Nitelikli dolandırıcılık mahkûmiyetinin Yargıtay tarafından onanması; tekerrüre esas uzlaşma denetimi, suç tarihi düzeltmesi ve aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmayan eksik adli para cezası tespitine dair karar.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet kararını, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygunluğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin kesin verilere dayandırılması ve vicdani kanaatin dosyadaki belge ve bilgilerle uyumlu olması gerekçeleriyle onamış; ancak tekerrüre esas alınan önceki suçun uzlaşma kapsamında olması nedeniyle bu hususun infaz aşamasında değerlendirilmesini ve gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin mahallinde düzeltilmesini belirtmiş, ayrıca TCK 158/1-f maddesi uyarınca adli para cezasının eksik tayin edilmiş olmasına rağmen aleyhe temyiz olmadığından bu durumun bozma nedeni yapılmadığını vurgulamıştır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : Nitelikli dolandırıcılıkHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Tekerrüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde düzenlenen "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçunun uzlaşma kapsamına alınmış olması nedeniyle uzlaştırma işleminin yerine getirilip getirilmediği araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi ile gerekçeli karar başlığında 20.01.2012 olarak gösterilen suç tarihinin 23.11.2011 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş; TCK'nın 158/1-f maddesi ve son cümlesi uyarınca belirlenen adli para cezasının elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı gözetilmeden eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 31.03.2026 tarihinde karar verildi.