İnşaat sözleşmesi kapsamında edim yerine getirilmesine rağmen tapu devri yapılmayan daire için açılan tescil davasında, ilk derece mahkemesinin usulden ret kararı ile istinafın bu kararı onaması sonrası, Yargıtayın istinaf başvurusu değerlendirme hatası nedeniyle bozması ve dosyanın yeniden incelemeye alınması süreci.
Özet: Davacı, yaptığı müteahhitlik işleri karşılığında kendisine vaat edilen dairenin tapu tescili veya alternatif olarak taşınmazın güncel değeri ya da gönderdiği paranın iadesi talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi davayı usulden reddetmiş, bölge adliye mahkemesi bu kararı onamıştır. Ancak Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin istinaf incelemesini hatalı bir dilekçe üzerinden yaptığı gerekçesiyle kararı bozmuş ve dosyanın esas karara ilişkin doğru istinaf dilekçesi baz alınarak yeniden incelenmesi için bölge adliye mahkemesine iade etmiştir.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların kardeş olup ... inşaatın ortakları olduğunu, müvekkilinin ... inşaatın müteahhitliğini yaptığı sitenin kalıp, demir, duvar ve beton işçiliğini yapmak üzere davalı ... inşaatın gizli ortağı ... ile imzaladıkları sözleşmeye göre müvekkiline yapacağı işler karşılığında müteahhit davalılarca sözleşme içeriğinde yazılı parsel üzerinde yapılan ... Sitesi'nde C blok, son kat 3 balkonlu yol tarafında bir dairenin tapusunun tescil edileceği vaadinde bulunulduğunu, müvekkili kendisine verilen işleri teslim etmesine rağmen sözleşmenin diğer tarafının müvekkiline vadettikleri taşınmazın tapudan devrini gerçekleştirmediklerini, taşınmaz üzerinde banka tarafından konulmuş ipotek olduğu, ipotek kaldırılmadan satışın yapılamayacağı bilgisi verildiğini, davalı ...'un da ipoteği kaldırabilmek için müvekkilinden 85.000,00 Türk Lirası para istediğini, toplam 75.000,00 Türk Lirası'nın müvekkili tarafından davalılara gönderildiğini kalan 10.000,00 Türk Lirası'nı göndermeye çekindiğini belirterek, öncelikle bağımsız bölümün tapu iptal ve tesciline, taleplerinin mümkün olmaması halinde terditli olarak sözleşmeye aykırılık hükümleri çerçevesinde müvekkilinin müspet zararı olan taşınmazın güncel değerinin ödenmesine bu da mümkün olmaz ise gönderilen toplam 75.000,00 Türk Lirası bedelin dava tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faiz ile davalılardan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Dava dilekçesi davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş; davalılarca davaya cevap verilmemiştir.
Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin söz konusu taşınmazın 1/2 hissesini borçlarıyla birlikte 105.000,00 Türk Lirası banka marifetiyle nakit ödeyerek ayrıca taşınmazın üzerinde daha önceki malik ...'e ait borcu üstlenerek satın aldığını, davacının haksız alelade elle düzenlenen ne zamana ait olduğu belli olmayan bir protokol ile müvekkiline ait taşınmazı işgal ettiğini belirterek, haksız davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmilini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.03.2023 tarihli kararı ile davacının davayı üç kişiye karşı yönlendirdiği daha sonra tapudaki malik...'ın davaya dahili için dilekçe yazıldığı ancak... yönünden muvazaa iddiasına dayanıldığı, sonrasında taşınmazın el değiştirdiği bu sefer ... ve ...'nin dahili için dilekçe yazıldığı, ... ve davalılar arasında mecburi dava arkadaşlığı olmadığı, dava dilekçesinde ve dahili davacı dilekçesinde dayanılan hukuki sebeplerin farklı olduğu, herhangi bir ıslah iradesi içermeyen ve iddianın genişletilmesi yasağına aykırı şekilde dahili dava dilekçesi sunulmasının yerinde olmadığı, HMK'nın 124. madde koşullarının oluşmadığı, bağımsız bölüm dava sırasında değil davadan önce devredildiğinden HMK'nın 125. maddesininde uygulanamayacağı gerekçesiyle asıl talep bakımınından davanın usulden reddine, terditli talepleri hakkında ise HMK'nın 111. maddesi gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 27.03.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.11.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.11.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nce, davacı vekilinin 25.07.2022 tarihli istinaf başvuru dilekçesi, esasa ilişkin hükme karşı yapılmış olan istinaf dilekçesi olarak değerlendirilmiş ise de; esas karara ilişkin istinaf talebini içerir dilekçenin 02.08.2023 tarihli olup bu dilekçe baz alınarak istinaf incelemesi yapılması gerektiği, davacı vekilinin Ordu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas, 22.07.2022 tarihli ihtiyati tedbir ara kararına karşı yaptığı 25.07.2022 tarihli istinaf başvurusunun nihai karara karşı yapılmış istinaf başvuru dilekçesi olarak değerlendirilmesinin bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve ilk derece mahkemesinin değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre "dava konusu taşınmazın davadan önce dava dışı...'a, yargılama devam ederken de dava dışı ... ve ... isimli kişilere devredildiği, davalılar yönünden açılan davanın sözleşmeye dayalı tapu iptali ve tescil talebi; davaya dahil edilmek istenen davalılar yönünden muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescil talebi olduğu; bu haliyle davacı vekilinin dava dışı 3. kişilerin davaya dahil edilmesi taleplerinin yerinde olmadığı;" HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Teminat süresi içinde yatırılmasına ve HMK'nın 393/1-c,1.cümlede yazmamasına rağmen mahkemece 1 hafta içinde talepte bulunulması gerektiğinden bahisle tedbir talebini uygulamadığını bu durumunun mahkemenin kendi hatası olduğunu,
b.Dava genişletme yasağı kalkmadan...'ın davaya dahil edilmesi için dilekçe sunulduğunu ve zorunlu dava arkadaşlığı olduğunu dava dilekçesinde muvazaa iddiası ileri sürülmediği gerekçesiyle talebin farklı değerlendirilmesinin yerinde olmadığını,
c.İlk celsede karar verildiğini, tanıkların dinlenmediğini ve delillerin toplanmadığını, eksik inceleme yapıldığını,
d.Islah ve HMK'nın 124. maddesi kapsamında diğer davalıların davaya dahilini isteme hakları olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yüklenici temlikine dayalı tapu iptal ve tescil aksi halde tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!