İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesindeki ticari satım kaynaklı itirazın iptali davasında, yaş sebze meyve şirketinin fatura alacağı ve davalı sağlık firmasının ödeme itirazı.
Özet: Yaş sebze meyve ticareti yapan davacının, davalıya kestiği faturalara istinaden başlattığı icra takibine karşı davalının yaptığı itirazın iptali talebiyle açılan bu davada, davacı, ürün teslimatına rağmen ödeme yapılmadığını ve itirazın kötü niyetli olduğunu iddia ederken, davalı taraf ise faturalardaki ürünleri teslim almadığını, imzaların kendilerine ait olmadığını ve faaliyet alanları dışında böyle bir alımın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████ DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...--, yaş sebze meyve işi ile iştigal eden şahıs şirketi olduğunu, müvekkili şirketin davalı/borçluya teslim edilen ürünler karşılığında 4 adet fatura (---- numaralı, 19.07.2025 tarihli, 113.625,00 tl'lik fatura, ---- numaralı, 20.07.2025 tarihli, 130.290,00 tl'lik fatura, ---- numaralı, 22.07.2025 tarihli, 132.411,00 tl'lik fatura, ----- numaralı, 24.07.2025 tarihli, 274.467,50 tl'lik fatura.) alacağın faturaya dayalı olup, müvekkili tarafından davalı adına e-fatura olarak düzenlenen faturaların davalıya sistem üzerinden gönderildiğini, davalı taraf faturalara ilişkin ödemeleri yapmadığını, bu nedenle taraflarına 07.08.2025 tarihinde ----İcra Müdürlüğü ---- Esas No'lu dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ---- İcra Dairesi ---- Esas Sayılı dosyasından davalı/borçluya gönderilen ödeme emri borçluya tebliğ edilmiş ve borçlu tarafından 13.08.2025 tarihli dilekçe ile asıl alacağa, faize ve fer’ilerine itirazda bulunulduğunu, işbu itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, davalı her ne kadar müvekkili şirkete böyle bir borcunun olmadığını iddia etmişse de müvekkili şirketin ticari defter, faturalar, sevk irsaliyeleri ve banka hesap kayıtları üzerinde yapılacak inceleme neticesinde davamızdaki haklılığımız ortaya çıkacağını, davalı müvekkili şirketten ürün almış ancak buna karşılık ödemesi gereken tutarları ödemediğini, taraflar tacir olup yapılan işin ticari iş mahiyetinde olduğunu, bu nedenle avans faizi talebinin yerinde olduğunu, Davalı/borçlunun kötü niyetli olarak likit bir alacağa dayalı icra takibine itiraz ettiğini, borçlu itirazında haksız ve kötü niyetli olup icra takibini uzatmak ve müvekkilin alacağının ülkedeki enflasyon karşısında erimesini sağlamak maksadıyla borca itiraz ettiğini, zira borçlunun davaya konu alacağın mevcudiyetini yahut miktarını bilmemesi hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, taraflarınca başlatılan zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını beyan ederek öncelikle teminatsız mahkemeniz aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat karşılığında davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine, davanın kabulüne, Davalının ---. İcra Müdürlüğü'nün ----Sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalı/borçlunun alacağın %20’sinden az olmamak üzere İcra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra takibine konu faturaların müvekkile E tebligat olarak gönderildiğini, müvekkilinin teknik sebeplerden dolayı sistem üzerinden faturayı iade edemediğini, müvekkilinin bu faturaları kabul etmediğini 06.08.2025 tarihinde telepost yolu ile faturaları müvekkili şirkete ait olmayan ürünler dolayısı ile işleme almadığını beyan ettiğini, ancak davacı tarafça bu hususun kabul edilmemiş ve takip yoluna gidildiğini, faturanın tek başına alacağın varlığını gösteren bir belge olmadığını, İcra takip dosyasında yer almayan ancak dava açıldıktan sonra dosyaya ibraz edilen irsaliye faturaları yer alan imzalar müvekkili şirket yetkilisi veya çalışanlarına ait olmadığını, taraflarının ticari defterlerinin incelenmesi durumunda iddialarımızın haklılığı ortaya çıkacağını, takip dosyasına ibraz edilen faturalar incelendiğinde fatura içeriklerinin yaş sebze ve meyve olduğunun anlaşılmakta olduğunu, müvekkilinin sağlık sektöründe faaliyet gösteren firma olup tonlarca yaş sebze meyve alacak bir ticari kapasitesi bulunmadığını, yaklaşık bir hafta içerisinde bu kadar yüklü alışverişin yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davaya konu faturaların sistem üzerinden düzenlendiğini, müvekkilinin bu faturalara konu ürünleri teslim almadığını, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen sevk irsaliyeleri üzerinde yer alan imzaların müvekkili şirket yetkililerine veya çalışanlarına ait olmadığını beyan ederek zamanaşımı itirazlarının olmakla, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, karşı taraf aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle ----. İcra Dairesi ----- Esas sayılı takibi davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı itirazın iptali gerekip gerekmediği buna ilişkin itirazın iptali davasıdır.İhtiyati haciz talep eden vekilinin sevk irsaliyesi ve fatura sunduğu, mahkememizce ihtiyati haciz kararı verildiği, bu karara karşı borçlu vekili tarafından itiraz dilekçesi sunulduğu, ihtiyati hacze itirazın duruşmada değerlendirileceğinden ihtiyati hacze itiraza █████/2025 tarihli duruşmada Yasal şartları oluşmayan ihtiyati haczin kaldırılmasına dönük itirazın reddine karar verildiği görülmüştür. ---. İcra Müdürlüğü ---- Esas nolu dosyasının Uyap sureti, ---- Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve ---- Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacının tacir kaydı bilgileri incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır.Mahkememizin █████/2026 tarihli celsesinde davacı vekili; davalı tarafın borcunu icra dosyasına ödeme taahhüdünde bulunduğunu, davanın konusuz kaldığını konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini ve yargılama gideri, vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; borcun sona erdiği ve davanın esasının konusuz kaldığı anlaşılmakla HMK 331/1 maddesi uyarınca yargılama harç ve giderlerinin, kural olarak davada haksız çıkan aleyhine hüküm verilen tarafa yükletileceği anlaşıldığından, dava tarihinde haklılık durumuna ve davalının davanın açılmasına sebebiyet verip vermediği hususuna bakılmıştır. Davacının dava açılmasına sebebiyet vermediğine dair Mahkememizce edinilen kanaat neticesinde bakiye harç ve arabuluculuk ücreti davalı taraf üzerinde bırakılmış ve talep edilmediği görülmekle kendisini vekil ile temsil eden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Konusuz kalan davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan dava açılırken peşin olarak yatırılan 615,40-TL 'den mahsubu ile bakiye 116,6-TL nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti talepleri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,4-Artan gider avansı bulunması ve talep etmesi halinde gider avansının yatıran tarafa iadesine,5-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 4.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.