İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin usulsüz elektrik kullanım tespiti sonrası fazla tahsil edilen bedelin iadesine dair ticaret mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir baza imalatçısı olan davacının, elektrik dağıtım şirketinin kaçak/usulsüz kullanım tespitiyle tahakkuk ettirdiği yüksek elektrik faturalarını hukuka aykırı bularak ödediği 222.000 TLnin iadesini talep ettiği alacak davasında, davalı şirketin faturalandırmanın usule uygun olduğunu savunmasına rağmen, ilk derece mahkemesi yapılan incelemelerde davacının makine gücünün hatalı tespit edildiğini ve yeniden yapılan hesaplamayla tahakkuk etmesi gereken gerçek bedelin 144.258,49 TL olduğunu saptayarak, davacının fazladan ödediği 77.741,51 TLnin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2025
NUMARASI : ████████ E - ████████ K
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Güneştepe Mah. ... Sok. No:... Güngören/İstanbul adresinde baza imalatı işi ile uğraştığını, müvekkilinin ... hizmet nokta nolu elektrik sayacının abonesi olduğunu, müvekkilinin iş yerine gelen davalı şirket çalışanlarının müvekkili aleyhine kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlediklerini, akabinde davalı şirketin müvekkili aleyhine her türlü hukuki dayanaktan yoksun usul ve yasalara aykırı olarak 29.09.2023 son ödeme tarihli 22.872,79-TL bedelli ve 29.09.2023 son ödeme tarihli 198.818,09 -TL bedelli iki adet kaçak elektrik faturasını tahakkuk ettirdiklerini, tahakkuk ettirilen elektrik faturalarının tahsili için faturaların son ödeme tarihinden önce müvekkili şirketinde kullanılan elektrik enerjisinin kesildiğini, müvekkilinin elektrik faturasını ödemek zorunda kaldığını, müvekkiline ait iş yerinde dava konusu edilen faturalardaki meblağla kadar elektrik enerjisi kullanımının fiziken de mümkün olmadığını belirterek; müvekkilinin iki adet fatura bedeli olan 222.000,00 TL'nin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ile dava vekalet ücretinin
davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin görevleri kapsamında yapılan denetimlerde davacının kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, davacı hakkında kurum görevlileri tarafından mevzuata aykırı şekilde elektrik enerjisinin kullanıldığının tespit edildiğini, kurum görevlilerince kaçak/usulsüz elektrik tüketim tespit tutanağı tutularak kaçak kullanıma ilişkin tahakkuk eden bedelin tahsili için davacı şahıs adına █████/2023 tarihli 22.872,79 TL ve 198.818,09 TL tutarlı faturalar düzenlendiğini, müvekkili kurum çalışanları tarafından yapılan işlemlerin usule ve yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek; davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "İlgili tutanakta davacıya ait işletmedeki makine parkının listelendiği ve bu makine parkının toplam 31900 W gücünde olduğunun kayıt altına alındığı, akabinde, yine davacı tarafından, tutanaktaki makine parkı ve güç değerlerinin hatalı tespit edildiği gerekçesiyle davalı kuruma başvuru yapıldığı, yeniden tespit talebinde bulunulduğu, davalı kurum tarafından bu talebe istinaden yeniden davacı taraf işlemesinde inceleme yapıldığı, yapılan incelemede davacının iddiasının haklı olduğunun görüldüğü, makine parkı toplam güç değerlerinin 21850 W olarak davalı kurum iç komisyonunca revize edildiği önceki sunulan raporda toplam güç değerlerinin revize edilmeden önceki halinin değerlendirmeye alındığı için sonucun yanlış değerlendirildiği, ardından yeni bilirkişi tarafından komisyonca revize edilen yeni makine parkı ve güç değerlerine göre, davalının davacıya tahakkuk ettirmesi gereken bedel, tutanak tarihi olan 18.09.2023 tarihi itibariyle her türlü vergi, resim, harç, fon dahil toplam 144,258.49-TL olacağı, davacın davalıya ödediği, 222,000.00TL tutardan bu bedeli düştüğümüzde, 77,741.51-TL fazla ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Açıklandığı üzere raporlar arasında çelişki bulunmayıp, ilk raporda toplam güç değerinin yanlış olarak baz alınması nedeniyle oluşan durum söz konusu olduğundan, sunulan ikinci rapora itibar edilerek ve de fazladan ödemenin yapıldığı tarihin 06.10.2023 tarihi olduğu dikkate alınarak, söz konusu tarihten itibaren reeskont faizine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
Fazladan ödenen 77.741,51-TL bedelin 06.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir.
Karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, bilirkişi tarafından , delilleri dikkate alınmadan davalı taraf delil ve belgeleri esas alınarak müvekkili aleyhine kaçak elektrik faturası ve ek tahakkuk faturası hesabı yapılmasının usul ve yasalara aykırı olduğunu, müvekkiline ait iş yerinde mevcut elektrik sayacında düzenli olarak okumak yapılmakta olup, bilirkişi tarafından tutanak öncesi ve sonrası endeks değerleri incelenmesi gerekirken işbu inceleme yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre davalı müvekkil kurumca düzenlenmiş olan kaçak tutanakları aksi ispat edilmediği sürece yasal delil niteliği taşıdığını, davacı tarafça kaçak kullanımın aksini gösterecek somut bir bilgi veya belge dosya kapsamına girmediğini, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda gecikme zammı hesaplanmadığını, davacı yanın ihtirazi kayıt koymadan ödemede bulunduğu bedellerin geri iadesini talep etme hakkı bulunmadığını, davacının 20.10.2023 tarihinde müvekkil şirkete başvurduğunu, başvuru sonrasında çevre araştırması yapılmış ve zabıt tutulma esnasında cihaz güçlerinin farklı olduğunun tespit edildiğini, yeni tespitler doğrultusunda komisyon raporu tanzim edildiğini, kaçak tüketim faturasının yeniden hesaplandığını, zabıt esas alınarak düzenlenen ilk faturaların iptal edilerek yerine yeni kaçak ve kaçak ek faturaları yeniden tahakkuk ettirilerek müşteri mağduriyeti giderildiğini, sonrasında davacıya yazı gönderildiğini ve dava konusu ... seri numaralı tutanağa ilişkin makbuz asılları veya kredi kartı ile ödeme yapıldıysa slip talep edilmiş ve IBAN numarasının en yakın İşletme Müdürlüğü'ne bildirilmesi halinde işlemlerin yapılacağı belirtilmesine rağmen davacı tarafça IBAN bilgisi ve ödeme makbuzları getirilmediğinden iadenin sağlanamadığını, müvekkil şirketin işbu davanın açılmasında herhangi bir kusuru bulunmaması sebebiyle aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Dava, kaçak elektrik kullanımına dayalı tahakkuk eden ve ödenen bedeller nedeniyle menfi tespit ve istirdat taleplerine ilişkindir.
Mahkemesince taraf delilleri toplanmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi ... raporunda özetle; " Davalı şirket tarafından sunulan CD incelendiğinde, ... seri numaralı ... marka sayacın S fazına ait çıkış kablosunun giriş sigortasına bağlandığı görülmektedir. Bu durum 3 fazdan biri olan S fazının hiç kayıt yapmadığı anlamına gelmektedir. Diğer yandan, aşağıda detayları verilen kwh bazlı tüketim ekstresi incelendiğinde T3 fazının hiç kayıt yapmadığı görülmektedir. Yani T3 fazının devre dışı bırakıldığı anlamına gelmektedir.... Tablo-1 deki KWH bazlı tüketim ekstresi incelendiğinde,T3 fazının 21.06.2021 tarihinden itibaren tüketim kaydetmediği görülmektedir. Bu durumda kaçak başlangıcı bu tarih alınmalıdır. 21.06.2021 tarihi ile kaçak tutanağının düzenlendiği 18.09.2023 tarihi arasındaki toplam süre 819 gündür. Fakat yönetmelik gereği kaçak kullanım süresi en fazla 365 gün alınabileceğinden, kaçak kullanım süresi 360 gün alınmalıdır.... Davacıya fazla tahakkuk ettirilen kaçak ve ek tüketim bedelinin, 221.690,88 - 218.465,18 =3.225,70 TL olduğu..." yönünde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi ... raporunda özetle; " Davacının işletmesindeki elektrik aboneliğine ait sayaçta, eksik ölçüme sebebiyet verecek bir müdahalenin yapıldığı, bu durumun kaçak elektrik enerjisi kullanım sınıfında olduğu kesindir. Davalının, önceki dönemde davacıya 221,690.88TL bedel tahakkuk ettirdiği, davacının ise bu bedeli 222,000.00TL olarak davalıya ödediği dosyadaki belgelerden görülmektedir. Komisyonca revize edilen yeni makine parkı ve güç değerleri sebebiyle tarafımdan istenen ve yukarıda detayları verilen hesaplamalara göre, davalının davacıya tahakkuk ettirmesi gereken bedel, tutanak tarihi olan 18.09.2023 tarihi itibariyle her türlü vergi, resim, harç, fon dahil toplam 144,258.49TL olmalıdır. Davacın davalıya ödediği, 222,000.00TL tutardan bu bedeli düştüğümüzde, 77,741.51TL fazla ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır...." yönünde görüş bildirmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.
Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD █████████ E., ██████████ K.; █████████ E-████████ sayılı ilamları da aynı yöndedir.).
Bilirkişi raporlarının karşılaştırılmasında hesaplama yöntemi olarak birbiriyle çelişkili olmadığı ilk bilirkişi raporunda komisyon kararı öncesi güç tespitinin dikkate alınmış olduğu, komisyon raporunun ikinci bilirkişi raporunda değerlendirildiği, tüketim endeksinin değerlendirilmiş olduğu, kaçak kullanımın tüketim endeksinden de tespit edilmiş olduğu, davacının haksız olarak ödediğini iddia ettiği kaçak tahakkuk ve ek tahakkuk bedelinin iadesini, ihtirazı kayıt ileri sürmemiş olsa bile, zamanaşımı süresi içinde isteyebileceği, dava tarihinden önce davacıya bildirimin yapıldığının kanıtlanamadığı anlaşılmış olmakla mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,
Davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
Davalıdan alınması gereken 5.310,52 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.328,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.982,52 TL'nin bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!