Yargıtay, hırsızlık suçundan verilen hükmü etkin pişmanlık değerlendirilmediği için bozarken, diğer suçlardaki temyiz istemlerini reddetti.
Özet: Yargıtay, bir sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümlerin temyiz edilemez olması nedeniyle temyiz istemini reddederken; diğer sanıkların hırsızlık suçundan mahkumiyet hükümlerini, sanıkların şikayetçinin maddi zararını karşılama iradesini beyan etmelerine karşın, 5237 sayılı TCKnın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi için uygun süre ve ödeme imkanı tanınmaksızın eksik kovuşturma sonucu karar verildiği gerekçesiyle bozarak yeniden yargılama yapılmasını istemiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 13.11.2023 tarihli ek kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin reddine karar verildiği, sanıklar müdafilerine usulüne uygun tebliğ edilen ek kararın temyiz edilmediği belirlenerek yapılan incelemede;I- Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık ...'nın temyiz isteminin incelenmesinde;Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında sanığın temyiz isteminin aynı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanığın cezalandırılabilmesi için şüpheden uzak, kesin bir delilin bulunmadığına, ilgili suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanık lehine hükümlerin uygulanmadığına, zararın giderilmesi için gerekli inceleme yapılmadan karar verildiğine, kararın usule ve yasaya aykırı olduğuna, sanık ...'nın temyiz isteminin; suçun konusunun şikâyetçiye ait olduğunu bilmediğine, sadece araca zarar verdiklerine, şikâyetçinin zararını karşılayacaklarını beyan ettiğine, eylemi hırsızlık amacıyla gerçekleştirmediklerine, usule ve yasaya aykırı karar verildiğine", sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise; "sanığın hırsızlık kastının bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılmadığına, usule ve yasaya aykırı karar verildiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;Sanıkların, 23.10.2018 tarihli duruşmada, şikâyetçinin maddî zararını karşılamak istediklerini beyan ederek etkin pişmanlık iradelerini ortaya koyduklarının anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından sanıklara uygun süre verilerek, gerekirse mahkemece ödeme yeri belirlenip suçtan hasıl olan zararı ödeme imkanı tanınarak sonucuna göre sanıklar hakkında aynı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Gaziantep 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.