Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, davalının sözleşmeyi tek taraflı feshi üzerine doğan ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili talebi ve basiretli tacir ilkesi tartışması.
Özet: Davacı, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve tek taraflı olarak erken feshedildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmekte; zira sözleşmenin tek taraflı fesih halinde kalan aylara ait fatura bedellerinin peşinen ödenmesini öngören maddesine dayanarak, müvekkilinin ticari itibarını zedeleyen ve mesnetsiz fesih gerekçeleriyle sona erdirilen sözleşmenin kalan dönemi için KDV dahil 640.439,63 TLnin tahsilini istemekte ve davalının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne vurgu yapmaktadır.

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ███████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ███████ Esas
KARAR NO : ████████
HAKİM :....
KATİP : ...
DAVACI : ... ... .....
VEKİLLERİ : Av.....
Av.....
DAVALI : ... ....
VEKİLİ : Av...
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili, taraflar arasında Hizmet Sözleşmesi yapıldığını ve bu kapsamda 2013 yılından itibaren davalı şirkete ait ...... verildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin Sözleşme Uzatma Tutanağı/Protokolü ile davalının sözleşmeyi feshine kadar uzatılarak devam ettiğini, Davalı tarafından müvekkili şirkete 13.01.2023 tarihinde sözleşmenin 15.02.2023 tarihi itibariyle feshedilip yeni bir ... şirketi ile çalışmaya başlanılacağının hem sözlü hem yazılı olarak bildirildiğini, ihbarname ile sözleşmenin davalı tarafından feshedildiğini, İlgili ihbarnamenin müvekkil şirkete gönderilme sürecine kadar yaşandığı iddia edilen olaylara ilişkin yazılı veya sözlü hiçbir konu hakkında bir bildirim yapılmadığını, kaldı ki sözleşmenin feshi ihbarnamesinin ardından taraflar halihazırda çalışan personellerin alacaklarına ilişkin ihtiyari arabuluculuk ile işçilik alacaklarını müteselsil olarak ödediklerini, bu hususta müvekkili şirketin, davalı ile aralarında bulunan Hizmet Sözleşmesinin 10. Maddesindeki Kanuni Hükümler başlığında işçilik alacaklarında sorumluluk işveren olarak davalı şirkette olsa dahi iyiniyetini ve ticari ilişkileri korumak adına bu borca katlandığını, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin feshi hususunda gönderilen ihbarnamede ... hizmetinde görev yapan personelin görevini layıkıyla yerine getirmediği, firma tarafından gerekli önlemlerin alınmadığı ve denetimlerin yapılmadığı konusunun belirtildiğini, bu süreçte ortaya çıkan ... zaafiyetlerinin veya denetim hususlarının yazılı olarak müvekkiline bildirilmediği gibi personelin yetersizliği sebebiyle sözleşmenin feshedilmesinden ve işçilik alacaklarının ödenmesinden sonra da aynı personellerin aynı iş yerlerinde aynı koşullarda çalışmaya devam ettiğini, salt ... zaafiyeti veya yetersiz denetim bahanesi ile taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin feshinin de müvekkilin ticari itibarını ve güvenini zedelediğini ve zarara uğrattığını, bu nedenlerle yaklaşık 10 yıla yakın davalı tarafa ... hizmeti veren şirket adına sözleşmesinin bitmesine henüz varken sözleşmenin davalı tarafındanfeshinin ticari şartlara ve iyiniyete uygun düşmediğini, şirketler arasında imzalanan Özel ... Hizmeti Sözleşmesinin SONA ERME başlıklı 7. Maddesinde “Ancak işveren sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmek istediği taktirde firmanın zararını karşılamak adına, sözleşmenin bitim tarihine kadar olan ayların FATURA BEDELLERİNİ peşinen ödemeyi kabul eder.” ibaresinin bulunduğunu, sözleşmenin sona erme tarihi olan 01.07.2023 tarihi yerine davalı tarafın tek taraflı beyanı ile 15.02.2023 tarihinde sona erdiğini, Davalı tarafından Ocak ayı itibariyle 146.354,87 TL’lik ve şubat ayı için 71.159,87 TL’lik faturalar kesildiğini, ilgili faturaların da ödendiğini, bu faturalar konusunda mütabık kalındığını, bu faturalar doğrultusunda geri kalan 15 günlük şubat ayı ve tamamı olmak üzere Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için uyarlanarak hesaplama yapıldığını ve sözleşmenin davalı tarafından feshedilmesinden itibaren toplamda KDV dahil 640.439,63 TL'nin muaccel olduğunu, sözleşme hükümleri gereği müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini, Taraflar arasındaki sözleşmeye göre verilen ... hizmetinin her yılın Haziran ayında da hizmet verilerek 1 Temmuz itibariyle sona erdiğini, Davalı tarafından tek taraflı olarak 15.02.2023 tarihi itibariyle biten sözleşme doğrultusunda geri kalan 15 günlük şubat ayı ve tamamı olmak üzere Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarının faturalar bedellerinin kendilerine ödenmesi gerektiği hususlarının Davalıya ihtar edildiğini, her tacir, tüm ticarî faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek, sağduyu sahibi olmak, ileriyi düşünmek ve işlemlerini ona göre organize etmek zorunda olduğundan yapacağı sözleşmelerin yerine getirilip getirilmeyeceğini hesaba katıp basiretli bir iş adamı gibi davranıp borcun yerine getirilmesini engelleyebilecek hareketleri önceden nazara alması gerektiğini, Türk Ticaret Kanununun, basiretli iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğünün diğer bir özel halini de cezai şart için hükme bağladığını, sözleşmelere konan cezai şartların fahiş olması halinde tacir olmayan şahısların, hâkimden bunun indirilmesini isteyebildikleri halde, eğer borçlu tacir ise, böyle bir talepte bulunamayacağını, çünkü, tacirin sözleşmeyi yaparken basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorunda olduğunu, bunun üzerine sözleşme doğrultusunda geri kalan 15 günlük şubat ayı ve tamamı olmak üzere Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarının faturalar bedellerinin tahsili için ... 8. Genel İcra Dairesi ██████████ E. ( ... 2. İcra Dairesi ██████████ E. eski Esas) sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak Davalı tarafından takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'unun 5/A maddesi gereğince ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olarak öngörülen arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığını taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, Sözleşme kapsamında Özel ... Hizmeti Sözleşmesinin SONA ERME başlıklı 7. Maddesinde “Ancak işveren sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmek istediği taktirde firmanın zararını karşılamak adına, sözleşmenin bitim tarihine kadar olan ayların FATURA BEDELLERİNİ peşinen ödemeyi kabul eder.” ibaresinin açık olduğunu, davaya konu alacağın likit bir alacak olduğunda duraksama bulunmadığını, bu nedenle alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı taleplerinin de olduğunu belirterek ... 8. Genel İcra Dairesi ██████████ E. sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı, borçlunun haksız ve mesnetsiz olarak yapmış olduğu itirazın iptaline, İcra takibinin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla kısmi olarak şimdilik 10.000,00 TL üzerinden devamına, Alacağın likit olması nedeniyle, asıl alacağın yüzde 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, █████/2024 tarihli dilekçesiyle talebini 511.583,41 TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili, taraflar arasında çok önceden mevcut olan ancak Müvekkili Şirket'in adres değişikliği nedeniyle yeniden irade fesadı ile akdedilen Haziran 2016 imza ve 01.07.2016 yürürlük tarihli ve ... Hizmetleri Sözleşmesi'nin "Süre ve Mali Konular" başlıklı 4'üncü maddesi uyarınca, Sözleşme'nin 01.07.2017'de sona ereceğinin kararlaştırıldığını, Davacının iddia ettiği gibi Sözleşme'nin 01.07.2023'te sone ereceğine ilişkin bir hüküm veya ek protokol bulunmadığını,03.12.2024 tarihinde okulda su baskını gerçekleştiğinden, Sözleşme gereği su basması gibi durumlara karşı gerekli tedbirleri almak ve devriye gezmek gibi sorumlulukların Davacı tarafından yerine getirilmediğinin tespit edildiğini, daha detaylı yapılan incelemelerde de Davacı'nın Sözleşme'ye aykırı daha başka pek çok tutum ve hareketleri tespit edildiğinden Müvekkil Şirket tarafından ... 75'inci Noterliği'nin 13.01.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihbarnamesi ile haklı nedenle feshedildiğini, Müvekkil Şirket tarafından keşide edilen ... 38'nci Noterliği'nin 15.02.2023 tarih 04217 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haklı fesih gerekçeleri bakımından çok daha uzun ve detaylı açıklamalar yapılarak faturalara yasal olarak itiraz edildiğini, Davacı şirket tarafından Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen şekilden farklı şekilde bila tarihli yazı ile fatura bedellerinin Sözleşme gereği ödenmesinin talep edildiğini, Müvekkil Şirket tarafından 23.03.2023'te tebliğ alınan yazıya ilişkin olarak 27.03.2023'te cevap verildiğini, Davacı tarafından huzurdaki davaya konu ... 8. Genel İcra Dairesi ██████████ E. (... 2. İcra Dairesi ██████████ E. eski Esas) sayılı dosyası ile icra takibi başlatılması üzerine Müvekkil Şirket tarafından takibe ilişkin olarak yetkiye, takibe, iddia ve takip konusu edilen tutarın tamamına, faizi ile tüm fer’ilerine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, Yetkiyi düzenleyen HMK m. 6 uyarınca, Huzurdaki davanın müvekkil Şirket'in ve taşınmazın adresi olan; "Turgut Özal Bulvarı No:18/1 İncek Gölbaşı/..." adresi dikkate alınarak, takibin ve huzurdaki davanın Gölbaşı İcra Daireleri ve Gölbaşı Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde ikame edilmesinin gerekli olduğunu, bu itibarla, yetkisiz açılan huzurdaki davaya karşı yetki itirazlarının bulunduğunu, Davacıların dava dilekçesindeki ve takipteki taleplerinin tamamı zamanaşımına uğradığını, bu nedenle, zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddini talep ettiklerini, Türk Borçlar Kanunu'nun "Borçlunun Temerrüdü" üst başlıklı 117'nci maddesi uyarınca Davacının bila tarihli vekaletnamesiz yazısının da Kanun'da aranan emredici şarta uygun olmadığından ve Davacı tarafından da bu emredici şarta uygun şekilde yazının gönderildiği ispat da olunmadığından müvekkil Şirket'in takip ve dava konusunda temerrüde düşmediğini, Davacı tarafça Sözleşme'nin 7'nci maddesinin 2'nci cümlesi uyarınca; "İşveren (Müvekkil Şirket), Sözleşme'yi tek taraflı feshetmek istediği takdirde, Firmanın (Davacının) zararını karşılamak adına, Sözleşmenin bitim tarihine kadar olan ayların, Fatura Bedellerini peşinen ödemeyi kabul etmiş sayılır." hükmüne dayanıldığını, öncelikle Sözleşme'nin 01.07.2023'te biteceğine ilişkin Davacı tarafça hiçbir delil sunulmadığından buna ilişkin faturalara dayalı taleplerin en başından reddi gerektiğini, Ayrıca Sözleşme maddesinde yer alan tazminat hükmünün, Sözleşme'nin Müvekkil Şirket tarafından haklı sebebe dayanılmaksızın keyfi olarak tek taraflı feshi halinde uygulanacak bir hüküm olduğunu, Türk Medeni Kanunu'nun "Dürüst Davranma" başlıklı 2'nci maddesi, Türk Borçlar Kanunu'nun "Sözleşmelerin Yorumu, Muvazaalı İşlemler" başlıklı 19'uncu maddesi uyarınca, davaya konu Sözleşme'de kast olunanın açıkça Müvekkil Şirket tarafından keyfi feshe yönelik bir hüküm olduğu anlaşılmasına rağmen ve Sözleşme'yi haklı sebeple feshetmelerine rağmen Davacı tarafça dürüstlük kuralına aykırı şekilde sebepsiz zenginleşme amaçlı bahse konu Sözleşme hükmünü bahane göstererek fatura tanzim edilerek takip başlatıldığını, haklı sebeple fesihte dahi Davacının tazminata hak kazandığının kabulü halinde iki tarafa da borç yükleyen bir sözleşme olan taraflar arasındaki Sözleşme'nin ilgili maddesi uyarınca müvekkil Şirket'in haklı nedenle feshinde dahi almadığı bir hizmetin ücretini ödemek zorunda olması anlamının çıkacağını ki bu durumun ne hayatın olağan koşullarına, ne ticari teammül, örf ve adetlere ne de dürüstlük kuralına uygun olmadığını , Sözleşme'nin 7'nci maddesinin 2'nci cümlesinde;"İşveren (Müvekkil Şirket), Sözleşme'yi tek taraflı feshetmek istediği takdirde, Firmanın (Davacının) zararını karşılamak adına, Sözleşmenin bitim tarihine kadar olan ayların, Fatura Bedellerini peşinen ödemeyi kabul etmiş sayılır." hükmüne yer verilmiş olup; maddede açıkça koşulsuz ve şartsız olması gereken bir cezai şartın değil, şarta ve koşula dayalı uygulamada "götürü tazminat" olarak nitelendirilen zararın doğmasına şartına bağlı kılınmış bir tazminatın var olduğunu, Davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için Müvekkil Şirket'in haklı neden olmaksızın Sözleşme'yi feshettiğinin kabulü halinde dahi yukarıda bahsi geçen Sözleşme maddesi uyarınca Davacı'nın zararının ortaya çıktığını ispat etmesi gerekir iken basit yargılama usulüne tabi işbu davada dava dilekçesinde zararına ilişkin hiçbir delil sunmayan Davacı'nın davasının reddi gerektiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun "Zararın ve Kusurun İspatı" başlıklı 50'nci maddesi uyarınca, Davacının ödeme emrindeki asıl alacak tutarı olan 640.439,63-TL tutarındaki zararını ispat etmesi gerektiğini, Kaldı ki; huzurdaki davaya konu Sözleşmedeki gibi bir götürü tazminat anlaşması tazminatın üst miktarını sınırlaması itibariyla bir sorumsuzluk anlaşması niteliği taşıdığını, Doktrinde alacaklının hukuki durumunu zayıflatır nitelikteki anlaşmaların geniş anlamda sorumsuzluk anlaşması olarak değerlendirileceğini, bu şekilde ortaya çıkan anlaşmalara TBK m.115-116 hükümlerinin emredici sınırlarının kıyasen uygulanacağının belirtildiğini, anılan hükümler kapsamında, Davacıdan alınan hizmetin özel kanun niteliğinde olan 5188 sayılı Özel ... Hizmetlerine Dair Kanun çerçevesinde bir hizmet olması nedeni ile de Sözleşme'de belirlenen tazminatın sorumsuzluk anlaşması niteliğini taşıması sebebiyle de en başından geçersiz olması gerektiğini, zira yukarıda açıklanan nedenlerden anlaşıldığı üzere müvekkilinin haklı nedenleri olmasına rağmen sözleşmeyi tazminat ödemeden feshedemeyecek olmasının TBK m.115/2'ye aykırılık teşkil edeceğini, Davacı tarafça Davacının Sözleşme gereği Müvekkil Şirket'in ödemesi gerekli olduğu iddia edilen işçilik alacaklarını müteselsil olarak iyi niyetli şekilde ödediklerinin iddia edildiğini, İş Kanunu'nun 2'nci maddesinin 7'nci fıkrası uyarınca;"Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." emredici hükmü ve Türk Borçlar Kanunu'nun "Kesin Hükümsüzlük" başlıklı 27'nci maddesi kapsamında "Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüz olduğunu, Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur" hükmü uyarınca Davacının Kanun gereği sorumlu olduğu ve hatta yine Kanun ve Yargıtay kararları gereği Asıl İşveren olan Müvekkil Şirket'in ödediği işçilik hak ve alacaklarına karşılık Alt İşveren olan Davacı'ya rücu etme hakkı bulunmasına rağmen Davacı'nın Kanunen yerine getirmesi mecbur olan bir yükümlülüğü kısmi olarak yerine getirdiğinin ikrarının iyi niyet değil tam tersi kötü niyet göstergesi olduğunu, 5188 sayılı Kanun’a göre özel ... hizmetine başlamadan önce mülki idareye özel ... sözleşmesinin ibraz edilmesi ve izin alınması gerektiğini, Müvekkil Şirket'in Çiğdem Mahallesi’nden İncek’ e taşındığı yıl olan 2016 yılında bu düzenleme gereği yeni adresimi ihtiva eden yeni bir sözleşme yapmak gerektiğini, anılan tarihte on yılı aşkın süredir Davacı'dan hizmet satın alınıyor olunması nedeniyle karşılıklı güvene dayalı olarak sözleşme düzenlemesi yapıldığını, sözleşmede imzası bulunan dönemin imza yetkilisi ...'in Türkçe bilmediğini, gelinen noktada sözleşmenin 2016 yılında yeniden düzenlenmesi sırasında imza sahibinin Türkçe bilmemesinden ve zaten on yılı aşkın süredir devam eden hukuki ilişkinin verdiği pişmanlık verici güvenden yararlanarak Müvekkil Şirket'i aldatarak Müvekkil'in hataya düşmesine neden olunduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun 32'nci maddesinde de ayrıca irade fesadına örnek haller sayıldığını, Müvekkil Şirket'e bağlı ve dava konusu ... hizmetinin alındığı ... .. Uluslararası Okulu'nun, 75 farklı milletten pek çoğunun konsolosluk çalışanlarının ve büyükelçilerin çocuklarının olduğu uluslararası bir okul olduğunu, detayları hem ... 75'inci Noterliği'nin 13.01.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihbarnamemizde hem de ... 38'nci Noterliği'nin 15.02.2023 tarih .... yevmiye numaralı ihtarnamelerinde de detaylı şekilde açıklandığı üzere Sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, Davacının güvenliğinden sorumlu olduğu okulda su baskını yaşandığını vaktiyle tespit edemediği gibi, yaşanan olay müvekkil'e bildirmediğinden müvekkilinin zararının arttırıldığını, Taraflar arasındaki Sözleşme'nin 3.2'nci maddesi uyarınca, "İşveren (Müvekkil) binası ve çevresinin, çalışanların, ziyaretçilerin ve müşterilerin güvenliğini sağlamak, giriş-çıkışları denetlemek, olası yangın, su basması, diğer tehditleri önlemek amacıyla gerekli tedbirleri almak, raporları düzenleyip devriye ve kontrolleri yapmak FİRMA (Davacı) sorumluluğundadır." hükmünü havi olduğunu 03.12.2024 tarihinde gece yaşanan su baskınında ... görevlilerinin hiç devriyeye çıkmadıkları ve uyuyakaldıkları görüldüğünden;su baskınından Müvekkil Şirket'in haberdar edilmemesi neticesinde daha önce engellenebilecek pek çok zararın ortaya çıktığını, ekte sunulu fotoğraflarda sus baskınına ilişkin görüntülerin olduğunu, su baskınına ilişkin video görüntülerinin de Sayın Mahkemeye CD veya USB içeriğinde bilahare sunulacağını, su baskını neticesinde aydınlatma sisteminden su damlaması kaçak akım sigortasının atmasına ve yangın tehlikesinin artmasına sebep olduğunu, bunların Davacı firma ile de paylaşıldığını, Davacı firma tarafından su baskının yaşandığı gece görev ve sorumluluklarını ihmal eden ... görevlisinin iş akdinin savunması alınmak suretiyle feshedildiğini, sözleşme ve ... sayılı kanun’un şart koştuğu üniforma zorunluluğuna uyulmadığını, Davacı tarafından verilen hizmetin 5188 sayılı Özel ... Hizmetlerine Dair Kanun çerçevesinde verilen bir hizmet olup; mezkur Kanun'un "Kıyafet" başlıklı 13'üncü maddesi uyarınca "Özel ... görevlileri görev alanı içinde ve süresince üniforma giyerler." Sözleşme'nin 3.3'üncü maddesi uyarınca, "Çalışan personellerin maaş, SSK Primi, kıyafet, teçhizat giderleri FİRMA (Davacı) tarafından karşılanacaktır" hükümlerinin bulunduğunu, personel ile yapılan görüşmeden eksik ve uygunsuz kıyafet verildiği, yıl içerisinde gerekli olan sayıda kıyafet verilmediği, üniforma kuralına uyulması konusunda ihtarat yapılmadığı hususlarının anlaşıldığını, ayrıca Müvekkil Şirket'in yapmış olduğu denetimde, personelin Kanun ve Yönetmelik’te idari ve adli yaptırımlar öngörülmesine rağmen mevzuata aykırı sivil kıyafet ve kişisel aksesuar kullanmayı alışkanlık halinde getirdiğinin tespit edildiğini, Okulun güvenliğini sağlamakla yükümlü olan davacı personelin okulun kasasından para çalarak ... zaafiyetine sebep olduğunu, bu eylemin Davacı tarafça değil, Müvekkil Şirket tarafından tespit edildiğini, Hırsızlık olayına ilişkin olarak tanıkların da olduğunu, Çalışan personellerin işçilik haklarının eksik ödendiğini, Sözleşme'nin 3.3'üncü maddesinde "Çalışan personellerin maaş, SSK Primi, kıyafet, teçhizat giderleri FİRMA (Davacı) tarafından karşılanacaktır" dendiğini davacı tarafından Sözleşme hükmüne, İş Kanunu ve sair mevzuata aykırı olarak personellerin primleri eksik yatırıldığını, fazla mesai ve UBGT ücretlerinin ödenmediğini, Postalar Halinde İşçi Çalıştırılarak Yürütülen İşlerde Çalışmalara İlişkin Özel Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’e aykırı vardiya düzeni oluşturulduğunu, Davacı tarafından verilen hizmetin yirmi dört saat esasıyla verilen bir hizmet olduğunu ve Merî hukuk kurallarına göre vardiyalı çalışma düzeninde en geç bir haftada vardiya dönüşümü yapılması gerektiği, ancak Davacı Şirket'çe gündüz çalıştırılan personel sürekli gündüz, gece çalıştırılan personel sürekli gece çalıştırıldığını, Vardiya döngüsünün hukuka aykırı belirlenmesinin, işçi bakımından her zaman haklı nedenle fesih ortamı yaratmakla, esasen Davacı'nın sorumlu olduğu işçilik ödemelerinden dışa karşı Müvekkil Şirket'in müşterek müteselsil sorumlu olması nedeniyle Müvekkil Şirketin de risk altında olmasına neden olduğunu, 4.01.2023 tarihli toplantıda talep edilmesine rağmen işçilerin gece çalışma muvafakat yazılarının Müvekkil şirket'le paylaşılmadığını, ... yaptığı denetimlerde gece çalışma muvafakat belgelerinde dayatma olup olmadığını, vardiya döngülerini ve muvafakat yazılarının her yıl yenilenmesi gibi hususları denetlediğini, eylemsizliği nedeniyle Müvekkil Şirketin olası denetimde korunaksız duruma düştüğünü, bununla birlikte çalışan personelle ihbar önellerinin yapılmadığı, ihtarnamelerinde detaylı şekilde bahsettikleri üzere müvekkil Şirket'ten tahsil edilen ücretlerin karşılığı hakların çalışanlara verilmeyerek sabunlama yöntemi ile Davacı'nın karını arttırdığının görüldüğünü, 24.01.2023 tarihinde Davacı ile y Müvekkil Şirket'e ait iş yerinde yapılan toplantının konusunun o tarihte ayakta olduğu düşünülen sözleşmenin sona ermesi sürecinin ne şekilde yönetileceğinin belirlenmesi olduğunu, mezkûr toplantıda Davacı Şirketin yıllar içerisinde tahsil ettikleri kıdem tazminatı provizyonlarına rağmen, şirketin mevcut ekonomik durumunda işçilere kıdem tazminatı ödenmesinin imkânsız olduğunu ağlamaklı bir ifadeyle dile getirdiğini, Toplantıda bulunan Davacı temsilcilerinin işçilere geçmişte kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını ifade etettiğini, , anılan toplantıdan sonra ödenen kıdem tazminatı dekontlarının ve hesaplama yöntemlerinin Müvekkil Şirket'le paylaşılmasına karar verildiğini, yapılan ilk toplantıda Müvekkil Şirket tarafından işçi kıdem tazminatlarının taksitle ödenmesi konusunda yapıcı seçenek sunulduğunda bu durumun değerlendirileceği bilgisinin verildiğini, değerlendirme neticesinde kıdem tazminatı ödememeye karar verildiğinin anlaşıldığı, Müvekkil kıdem tazminatı ödeme belgelerini, ibraname vb. belgelerle birlikte şirketin nasıl bir yol izleyeceği hakkında bilgilendirme beklerken, bu bilgilendirme yerine 26.01.2023 tarihli yani sözleşmeye aykırı tarihte tanzim edilmiş temel fatura ile karşı karşıya kaldığını, bugüne kadar ticari fatura olarak tanzim edilen faturanın tam da görüşmenin ertesi günü sistem üzerinden reddedilemeyecek biçimde temel fatura olarak tanzim edilmesinin anlaşılabilir olmadığını Davacının kötü niyetli olduğunu, Üstelik ay henüz tamamlanmamışken, yani hizmetin verilmesi tamamlanmamışken ve puantajlara göre sözleşme bedeli belli değilken fatura tanzim edilmesinin kabulünün de imkansız olduğunu, Müvekkil Şirket'in bilgisi dışında Davacı ... ... tarafından kesilen iki adet faturanın işleme alınmayacağının kendilerine e-posta ile iletildğini ve akabinde talep ettikleri üzere PTT ile iadeli taahhütlü olarak sehven kesilen faturalarının işleme alınmayacağına dair bir yazının da iletildiğini, bu hususta ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi talep ettiklerini, müvekkili temerrüde düşürülmediğinden temerrüt faizi de talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddi ile davacının icra takinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali davası olup, Davadaki uyuşmazlığın, taraflar arasında yapılan ... hizmetlerine ilişkin sözleşmeye istinaden davacının sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdiği halde bir kısım bedelin ödenmediği iddiasıyla faturaya dayalı yapılan takibe davalının vaki itirazının iptali ile sözleşmenin feshinin haklı nedenlere dayanıp dayanmadığı ve bu doğrultuda davacının fatura bedelini isteyip istemeyeceği konularına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davalının icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine yönelik itirazının Gölbaşı İlçesinin mahkememiz yetki alanı içerisinde bulunduğu gözetilerek reddine, icra dairesinin ve mahkememizin yetkili mahkeme olduğunun tespitine ve Davalı vekilinin zaman aşımı defiinin soyut olması nedeniyle reddine karar verilmiş ve dava dosyasının esasının incelenmesine başlanmıştır.
... 8.Genel İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 640.439,63 TL asıl alacak ve 15.462,67 Tl işlemiş faiz olmak üzere toplam 655.902,30 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi yapıldığı, davalı tarafından davacı yana herhangi bir borcun bulunmadığından bahisle itiraz edildiği, itirazın ve iş bu itirazın iptali davasının süresinde olduğu, takibin dayanağının ... hizmet sözleşmesinden kaynaklı cezai şart ve Şubat, Mart, Nisan Mayıs ayları bakımından ... hizmeti bedeli olarak gösterildiği , davacının ıslah yoluyla talebini 511.583,41 TL olarak belirlediği tespit edilmiştir.
Taraflarca bildirilen tüm deliller toplandıktan sonra dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, , tarafların sav ve savunmaları ile dayanmış oldukları delillerde değerlendirilerek sözleşme ve protokol hükümleri ile bu sözleşmenin sona ermesine ilişkin hukuki takdir ve münakaşa mahkememize bırakılmak suretiyle dosyaya sunulan bilgi belgeler ve ticari defterlere istinaden takip tarihi itibariyle davacının davalıdan talep edebileceği varsa asıl alacak miktarı konusunda rapor tanzimi istenmiş ve hazırlanan 16.08.2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; feshin haklı nedene dayanmamasına istinaden, Ocak 2023 ve Şubat 2023 ayları faturalarından uyarlama ile yapılan hesaplamaya göre Takipte asıl alacağın 505.479,57TL ( MART, NİSAN, MAYIS ayları toplamı) olabileceği, bu durumda davacının 6.103,84TL işlemiş faiz talep edebileceği bildirilmiştir.
Davalı vekilinin tanık deliline dayandığı görülmekle 3 ayrı tanık 5 nolu celsede dinlenmiş, tanık beyanları ve taraf vekillerinin tanık ifadelerine yönelik beyanları tetkik edilmiştir.
Taraflara arasında yapılan Haziran 2016 tarihi ... hizmet sözleşmesinin incelenmesinde;
(3.2) madde, İŞVEREN (davalı) binası ve çevresinin, çalışanların ziyaretçilerin ve müşterilerin güvenliğini sağlamak, giriş çıkışları denetlemek, olası yangın, su basması, diğer tehditleri önlemek amacıyla gerekli tedbirleri almak , raporları düzenleyip, devriye ve kontrolleri yapmak FİRMA davacı) yükümlülüğündedir. Hükmünü düzenlemekte olup,
(4.2) madde, Sözleşme █████/2017 tarihinde sona erecektir. Hükmünü taşımakta ve ve aynı sözleşmenin 7. Maddesi, Bu sözleşme Firma 30 gün önceden haber vermek(posta,fax vb) kaydı ile ve Taraflar aşağıdaki hallerin vukuu bulması halinde hiç bir ihtara gerek kalmaksızın tek taraflı olarak fesih edebilir. Ancak işveren Sözleşmeyi tek taraflı olarak fes etmek istediği taktirde, Firmanın zararını karşılamak adına, Sözleşmenin bitim tarihine kadar olan ayların Fatura Bedellerini peşinen ödemeyi kabul etmiş sayılır.
Hükmünü taşımaktadır.
Davalı tarafından davacıya gönderilen 13.01.2023 tarihli noter ihtarnamesinde, ....Yukarıdaki gerekçelerle sınırlı olmamak üzere; firmanızdan alınan ... hizmetinde aksamaların meydana gelmesi, firmanız tarafından sağlanan hizmetin sözleşme standartlarında verilmemesi vb. nedenlerden dolayı, hizmet alım sözleşmesini 15 Şubat 2023 tarihi saat 07:30’da geri dönüşü olmayacak şekilde sonlandırdığımızı, belirtilen tarih ve saate kadar alınan hizmette herhangi bir eksikliğe ve olumsuzluğa mahal verilmeden hizmetin ayıpsız ve eksiksiz ifa edilmesini rica ederiz." ifadesine yer verilerek ... hizmet sözleşmesinin fesh edildiği ve ayrıca 15.02.2023 Tarihli İhtarname ile de davalı şirket tarafından cevap dilekçesinde yer alan bir dizi olumsuzluğun da feshe gerekçe gösterildiği ve bu durumun davacıya bildirildiği görülmüştür.
Yukarıda anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar taraflar arasında yapılan ... hizmet sözleşmesi belirli süre olarak düzenlenmiş ve █████/2017 tarihinde sonlanacağı kararlaştırılmışsa da sözleşmenin anılan tarihten sonra da taraf iradeleriyle ayakta kaldığı ve 7. Maddesindeki hüküm de nazara alındığında belirsiz süreli hale geldiği ve █████/2023 tarihinde sonlandığı ve anılan madde uyarınca davacının █████/2023 tarihine kadar olan ayların fatura bedellerini talep edebileceği kabul edilmelidir.
Öte yandan; sözleşmenin 3.2 maddesi uyarınca davacı davalı binası ve çevresinin, çalışanların ziyaretçilerin ve müşterilerin güvenliğini sağlamak, giriş çıkışları denetlemek, olası yangın, su basması, diğer tehditleri önlemek amacıyla gerekli tedbirleri almak , raporları düzenleyip, devriye ve kontrolleri yapmak yükümlülüğü altında ise de, gerek █████/2023 tarihli ihtarname içeriğinde gerekse cevap dilekçesinde sıralanan ve anılan yükümlülüğe aykırı şekilde hiç ve veya gerektiği şekilde ifa edilmeyen edimler bulunsa da tanık ifadelerine de yansıyan ve bina içinde meydana gelen su baskını, hırsızlık gibi olayların fesih tarihinden çok önceki zamanda meydana geldiği, olaylardan hemen sonra davalı tarafından davacı nezdinde aksiyon alınmadığı, bu olaylara yönelik olarak dosyaya belge, tutanak, olumsuzluk raporu, denetleme raporu, teftiş raporu vb. Türde delilin sunulmadığı ve bu durumun davalı tarafça gösterilen tanıkların beyanları ile de teyit edildiği ve bu doğrultuda davalının █████/2023 tarihli fesih bildiriminin haklı olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu kabule göre de; sözleşmenin 7. Maddesi uyarınca davacının Şubat Mart Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına yönelik fatura bedellerini talep etme hakkı bulunmaktadır. Ancak; İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava türlerinden olup, İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davası niteliğinde olduğundan ve dayanak takip dosyasında Haziran ayına yönelik, fatura bedeli takibe konu yapılmadığından anılan aya yönelik hesaplama yapılmasına dair davacı itirazı yerinde görülmemiştir. Ayrıca Sözleşmede cezai şarta yönelik belirleme ve hüküm bulunmadığından takipte bu kaleme isabet eden alacak ve ferileri yönünden de takibin yerinde olmadığı tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıya verdiği ... hizmet sözleşmesinden kaynaklı cezai şart ve fatura bedeli ve ferilerinin tahsili amacıyla yapılan takibe itiraz üzerine iş bu itirazın iptali davasının açıldığı, her ne kadar taraflar arasında yapılan ... hizmet sözleşmesi belirli süre olarak düzenlenmiş ve █████/2017 tarihinde sonlanacağı kararlaştırılmışsa da sözleşmenin anılan tarihten sonra da taraf iradeleriyle ayakta kaldığı ve 7. Maddesindeki hüküm de nazara alındığında belirsiz süreli hale geldiği ve █████/2023 tarihinde sonlandığı ve ve aynı madde uyarınca davacının █████/2023 tarihine kadar olan ayların fatura bedellerini talep edebileceği, dayanak takip dosyasında Haziran ayına yönelik fatura bedeli takibe konu yapılmadığından anılan aya ilişkin hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı, ayrıca Sözleşmede cezai şarta yönelik belirleme ve hüküm bulunmadığından takip talebindeki bu kaleme isabet eden alacak ve ferileri yönünden de takibin yersiz olduğu, yapılan hesaplamalar yönünden hükme esas alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen 2023 için ilk 15 günlüğe 71.159,87TL KDV dahil fatura kesildiğinden günlük 4.743,99TLX 14 gün=66.415,86TL KDV dahil tutar ile, Aylık 146.354,57X3=439.,63,71TL MART, NİSAN, MAYIS ayları toplamı olmak üzere TOPLAM 505.479,57 TL asıl alacak ve bu asıl alacak için hesaplanan 6.103,84-TL işlemiş faiz yönünden davanın sunulan ıslah dilekçesi içeriği dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, Ayrıca, İİK 67/2 maddesi uyarınca hükmedilen alacağın likit olduğu anlaşıldığından davacı yararına icra inkar tazminatına da hükmedilmesine ve Reddedilen miktar yönünden davalı vekilinin koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddi ile neticede davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine ... 8. İcra Genel Dairesinin ██████████ e sayılı takip dosyası üzerinden yapılan takibe, davalının vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 505.479,57-TL asıl alacak ile 6.103,84-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 511.583,41-TL üzerinden takip talebindeki koşullar ile DEVAMINA,
2-Hükmolunan alacağın %20 si üzerinden hesaplanan 102.316,68-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Reddedilen miktar yönünden davalı vekilinin koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gereken 34.946,26 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın ve 8566,00 TL ıslah harcının düşümü ile kalan 25.952,66 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça sarf edilen başvurma harcı, ıslah harcı, peşin harç ve vekalet harcı toplamı olan 9.482,00 TL’nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davacının posta-davetiye gideri, bilirkişi gideri olarak sarf ettiği toplam 5780,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak davacıya iadesine,
6- Davalı tarafından yatırılan delil avansının talebi halinde davalıya iadesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 80.737,51 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabulucu ücreti olarak sarf edilen 3.200,00 TL ücretin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ....
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!