Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, yazılı eser sözleşmesi olmaksızın restoran için iç mimarlık ve mobilya imalatı hizmetlerinden kaynaklanan fatura alacağı itirazın iptali davası.
Özet: Bu itirazın iptali davası, bir iç mimar ve mobilya üreticisi olan davacının, davalı şirketin restoranı için sözlü anlaşmaya dayalı iç mimarlık ve mobilya imalatı işlerini tamamlayarak teslim ettiğini, ancak faturasına rağmen ödeme alamadığı için başlattığı icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebini içerirken; davalı taraf ise, taraflar arasında herhangi bir yazılı eser sözleşmesi veya ticari ilişki bulunmadığını, işin teslim edildiğine dair somut bir delil olmadığını ve faturanın haksız düzenlendiğini savunmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2026
YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...’un iç mimar olup ...adındaki ticari işletmesinde iç mimarlık hizmeti ve sahibi olduğu mobilya atölyesinde her türlü ağaç ve mobilya imalatı hizmeti verdiğini, davalı şirket ... Alışveriş Merkezi' ne bir restoran açmak istemiş, bunun için ''...'' adındaki restoran zinciri ile franchise sözleşmesi yaptığını, kurulacak olan restoranın bütün ahşap işleri ve birtakım metal işleri için müvekkili ile anlaştığını, ... zincir Restoranlarının belirli bir iç dekorasyonu olup, hepsinde aynı tip ve aynı kalitede malzeme kullanılmak zorunluluğu olduğunu, restoranın açılacağı yere bütün diğer ... zincir Restoranlarında olduğu gibi yerin özelliklerine uygun proje ...'ın merkezi tarafından çizildiğini, müvekkili de ... restoranlarına özgü iç tasarıma uygun olarak çizilen projeye göre kendisinden istenen tüm işi yaparak tamamlamış ve restoranı hazır durumu getirerek davalıya teslim ettiğini, şu anda restoran işletmesinin aktif olup müvekkilinin yaptığı malzemeler restoranda kullanıldığını, davalı şirketle müvekkili arasında ileri düzeyde bir güven ilişkisi olduğu için yazılı bir sözleşme yapılmadığını, ancak müvekkili, taraflar arasındaki anlaşma gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesine karşın, davalı taraf kendisine ait yükümlülükleri yerine getirmediğini, yapılan tüm işe karşılık olarak müvekkili tarafından ... tarihli fatura düzenlenmiş
ve gönderildiğini, ... numaralı █████/2022 tarihli 465.318,84 TL bedelli faturada yazılı olan tüm işler müvekkili tarafından yapılmış olup hepsi davalıya ait şu anda restoranda kullanıldığını, davalı taraf müvekkiline gerekli ödemeyi yapmadığı gibi gönderilen faturaya karşı iade faturası düzenlendiğini, taraflarınca bu iade faturası noter vasıtasıyla davalı tarafa iade edilmişse de davalı tarafça yasal 8 günlük süre içinde itiraz edilmediğini, gerek icra müdürlüğü itirazında gerekse iade faturasında davalı tarafça işlemlere ilişkin bir sebep belirtilmediğini, müvekkilinin alacağı için davalı aleyhine İstanbul ..... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız takibe davalının haksız olarak yaptığı itiraz sebebiyle takip durmuş ve müvekkilinin hakkı olan alacağını alamadığını, davalı itirazında borca da itiraz etmiş olup söz konusu bu itirazında haksız olduğunu, davalı tarafın yapılan işin bedelini ödemekten kaçınması için haklı bir sebep bulunmadığını, davalı bu şarta da uymamasına rağmen
haksız ve kötü niyetle müvekkili firmaya ait olan borcuna itiraz ettiğini, bunun yanından alacağın likit olduğu dikkate alınarak icra inkar tazminatı taleplerinin olduğunu, dava öncesi zorunlu arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, izah edilen nedenlerle; haksız olarak yapılan itirazın iptaline, davalı şirket yönünden takibin devamına, davalının yaptığı haksız itiraz sebebiyle lehlerine asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından; davalı ile arasında imzalanmış herhangi bir eser sözleşmesi olmadığı halde davalıya fatura düzenlenmesi haksız olduğunu, davacı; davalıdan, eser sözleşmesinden kaynaklı alacaklı olduğunu iddia etmekteyse de dosyada taraflar arasında imzalanmış herhangi bir sözleşme ve ayrıca taraflar arasında bir ticari ilişki ve alım- satım ilişkisi de bulunmamakta olduğunu, taraflar arasında eser sözleşmesine dayalı bir iş teslimi olmadığını, davacının bu iddiasını somut delille ispatlaması gerekmekte olduğunu, davacı tarafından iddia edildiği gibi taraflar arasındaki güven ilişkisinden dolayı sözleşme imzalanmadan iş yapıldığı kabul edilse dahi, en azından hayatın olağan akışına göre, işin teslim edildiğine dair somut bir delilin varlığı gerektiğini, dosyaya herhangi bir iş teslim tutanağı veya faturada belirtilen toplam 39 kalem eser/ hizmet ve malzemelerin teslimine ilişkin bir irsaliye makbuzu yada teslim makbuzu dahi sunulmamış olduğunu, davacı ... tarafından, faturaya konu edilen malların müvekkile; hangi yolla, hangi tarihte teslim edildiği yapılan iş/eserin nelerden ibaret olduğu, yapılan her hangi bir ödeme bulunup bulunmadığı dava dilekçesinde dahi yazmamakta olduğunu, Davacının bu iddiasını ispatla mükellef olduğunu, Faturaya konu edilen malların teslim tutanakları olmadığını, zira davacı teslim etmediği mallara ilişkin haksız ve kötü niyetli olarak fatura tanzim etmiş olduğunu, davaya konu eser/ işin tanımı, kapsamı ve iş ile ilgili çizim ve projeler belirtilmediği gibi, davalı müvekkili firma, sözü edilen işletmesini 2020 yılında açmış olduğunu, bugüne kadar da faaliyetine aralıksız devam etmekte olduğunu, davacı ise dava dilekçesinde;" ...Davalı şirket ... Alışveriş Merkezi' ne bir restoran açmak istemiş, bunun için ''...'' adındaki restoran zinciri ile franchise sözleşmesi yapmıştır. Kurulacak olan restoranın bütün ahşap işleri ve birtakım metal işleri için müvekkilim ile anlaşmıştır..." iddiasında bulunmakta olduğu, bu durumda söz konusu işlerin yapılma zamanı 2020 yılının Şubat ve Mart ayları olması gerektiğini, bu süreç içinde bitirilmesi gerekir ki işyeri çalışma ruhsatı alıp açılabilsin. Ancak iade edilen davacının dayanağı fatura ise 03.12.2022 tarihinde düzenlenmiş olduğu, davacı yanın belirtmediği işe başlama ve bitiş tarihlerini; dava dilekçesinde üstlendiği işleri" kurulacak restaurantın bütün ahşap işleri ve bir takım metal işleri.." olarak belirtmelerinden dolayı bu işler yapılmadan işyeri açılış ruhsatı alınamayacağı ve işyerinin açılamayacağı ve vergi yoklamasının da yapılamayacağı dikkate alınarak yaklaşık 2 yıl 10 sonra fatura düzenlenmesi ticari teamül ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu, basiretli bir tacir veya Serbest İçmimarın yapılacak işe ilişkin bir proje yapmadan ve iş sahibinin onayını almadan işe başlamayacağını, işin bitmesi ile derhal fatura düzenleyerek iş/ eser sahibine göndermesi gerektiği açık olduğu, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme olmadığından; davaya konu davacı tarafından düzenlenen faturanın da 312 sayılı v.u.k. hükümleri ile 6102 sayılı ttk hükümleri gereği iade faturası tanzim edilerek müvekkili tarafından ... Nolu ve ... tarihli İADE FATURASI düzenlenerek kendilerine iade edildiğinden, sonrasında davacının ihtarname keşide ederek ihtarname ekine aynı faturayı ekleyip göndermek sureti ile kötü niyetlie keşide edilen ihtarnameye yanıt verme ihtiyacı duymayan müvekkilinin, fatura içeriğine itiraz edilmemesi sebebiyle temerrüde düştüğü ve fatura içeriğinin kabul edildiği karinesine dayanılamayacağı, bu sebeple davacının, fatura içeriğine itiraz edilmemesinin sonucu olarak müvekkili tarafından faturanın kabul edildiği iddiası geçersiz ve hukuki korumadan yoksun olduğunu, kabul anlamına gelmemek şartı ile hayatın olağan akışı gereği Ocak-Şubat 2020 tarihlerinde yapılmış olması gereken işin faturasında belirtilen birim fiyatlarının hangi tarihe göre hesaplandığı da bilinmemekte olduğu, Fatura düzenleme tarihindeki mi yoksa işin teslim edildiği tarihteki bedel ve birim fiyatların mı dikkate alınmış olduğunu, fazlaya ilişkin her türlü hakları ile diğer hakları saklı kalmak kaydı ile, görevsizlik kararı verilerek davanın görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, buna karar verilmemesi halinde davanın reddini, İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün .... e. sayılı takibin iptalini, davacı tarafın % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
ARAŞTIRMA;
1-İstanbul .... İcra Dairesinin ..... Esas sayılı dosyasının UYAP aracılığıyla çıkarılarak dosyamız arasına alınmıştır.
2-İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ... Tarih, ... Sayılı yazılı ile; davalı şirketin BA-BS formları getirtilmiştir.
3-Gaziosmanpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ... Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davacının Ba-BS formları, sicil dökümü, vergi levhası, gelir vergisi beyannamesi getirtilmiştir.
4-Başakşehir Belediye Başkanlığı'nın .... Tarih, .... Sayılı yazısı ile; davalı şirkete ait kira sözleşmesi ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı getirtilmiştir.
5-İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ... Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin vergi levhası ve yoklama fişi getirtilmiştir.
6-İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ... Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davacının emtia alım, gider ve hasılat rakamları getirtilmiştir.
7-Gaziosmanpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün .... Tarih, .... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin tacir araştırılması yaptırılmıştır.
8-Gaziosmanpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün .... Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davacının tacir araştırılması yaptırılmıştır.
9-Torunlar Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.'nin ... tarihli yazı cevabı
█████/2024 tarihli keşifte dinlenilen;
Tanık ....beyanlarında; Ben bir dönem üç dört yıl kadar amcamın oğlu olan davacının yanında çalışmıştım, çalıştığım bu dönemde şu an keşfi yapılan işletmenin mobilya işlerini de yapmıştık, şu an işletme içerisinde görünen tüm mobilya ve ahşap işlerini biz yaptık, metal demir doğrama profil işlerini huzurda bulunan tanık Besim yapmıştır, bu işi Besim kendi adına mı davacı adına mı yaptı bilemiyorum, iş net olarak hatırlamamakla birlikte 2019 yılında yapıldı diye hatırlıyorum, hatırladığım kadarıyla işin tamamlanması 6 ay kadar sürmüştü, bir sonra ki yıla işin tamamlanması kaldı mı kalmadı mı hatırlamıyorum, ama yine işin başladığımız yıl içerisinde işin bitmiş olması lazım, ben işletmenin yapım aşamasında işçi olarak bulunduğumdan dolayı diğer ayrıntılara vakıf değilim, davacının hem mobilya işi hem de iç mimarlık işi yaptığını biliyorum, ancak bu işletme için mimarlık işi yaptı mı yapmadı mı bilemiyorum, söyleyeceklerim bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemem, dedi.
Tanık .... beyanlarında; Ben ... restoranının resmi şantiye şefi olarak sigortalı çalışanıydım, ben davalı şirket bünyesinde aslında mimar olarak çalışmaktaydım, davalı şirket ile aramda herhangi bir husumet yoktur, yalnızca bu işletmenin işlerini yapmak üzere davalı şirketle anlaşmıştım, iş bitince işten ayrıldım, davacı daha önce benim mobilya işlerimi yaptığından dolayı kendisini tanırım, bu vesileyle davacıyı bu işletmenin mobilya işlerini yapması için davalı şirket yetkilisi ... beye ben önerdim, bunun üzerine davacı ile davalı kendi aralarında fiyat konularında anlaştılar, ancak ben ayrıntısını bilemeyeceğim, bu işletmenin mevcut tüm mobilya işlerini ve mobilyayı barındıran dört kalem demir işini davacı yapmıştır, demir işlerini alt taşerona yaptırmıştır, iş yaklaşık yedi ay kadar sürdü, iş 2020 yılının Ocak ayında başladı, aynı yılın Temmuz ayına kadar sürdü diye hatırlıyorum, benim sigorta girişimden az çok belli olur, benim sigorta girişim dosya arasına alınabilir, ben davalı şirkette 2019 yılı Aralık ayında çalışmaya başlamıştım diye hatırlıyorum, hatırladığım kadarıyla davacı Ocak ayının 15'i gibi işe başlamıştı, davalı tarafından biraz ödeme yapıldığı ancak işin büyük bir kısmının ödenmediğini duydum, bana göstermiş olduğunuz fotoğraftaki yer burasıdır, fotoğrafta arkası dönük olarak kapıyı açmaya çalışan kişi benim, şu an duvarda bulunan ve fotoğrafta da yer alan resim yalnızca bu işletmede vardır, diğer ...... yoktur, bizden sonra başka bir yerde yapıldıysa bilemeyeceğim, fotoğrafta görünen ahşap duvar panelini taşıyan kişi davacıdır, dedi.
Tanık ... beyanlarında; Ben bu işletmede yaklaşık bir ay kadar çalıştım yani işletmenin yapım aşamasında çalıştım, işi ne zaman yaptığımızı tam olarak hatırlayamıyorum, ama bugünden iki üç yıl öncesi olabilir, şu an işletme içerisinde bulunan (işletmenin sahibini göstererek) kişi beni çok iyi tanır, ancak tanımamazlıktan gelir, ismini bilmiyorum, işletmenin tüm mobilya işlerini biz yaptık, yani davacı yaptı, ben de ona yardım ettim, asma tavanları da biz yaptık, yani petek avizeyi biz yaptık, bunu zincirle tavana astık, işletme içerisinde bulunan televizyon ünitesini de biz yaptık, arka tarafımda ki görünen yerde lavabo vardır, iki girişi vardır, mutfak bölümünün olduğu yerde hemen girişte sağ tarafta büroda sol tarafta biraz ilerleyince iki oda vardır (tanık ve davalı vekiliyle birlikte tanığın söylediği yerler gezildi, tanığın ifade ettiği gibi oldukları görüldü ), işletme giriş kapısının hemen yanında bulunan ahşap ızgara lakeyi biz yaptık onları tek tek monte ettik, şu an huzurda bulunan tanık Besim işletmede ki paslanmaz işleri, demirleri yapmıştır, söyleyeceklerim bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemem, dedi.
Tanık ... beyanlarında; Şu an keşfi yapılan işletmede mutfak bölümü dışarıdan görünen üst tarafında ki metal panelleri, mutfak bölümünde tezgah üstünde yer alan yeşil seramikli alanda ki bardakların dizili olduğu rafları mobilyalar üzerinde ki profilleri müşterilerin bulunduğu yerden tavana kadar olan rafları benim çalıştığım metal x metal eşya firmasında yaptık sonra buraya gelerek montajını ben yaptım bu işi yapmak için ben ... kurtuluşla anlaşmıştım metal panel olarak ifade ettiğim aslında stoklama dolabı üzerinde bulunan ahşap panelleri ise ... bey yaptı, işletmenin mobilya işlerini bildiğim kadarıyla ... bey yapmıştır, diğer işleri de alt taşeronlara vermiş olabilirler, birçok çalışan vardı, işi kimin yaptığına esas olarak şantiye şefi bilir, biz o dönemde çalışırken dış cephe işini de yapanlar vardı, bu iş bildiğim kadarıyla 2020 yılında yapılmıştı, yani benim yaptığım iş 2020 yılındaydı, ben geldiğimde işlerin çoğu yoluna konmuştu çok fazla iş kalmamıştı, büyük ölçüde işler tamamlanmıştı, ancak daha yapılacak işler vardı, ben çalıştığım dönemde işletme sahibi ... beyle çay içmiştim kendisi beni hatırlar mı bilemiyorum, ben kendi işimi yaparken ... beyin de duvarda görülen ahşap panelleri yaptığını görmüştüm, duvarda ki yapılı büyük resim ben çalıştığımda yoktu, söyleyeceklerim bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemem, dedi.
Tanık ... beyanlarında; Ben davacının babası olurum, bu işin başından sonuna kadar ben bulunuyordum, bu işletmede ahşap ile ilgili ne kadar iş varsa ve bir kısım metal işlerini davacı yapmıştır, lambiri, pano, kapı, tv ünitesi, vestiyer, bankolar ve mevcut olan diğer ahşapların tamamı dış cephe dahil davacı yapmıştır , bunların imalatı benim elimden geçmiştir, bu imalatların cilasının tamamını dışardan ücret karşılığında yaptırdık, faturası yazılmıştır, halihazırda da davacı ile beraber çalışmaktayız, bu işletmedeki işi yaklaşık dört yıl önce yapmıştık, pandemi döneminde yapmıştık, işi yapıp davalıya teslim ettik, bir kısım ödeme yapıldı ama malzeme karşılığı olan ödemeler yapıldı, dışarıdan ücret karşılığı yaptırılan cila işinin de ücreti bize ödenmedi, ahşap ve metal işlerin de parası ödenmedi, söyleyeceklerim bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemem, dedi.
... Tarihli Bilirkişi Keşif Sonucu Heyet Raporunda;
Dava konusu teknik olay karşılıklı belgeler ve sözleşmeler neticesinde takdiri sayın Mahkemeye ait olmak üzere incelendiğinde ;
*Taraflar arası sözleşme olmadığı, işin ne kadar bir süre zarfında tamamlanıp tamamlanmadığının sunulan deliller içerisinde hesaplanamayacağı,
* 2020 yılında yapıldığı iddia edilen mimari hizmetin fatura tarihi 03.12.22 düzenlenmiş olduğu, 39 maddeden oluşan işin bedelinin 465.318,84 TL olduğu,
* Davalı tarafın kendisinin uyguladığı veya mimari projeyi kendisinin tamamladığı kısımlar varsa yaptırmış olduğu işlerin faturasını sunması gerektiği ve ispatlaması gerektiği,
* Davacı tarafın sunmuş olduğu 39 maddeden oluşan işlerin miktar, metraj, cins ve malzeme bakımından uygulama yerinde olduğu,
* Belirtilen fatura tarihi değil, mimari uygulamanın yapıldığı tarihinin baz alınması gerektiği,
* Mimari proje, teknik çizim, detay ve 3D görsellere bakıldığında yerinde yapılan tespitte projeye uygun yapıldığı,
*Yapılan işlerin kapsamı bakımından işletmenin çalıştığı ve uygulanan mimari işçilik ve malzeme bakımından bir kusur tespit edilemediği,
Tarafların yapılan hizmet için ödemiş olduğu faturaları sunması, mimari hizmet için ödenen fatura ve cinslerinin belirtilmesi, yoksa mobilya ağırlıklı yapılan işler için ayrıca mobilya alanında uzman bir bilirkişi tarafından hizmetin verildiği döneme uygun bir bedel hesaplamasının yapılmasının takdirinin yüce Mahkemeye ait olmak üzere heyetimizce değerlendirilmiş olup,
Dosyada içerisindeki belgeler ve mahallinde yapılan keşif sonucunda, Hukuki durumun değerlendirilmesi ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
..... Tarihli Bilirkişi Raporunda;
Değerlendirme ve sunulan belge gerekçeleriyle işlerle ilgili taraflarca düzenlenen bir sözleşme ve ödeme planı olmadığı, işlerin tamamı 2020 Temmuz ayı gibi bittiği, akabinde Ağustos 2020 de Başaksehir Belediyesi tarafından çalışma ruhsatı verildiği, sektör de yapılan işleri faturalandırmada (Kdv- vergi peşin ödememe adına) iş bitimi genelde fatura kesilmesi uygulanır. Alacak konusu 03.12.2022 tarihli fatura bedeli 465.318,84 TL, kesilen dönem itibariyle fiyatlandırıldığı kanaatinde olup, serbest piyasa şartlarında işçilik ve yapılan iş malzemeleri ile birlikte (bilirkişi heyet raporu ile de uygulama yerinde olduğu görülmüş olup) yapıldığı kanaatiyle, fiyatların kadri maruf olabileceği, fakat piyasa/ şantiye/ proje mobilya uygulamalarında iş bitimi fatura kesildiği görüldüğü ve faturanın Ağustos 2020 tarihi itibariyle kesilmesi gerekebileceği kanaatiyle, bu fatura bedeli T.C.M.B. Enflasyon Hesaplama indeksine göre hesaplandığında 194.881,84 TL olduğu görülmüştür.
Belirtilen izaha ve kanaatimize göre, faturada belirtilen işler yönünden 2020 yılı Ağustos itibariyle alacak tutarının 194.881,84 TL olabileceğidir. Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
.... Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda;
Mali Yönden sonuç
1-) Davacı yana ait 2020,2021 ve 2022 yıllarına ait Defter beyan sistemine göre tutulmuş ticari defterlerin incelemeye sunulmuş olduğu, davacı ticari defterleri defter beyan sistemine göre tutulmuş olduğu için defter beyanda sadece alış faturalarının ve satış faturalarının kaydediliyor olduğu, ödeme tahsilat kayıtlarının yapılamadığı, Davacı tarafından davalı yana ... tarihinde düzenlenmiş GIB ..... numaralı 45.000 TL+8.100 TL=53.100 TL tutarlı E-Arşiv Faturasının ve ... tarihinde düzenlenmiş ... numaralı 394.338,-TL+70.980,84 TL KDV= 465.318,84 TL Tutarlı E-Faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
2-) Davalının 2020,2021 ve 2022 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,
3-) Davalı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan █████/2022 tarihi itibariyle, davalının davacı yana bir borcu ve davacı yandan bir alacağı olmadığı,
4-) Davacı tarafından Davalı yana .... tarihinde ... .. numaralı 45.000 TL+8.100 TL=53.100 TL tutarlı ve açıklamasının YAPILAN MOBİLYA İŞLERİNİN CİLALANMASI olduğu, E-Arşiv Faturası düzenlenmiş olduğu, işbu fatura bedelinin ödenmiş olduğuna dair tarafların beyanları olduğu, ancak banka dekontunun görülmemiş olduğu, davalı ticari defterlerinde işbu faturanın kayıtlı olduğu, işbu fatura bedelinin havale ile ödendiğine ilişkin kayıt yapılmış olduğu,
Davacı tarafından aynı zamanda .... tarihinde davalı yana ....... numaralı 394.338,-TL+70.980,84 TL KDV= 465.318,84 TL Tutarlı Aşağıdaki E-Faturası düzenlenmiş olduğu, Davacı yan tarafından işbu fatura bedelinin davalı yandan tahsili amacıyla icra takibi yapılıp işbu davanın açılmış olduğu, Davalı tarafından dava konusu işbu faturanın ticari defterlerine kayıt edilip, davacı yana aynı tutarlı ..... tarihinde ..... Numaralı Temel İade Faturası düzenlenmiş olduğu, davacının defter beyan sistemine göre tutulmuş ticari defterlerinde işbu iade faturasının kayıtlı olmadığı, davacı yan tarafından davalı yana işbu iade faturasının kabul edilmemiş olduğuna dair ihtarname gönderilmiş olduğu dosya içeriği beyanlarda görülmekte olduğu,
5-) Davalı yan tarafından dosyaya davacı .... Bankası hesabına, ..... ......ı hesabından, gönderilen ve toplam tutarı 94.500,-TL olan banka ödemelerinin davacı yan adına gönderilmiş olduğunun iddia edilip banka dekontlarının dosyaya sunulmuş olduğu, bu tutarın davacı alacağından mahsubu talebi olduğu, davacı yan tarafından bu tutarların ..... şirketi ile yapmış oldukları çalışmaya ait ödemeler olduğunu beyan etmiş olduğu, Davacı ticari defterlerinde ..... ile ilgili faturaya rastlanmamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
6-) Davacının 2.sınıf Tacir olduğu,
7-) Davalı yan tarafından delil dilekçe ekinde dosyaya sunulu iş yeri açma ve çalışma ruhsatında ...’daki işyeri için çalışma ruhsatının █████/2020 tarihinde verilmiş olduğu görülmektedir.
Ancak, Davacı tarafından yaklaşık 2 yıl sonra 03.12.2022 tarihinde davalı yana .... numaralı 394.338,-TL+70.980,84 TL KDV= 465.318,84 TL Tutarlı dava konusu E-Faturanın düzenlenmiş olduğu,
Sektörel yönden değerlendirmelerde, faturanın Ağustos 2020 tarihi itibariyle kesilmesi gerekebileceği kanaatiyle, bu fatura bedeli T.C.M.B. Enflasyon Hesaplama indeksine göre hesaplandığında 194.881,84 TL olduğu değerlendirilmiş olduğu, Bu tutardan ... tarafından davacı yana gönderilmiş ve davalı yan tarafından davacı yana davalı yan adına gönderilmiş olduğu iddia edilen 94.500,-TL’nın Sayın Mahkeme tarafından davacı alacağından mahsup edilmesine karar verilmesi halinde, davacı alacağının (194.881,84 TL-94.500,-TL) 100.381,84 TL kalmış olabileceği hesaplanmış olduğu,
Davalı yan tarafından iddia edilen davalı tarafından davacı yana ödenmiş .... tarihli ... numaralı 45.000 TL+8.100 TL=53.100 TL fatura bedelinin de Sayın Mahkeme tarafından davacı alacağından mahsup edilmesine karar alınması halinde davacı alacağının (100.381,84 TL-53.100,-TL) 47.281,84 TL kalmış olabileceği hesaplanmış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
İç Mimari-Mobilya Bilirkişi Sonuç
Kök rapora bağlı kalarak teknik inceleme yapılmış olup;
1-) Mahallinde yapılan keşif ve yerinde inceleme ile dosyaya sunulu mimari proje/teknik çizimler, detay çözümleri ve 3D görseller birlikte değerlendirildiğinde; uygulama alanında mevcut imalatların, plan kurgusu, yerleşim mantığı, mimari dil ve detay sürekliliği bakımından proje seti ile genel hatlarıyla uyumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
2-) Yerinde gözlemde; işletmenin faal kullanımı ve imalat sürekliliği de dikkate alındığında, mimari uygulamanın teknik açıdan kullanılabilir ve yeterli olduğu değerlendirilmiştir.
3-) Dosyada yazılı sözleşme, imzalı onay, teslim tutanağı, teknik şartname eki gibi belgelerin bulunup bulunmadığı; ayrıca projelerin işverene sunulup sunulmadığı ve kabul/icap–icazet ilişkisi hukuki ispat konusudur. Mimar bilirkişi yönünden; mevcut imalatların, sunulu proje setiyle gösterdiği uyum düzeyi tespit edilmiş olup, “kimin yaptığı” ve “taraf iradesi” nin kesin tespiti hukuki değerlendirme kapsamındadır.
4-) “Halka açık mekâna girilip sonradan ölçüm/fotoğrafla proje üretilebilir” iddiası dosyaya sunulu proje–detay–3D bütünlüğünün, mahallindeki imalatlarla uygulama projesi mantığı ve detay sürekliliği bakımından yüksek örtüşme göstermesi nedeniyle, mimari yönden salt “sonradan kurgulanmış basit çizim” varsayımı teknik olarak zayıflamaktadır. Bu hususun delil değeri ve ispat gücü Mahkemenin takdirindedir.
5-) Bedel/hesap, enflasyon, mahsup, ödeme kayıtları ve faturalama tarihine göre alacak miktarı tayini mali ve hukuki değerlendirme konusudur. Mimari teknik kanaat olarak; incelenen işlerin nitelik ve kapsamı itibariyle, faturada belirtilen bedellerin serbest piyasa koşullarında proje/uygulama işi olarak fiyatlandırılabilir bir mimari uygulama bütünü oluşturduğu,
6-) Sonuç olarak; mimari yönden, mahallindeki imalatların proje setiyle uyumlu olduğu, ayıp/kusur niteliğinde bariz bir teknik eksiklik saptanmadığı; sözleşme/onay/teslim ve bedel gibi
hususlarda nihai hukuki takdirin Yüce Mahkemeye ait olduğu kanaatine varılmıştır.
7-) Dava konusu fatura alacağı için kesilen faturanın; Fatura da yer alan 39 iş kaleminin keşifte tespiti ve uygulama ile uyumlu olduğu görülmüş olup, 39 iş kalemi ile alacak konusu 03.12.2022 tarihli fatura bedeli 465.318,84 TL, kesilen dönem itibariyle fiyatlandırıldığı kanaatinde olup, fatura tarihi itibariyle bedellerinin kanaatimizce kadri maruf olabileceği, yukarıdaki gerekçeli açıklamalarıyla beraber faturanın Ağustos 2020 tarihi itibariyle kesilmesi gerekebileceği kanaatiyle, bu fatura bedeli T.C.M.B. Enflasyon Hesaplama indeksine göre hesaplandığında 194.881,84 TL olduğu görülmüştür. Kesin karar, nihai hukuki takdirin Yüce Mahkemeye ait olduğu,
Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. Esas, .. Karar sayılı Gönderme kararı ile Mahkememize tevzi edilmiştir.
Dava, eser sözleşmesine dayalı olarak düzenlenen faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı, davalının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazında haksız olup olmadığı, haksızsa icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının icra takibi başlatmasında kötü niyetli olup olmadığı, kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, varsa icra takibine dayanak faturada yazılı işlerin yapılıp yapılmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyasının celp edilerek incelenmesinden, davacı tarafından davalı aleyhine 465.318,84-TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibi olduğu, takip dayanağının ".... tarihli .... numaralı, 465.318,84-TL bedelli fatura" olduğu, davalı (borçlunun) süresi içinde takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu, iş bu davanın süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.
2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ..... Esas - .... Karar sayılı ilamı).
Somut olayda, davacı şahıs işletmesi olarak iç mimarlık hizmeti verdiğini, davalı şirketin ... Alışveriş Merkezinde ... ismindeki restoranının bütün ahşap işleri, bir takım metal işleri, iç dekorasyon işlerinin davacı tarafından yapılması hususunda davalı ile anlaşıldığını, davacının işi yaparak eksiksiz olarak teslim ettiğini, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, davacının yapılan işlere karşılık davaya konu icra takibine dayanak █████/2022 tarihli, 465.318,84-TL bedelli faturanın düzenlendiğini ancak davalının söz konusu fatura bedelini ödemediğini ileri sürmüştür. Buna göre davacı tarafın iddiası, davalı ile aralarında eser sözleşmesi kapsamında ticari ilişki bulunduğu, davacının işi eksiksiz olarak yaptığı, fatura düzenlediği, fatura bedelinin ödenmediği hususlarına dayanmaktadır.
Davalı ise cevap dilekçesi ile, taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığını, eser sözleşmesi kapsamında yapılan bir iş bulunmadığını, davacının düzenlenen faturaya karşı iade faturası düzenlediklerini ve faturayı kabul etmediklerini savunmuştur.
Davaya konu alacağın incelenmesinde; alacağın taraflar arasındaki eser sözleşmesi ilişkisine dayandığı anlaşılmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde “yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir.
Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir..
Kural olarak, eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Sözleşmenin kurulması için yazılı şekil şartı yok ise de davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir. 6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. Yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan davalının veya onun adına hareket eden kişinin imzasını taşıyan teslim belgesi, irsaliyeli fatura ile de sözleşme ilişkisinin ispatı mümkündür. Yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ticari defterler, ikrar veya yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir.
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür (TMK m.6). İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK m.190).
Yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacı tarafın, aralarında sözlü olarak kurulan eser sözleşmesi bulunduğunu, bu kapsamda işi eksiksiz olarak yaptığını ispat külfeti bulunmaktadır.
Mahkememizce, icra dosyası, tarafların BA-BS kayıtları, tarafların bildirdikleri deliller dosya arasına alınmış, keşif yapılmış, tanıklar dinlenilmiş, bilirkişi raporları alınmıştır.
Dosya kapsamında davacının sunduğu deliller, dava konusu işe ilişkin teknik çizimlerin bulunduğu cd, dinlenen tanık beyanları, dava konusu işin yapıldığı yerde yapılan keşif ve davaya konu işin yapıldığı restoranın bulunduğu ......'nin (... AVM) ..... tarihli yazı cevabı birlikte değerlendirildiğinde, davacı davaya konu işin yapılaması hususunda davalı ile aralarında sözlü olarak yapılan eser sözleşmesi olduğunu ve bu kapsamda işin kendisi tarafından yapıldığını ispatlamıştır.
Davalı taraf her ne kadar davacı aralarında bir eser sözleşmesi bulunmadığını, davacının davaya konu edilen işi yapmadığını savunmuş ise de, yukarıda belirtildiği üzere toplanan deliller ile işin davacı tarafından yapıldığı ispatlanmış olup, yine mahkememizce mahallinde keşif yapılamak suretiyle İç mimar ve inşaat mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan ..... tarihli heyet raporunda özetle; "Dava konusu teknik olay karşılıklı belgeler ve sözleşmeler neticesinde takdiri sayın Mahkemeye ait olmak üzere incelendiğinde ;
*Taraflar arası sözleşme olmadığı, işin ne kadar bir süre zarfında tamamlanıp tamamlanmadığının sunulan deliller içerisinde hesaplanamayacağı,
* 2020 yılında yapıldığı iddia edilen mimari hizmetin fatura tarihi 03.12.22 düzenlenmiş olduğu, 39 maddeden oluşan işin bedelinin 465.318,84 TL olduğu,
* Davalı tarafın kendisinin uyguladığı veya mimari projeyi kendisinin tamamladığı kısımlar varsa yaptırmış olduğu işlerin faturasını sunması gerektiği ve ispatlaması gerektiği,
* Davacı tarafın sunmuş olduğu 39 maddeden oluşan işlerin miktar, metraj, cins ve malzeme bakımından uygulama yerinde olduğu,
* Belirtilen fatura tarihi değil, mimari uygulamanın yapıldığı tarihinin baz alınması gerektiği,
* Mimari proje, teknik çizim, detay ve 3D görsellere bakıldığında yerinde yapılan tespitte projeye uygun yapıldığı,
*Yapılan işlerin kapsamı bakımından işletmenin çalıştığı ve uygulanan mimari işçilik ve malzeme bakımından bir kusur tespit edilemediği,
Tarafların yapılan hizmet için ödemiş olduğu faturaları sunması, mimari hizmet için ödenen fatura ve cinslerinin belirtilmesi, yoksa mobilya ağırlıklı yapılan işler için ayrıca mobilya alanında uzman bir bilirkişi tarafından hizmetin verildiği döneme uygun bir bedel hesaplamasının yapılmasının takdirinin yüce Mahkemeye ait olmak üzere heyetimizce değerlendirilmiş olup,
Dosyada içerisindeki belgeler ve mahallinde yapılan keşif sonucunda, Hukuki durumun değerlendirilmesi ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu da değerlendirilerek davaya konu faturada belirtilen işler yönünden 2020 yılı itibariyle bedelinin ne kadar olabileceği hususunda mobilya alanında uzman bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi ...... tarihli raporunda; "Değerlendirme ve sunulan belge gerekçeleriyle işlerle ilgili taraflarca düzenlenen bir sözleşme ve ödeme planı olmadığı, işlerin tamamı 2020 Temmuz ayı gibi bittiği, akabinde Ağustos 2020 de Başaksehir Belediyesi tarafından çalışma ruhsatı verildiği, sektör de yapılan işleri faturalandırmada (Kdv- vergi peşin ödememe adına) iş bitimi genelde fatura kesilmesi uygulanır. Alacak konusu 03.12.2022 tarihli fatura bedeli 465.318,84 TL, kesilen dönem itibariyle fiyatlandırıldığı kanaatinde olup, serbest piyasa şartlarında işçilik ve yapılan iş malzemeleri ile birlikte (bilirkişi heyet raporu ile de uygulama yerinde olduğu görülmüş olup) yapıldığı kanaatiyle, fiyatların kadri maruf olabileceği, fakat piyasa/ şantiye/ proje mobilya uygulamalarında iş bitimi fatura kesildiği görüldüğü ve faturanın Ağustos 2020 tarihi itibariyle kesilmesi gerekebileceği kanaatiyle, bu fatura bedeli T.C.M.B. Enflasyon Hesaplama indeksine göre hesaplandığında 194.881,84 TL olduğu görülmüştür. Belirtilen izaha ve kanaatimize göre, faturada belirtilen işler yönünden 2020 yılı Ağustos itibariyle alacak tutarının 194.881,84 TL olabileceği," sonuç ve kanaatine varılığını bildirmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde aralarındaki ticari ilişkiyi inkar etmesine, davacı tarafından davaya konu işin yapılmadığını ileri sürmesine rağmen, dilekçeler teatisi aşamasının tamamlanmasından sonra yargılama aşamasında davacıya yapılan ödemeler olduğunu, dava dışı ......'nin davalı adına davacıya toplam 94.500,00-TL'lik 7 adet ödeme yaptığını, ayrıca davalı tarafından 53.100,00-TL'lik ödeme yapıldığını, bu ödemenin yapıldığını davacının da kabul ettiğini ileri sürerek söz konusu ödemelerin mahsup edilmesini, ek eksik işleri tespit edilmesini talep etmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davaya konu icra takibi ve fatura kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalı tarafından yapılan ödeme olup olmadığı, yapılan işin yapıldığı tarih olan Ağustos 2020 itibariyle faturada belirtilen işlerin bedelinin ne kadar olacağı hususunda, daha önce rapor hazılayan içi mimar bilirkişi, mobilya uzmanı bilirkişi ve bir SMMM bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti █████/2026 tarihli raporunda özetle;
"Mali Yönden sonuç
1-) Davacı yana ait 2020,2021 ve 2022 yıllarına ait Defter beyan sistemine göre tutulmuş ticari defterlerin incelemeye sunulmuş olduğu, davacı ticari defterleri defter beyan sistemine göre tutulmuş olduğu için defter beyanda sadece alış faturalarının ve satış faturalarının kaydediliyor olduğu, ödeme tahsilat kayıtlarının yapılamadığı, Davacı tarafından davalı yana ...... tarihinde düzenlenmiş ...... numaralı 45.000 TL+8.100 TL=53.100 TL tutarlı E-Arşiv Faturasının ve ... tarihinde düzenlenmiş ...... numaralı 394.338,-TL+70.980,84 TL KDV= 465.318,84 TL Tutarlı E-Faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
2-) Davalının 2020,2021 ve 2022 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,
3-) Davalı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan █████/2022 tarihi itibariyle, davalının davacı yana bir borcu ve davacı yandan bir alacağı olmadığı,
4-) Davacı tarafından Davalı yana .. tarihinde ... numaralı 45.000 TL+8.100 TL=53.100 TL tutarlı ve açıklamasının YAPILAN MOBİLYA İŞLERİNİN CİLALANMASI olduğu, E-Arşiv Faturası düzenlenmiş olduğu, işbu fatura bedelinin ödenmiş olduğuna dair tarafların beyanları olduğu, ancak banka dekontunun görülmemiş olduğu, davalı ticari defterlerinde işbu faturanın kayıtlı olduğu, işbu fatura bedelinin havale ile ödendiğine ilişkin kayıt yapılmış olduğu,
Davacı tarafından aynı zamanda ... tarihinde davalı yana .... numaralı 394.338,-TL+70.980,84 TL KDV= 465.318,84 TL Tutarlı Aşağıdaki E-Faturası düzenlenmiş olduğu, Davacı yan tarafından işbu fatura bedelinin davalı yandan tahsili amacıyla icra takibi yapılıp işbu davanın açılmış olduğu, Davalı tarafından dava konusu işbu faturanın ticari defterlerine kayıt edilip, davacı yana aynı tutarlı ...... tarihinde ..... Numaralı Temel İade Faturası düzenlenmiş olduğu, davacının defter beyan sistemine göre tutulmuş ticari defterlerinde işbu iade faturasının kayıtlı olmadığı, davacı yan tarafından davalı yana işbu iade faturasının kabul edilmemiş olduğuna dair ihtarname gönderilmiş olduğu dosya içeriği beyanlarda görülmekte olduğu,
5-) Davalı yan tarafından dosyaya davacı ..... Bankası hesabına, ........... .... Bankası hesabından, gönderilen ve toplam tutarı 94.500,-TL olan banka ödemelerinin davacı yan adına gönderilmiş olduğunun iddia edilip banka dekontlarının dosyaya sunulmuş olduğu, bu tutarın davacı alacağından mahsubu talebi olduğu, davacı yan tarafından bu tutarların ...... şirketi ile yapmış oldukları çalışmaya ait ödemeler olduğunu beyan etmiş olduğu, Davacı ticari defterlerinde ... şirketi ile ilgili faturaya rastlanmamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
6-) Davacının 2.sınıf Tacir olduğu,
7-) Davalı yan tarafından delil dilekçe ekinde dosyaya sunulu iş yeri açma ve çalışma ruhsatında ...’daki işyeri için çalışma ruhsatının █████/2020 tarihinde verilmiş olduğu görülmektedir.
Ancak, Davacı tarafından yaklaşık 2 yıl sonra 03.12.2022 tarihinde davalı yana ...... numaralı 394.338,-TL+70.980,84 TL KDV= 465.318,84 TL Tutarlı dava konusu E-Faturanın düzenlenmiş olduğu,
Sektörel yönden değerlendirmelerde, faturanın Ağustos 2020 tarihi itibariyle kesilmesi gerekebileceği kanaatiyle, bu fatura bedeli T.C.M.B. Enflasyon Hesaplama indeksine göre hesaplandığında 194.881,84 TL olduğu değerlendirilmiş olduğu, Bu tutardan ... Restaurant tarafından davacı yana gönderilmiş ve davalı yan tarafından davacı yana davalı yan adına gönderilmiş olduğu iddia edilen 94.500,-TL’nın Sayın Mahkeme tarafından davacı alacağından mahsup edilmesine karar verilmesi halinde, davacı alacağının (194.881,84 TL-94.500,-TL) 100.381,84 TL kalmış olabileceği hesaplanmış olduğu,
Davalı yan tarafından iddia edilen davalı tarafından davacı yana ödenmiş ...... tarihli ... numaralı 45.000 TL+8.100 TL=53.100 TL fatura bedelinin de Sayın Mahkeme tarafından davacı alacağından mahsup edilmesine karar alınması halinde davacı alacağının (100.381,84 TL-53.100,-TL) 47.281,84 TL kalmış olabileceği hesaplanmış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
İç Mimari-Mobilya Bilirkişi Sonuç
Kök rapora bağlı kalarak teknik inceleme yapılmış olup;
1-) Mahallinde yapılan keşif ve yerinde inceleme ile dosyaya sunulu mimari proje/teknik çizimler, detay çözümleri ve 3D görseller birlikte değerlendirildiğinde; uygulama alanında mevcut imalatların, plan kurgusu, yerleşim mantığı, mimari dil ve detay sürekliliği bakımından proje seti ile genel hatlarıyla uyumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
2-) Yerinde gözlemde; işletmenin faal kullanımı ve imalat sürekliliği de dikkate alındığında, mimari uygulamanın teknik açıdan kullanılabilir ve yeterli olduğu değerlendirilmiştir.
3-) Dosyada yazılı sözleşme, imzalı onay, teslim tutanağı, teknik şartname eki gibi belgelerin bulunup bulunmadığı; ayrıca projelerin işverene sunulup sunulmadığı ve kabul/icap–icazet ilişkisi hukuki ispat konusudur. Mimar bilirkişi yönünden; mevcut imalatların, sunulu proje setiyle gösterdiği uyum düzeyi tespit edilmiş olup, “kimin yaptığı” ve “taraf iradesi” nin kesin tespiti hukuki değerlendirme kapsamındadır.
4-) “Halka açık mekâna girilip sonradan ölçüm/fotoğrafla proje üretilebilir” iddiası dosyaya sunulu proje–detay–3D bütünlüğünün, mahallindeki imalatlarla uygulama projesi mantığı ve detay sürekliliği bakımından yüksek örtüşme göstermesi nedeniyle, mimari yönden salt “sonradan kurgulanmış basit çizim” varsayımı teknik olarak zayıflamaktadır. Bu hususun delil değeri ve ispat gücü Mahkemenin takdirindedir.
5-) Bedel/hesap, enflasyon, mahsup, ödeme kayıtları ve faturalama tarihine göre alacak miktarı tayini mali ve hukuki değerlendirme konusudur. Mimari teknik kanaat olarak; incelenen işlerin nitelik ve kapsamı itibariyle, faturada belirtilen bedellerin serbest piyasa koşullarında proje/uygulama işi olarak fiyatlandırılabilir bir mimari uygulama bütünü oluşturduğu,
6-) Sonuç olarak; mimari yönden, mahallindeki imalatların proje setiyle uyumlu olduğu, ayıp/kusur niteliğinde bariz bir teknik eksiklik saptanmadığı; sözleşme/onay/teslim ve bedel gibi
hususlarda nihai hukuki takdirin Yüce Mahkemeye ait olduğu kanaatine varılmıştır.
7-) Dava konusu fatura alacağı için kesilen faturanın; Fatura da yer alan 39 iş kaleminin keşifte tespiti ve uygulama ile uyumlu olduğu görülmüş olup, 39 iş kalemi ile alacak konusu 03.12.2022 tarihli fatura bedeli 465.318,84 TL, kesilen dönem itibariyle fiyatlandırıldığı kanaatinde olup, fatura tarihi itibariyle bedellerinin kanaatimizce kadri maruf olabileceği, yukarıdaki gerekçeli açıklamalarıyla beraber faturanın Ağustos 2020 tarihi itibariyle kesilmesi gerekebileceği kanaatiyle, bu fatura bedeli T.C.M.B. Enflasyon Hesaplama indeksine göre hesaplandığında 194.881,84 TL olduğu görülmüştür. Kesin karar, nihai hukuki takdirin Yüce Mahkemeye ait olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Söz konusu raporlar mahkememizce denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
Yapılan açıklamalar, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, yukarıda belirtildiği gibi davacı davalı ile aralarındaki eser sözleşmesine dayalı ticari ilişkiyi, bu ticari ilişki kapsamında işin kendisi tarafından eksik olarak yapılarak teslim edildiğini ispatlamıştır. Cevap dilekçesinde aralarındaki ticari ilişkiyi ve eser sözleşmesini inkar eden davalı, her ne kadar yargılama aşamasında bu defa işin eksik yapıldığını ve eksik yapılan işlerin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, mahkememizce mahallinde keşif yapılamak suretiyle aldırılan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, buna göre, davaya konu faturada yer alan işlerin yapılmış olduğunun, herhangi bir ayıplı veya eksik iş olmadığının tespit edildiği, davalının ayıplı veya eksik olduğunu iddia ettiği işleri somut olarak belirtmediği gibi, bu hususta herhangi bir delil sunmadığı, yapılmış bir tespit veya işin üçüncü kişilere yaptırıldığına dair fatura, sözleşme vb. delil veya belge ibraz etmediği, bu nedenle davalının işin eksik ve ayıplı yapıldığına dair iddialarını ispat edemediği anlaşılmıştır. Bu nedenle, Mahkememizce davaya konu faturada yer alan işlerin davacı tarafından eksiksiz ve ayısız yapılarak teslim edildiği kabul edilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir sözleşme, fiyat anlaşmasının bulunmadığı anlaşıldığından, faturada yer alan bedellerin, işin niteliği de dikkate alınarak yapıldığı tarihteki rayiçlere uygun olup olmadığının değerlendirilesi ve yine davalının ödeme iddialarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtildiği üzere tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak SMMM bilirkişiden rapor aldırılmış, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davaya konu 465.318,84-TL tutarlı faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın da faturayı defterlerine kaydedip bu faturaya karşı iade faturası düzenlediği, davacının iade faturasına noter aracılığı ile çektiği ihtarname ile itiraz ettiği, tarafları arasındaki uyuşmazlığın davaya konu bu faturadan kaynaklı olduğu, davacı tarafından davalıya düzenlenmiş █████/2021 tarihli 53.100,00-TL tutarlı bir fatura daha bulunduğu, söz konusu fatura bedelinin ise ödenmiş olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davaya konu işin Ağustos 2020 tarihinde yapıldığı, davacının davaya konu faturayı ise █████/2022 tarihine düzenlediği, yukarıda belirtildiği üzere faturaya konu işin davacı tarafından eksiksiz ve ayıpsız yapıldığının kabulünün gerektiği, ancak, işin yapıldığı tarih itibariyle işin ücretinin belirlenmesi gerektiği buna göre Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere T.C.M.B enflasyon hesaplama indeksine göre faturaya konu işlerin yapıldığı tarih itibariyle bedelinin 194.881,84-TL olduğu anlaşılmıştır. Davalının ödeme iddiaları yönünden ise, yukarıda belirtildiği gibi davalı tarafından yapılan 53.100,00-TL'lik faturanın davacı tarafından davalıya düzenlenen davaya konu fatura dışında başka bir faturaya ilişkin olduğu, bu nedenle dava konusu faturaya konu borçtan mahsubunun mümkün olmadığı, dava dışı ... Restaurant İnşaat İç ve Dış. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan toplam 94.500,00-TL'lik ödeme yönünden ise, davalı söz konusu ödemenin kendisi adına yapıldığını iddia etmiş ise de, davacının bunu kabul etmediği, bu konudaki ispat yükünün davalıya ait olduğu, söz konusu ödemelerin davalının davaya konu fatura kapsamındaki borcu ile ilgisini ortaya koyan bir delil bulunmadığı, ayrıca, davalının dilekçeler teatisi aşamasında aralarındaki ticari ilişkiyi tamamen inkar ederek, söz konusu ödeme savunmasını hiç ileri sürmediği, sonradan bunların ileri sürülmesinin savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında olduğu, bu ödemelerin davalı ödemesi olarak dikkate alınmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak, tüm dosya kapsamına göre davacı, takibe konu fatura kapsamında davalıdan 194.881,84-TL alacaklı olduğunu ispatladığından, davanın kısmen kabulü ile, bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre, somut olayda, alacak fatura dayalı ise de, faturaya konu işin yapılıp yapılmadığı ve bedelinin tespit edilmesi hususunda mahkememizce teknik incelemeye ihtiyaç duyulduğu, bu nedenle alacağın likit kabul edilemeyeceği anlaşıldığından, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı her ne kadar kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de, davanın reddedilen kısmı yönünden, davacının kötü niyetle takip başlattığı ispat edilemediğinden, davalının reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
İstanbul .. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 194.881,84-TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Alınması gereken 13.312,37-TL harçtan, peşin alınan 5.619,90-TL peşin harcın indirilmesi ile kalan 7.692,47-TL eksik harcın, davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 5.619,90-TL peşin harç, 179,90-TL başvurma harcı ve 1.912,35-TL keşif harcı olmak üzere toplam 7.712,15-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 35.740,50-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 14.968,12-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin kabul ret oranına göre 1.813,34-TL'sinin davacıdan, geriye kalan 1.306,65-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!