükmedildiğini ileri sürerek, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin bozulmasını istemiştir.2.Davalı vekili; haksız şart değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, eğitim öğretim ücretinin belirlenmesi konusunda mütevelli heyetinin tek yetkili olmasının hukuka ve yasaya aykırı bir yanı olmayacağını, Yükseköğretim Kurumu tarafından yayınlanan ve istinaf aşamasında gerekçeye konu edilen yazının 17.07.2024 tarihli olduğunu, 2024 yılı sonrasında alınacak mütevelli heyeti kararlarına tavsiye teşkil edebileceğini, davacı tarafından talep edilen dönemin █████████ yıllarına ilişkin olduğunu, dava konusu döneme ilişkin ücretlerin ise Mayıs 2023 tarihinde belirlendiğini, hukuki olarak bağlayıcılığı olmayan tavsiye niteliğinde yazının gerekçe edilmesinin hatalı olduğunu, davalı Üniversitenin eğitim hizmetine layığıyla devam edebilmesi maksadıyla, tüm ülkeye etkili ekonomik koşulların dahi göz önüne alınmasıyla, TÜİK tarafından belirlenen H-ÜFE oranı olan %88,50 zam artış oranı fahiş bir oran olmadığı ve keyfî bir uygulama olmadığını, bu durumun hizmetin devamı açısından bir zorunluluk hali olduğunu, sözleşme şartının haksız şart olup olmadığının değerlendirmesinin, asıl borçlar arasındaki veya mal ve hizmetin piyasa değeri ile sözleşmede belirlenen bedel arasındaki denge oranı ile yapılacağının düzenlendiğini, sözleşmenin açık ve anlaşılır olduğu sürece, tarafların edimleri ve borçları arasındaki dengeye müdahale edilmemesinin, sözleşmenin asıl edimlerine ilişkin düzenlemelerin haksız şart olarak nitelendirilmemesi gerektiğini, yaşanan ekonomik dalgalanmaların öngörülebilir nitelikte olup, somut uyuşmazlıkta mahkemenin sözleşmeye müdahalesini gerektirecek bir hal olmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Üniversite tarafından █████████ yılı öğretim ücreti hususunda yaratıldığı ileri sürülen muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.Bu aşamada, davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerinin incelenmesinde yarar bulunmaktadır.2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun (2547 sayılı Kanun) Ek 2. maddesi uyarınca, vakıfların; kazanç amacına yönelik olmamak şartıyla ve mali ve idari hususlar dışında, akademik çalışmalar, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden bu Kanunda gösterilen esas ve usullere uymak kaydıyla, Yükseköğretim kurumları kurabileceği, Ek 6. maddesinde; vakıflar tarafından kurulacak olan yükseköğretim kurumunun, vakıf tüzel kişiliği dışında ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olacağı ve bu kurumun gelirlerinin, geçici olarak dahi hiç bir suretle vakıf mamelekine veya hesaplarına intikal edemeyeceği,Ek 9. maddesinin ikinci fıkrasında; öğrencilerden alınacak ücretlerin mütevelli heyeti tarafından tespit edileceği,Ek 10. maddesinde; bu kurumların mali, idari ve ekonomik konularda Yükseköğretim Kurulunun gözetim ve denetimine tabi bulunduğu, hüküm altına alınmıştır.Açıklanan bu hükümlerle; vakıflar tarafından kurulacak üniversitelerde eğitim gören öğrencilerin öğrenim ücretlerinin mütevelli heyeti tarafından belirleneceği, bu belirlemenin kazanç amacına yönelik olamayacağı, öğrenim ücretleri nedeniyle elde edilen gelirin sadece üniversitenin giderlerini karşılamakta kullanılacağı, söz konusu gelirin geçici olarak dahi vakfın mal varlığına intikal edemeyeceği düzenlenmiştir.YÖK tarafından 17.07.2024 tarihinde vakıf üniversitelerine gönderilen, “Eğitim Öğretim Ücreti Artış Oranları Hakkında Yükseköğretim Kurulu Kararında''; “Anayasa’nın 130. maddesinin ikinci fıkrası ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun Ek 2. maddesi vakıf yükseköğretim kurumlarının kazanç amacına yönelik kurulamayacakları hükmünü amirdir. Bilindiği gibi idarenin ve eğitim politikamızın da temel ilkelerinden olan hukuki güvenlik, belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri öğrenim ücretlerinin belirlenmesinde de esas olmalıdır. Bu durum öğrencilerimizin ve pek tabii ailelerinin eğitim ve bütçe planlamalarını sağlıklı bir şekilde yapabilmeleri açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 10.07.2024 tarihli toplantısında; vakıf yükseköğretim kurumlarının eğitim-öğretim ücretlerini belirlerken,1) Ücretlerin dönemsel değil, yıllık ve tayin edilmiş bir miktar olarak tespit edilmesine,2) Ücretlerin tercih ve/veya yatay geçiş dönemlerinden önce net bir miktar olarak ve her bir adayın kolayca ulaşabileceği şekilde ilan edilmesine,3) İlk kayıt esnasında öğrenciye taahhüt edilmiş eğitim-öğretim ücreti artış oranlarının aşılmamasına ancak her halükarda yapılacak artışlarda en çok Tüketici Fiyat Endeksindeki (TÜFE) on iki aylık ortalama oranın esas alınmasına ve bu kapsamdaki güncellemelerin resmi internet sitelerinden duyurulmasına,4) Kayıt döneminden sonra her ne ad altında olursa olsun açıkça ilan edilmemiş ilave/beklenmedik ücret ve ücret artışı talebinde bulunulmamasına,5) İlan edilen eğitim-öğretim ücretlerinde TÜFE üzerinden resmi güncelleme oranları dışında herhangi bir ilave değişiklik yapılmamasına ve alacakları bu yöndeki kararları uygun zamanda ve elverişli araçlarla tüm öğrencilerle paylaşmalarına '' dikkat edilmesi istenilmiştir.Bu aşamadan sonra, 19.12.2025 tarihli ve 33112 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7566 sayılı Kanunun 12. maddesi ile yukarıda yer verilen 2547 sayılı Kanunun Ek 9. maddesinin ikinci fıkrasına; ''Ancak hazırlık sınıfına ve/veya birinci sınıfa yerleştirme yılı dışındaki öğrenim ücretleri, cari yıl haziran ayı yıllık üretici fiyat endeksi artışı ile cari yıl haziran ayı yıllık tüketici fiyat endeksi artışı ortalaması da dikkate alınarak Yükseköğretim Kurulunun tespit edeceği esaslara göre belirlenir.'' hükmü eklenmiştir. Anılan madde gerekçesi ise şöyledir; “Vakıf yükseköğretim kurumlarında öğrencilerden alınacak ücretleri belirleme yetkisi mütevelli heyete aittir. Zamanla aday ve ara sınıf öğrencileri için ilan edilen ücretlerin kapsamı ve bağlayıcılığı konusunda sorunlara yol açan uygulamalar ortaya çıkmış ve öğrenci şikâyetleri artmıştır. Bilindiği gibi Anayasa (m. 130/2) gereği vakıflar, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile üniversite kurabilir. Madde ile bu kapsamda fiyat güncellemesine ilişkin kuralların belirlenmesi amaçlanmaktadır.” Söz konusu düzenleme, "kanunların geriye yürümezliği ilkesi" uyarınca yürürlüğe girdiği tarihten önceki olaylara uygulanamayacak ise de, kanun koyucunun; yukarıda yer verilen YÖK Yürütme Kurulu kararında da işaret edilen hususların giderilmesi amacıyla, öğrenim ücretlerinin; ekonomik etkenlerden üretici ve tüketici fiyat endeksleri esas alınmak suretiyle belirlenmesini amaçladığını gözden uzak tutmamak gerekir.Yapılan bu açıklamalar ışığında, temyiz sebepleri de dikkate alınarak uyuşmazlık değerlendiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin, somut olayın özelliklerini gözeterek, adil bir sonuca ulaşmak için ekonomik etkenlerden tüketici fiyat endeksini esas almak suretiyle yaptığı uyarlamanın, üniversiteye yerleştirme yılı sonrasındaki dönemlere ilişkin öğrenim ücretlerinde tüketici aleyhine olan belirsizliği giderdiği, bu şekilde belirlenen ücretin hak ve nesafete uygun olduğu, ayrıca davacı tarafça talep edilen oranın üzerinde artış oranının belirlendiği anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.