Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yüklenici temerrüdü nedeniyle feshi ve belediye tarafından açılan tapu iptali ile tescil davasında üçüncü kişilerin tapu siciline güveni.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, davacı belediyenin yüklenici şirketle imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında, yüklenicinin inşaatı süresinde tamamlayamaması üzerine sözleşmenin kendiliğinden sona erdiğini veya feshini talep ederek, yükleniciye devredilen ve ardından üçüncü kişilere satılan bağımsız bölümlerin tapularının iptali ile kendi adına tescilini istemesi; buna karşılık yüklenicinin gecikmenin belediyenin kusurundan kaynaklandığını, üçüncü kişi davalıların ise tapu siciline güven ilkesi gereği iyiniyetli iktisapları sebebiyle davanın reddi gerektiğini savunduğu bir uyuşmazlığın temyiz incelemesidir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... Tic. Ltd. Şti., ... İnş. Ltd. Şti. vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesi dışında kalan diğer temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... Belediyesi’ne ait olan Kırıkkale ili ... ilçesi ... Mahallesi 1925 Ada, 2 Parsel sayılı taşınmaz üzerinde 1 etap 3 blok 156 adet konut ve 8 adet işyeri yapılması işinin davalı ... İnş. Tic. Ltd. Şti.’ye ihale edildiğini, taraflar arasında .... Noterliği’nin 23.02.2016 tarihli onaylama şeklinde kat karşılığı konut ve dükkân inşaat yapımı sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği yer tesliminden itibaren on sekiz ay içinde inşaatın tamamlanacağının kararlaştırıldığını, 22.02.2016 tarihinde yer teslimi yapılarak davalı tarafından ihale konusu işin yapımına başlanıp inşaatın bir bölümünün tamamlandığını, bunun üzerine davacı tarafça 02.09.2016 tarih ve 22 sayılı encümen kararıyla bir kısım bağımsız bölüm tapularının satış değerleri belirtilerek davalı ... İnş. Tic. Ltd. Şti.’ye devredildiğini, davalı yüklenici tarafından inşaatın süresinde tamamlanamaması üzerine taraflar arasındaki sözleşmenin kendiliğinden sona erdiğini, bu durumun davacının 10.12.2018 tarihli kararıyla davalı ... İnş. Tic. Ltd. Şti.’ye bildirildiğini, sözleşmenin sona ermesine rağmen tapuları davalı yükleniciye devredilen bağımsız bölümlerin diğer davalılara tapuda devir ve temlik edildiğinin tespit edildiğini, bu sebeple dava konusu sözleşmenin kendiliğinden sona erdiğinin tespitine, söz konusu sözleşmenin kendiliğinden sona erdiğinin kabul görmemesi halinde sözleşmenin geçmişe etkili olarak feshine ve Kırıkkale ili ... ilçesi ... Mahallesi 19 25... parselde kayıtlı 1. kat 5, 6, 7, 8; 2. kat 9,10; 3. kat 13,14; 4. kat 17,18; 5. kat 21, 24; 6. kat 25, 26, 28; 8. kat 33, 34; 9. kat 37, 10. kat 42; 11. kat 45... numaralı bağımsız bölümlerin davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalılar ... İnş. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının yetkilileri tarafından davalıya ihale öncesi sözleşmede belirtilenden farklı ve daha az masrafla inşaat yapacağı bir taşınmaz gösterilerek davalının yanıltıldığını, bunun üzerine davacının yapılacak dairelere satış garantisi vereceklerini ve tüm hafriyat masraflarını karşılayacaklarını beyan ettiklerini, davalının teminat tutarını yatırması sebebiyle vazgeçemediğini, davacı tarafından hazırlanması gereken projelerin davalıya teslim edilmediğini, davacı belediyenin sözleşmeden ... yükümlülüğünü yerine getirmeyerek davalının inşaata başlamasına engel olduğunu, davalının sözleşmedeki edimini büyük oranda yerine getirdiğini, inşaatın tamamlanan kısmının davacıya verileceği kararlaştırılan alandan daha fazla olduğunu, davacı belediyenin kötü niyetli olarak müvekkili aleyhine işbu davayı ikame ederek haksız yarar sağlamak peşinde olduğunu, müvekkilinin tüm akdi yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve inşaatın büyük bir kısmını tamamladığını, ancak davacının hileli ve hukuka aykırı davranışları sebebiyle davalının kusuru olmaksızın inşaatın süresinde tamamlanamadığını, temerrüt koşullarının olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.2.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin inşaatın geldiği aşamaya güvenerek ve davacının tapu devir yetkisini davalı yükleniciye verilmesiyle birlikte tapuda devir işlemini gerçekleştirdiklerini, dava konusu dairelerin bitmek üzere olduğunu, davalı yüklenici adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmazın davalılara tescilinin gerçek hak durumunu yansıttığını, yolsuz tescilin söz konusu olmadığını, tapu siciline güven ilkesi gereği ve davalıların kötü niyetli hareket etmemeleri sebebiyle tapu iptal ve tescil taleplerinin yerinde olmadığını, usule aykırı herhangi bir işlemin bulunmadığını, üçüncü kişilerin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini biliyor olmasının onların kötü niyetli oldukları anlamına gelmediğini, her somut olayda iyiniyetin araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının kendisini inşaatın garantörü gibi tanıttığını, buna güvenerek 2 adet daire satın aldığını, davacıya güvenildiğini, sorunu çözmek yerine dava açtığını, belediye ile davalı şirketin ortak hareket ettiğini, satın aldığı şirketin hak sahibi olduğunu düşündüğünü, tapu siciline güven ilkesi gereği yolsuz tescil olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin .... İnş. Tur. Paz. San. A.Ş.'nin eski yönetim kurulu başkanı olduğunu, şirketin davalı yüklenici ile vinç kiralama sözleşmesi akdettiğini, borçların tasfiyesi için yapılan protokol gereği 1. blok 2. kat 9 no.lu bağımsız bölümün tapu maliki ... İnş. Ltd. Şti.'den tapuda devraldığını, tapuya güven ilkesi gereği iyiniyetinin korunması gerektiğini, yolsuz tescil olmadığını, yolsuz tescilin sadece ilk sahibi olan alıcıya karşı ileri sürülebileceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.5.Davalılar ... İnş. Ltd. Şti., ... ve ...'e usulüne uygun olarak yapılan tebligatlara rağmen davaya karşı cevap dilekçesi sunmamışlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yüklenicinin sözleşme gereği inşaatı bitiremediği, dava tarihi itibariyle inşaatın tamamlanma seviyesinin %11,89 olduğunun tespit edildiği, davalı yüklenicinin, davacı arsa sahibine karşı edimini yerine getirmediği ve davalı yükleniciye devredilen bağımsız bölümlerin avans niteliğinde olduğu nazara alınarak, davalı yükleniciye kalan bağımsız bölümleri temlik alan tapu maliki diğer davalıların TMK'nın 1023. maddesi gereği iyiniyetli sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 23.02.2016 tarihli sözleşmenin geriye etkili feshine, davalılar adına kayıtlı bulunan dava konusu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı ... vekili, davalılar ... ve ... vekili, davalılar ... İnş. Tic. Ltd. Şti. ve ... İnşaat Yapı Ticaret Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davalılar ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti. ile ... İnş. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; sözleşme gereği davacı tarafça hazırlanarak teslim edilmesi gereken projelerin teslim edilmemesi sebebiyle inşaata başlanamadığını, davacının kusuru sebebiyle ifâ imkânsızlığının olduğunu, davacının şekil şartlarına uygun olarak ihtarda bulunmadığını, davacının cezai şart alacağını da icra takibine koyduğu için işbu davanın kötü niyetli olduğunu, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin şekil şartı eksikliği sebebiyle geçersiz olduğundan davalının temerrüdünden de bahsedilemeyeceğini, kararın davalılar yönünden bozulması gerektiğini beyan etmektedir.2.Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerinin davacı ile davalının birlikte inşaat yapmasına ve inşaatın geldiği aşamaya da güvenerek, davacının tapu devir yetkisi vermesi neticesinde oluşan tapu siciline güvenip bağımsız bölümü satın aldıklarını, yolsuz tescilin söz konusu olmadığını, davalıların iyiniyetli üçüncü kişi olmaları sebebiyle iyiniyetlerinin korunması gerektiğini, davalı tarafça yapılan inşaat davacı tarafça kontrol edilmediği gibi inşaatın tamamlanması için de davalı ile görüşülmediğini, akdedilen sözleşmede de fesih şartlarının düzenlenmediğini, davacının fesih bildiriminde bulunmayarak sözleşmeye aykırı davrandığını, dava konusu bağımsız bölümlerin tamamlanmasına az bir süre kala davalılarca satın alındığını, üçüncü kişilerin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini biliyor olmalarının onların kötü niyetli olduklarını göstermediğini, her olayda iyiniyetin araştırılması gerektiğini beyan etmektedir.3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının dava konusu inşaatın yapımı sırasında davalı yüklenicinin garantörü olarak hareket ederek güven vermesi sonucu tapu siciline güvenerek bağımsız bölümü satın aldığını, davacının inşaatın tamamlanması için yeni bir yüklenici ile anlaşarak davalıların mağduriyetini gidermesi gerektiğini, müvekkilinin davacının arsa sahibi olduğunu bilmediğini, bilecek durumda da olmadığını, davacının gecikme cezası talep etme hakkının da olduğunu, sözleşmenin feshine gerek olmadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi ile tapu iptal tescil istemine ilişkindir.1. Davalı ... vekilinin temyiz başvurusu yönünden;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Davalı ... vekili tarafından verilen 26.12.2022 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de Mahkemece davalı vekiline istinaf kanun yolu başvurusu için yatırması gerekli istinaf harçlarını yatırması konusunda 28.11.2022 tarihli muhtıra tebliğ edildiği, davalı vekilinin gerekli harç ve giderleri kesin süre içerisinde yatırmadığının tespit edilmesi üzerine Mahkemece 13.10.2022 tarihli ek karar ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği, ek kararın davalı vekiline tebliğine rağmen davalı vekilince bu karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davalı ... vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmadığından, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı ... İnşaat Tic. Ltd. Şti. vekilinin ve davalılar ... ile ... vekilinin temyiz itirazları yönünden;Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle davacı arsa maliki ile davalı yüklenici ... İnş. Tic. Ltd. Şti. arasında tek parsel üzerinde 3 blok 156 adet konut ve 8 adet işyeri yapılması için arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, davalı üçüncü kişilere satılan bağımsız bölümlerin bulunduğu birinci blokta inşaatın tamamlanma seviyesinin %39,22 olduğu, ikinci ve üçüncü bloklarda bu oranın % 0 olduğu, inşaatın genel tamamlanma oranının ise %11,89 olarak tespit edildiği nazara alınarak taraflar arasında akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, davalı ... İnşaat Tic. Ltd. Şti. vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olup davalılar ... ve ...'nün yargılama aşamalarındaki beyanlarında davacı arsa malikinin tapu devir yetkisi vermesi sonucu oluşan tapu siciline güvenerek bağımsız bölümü satın aldıkları, inşaatın tamamlanmadığı, davalıların arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini biliyor olmalarının onların kötü niyetli olduklarını göstermediği yönündeki beyanları ile davalıların taşınmazı satın aldıkları anda, tapunun arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalı yükleniciye devredildiğini ve yüklenicinin edimlerini yerine getirmediği için sözleşmenin geriye etkili feshi koşullarının bulunduğunu bilmeleri gerektiği anlaşılmakla, davalılar ... ve ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3. Davalı ... İnş. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazları yönünden;Dairemizin, “arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi halinde yükleniciden hisse veya bağımsız bölüm satın alan yahut lehine ipotek tesis edilen üçüncü kişilerin iyiniyetle tapuya güvenerek ayni hak iktisaplarının dinlenmeyeceğine..” dair içtihadından dönmek amacıyla Yargıtay Kanunu’nun 15/2-c maddesi gereğince Yargıtay Birinci Başkanlığına yaptığı başvuru neticesinde Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca 16.05.2025 tarih, 2024/1 Esas; 2025/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile Dairemizin eski içtihatlarından dönme istemi kabul edilmiştir.16.05.2025 tarih, 2024/1 Esas; 2025/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi, Yargıtay Kanunu’nun 45/5. fıkrası gereğince içtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar. İçtihadı birleştirme öncesinde aksi yönde bir bozma olsa bile usuli kazanılmış hakkın istisnası olarak uygulanması gerekir.Bu nedenle; Hukuk sistemimizde taşınmaz mülkiyeti edinmek ancak tapu sicili ile mümkündür. Tapu sicili herkese açıktır. İlgili herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfa ve belgelerin kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini tapu memurundan isteyebilir. Tapu kütüğüne yapılmış her tescil, bir ayni hakkı karşılar. Geçerli bir tescil, sicil dışı meydana gelen bir değişiklik sonucu sonradan yolsuz tescil haline gelebilir. Bu durumda bile iyi niyetli üçüncü kişiler bakımından, tescilin olumlu hükmü uygulanır. Yani, iyi niyetli üçüncü kişilerin böyle bir tescile güvenerek kazandıkları ayni haklar korunur (TMK. m. 1023).Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, bünyesinde gayrimenkul satış vaadi ve eser sözleşmesini barındıran karma bir sözleşmedir. Bu sözleşmede arsa sahibi, sözleşmeye uygun koşullarda arsasını yükleniciye teslim etmek; yüklenici kendisine karşı edimini yerine getirdiğinde ise yükleniciye bırakılan bağımsız bölümlerin tapusunu ona devretmek ile yükümlüdür. Sözleşmenin diğer tarafı olan yüklenicinin edim borcu ise sözleşmede kararlaştırılan nitelikteki binayı yapıp arsa sahibine teslim etmektir. Aynı zamanda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ani edimli bir sözleşmedir. Ani edimli sözleşmenin kural olarak geriye etkili feshi ve tasfiyesi mümkündür. Geriye etkili fesihte sözleşmenin tarafları verdiklerini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri isteyebilirler. Uygulamada arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldıktan sonra yüklenici henüz edimlerini yerine getirmeden; arsa sahibi, arsa veya kat irtifak tapularını veya bir kısmını çeşitli saiklerle yükleniciye tapuda devretmekte ve yüklenici devraldığı bağımsız bölüm veya arsa hisselerini üçüncü kişilere satmaktadır. Arsa payı veya bağımsız bölümlerin satılmasından sonra yüklenici edimlerini yerine getirmediği için sözleşmenin geriye etkili feshi talep edilebilmektedir.TMK’nın 3. maddesine göre, tapuya güvendiğini, iyi niyetli olduğunu beyan eden ve yükleniciden arsa payı veya bağımsız bölüm satın alan üçüncü kişinin iyiniyetli olduğu kanun gereğince karine olarak kabul edilmelidir. Aynı Kanunun 1023. maddesine göre ise tapuya güvenerek iktisap edilen ayni hakkın korunması gerekir. TMK’nın 3. ve 1023. maddelerine göre, yükleniciden arsa payı veya bağımsız bölüm devralan üçüncü kişi iyiniyetli ise yüklenici adına yapılan tescil başlangıçtan itibaren yolsuz olsa veya sonradan geriye etkili fesihle yolsuz hâle gelse bile devrin geçerli olacağı kabul edilmelidir. Zira tapu siciline güven ilkesi korunmazsa hukukî işlem güvenliği, dolayısıyla hukukun en temel ilkelerinden olan hukukî güvenlik ilkesi de ihlâl edilmiş olur.Arsa sahibinin; üçüncü kişinin taşınmazı tapuda satın aldığı anda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle tapunun yükleniciye devredildiğini ve yüklenicinin edimlerini yerine getirmediği için sözleşmenin geriye etkili feshi ihtimalini bildiğini ve buna rağmen taşınmazı satın aldığını veya lehine ipotek tesis ettiğini bir başka deyişle üçüncü kişinin kötüniyetli olduğunu somut delil ve vakıalarla ispat etmesi halinde elbette tapunun arsa sahibine döneceğinin kabulü gerekir. Öte yandan, arsa sahibinin yükleniciye devrettiği tapunun avans tapu olduğunun kabulü de mümkün değildir. Zira “avans tapu” kavramının Türk Medeni Kanunu ve Türk Eşya Hukuku sisteminde yerinin bulunmadığı, Doktrinde de belirtildiği gibi, arsa sahibinin yükleniciye tapu devrinin avans tapu kavramıyla açıklanamayacağı, zira tapu devrinin şarta bağlanamayacağı; dolayısıyla, yüklenici adına kayıtlı olan arsa hissesi veya bağımsız bölümün üçüncü kişiye satılmasının geçerli olduğu kabul edilmelidir.Arsa sahibinin yükleniciye tapuyu devretmesi, yolsuz tescil olarak da değerlendirilemez. Zira aynî hakkın kurulabilmesi için yeterli olmayan ve gerçek hak sahipliğini yansıtmayan tescil, yolsuz tescildir. (TMK.1024). TMK’nın 992. maddesi hükmü gereğince, arsa sahibinin bozucu yenilik doğuran hakkını kullanarak sözleşmeden dönme anına kadar, mülkiyet hakkına sahip yüklenicinin tasarruf işleminde hiç bir hukuki sakatlık olmayacaktır. Arsa sahibi, sözleşmeden sonradan dönse bile “yolsuz tescil” iddiasıyla yükleniciden iyiniyetle ayni hak iktisap eden üçüncü kişiden tapu iptali ve tescil talep etme hakkı bulunmayacaktır.İzah edilen nedenlerle, tapuya güvenerek yükleniciden arsa hissesi veya bağımsız bölüm satın alan yahut lehine ipotek tesis edilen iyi niyetli üçüncü kişinin TMK'nın 1023. maddesine istinaden iktisabının korunması gerekir. Ancak, arsa sahibinin TMK’nın 3/2. fıkrası gereğince, üçüncü kişinin taşınmazı satın aldığı veya lehine ipotek tesis ettiği anda, “tapunun arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye devredildiğini ve sözleşmenin geriye etkili fesih koşullarının bulunduğunu” bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispatlaması halinde arsa sahibinin tapu iptali ve tescil talebi kabul edilebilir.Anılan İçtihadı Birleştirme ve Dairemizin yeni içtihatları doğrultusunda Mahkemece yapılacak iş; hükmü temyiz eden davalı ... İnş. Ltd. Şti'nin tapu sicilinde bağımsız bölümlerin mülkiyetini devraldığı anda, TMK'nın 1023. maddesi anlamında korunması gereken iyiniyete sahip olmadığını yani tapunun arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye devredildiğini ve sözleşmenin geriye etkili feshi koşullarının bulunduğunu bildiğini veya bilmesi gerektiğini gösterir, ispata yarar delillerin ibrazı için, davacı arsa sahibine verilecek makul süre neticesinde oluşacak sonuca uygun karar verilmesinden ibarettir.VI. KARARAçıklanan sebeple;1. Yukarıda değerlendirme ve gerekçe bölümünde (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,2. Değerlendirme ve gerekçe bölümünde (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... İnşaat Tic. Ltd. Şti. vekilinin ve davalılar ... ile ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine,3. Değerlendirme ve gerekçe bölümünde (3) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.