Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, kira sözleşmesi teminat senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında verilen görevsizlik kararı istinafını değerlendiriyor.
Özet: Davacılar, sona eren kiracılık ilişkileri kapsamında teminat olarak verildiğini ileri sürdükleri senedin kötü niyetle icra takibine konulduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ederken, davalı vekili senedin teminat kaydı içermediğini, sunulan kira sözleşmesini ve imzasını reddettiğini, davacıların borçsuzluklarını ispat yükümlülüğünü savunmuştur; ilk derece mahkemesi ise uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vererek dosyayı sulh hukuk mahkemesine göndermiş, bu karara karşı davalı istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:█████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret MahkemesiKARAR TARİHİ:█████/2025DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2026İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkilleri ile davalı arasında 2022 yılında sona ermiş evveli kiracılık ilişkisi olduğunu, müvekkillerinin █████/2022 tarihinde bahse konu mezkur adresi tahliye ettiklerini, davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile müvekkillerine karşı Örnek 13 tahliye talepli takip başlattığını, müvekkillerinin itirazı sonucu İcra Müdürlüğü tarafından resen takibin durdurulmuş olduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden davalının itiraza ilişkin hiç bir işlem yapmadığını, itirazın iptali davası açmadığını, müvekkillerinin kendi rızaları dahilinde bahse konu iş yerini kendilerinin tahliye ettiğini, kiracılığı karşılıklı olarak sözleşme ile fesh ettiklerini, işbu bahse konu sözleşmeyi davalının avukatının vekil sıfatı ile imza ettiğini, ilk kiralama tarihinde bu davaya konu olan teminat olarak verilen senedi davalının davacılara geri iade etmediğini, hiç bir zaman oluşmamış bir borç varlığını iddia ederek teminat olarak verilen senedin kötü niyetle icra takibine konu ettiğini, davalının alacağının hukuken ispatı hususunun kendisine ait olduğunu, taraflar arasında kiracılık dışında herhangi bir alış veriş söz konusu olmadığını belirterek, Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, takibin tedbiren durdurulmasına, davalının işbu davadan haksız çıkması karşısında kötü niyet tazminatı olarak % 20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, tüm dava harç masraflarının davalıdan tahsiline ve vekalet ücretine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; borçlu olmadığını ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacı tarafça davaya konu senedin teminat senedi olduğu iddia edilmekteyse de senet üzerinde teminat için verildiğine dair bir ibare bulunmadığını, davaya konu senedin sözleşmeye bağlı senet olmayıp davacının da dilekçesinde belirtmiş olduğu üzere taraflar arasında sözleşmesel bir ilişki bulunmadığını, buna rağmen dosyaya ibraz edilen kira sözleşmesindeki imzanın da müvekkiline ait olmayıp davacılar tarafından düzenlenmiş bir belge olduğunu, kira sözleşmesindeki imza ve içeriği kabul etmediğini, kaldı ki sunulan sözleşme içeriğinde de teminat senedine ilişkin bir ibare bulunmadığını, bonoda nakden kaydı varsa menfi tespit davası açan davacının teminat verdiği iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğini ayrıca dosyaya sunulan ödeme evraklarının takibe konu senede istinaden yapılan ödemeler olmadığını, davacılar tarafından senette bulunan imzaların inkar edilmediğini, davacıların kendi iradesi ile senedi müvekkiline verdiğini kaldı ki senet üzerindeki yazıların tamamının senedi bizzat düzenleyen davacılara ait olduğunu, davacıların borçlu olmadığını belge ile ispat etme zorunluluğu bulunduğunu, davacıların kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... dava kira sözleşmesi yapılırken teminat senedi olarak verildiği iddia edilen ve davalı tarafından takibe konu edilen senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine yönelik olup, taraflar arasında kira sözleşmesi düzenlendiği, davacının kira sözleşmesi kapsamında borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde davanın Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, HMK'nın 115. maddesi gereğince yapılan incelemede mahkememizin görevli olmadığı, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmadığı ve tamamlanmasının da mümkün olmadığı saptanmakla mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dairemiz █████/2024 tarih, ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "... davacı taraf, takibe konu senedin kiralamış oldukları işyerine teminat olarak verdiklerini iddia etmiş ve taraflar arasında düzenlendiğini iddia ettikleri █████/2020 başlangıç tarihli kira sözleşmesini sunmuş, davalı taraf ise cevap dilekçesinde davacı tarafça sunulan kira sözleşmesindeki imzanın kendilerine ait olmadığını, kira sözleşmesinin davacılar tarafından düzenlendiğini, sözleşmedeki imza ve içeriği kabul etmediğini, kaldı ki senedin teminat için verildiğine dair bir ibarenin de bulunmadığını beyan etmiştir. Bonoya ilişkin hükümler 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir. Anılan Kanunun 4. maddesinde taraflardan biri tacir olmasa bile bu Kanunda düzenlenen hususlara ilişkin davaların ticari dava sayıldığı açıkça hükme bağlanmıştır.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görüleceği, 6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi gereğince de mahkemelerin görevinin, kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların, kamu düzenine ilişkin olup aynı zamanda HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartı olduğu düzenlenmiştir.Dava bonoya dayalı menfi tespit davası olup, davalı tarafça davacının iddia ettiği kira ilişkisi inkar edilmekle menfi tespit davasına konu olan icra takibi, kambiyo senedine istinaden başlatıldığından ve takip dayanağı bononun şeklen zorunlu unsurları tam kambiyo vasfında olduğundan görevli mahkeme TTK'nın 4 ve 5.maddesi uyarınca Ticaret Mahkemeleridir. Taraflar arasında kira ilişkisi olup olmadığı, senedin teminat senedi olup olmadığının görevli olan Ticaret Mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinden mahkemece görev yönünden davanın reddine karar verilmesi Dairemizce doğru görülmemiştir.Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3 ve a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine" karar verilmiştir.Dairemiz kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince; "... Davacı esas olarak takip konusu bononun davalı ile aralarında olan kira sözleşmesinin teminatı olarak düzenlendiğini, kiralanan iş yerinin tahliye edilmesine rağmen depozito olarak verilen bononun iade edilmediğini ve bedelsiz olduğunu belirterek eldeki davayı açmıştır. Davalı kira sözleşmesindeki imzanın kendilerine ait olmadığı, kira sözleşmesinin davacılar tarafından düzenlendiğini, sözleşmedeki imza ve içeriğini kabul etmedikleri takip konusu bononun sebepten mücerret olduğunu ve geçerli olduğunu savunmuştur. Dava konusu bono şekli açıdan unsurları tam olup kambiyo senedi vasfındadır. Kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu nedenle de bono düzenlenirken temel ilişkinin kaynağına yönelik “bedelin malen-nakden ya da teminat olarak alındığına” ilişkin ibarelerin senede yazılması zorunlu değildir. Şekli açıdan unsurları tam olan bono üzerinde taraflar seçimlik olarak senedin hangi amaçla düzenlendiğine ilişkin bir kayıt eklememişlerdir. Somut olayda, davacı borçlu emre yazılı bu senetten kaynaklanan borcu ödediğini savunmamış; aksine senedin kira ilişkisinde depozito olarak verildiğini , yani teminat senedi olarak düzenlendiğini, kiralananın tahliye edilmesine rağmen teslim edilmediğini ve icra takibine konu edildiğini ileri sürmüştür. Davacının bu iddiası senet metninden anlaşılamamaktadır. Yani senet üzerinde kira sözleşmesinin teminatı olarak alındığına yönelik herhangi bir kayıt bulunmamakta, sunulan kira sözleşmesinde de kira bedelinin teminatı olarak bono alınacağından bahsedilmemektedir. Senet sebepten mücerret olmakla; davacı imzayı inkar etmediğinden açığa attığını iddia ettiği imzanın sonuçlarına katlanmalı ve bu nedenle bononun üzerinin sonradan doldurulduğunu ve teminat amaçlı düzenlendiğini yazılı delillerle ispatlamalıdır. Senet sebepten mücerret olmakla, davacının ileri sürdüğü bu ilişkinin varlığını, senedin düzenleme sebebini ispat yükü altında olduğunun kabulü gerekir. Davalının kabul etmemesi karşısında davacı, ileri sürdüğü düzenleme sebebini yani temel ilişkiyi ve senedin gerçek borç miktarını yansıtmadığını yazılı bir delille kanıtlayamamıştır. Davacı yemin deliline de dayanmamış, ki dayansa bile bedelsiz senedi kullanmak suç olduğundan ve HMK'nın 226/3 maddesi uyarınca konusu suç olan vakıalarla ilgili yemin teklif edilemeyeceğinden yemine başvurulmamıştır.Açıklanan sebeplerle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, davalının kötüniyet tazminatı talebinin tedbir uygulanmadığından reddine" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar ile davalı arasında kiracılık ilişkisi olduğunu, kiracılık ilişkisinin Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ispat edildiğini, müvekkillerine karşı işbu dosya ile tahliye talepli icra yoluna gidilmiş olup müvekkillerinin işbu dosyaya itiraz etmeleri üzerine durdurma kararı alındığını, müvekkillerinin dava dilekçesinde de belirttiği üzere davalının kiracısı olduğunu, tüm serbest piyasa uygulamalarında bilindiği üzere kiraya verenin kira kontratı, tahliye taahhütnamesinin yanında bir adet senet dahi almakta olduğunu, bu senetlerin genelde teminat senedi diyerek alınan bir evrak olup uygulamada teminat senedi olarak bir not yada bağlayıcı bir unsur belirtmeden ele geçen senetler olduğunu, davalının da böyle bir senedi müvekkillerinden kiracılık ilişkileri başladığı dönemlerde bu şekilde aldığı bir senedi borç vermiş gibi Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyasında takibe konu ettiğini, davalının 20.000 Euro bedelli senedinin ne için ve neye dayanarak aldığını ispat edemediğini, Mahkemenin eksik araştırma ile hüküm kurduğunu, mahkemenin iddia etmiş oldukları tüm hususları araştırma zorunluluğunun olduğunu, davalının kira beyannamelerinin Maliyeden celp edilmesi ve Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas dosyasının incelenmesi gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, kambiyo senedine dayalı icra takibi sonrasında açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Antalya 1. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davalı alacaklı ... tarafından davacı borçlular ... ve ... aleyhine 20,000,00 EURO asıl alacak, 1.842,19 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.842,19 EURO üzerinden takip başlatıldığı, takibe dayanak belgenin █████/2022 tanzim, █████/2022 ödeme tarihli, 20.000,00 EURO bedelli senet olduğu anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, kambiyo senedinden kaynaklı işbu menfi tespit davasında bononun teminat senedi olarak verildiğini ve bedelsiz olduğunu ispat yükü davacı üzerinde olup, dosyaya sunulan bono ve sözleşme içeriğinde bu iddiayı doğrular bir kayıt bulunmadığı, davacının borçlu olmadığı iddiasını usulünce ispat edemediği anlaşılmış olmakla Yerel Mahkemece sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davacılar vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacıların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı ... tarafından alınması gerekli 732,00 TL maktu karar harcından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL istinaf karar harcının davacı ...'dan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, Harç Tahsil Müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı ... tarafından alınması gerekli 732,00 TL maktu karar harcından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacı ...'dan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, Harç Tahsil Müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,4-Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,7-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, █████/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.█████/2026...