Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi binası yapım işi sözleşmesi uyuşmazlığında, idarece haksız nakde çevrildiği iddia edilen kesin teminat mektubu tazmini ve eksik imalat iddialarına ilişkin bilirkişi raporu çelişkilerinin incelenmesi.
Özet: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi binası yapım işini tamamlayan davacı yüklenicinin, davalı idarece binanın geç teslim alınması, uzun süre boş bırakılması ve bakımsızlığı nedeniyle oluşan sorunların kendisine yüklendiği, üstelik noksan ve kusurlu imalat iddialarıyla haksız yere 1.475.000 TL tutarındaki kesin teminat mektubunun nakde çevrildiği gerekçesiyle tazminat talebinde bulunduğu davada, idare bu eyleminin usulüne uygun olduğunu savunmuş; ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi davayı reddederken, davacı bu kararı bilirkişi raporlarındaki çelişkiler ve maliyet hesaplamalarındaki farklılıkları ileri sürerek temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 28. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf verillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelirinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi Binası Yapım İşi Sözleşmesinin akdedildiğini, binanın yapılıp teslim edilmesinden sonra davalı idarenin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin 03.09.2018 tarihine kadar faaliyete geçirmediğini, binayı uzun süre kullanmadığını, kapalı, boş ve atıl halde bıraktığını, geçici kabul sonrasında tüm mekanik, elektrik asansör vb. sistemlerle ilgili olarak davalı idarenin yetkili servis firmalarıyla da periyodik bakım ve servis anlaşması yapmadığını, bu nedenle arızalanan pek çok sistemin müvekkili yetkilisinin servis yönlendirmesi sonucunda sorunsuz çalışır hale getirildiğini, müvekkilinin asma tavan uygulamasında herhangi bir hatalı imalâtının bulunmadığını, 1.900.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektubunun verildiğini, davalı idarenin 03.10.2018 tarihli yazısı ile giderilmeyen noksan ve kusurlu imalâtların teminat mektuplarının nakde çevrilmek suretiyle nam ve hesaba 3. şahıslara yaptırılacağı açıklamasıyla sonrasında 11.10.2018 tarihinde bu sürecin başlatılarak teminat mektubunun 1.475.000,00 TL'lık kısmının haksız yere nakde çevrildiğini, davalı idarece varlığı bildirilen eksik ve kusurların giderilmesi bedelinin tazmin edilen miktardan çok daha düşük olduğunu, bazı kusurların da kullanımdan kaynaklandığını belirterek, şimdilik 75.000,00 TL'nın, teminat mektubunun haksız tazmin edildiği 11.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 24.11.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle, dava değerini fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak üzere 225.000,00 TL daha arttırarak 300.000,00 TL'na yükseltmiş ve bu miktarın teminat mektubunun haksız tazmin edildiği 11.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; noksan ve kusurlu imalâtların giderilmesi için yükleniciye ihtar yazıları yazıldığını, elektronik sistemler ve asma tavan imalatlarında oluşan davacıdan kaynaklanan noksan ve kusurlu imalâtlar için davacı nam ve hesabına herhangi bir imalât yaptırılmamış olduğundan davacının bu hususta zarara uğradığı iddiasının yersiz olduğunu, teras çatıda bozulmaya uğramış olan kısımların lokal olarak tamirinin yapılması soruna kalıcı bir çözüm olmadığından davacının çatının tamamında onarım yapılmasına gerek olmadığı iddiasının teknik bir açıklamasının bulunmadığını, talep edilen alacak için istenen faiz türü ve başlangıç tarihinin de yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça davacı tarafın eksik yapmış olduğu imalat nedeniyle yeniden imalat yaptırılmış olduğu, davacı tarafça yapılmayan imalat için davalı idarenin yapmış olduğu yeni ihale kapsamında oluşan fiyatı ödemesinin hukuka uygun olduğu, ihale bedelinin 1.250.000,00 %18 KDV'li bedelin 1.475.000,00 TL olduğu, bilirkişi raporu kapsamında belirlenen fiyatın altında kaldığı, yapılan ihale sonucu oluşan bedele karşılık davacının teminat mektubunun nakte çevrilmesi nedeniyle davacının tazmini hakettiği bir bedel bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a.29.12.20 20... .05.2021 tarihli teknik bilirkişi raporunda olmayan % 50 poliüera su yalıtım malzeme farkı başlığında bir harcama kaleminin emekli Sayıştay denetçisi tarafından sunulan kök ve ek raporlarda çıkarıldığını bu haliyle raporlar arasında çelişki oluştuğunu,b. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün hazırlamış olduğu teknik raporda, projesinde döşeme üzerine buhar kesici ve poliürea esaslı püskürtme yalıtım sistemi-1 .5mm, UV koruyucu boya gösterildiğini, eski yalıtımın sökülmesi ve teknik şartnamesine uygun olarak yeniden ÖZEL 9A SU YALITIMI ve UV koruyucu boya imalâtlanın m²’sinin KDV hariç 17 Euro olarak yapılabileceğinin tespit edildiğini, toplam alan 7000 m² olduğundan 2018 Euro kuru 4,70 TL üzerinden yapılan hesaplamada toplam bedelin 559.300,00 TL, olacağı kabul edilmesi gerekirken hesap bilirkişisinin Eylül 2018 itibariyle Euro ortalamasının 7,35 TL olacağı ve % 50 poliüera su yalıtım malzeme farkı uygulanacağı yönündeki hatalı görüşüne dayanarak davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a.Davacının dava değerini 75.000,00 TL olarak gösterdiğini, ıslah dilekçesi ile 300.000,00 TL ye yükselttiğini, 2025 yılı için temyiz sınırının 544.000,00 TL olduğunu ve dava değeri temyiz sınırının altında kaldığından kararın temyiz yolu kapalı olarak verilmesi gerektiğini, istinaf mahkemesince temyiz sınırının teminat mektubu miktarı olan 1.450.000,00 TL üzerinden belirlenmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın düzeltilerek onanmasını talep ettiklerini, b.Kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkeme aksi kanaatte ise lehlerine 1.450.000,00 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekeceğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.