Bursa BAM 4. Hukuk Dairesinin kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında asliye hukuk ve ticaret mahkemeleri arasındaki görev uyuşmazlığını incelemesi.
Özet: Davacıların, borçlu olmadıklarının tespiti ve bir kambiyo senedinden kaynaklanan icra takibinin iptali talebiyle açtığı menfi tespit davasında, senedin teminat niteliği taşıdığı, üzerinde tahrifat yapıldığı ve kötü niyetli takibe konulduğu iddiaları üzerine, hem asliye hukuk mahkemesi hem de asliye ticaret mahkemesi tarafından ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle, uyuşmazlığın hangi mahkemede görüleceğinin belirlenmesi için dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderildiği görülmektedir.

T.C. BURSA BAM 4. HUKUK DAİRESİ
T.C.BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ4. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N A G E R E K Ç E L İ İ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO : ... KARAR NO : ...BAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : ....NUMARASI : ... Esas ... KararDAVACILAR : 1-... - ... 2-... - ... 3-... - ...VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... Av. ...DAVALI : ... -...VEKİLİ : Av. ...DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 22/2 maddesi gereğince Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile dosya yargı yerinin belirlenmesi için dairemize gönderilmekle dosya içindeki tüm belgeler ile dairemiz üyesi tarafından hazırlanan ön inceleme raporu incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça müvekkilleri aleyhine Bursa 1.İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra dosyası ile Örnek 10 yolu ile ilamsız takip başlatıldığını, takibin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilleri tarafından icra dosyasına konu edilen borcun hiç bir zaman doğmadığını, müvekkillerinin davalı tarafa satmış oldukları .... ... Ada,...Parselde kayıtlı olan taşınmaz için davalı tarafça devirden önce 30.000 TL bedel ödendiğini ve müvekkillerinin taşınmazı devretmekten vazgeçmesi ihtimaline karşılık taşınmazın devredileceğine istinaden █████/200 düzenleme tarihli █████/2007 ödeme tarihli, 30.000 TL bedelli senet düzenlenerek davalıya teminat olarak teslim edildiğini, senet üzerinden rakamla ve yazıyla yazılan bedellerin çevresinin kapatıldıktan sonra dolar yazısının eklendiğini, senet üzerinde oynama yapıldığını, davalı tarafça kötüniyetle senet üzerinde tahrifat yapıldığını, davalı hakkında resmi belgede sahtecilik ve sahte belgeyi kullanmak nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı tarafça tahrifat ve teminat senedi olması nedeniyle geçersiz bir bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapıldığını, teminat senedi olarak verilen evrakın kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe konu olamayacağını, davalı tarafın kötüniyetli olarak hem teminat senedini takibe koyduğunu, hem de senedin üzerinde tahrifat yaptığını, dava dilekçesi ekinde sundukları █████/2007 tarihli sözleşme ile davalıya teslim edilen senedin teminat senedi olarak düzenlendiğinin açıkça görüldüğünü, senet ve sözleşmenin düzenleme tarihlerinin de aynı olduğunu, sözleşmede teminat senedi olarak bahsedilen senedin davaya konu senet olduğunun görüldüğünü belirterek müvekkillerinin Bursa 1. İcra Müdürlüğü ....Esas sayılı dosyada borçlu olmadığının tespitine, ...tarihli olarak taraflar arasında yapılan sözleşme ile kambiyo takibine konu senedin teminat senedi olduğunun tespitine, teminat senedinin Türk Lirası olarak düzenlenmiş olmasına rağmen Dolar olarak değiştirilmek amacıyla senet üzerinde tahrifat yapıldığının tespitine, icra takibinin işlemsiz bırakılması dolayısıyla zamanaşımı nedeniyle senedin kambiyo vasfına haiz olması mümkün olamayacağından takibin iptaline, icra dosyasından gönderilen ödeme emri, kıymet takdiri ve satış ilanının usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş olması nedeniyle geçersizliğinin tespitine, müvekkilinin daha fazla hak kaybına uğramaması için öncelikli olarak senette tahrifat nedeniyle sahtelik oluştuğundan teminatsız şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesine , sayın mahkeme aksi kanaatte ise teminat karşılığında Bursa 1. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası için ihtiyati tedbir kararına, dava değeri üstünde kalan bedelin yargılama aşamasında bilirkişi tarafından tespit edilecek sonucuna göre ıslah hakkımız saklı kalmak üzere yukarıda açıklanan ve talep edilen talepler doğrultusunda icra takibinin iptaline karar verilmesi, davalının kötüniyetli olmasından dolayı icra dosya bakiyesinden aşağı olmamak üzere %20 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesince ... tarihli .... Esas, ... Karar sayılı karar ile, 6102 sayılı TTK'nın 4/1-a maddesinde bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğunun ve TTK'nın 5.maddesinde ticari davaların ticaret mahkemelerinde görüleceğinin düzenlendiği, TTK'nın 5/3 maddesinde ticaret mahkemesiyle Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği anlaşılmakla kambiyo senedinden kaynaklanan uyuşmazlığın mutlak ticari davalardan olduğu ve ticaret mahkemelerin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafların tacir olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı, bu nedenle davanın nispi ticari dava olarak da nitelenemeyeceği, buna göre davanın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılması gerektiği, davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine ve Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: HMK 23/1 maddesinde yargı yerinin belirlenmesine ilişkin incelemenin dosya üzerinden yapılabileceği düzenlenmektedir. Bu nedenle dairemizce dosya üzerinden yapılan incelemede; Bilindiği üzere, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. Somut olayda; davanın borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin olarak █████/2020 tarihinde açıldığı, ... esas sayılı dosyada takip talebinin kambiyo senetlerine özgü takip olduğu, takibe konu senetle ilgili TTK hükümlerinin tartışılması ve değerlendirilmesi gerektiğinden görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu, bu sebeple asliye ticaret mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır. KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle;6100 Sayılı HMK’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,Dava dosyasının, dosyayı dairemize gönderen mahkemeye iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, █████/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. KANUN YOLU : HMK'nun 362/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : █████/2024 ...Başkan...e-imza ...Üye -... e-imza...Üye...e-imza ...Katip... e-imza