Haksız gözaltı ve tutukluluk sonrası açılan koruma tedbirleri tazminatı davasında, maddi ve manevi tazminat miktarlarının Yargıtay tarafından tekrar incelenerek adil bedel tespiti.
Özet: Haksız yere 841 gün gözaltı ve tutukluluk sonrası beraat eden davacının, terör bağlantılı suçlamalar nedeniyle talep ettiği maddi ve manevi tazminat davasında, mahkeme, çeşitli aşamalardan geçen yargılama sonucunda hükmedilen 13.648,33 TL maddi ve 190.000,00 TL manevi tazminatı, davacının sosyo-ekonomik durumu, isnat edilen suçun niteliği ve tutukluluk süresi gibi faktörleri hak ve nesafet ilkeleri doğrultusunda değerlendirerek makul bulmuş ve manevi tazminatın fazla olduğu yönündeki bozma talebini uygun görmemiştir.
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan; ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 24.10.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı gözetilerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 1.000.000,00 TL maddi tazminat ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulüne 13.648,33 TL maddi tazminatın ve 40.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki manevi tazminat miktarı olarak 40.000,00 TL ibaresi yerine 55.000,00 TL olarak değiştirilmesi ve vekalet ücretinin 10.983,73TL olarak düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 13.648,33 TL maddi tazminat ve 190.000,00 TL manevi tazminatın 25.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddine ve davalı vekilinin temyiz isteminin manevi tazminat yönünden kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkilinin tutuklandığında lise öğrencisi ve 17 yaşında olduğuna, hükmedilen tazminat miktarlarının çok eksik olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine ve kararın bozulması istemine ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, fazla manevi tazminata hükmedildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, vekalet ücretine ilişkin kısmın yasaya aykırı olduğuna ve aleyhe kararın bozulması istemine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ Esas- ████████ Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının İzmir belediyesine ait iki adet otobüsün farklı tarihlerde terör amaçlı yakılması şeklinde kamu malına zarar vermek ve terör örgütü propagandası yapmak suçlarından 25.07.2007 tarihinde gözaltına alındığı, aynı gün tutuklandığı, 25.07.2007-12.11.2009 tarihleri arasında 841 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, silahlı terör örgütüne üye olma, terör örgütü propagandası yapmak suçlarından verilen beraat hükmünün 18.07.2015 tarihinde, kamu malına zarar verme suçundan verilen beraat hükmünün 01.11.2021 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar manevi tazminata hükmedildiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki manevi tazminatın fazla olması nedeniyle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, mahkemece hükmedilen tazminat miktarına göre karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 32.583,73 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 17.400,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasında vekalet ücretine ilişkin ''Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre, ilk derece mahkemesi için 17.400,00 TL, Bölge Adliye Mahkemesi için 16.000,00TL vekalet ücretinin davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin ''Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 32.583,73 TL, Bölge Adliye Mahkemesi için 16.000,00 TL vekalet ücretinin davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine" ibaresi ile değiştirilmesi suretiyle oy birliğiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.04.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!