Marka kullanılmaması nedeniyle tescilli markanın iptali ve davacının benzer marka başvurusunun reddi kararlarının Bölge Adliye Mahkemesi istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının "... ..." ibareli marka başvurusunun, davalıya ait "... " tescilli markaya benzerliği nedeniyle reddedilmesi üzerine, davalı markasının 6769 sayılı Kanunun ilgili maddeleri uyarınca tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde kullanılmaması nedeniyle iptalini talep ettiği bir istinaf incelemesini konu almaktadır; davalı ise, markanın tescil başvuru tarihi dikkate alınarak 6769 sayılı Kanun yerine 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunmaktadır.

T.C.

...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: █████/2023
NUMARASI: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...Anonim Şirketi’nin .../███████ Ana Sözleşme tescil tarihli olarak ... Ticaret Odası nezdinde mimarlık ve mühendislik alanlarında hizmet vermek amacıyla kurulduğunu, Türk mühendisliğinin yenilikçi ve yaratıcı tasarım üretme kabiliyetini artırmak amacıyla yaratıcı ve yenilikçi çözümler üretmek için çağdaş ve ileri mühendislik tekniklerini başarıyla kullandığı, ...Sanayinde lider tasarım firmalarından biri olmak, milli Ar-Ge kültürüne katkıda bulunmak, akademik kurumlarla işbirliği yaparak yeni akademik bilginin tasarım süreci ve tasarım tekniklerine entegrasyonunda ve uygulamasında rol almak için faaliyetlerini sürdürdüğünü, kuruluş misyon ve vizyonu çerçevesinde tüm bu faaliyetleri başarılı şekilde yıllardır sürdüren müvekkil firmanın, aynı zamanda ‘... ...’ ifadesinin bir ticaret unvanının ötesinde marka olarak Türkiye’de ve dünyada tanınmışlığını arttırmak da istediğini, davalı ... Anonim şirketinin ... Ticaret Odası nezdinde █████/2008 Ana Sözleşme tescil tarihli ve 46. Meslek grubu olan İnşaat sektöründe, yurtiçinde ve yurtdışında her türlü gayrimenkul alım satım, kiralama ve gayrimenkul projeleri geliştirme faaliyetlerinde bulunmak üzere kurulduğunu,Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... Tescil numarasını haiz ‘‘...’’ ibareli markaya sahip olduğunu, Davalıya ait, 28.01.2013 başvuru tarihli ve ....03.2015 tescil tarihli markanın 6769 sayılı Kanun’un 29/1-a ve 9/1 maddeleri uyarınca iptali gerektiği, Davalı yanın, dava konusu markayı tescillemek için 28.01.2013 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvuruda bulunduğunu, ilgili başvurunun ....03.2015 tarihinde tescil ile son bulduğu, 6769 Sayılı Kanunun 9. Maddesi ile tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından kullanılmayan markaların iptaline karar verileceğini hüküm altına aldığını, dava konusu markanın, davalı yan tarafından tescil edildiği tarihten bu yana aktif kullanımda olmayıp işbu nedenle de iptali gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.12.2007 T., ███████-974 E., ████████ K. Sayılı ilamında da belirttiği üzere markanın kullanma zorunluluğunun fiilen sicile tescil edildiği tarihten başlayacağını hüküm altına aldığını, İşbu sebeple yasal hükümde belirtilen aktif kullanımın davalı yan tarafından dava konusu marka için söz konusu olmadığını, müvekkili firmanın ticaret ünvanında yer alan ... ... ibaresi için marka başvurusunda bulunduğunu, marka başvurusunun davalı yana ait tescilli fakat iptali kabil markaya benzerlik gerekçesi ile reddedildiğini, konuya ilişkin yeniden inceleme ve değerlendirme kuruluna ve akabinde çıkacak olumsuz bir sonuca karşı yasal yollara başvuru haklarını da saklı tuttuklarını bu nedenle davayı açmakta hukuki menfaatleri bulunduğunu, belirterek davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı "..." ibareli markanın kullanılmama sebebi ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın, 07.12.2020 tarihinde ... Başvuru Numarası ile "... ..." ibareli markaya ilişkin Türk Patent Enstitüsü ("TPE")'ne tescil talebinde bulunduğunu, ilgili tescil talebinin 10.09.2021 tarihinde TPE tarafından reddedildiğini, akabinde müvekkili şirket adına tescilli "..." ibareli markanın "5 yıldır tescil edildiği mal ya da hizmetler bakımından kullanılmadığı" gerekçesi ile markanın iptaline ilişkin davanın ikame edildiğini, müvekkili şirket tarafından "..." ibareli markanın tesciline ilişkin başvurunun Türk Patent Enstitüsü'ne 28.01.2013 tarihinde yapıldığını, anılan markanın ....03.2015 tarihinde ... Tescil numarası ile tescil edildiğini, her ne kadar 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ("SMK") 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, anılan kanunun Geçici Madde 1/1'i; "GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce Enstitüye yapılmış olan ulusal ve uluslararası marka ve tasarım başvuruları ile coğrafi işaret başvuruları, başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır. Ancak bu Kanunun yayımı tarihinden önce Enstitüye yapılmış olup yayımlanmamış coğrafi işaret başvuruları, itiraz süresi bakımından mülga 555 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri saklı kalmak şartıyla Bültende yayımlanır."Hükmüne haizdir. Dolayısıyla işbu davada 556 Sayılı KHK Hükümlerinin geçerli olduğunu, 556 Sayılı KHK'nın 14. Maddesi: "Madde 14 – Markanın, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde, haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi halinde, marka iptal edilir. Aşağıda belirtilen durumlar markayı kullanma kabul edilir: a) Tescilli markanın ayırt edici karakterini değiştirmeden markanın farklı unsurlarla kullanılması, b) Markanın yalnız ihracat amacıyla mal ya da ambalajlarında kullanılması, c) Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması, d) Markayı taşıyan malın ithalatı." Hükmüne haiz olmakla anılan madde, Anayasa Mahkemesi'nin 14.12.2016 tarih ████████ e. ████████ k. numaralı kararı (ek-1) ile iptal edildiği, işbu nedenle huzurda görülmekte bulunan davanın usulden reddi gerektiğini, davacı yanca "..." markasının 5 yılı aşkın bir süredir müvekkil şirket tarafından kullanılmadığı iddia edilmekte ise de, işbu durum külliyen asılsız olduğunu, davanın esastan reddi gerektiği, müvekkili şirket tarafından ... imzalanan sözleşmede ve verilen taahhütlerde (Ek-2) müvekkil şirketin ...oluşan projesi "... ..." adı ile geçtiğini,....... tarafından kesilen Emlak Vergisi Borç Dekontu dahi "... ......" adı ile kesildiği (Ek-3). Anılan dekontun █████/2017 tarihli olduğu dikkate alındığında müvekkil şirketin 5 yılı aşkın bir süredir "..." markasını kullanmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkil şirketin "..." markasını aktif bir biçimde kullanmaya devam ettiğini gözler önüne sermekle, huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirkete ait ...oluşan ... ....... projesinin ......otel zinciri olan ...'un oteli yer almakta ve bu otelin ismi ".... ... ...." olarak ......., salt bu durumun dahi ... markasının uluslararası olarakta bilinirliğini sağladığını müvekkili şirkete ait ... ... ...oluşmakla ..... ....'un "... ... ..." adlı oteli yer aldığını, anılan otelin .... yılından beri birinci sınıf hizmet sunma amacı ile hareket eden ve dünya çapında ....... tesis işleten........ bir oteller zinciri olduğunu, bu zincirin ...'daki otelinin ise ... ... ... olduğunu, anılan otelin lokasyonu, ...'un en işlek konumlarından biri olan ve .........bilinen mevkiide yer aldığını, ...... kattan oluşan bu otelin gerek bina üzerindeki katlardan geçen led ışıklandırması gerek ise otelin en üst katında yer alan "..." ibaresi, ...'un birçok mevkiisinden açık bir şekilde görünürlüğünü sağlamakta olduğunu, bu sebeple müvekkili şirket adına tescil edilmiş olan "..." markasının Türkçe karakter karşılığı olan "..." markası da yine müvekkili şirket tarafından ....03.2015 tarihinde tescil edildiği, yalnızca bu tescil tarihlerinin aynı olması dahi toplum nezdinde anlam karışıklığının ortaya çıkmasını önleme amacı taşıdığının sarih biçimde gösterdiği, müvekkil şirket, herkesçe bilinen markanın karıştırılma tehlikesine istinaden "..." harfinin Türkçe karşılığı olmak suretiyle kullanılan "......." harfi ile de söz konusu markayı "..." olarak aynı tarihte tescil ettirdiği, bu hususa ilişkin olarak ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi ████████ E. █████████ K. Numaralı kararında; "...İngilizce kelimelerden oluşan markanın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi tarafından anlamının bilinemeyeceği gibi..."denilmekle birlikte işbu karar esasen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının İngilizcesinin bazı markaları anlamaya yeterli olmadığını açıkça gözler önüne serdiği, “...” markasının gerek Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının İngilizce dilinin bilinirlik düzeyinin düşük olduğu, gerek kelime benzerliği gerek telaffuzun birebir aynı olması gerek anlam veya biçim yönünden toplumda aynı algının oluşmasına sebebiyet vereceğinin açık olduğu, tüm bu hususlar dikkate alındığında TPE nezdinde aynı tarihte her iki marka adı ile tescil gerçekleştirilmiş olması, markasının bilinirliğini uluslararası düzeye çıkarmış bulunan Müvekkil Şirket'in ticari itibarını korumaya yönelik almış olduğu haklı bir önlem olduğu, kaldı ki "..." yıllardır herkesçe bilinen bir marka olduğundan mütevellit, söz konusu markanın telaffuz edilişinde Türk dilinde "...." harfinin "..." harfi okunuşuna sahip olması sebebiyle davacı yanın tescil başvurusunda bulunmuş olduğu "... ..." isimli markanın müvekkili şirket nezdinde tescil edilmiş "..." markası ile ticari iltibas yaratma riskine haiz olduğunun açıkça ortada olduğunu, davacının tescilini sağlamaya çalıştığı ... ... markasının müvekkil şirketin sahip olduğu "..." markası ile karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunun aşikar olduğunu, İşbu nedenle de huzurdaki davanın reddi gerektiği, davacı yanın, zaten 28.01.2013 tarihinden itibaren koruma altına alınan ve ....03.2015 tarihinde tescilli olan markaya istinaden 5 yıl sonra aynı isim ve aynı sınıfta yer alan tescil başvurusunda bulunmasının mesnetsiz olduğunu, davacının tescil başvurusunun TPE tarafından haklı olarak reddedildiğini, buna rağmen davacının dava açmasının hukuka aykırı olmakla beraber müvekkil şirketin markasının tanınmışlığından haksız yararlanmak suretiyle haksız kazanç elde etme gayesinde hareket ettiğini ispatlar nitelikte olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi kararıyla; SMK'nın 9. Maddesine göre tescil edildiği tarihten itibaren 5 yıl içinde haklı bir sebep olmaksızın kullanılmayan markaların iptaline karar verileceği düzenlenmesi karşısında ve davacı tarafın ihtilaf konusu markayı aynı / benzer sınıflarda kullanma iradesinde olduğu, bu irade dikkate alındığında davacının davayı ikame etmekte hukuki menfaatinin var olduğu, markaların tescilinden sonraki dönemde fiilen kullanılması gerektiği, markayı, 14. maddedeki şartlar dairesinde kullandığını ispat yükü marka sahibinin üzerinde olduğu, marka sahibi, gerekirse ticari defter ve belgelerini ibraz ederek bir markayı kullandığını ispatlaması gerektiği, davalı tarafa ait markanın 2013 yılında tescil edildiği, tescilin ....., ve .... sınıftaki mal ve hizmetler yönünden olduğu dikkate alındığında davalının bu mal ve hizmetler yönünden etkin kullanımı ispat yükü altında bulunduğu, davalı tarafın 2015-2021 yılları arasındaki ticari defter ve kayıtları ve bu kayıtlar üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, ... isminin görselinin... A.Ş tarafından 31.12.2015 tarihli ... numaralı ... A.Ş ...ADİ ORTAKLIĞI adına düzenlenen alış faturaları üzerinde yer aldığı, davalı şirketin .../███████-█████/2021 tarihleri arasındaki faturaları incelendiğinde; ...A.Ş tarafından 31.12.2015 tarihli ... numaralı düzenlenen fatura açıklama böl inde “...-... ......ada ...parsel ... ... Geçici kabulü yapılan bağımsız bölümlere ait arsa payı faturası ” ibresinin fatura üzerinde yazılı olduğu ve internet sitesinde yer aldığı, bu haliyle davalının tescilli markasını ... ve ... Sınıflarda etkin olarak kullandığı, bu kullanımlar dışında .. ve .. Sınıflarda etkin kullanımın ispat edilemediği gerekçesi ile;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1-Davalı adına tescilli bulunan ... tescil numaralı "..." markasının ... ve ... Sınıftaki mal ve hizmetler yönünden kullanılmama dolayısıyla İPTALİNE,
Davacı tarafın diğer sınıflar yönünden iptal talebinin REDDİNE, karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu kararın istinaf yoluyla ortadan kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini, yerel mahkeme tarafından "..." markasının ..... ve .. sınıflarda kullanılmama nedeniyle iptaline karar verilmiş olsa da bilirkişi raporuyla markanın ... ve .... sınıflardaki kullanımının zaten tespit edildiğini, müvekkil şirkete ait markanın "... ..." projesi ve ..... hizmet sunan "... ... ..." oteli üzerinden çok geniş bir bilinirliğe ve tanınmışlık düzeyine sahip olduğunu, otelin lokasyonu ve binanın ....... katındaki "..." ibaresinin ...’un pek çok yerinden görünürlüğü sayesinde markanın toplum nezdinde yer edindiğini, "..." markasının Türkçe karakter karşılığı olan "..." markasının da sırf ortalama tüketici nezdinde oluşabilecek karıştırma ihtimalini ve iltibası önlemek amacıyla aynı tarihte tescil ettirildiğini, markaların işitsel olarak birebir aynı olduğunu ve TPE Marka İnceleme Kılavuzu'ndaki harf farklılıklarına ilişkin örneklere göre de ayırt edilemeyecek kadar benzer sayılmaları gerektiğini, nitekim tarafları aynı olan Ankara 3. FSHHM’nin ████████ Esas sayılı dosyasında da bu benzerlik ve iltibas riskinin tescillenerek karşı tarafın davasının reddedildiğini, tüm bu sebeplerle tanınmış markanın kazandığı imajdan başkalarının karşılıksız yararlanmasının engellenmesi için markanın tescilli olduğu tüm sınıflarda kullanıldığının kabulü gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davanın konusu davalı adına tescilli, ... tescil numaralı ... markasının tescilli olduğu mal ve hizmetlerde tescil tarihinden bu yana ciddi ve etkin bir şekilde kullanılmadığı gerekçesi ile iptali davasıdır.
Davacının, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü,.../███████ tarihinde tescil edildiği, anlaşılmıştır.
Davalının, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, .../███████ tarihinde tescil edildiği, anlaşılmıştır.
TPMK kaydına göre, ... tescil numaralı markasının (Emtina:........) davalı adına tescili olduğu, ../███████ tarihinde başvurulduğu ve .../███████ tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
█████/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;" Davalı ...Anonim Şirketi ... Ticaret Odasında █████/2008 tarihinde “usulüne uygun olarak Ticaret Siciline ... sicil no ile (...) kayıt ve tescil edilerek faaliyetine başlamıştır, (Eski Unvanı: ... A.Ş) Şirketin faaliyet konusunun “Yurtiçinde ve yurtdışında her türlü gayrimenkul alım, satım, kiralama ve gayrimenkul projeleri geliştirme faaliyetlerinde bulunmakala,22.08.2013 tarihinde tescil edilen tadil tasarısında yazılı olan diğer işler, olduğu tespit edilmiştir,
Davalı şirketin ibraz edilen 2015-2021 yılları arası ticari defterlerinin yazılı olduğu, birbirlerini doğruladıkları, kanunlara uygun şekilde eksiksiz ve usulüne uygun tutuldukları, ibraz ettiği defterlerinin tümünün açılış tasdik onaylarının ve yevmiye defterinin kapanış tasdik onaylarının yasal süresinde alınmış olduğu görülmüş, TTK Md. 64/ III göre nazara alınabileceği, HMK Md. 222 ‘ye göre sahibi lehine delil olabileceği Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Davalının incelenmek üzere tarafımıza sunmuş olduğu alış fatura örneklerinde, ... isminin görselinin... A.Ş tarafından 31.12.2015 tarihli ... numaralı düzenlenen fatura ve internet sitesi üzerinde yer aldığı, yapılan değerlendirme ve incelemelerde Dava konusu olan Davalı tarafa ait ... başvuru numaralı “ ” ibareli marka için ........sınıflarda tescillendiği görülmüştür. Yapılan incelemede Dava konusu markanın ......sınıfta yer alan “ inşaat hizmetleri” ....sınıfta yer alan” mimarlık, mühendislik tasarım hizmetleri” ve “43.sınıfta yer alan “konaklama hizmetleri” alanında kullanıldığı görülmüştür. Bu sınıflar dışında markanın kullanıldığı görülememiştir, Markanın bu sınıflar dışında iptal şartlarının oluştuğu,"belirtilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, Davalı tarafa ait ... tescil nolu " ..." markasının ... ve ... sınıflarda kullanmama sebebi ile iptaline karar verildiği ve iş bu karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Davalı istinafında kendisine ait "..." ve "..." markalarının bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile mahkemenin kabulüne karar verildiği sınıflar yönünden dava konusu markanın yabancı isimle yazılmış tescilli başka bir markasını kullandığını ileri sürmektedir.
Kanun koyucu davayı açabilecek, yani davacı olabilecek kişiler için "ilgili kişiler" tanımını kullanmıştır. Hukuki yarar tespit edilirken "ilgili kişi" kavramına ticari rakiplerin de girdiğinin kabulü gerekir. Somut olayda tarafların aynı sınıflar bakımından ticari faaliyette bulunuyor olmaları, davacının hukuki yararının varlığını kabule yeterlidir. "Tescil tarihinden itibaren doğan tekel hakkı, marka sahibine, markanın üçüncü kişiler tarafından markaya tecavüzü engelleme ve markanın kullanımını yasaklama imkanı sağlamaktadır. Fakat, marka sahipleri tarafından kullanılmayan, ancak diğer yandan marka hakkı sahiplerine tekel hakkı tanımaya devam eden ve üçüncü şahısların kullanımına kapatılan markaların ölçüsüz artışı, marka sicilini gereksiz yere şişirecektir. Şüphesiz bu durum aynı veya benzer mal veya hizmetler için, aynı veya benzeri işaretleri tescil ettirmek isteyen diğer işletme sahipleri için ticari alanda özgürlüğü sınırlayıcı bir durum teşkil edecektir. Bu bağlamda markanın kullanılmaması nedeniyle iptal edilmesinde kamu yararı da vardır." (Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 2004, s.423)
6769 sayılı SMK 9. maddesine göre; tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde farklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından ciddi biçimde kullanılmayan, kullanımına 5 yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir. Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması, markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması, markanın marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilir.
Ankara 3. FSHHM nin ████████ esas, ███████ karar sayılı ilamında, tarafların da bulunduğu ve davamız davacısı tarafından,TÜRKPATENT nezdinde ... sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun TÜRKPATENT resmi markalar bülteninde yayınlandığını; davalı şirketin ..., ..., ... sayılı ve "...", "...", "..." ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin bu kez TÜRKPATENT ... sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddine karar verilerek başvurunun reddine karar verildiği, verilen kararın iptalini talep ve dava ettiği, davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda davacı tarafından davalıya ait ... başvuru numaralı “... ” ibareli markanın kullanmama sebebi ile iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği, mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu markanın ....ve ..... sınıflarda kullanmama sebebi ile iptaline karar verildiği ve iş bu karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmış olup istinaf incelemesinin bu yönden değerlendirildiği, davalı tarafından markasının ciddi bir şekilde kullanması gerektiğini ispat etmesi gerektiği, mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda, Davalı tarafa ait ... başvuru numaralı “... ” ibareli markanın ........sınıflarda tescil edildiği, Dava konusu markanın ......sınıfta yer alan “ inşaat hizmetleri” .....sınıfta yer alan” mimarlık, mühendislik tasarım hizmetleri” ve “......sınıfta yer alan “konaklama hizmetleri” alanında kullanıldığı, bu sınıflar dışında markanın kullanıldığının görülemediğinin tespit edildiği, bilirkişi raporunun dosya ile uyumlu olduğu, davalının hem ... hem de ... şeklinde markaları bulunduğu bu nedenle ... şeklindeki kullanımın ... markasını kullanma anlamına gelmeyeceğinden mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın hukuken yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun ... Anadolu ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../███████ tarih ve 2021/... E., 2023/... K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!