Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hastaneye uygulanan sağlık hizmeti ödeme kesintilerinin ve cezai şartların sözleşme ile SUT hükümlerine uygunluğuna dair Yargıtay incelemesi.
Özet: Sağlık hizmeti sunucusu davacı hastanenin, kamu kurumu tarafından faturalarından haksız kesinti yapıldığı iddiasıyla açtığı ve kesintilerin iptali ile bedellerin yasal faiziyle iadesini talep ettiği davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince bilirkişi raporuna dayanarak 10.194,49 TL kesintinin faiziyle iadesine dair verilen kısmen kabul kararı, Yargıtay tarafından; sözleşme maddeleri, SUT hükümleri ve ilgili mevzuata göre her hasta bazında ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu anlaşılan bilirkişi raporu esas alınarak, tarafların tüm temyiz itirazları reddedilmek suretiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 37. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; davacı hastanenin sağlık hizmeti sunduğunu, davalı Kurum tarafından dava dışı hastalara ilişkin verilen hizmetlerden dolayı 154.862,80 TL asıl, 12.137,84 TL faizi ile birlikte toplam 167.000,64 TL tutarında kesinti yapıldığını, kesintinin pandemi döneminde sürdürülebilir sağlık hizmetlerinin devamı için iadesine karar verilmesi gerektiğini, Kasım 2020 dönemine ait faturaların davalıya iletilmesine rağmen davacı hastaneye ödenmesi gereken bedellerin ödenmediğini, kesintiler üzerine yapılan itiraz neticesinde Kurum tarafından haklı itirazlarının görülmediğini ve kesintilere devam edildiğini, kesintinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; tesis edilen kesinti işleminin iptali ile kesinti bedelinin yasal faiziyle iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili; Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; hükme esas alınan raporun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.194,49 TL kesintinin (en son tahsilat) tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun taraflar arasındaki sözleşme maddeleri, SUT hükümleri ve ilgili diğer mevzuata göre her hasta bazında gerekçeleriyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlandığı, davalı Kurumun 492 sayılı Harçlar Kanunu ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 36. maddesi hükmüne göre harçtan muaf olduğu, davalının harçtan muaf tutulması gerekirken karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulüne 10.194,49 TL kesintinin (en son tahsilat) tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davacı vekili; hükme dayanak raporun denetime elverişsiz olduğunu, yalnız biçimsel eksikliğin kesinti konusu ve gerekçe yapılamayacağını, hastalara uygulanan tedavinin/verilen hizmetin yanlış olduğuna dair dosyada bir bilginin yer almadığını, haksız kesintilerin tamamının iadesine karar verilmesi gerektiğini, malzeme ile SUT kodunun eşleştirmesini teklif eden (SGK'ya bunun için başvuran) davacı hastane değil malzemeyi tedarik eden firmanın olduğunu, eşleştirmeyi uygun bulup onaylayanın ise davalı Kurum olduğunu, davalı Kurumun Sağlık Hizmeti Sunucularının Faturalarının İncelenmesinde ve Bedellerinin Ödenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik'e uygun şekilde davranmadığını, hükme dayanak bilirkişi raporunun bu Yönetmelik irdelenmeksizin hazırlandığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı vekili; bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen raporda müvekkili Kurum aleyhine yapılan tespitleri kabul etmediklerini, yapılan kesintilerin gerekçelerinin izah edilmediğini, bilirkişi heyetinin Kurum mevzuatını irdeleyerek tespit yapması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, taraflar arasındaki Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesine aykırılık iddiası ile davalı Kurum tarafından uygulanan cezai şart işleminin iptali ve alacak istemine ilişkindir.Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, davalı Kurumca uygulanan cezai şart ve kesintilere ilişkin hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun; taraflar arasındaki sözleşme maddeleri, SUT hükümleri ve ilgili diğer mevzuata göre her hasta bazında gerekçeleriyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlandığı ve Kurum işlemlerinin yerinde olup olmadığına dair tereddüde yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı, denetimine uygun olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.