Yargıtaydan nitelikli dolandırıcılık davasında, ceza alt sınırının beş yılı aştığı durumlarda müdafii atanmamasının adil yargılanma hakkı ihlali olduğuna dair emsal bozma kararı.
Özet: Yargıtay, üç veya daha fazla kişiyle işlendiğinde cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olduğu nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılanan sanıklara adil yargılanma hakkı gereği zorunlu müdafii atanmamasının hukuka aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle istinaf mahkemesinin kararını bozmuş, dosyayı yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine geri göndermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : Nitelikli dolandırıcılıkHÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozmaYapılan ön inceleme neticesinde, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 24.01.2020 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-l-son, 158/3, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.2. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıkların istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine dair karar verilmiştir.II. TEMYİZ Değerlendirme ve GerekçeKabul edilebilir temyiz başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde;Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli ve 2022/2/155 Esas, ████████ Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıklara istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca müdafii atanması gerektiği cihetle; somut olayda, sanıkların yargılama aşamasında kendilerinin seçtikleri müdafileri bulunmadığı gibi 5271 sayılı CMK'nın 156. maddesi gereğince de İlk Derece Mahkemesince resen müdafii tayin edilmediği, sübutu kabul edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından 5237 sayılı CMK'nın 158/1-l maddesi ve son cümlesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, söz konusu suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi hâlinde aynı Kanun’un 158/3. maddesine göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında, adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemleri olup olmadığına bakılmaksızın sanıklara 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca müdafii atanmasında zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi, aynı Kanun’un 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli teşkil etmektedir.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Rize Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde karar verildi.