Eczaneye uygulanan reçete kaynaklı para cezasının iptali davasında, hastanın ilacı aldığını beyanı üzerine Yargıtay bozmasına karşı mahkemenin direnme kararı.
Özet: Bir eczaneye, hastanın ilaçlarını üçüncü bir kişiye teslim ettiği iddiasıyla uygulanan para cezasının iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi hastanın ilacı bizzat aldığını beyan etmesi üzerine iptal kararı vermiş; Yargıtayın ceza yargılamasının sonucunun beklenmesi gerektiği gerekçesiyle iki kez bozma kararına rağmen, mahkeme, hastanın beyanı, benzer davalardaki kesinleşmiş kararlar, eczacının ceza dosyasında sanık olmaması, suçun şahsiliği ve adil yargılanma ilkelerini göz önünde bulundurarak davanın kabulü yönündeki ilk kararında direnmiştir.
3. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Mahkemece verilen direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından direnme kararı yerinde bulunarak sair temyiz iddialarının incelenmesi için dosya Dairemizce gönderilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkiline ait ... Eczanesi ile davalı Kurum arasında yapılan 2012 yılı Protokolü kapsamında,... İlinde yürütülen soruşturma neticesinde düzenlenen 30.09.2013 tarihli rapora dayanılarak bir adet reçete nedeniyle protokolün (4.3.6.) maddesi uyarınca 18.09.2014 tarihli işlem ile faiziyle birlikte toplam reçete bedeli olan 27.777,83 TL tutarında para cezası uygulandığını, söz konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamış, 04.12.2014 tarihli beyan dilekçesinde; işlemin hukuka uygun olduğunu, reçetedeki ilacın hasta veya yakınına teslim edilmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.12.2015 tarihli kararıyla; Kurum işlemine konu reçetede yer alan ilacın hastaya değil üçüncü bir kişiye teslim edildiği kanaatiyle davacı hakkında cezai işlem uygulandığı, ancak söz konusu 27.04.2008 tarihli reçetede hasta olarak görünen E.D.’nin, cezai işleme konu ilacı ... Eczanesinden bizzat alarak kullandığını, reçete arkasında yer alan imzanın kendisine ait olduğunu ifade ettiği, bu hâliyle davacıya uygulanan cezai işlemin taraflar arasında imzalanan Protokolün (5.3.2) maddesine uygun olmadığı ve işlemin iptal edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 15.05.2019 tarihli ilamıyla; cezai şarta konu olay nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından başlatılan soruşturmaların bulunduğu ve reçete sahibi hastaların soruşturma dosyasında şüpheli olduğu, hukuk hâkiminin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu' nun 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesinde verilen beraat kararı ile bağlı olmadığı, mahkumiyet ve tespit edilen maddi olgularla bağlı olduğu, Mahkemece, soruşturma dosyasının sonucu beklenerek, soruşturma dosyası kapsamı ile bu dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirilerek sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
2. Bozma ilamına uyan Mahkemenin 27.10.2022 tarihli kararıyla; hasta E.D.’nin Bursa Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/7 E. sayılı dava dosyasında verdiği savunmasında, H.Ç.’yi Hemofililer Derneği Kongresinden tanıdığını, ilaçlarını bizzat doktorlara müracaat ederek raporlarını sunmak ve muayene olmak suretiyle yazdırdığı, iddiaların gerçeği yansıtmadığını beyan ettiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ilacın H. Ç. isimli kişiye teslim edildiğinin belirtildiği, ancak adı geçenin ilaçları hastaya ulaştırmadığına dair herhangi bir tespitin bulunmadığı, E. D.nin hemofili hastası olduğu, uzman hekimlerce düzenlenen bilirkişi raporunda reçetede yazılı ilaçların hasta için gerekli olduğunun belirtildiği hasta tarafından da ilaçların alınıp kullanıldığının beyan edildiği, ayrıca E.D'nin talimatla alınan beyanında cezai işleme konu reçeteyi alarak kullandığını, ilacı eczaneden bizzat temin ettiğini ve reçete arkasındaki imzanın kendisine ait olduğunu belirttiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, 2012 yılı Protokolünün (5.3.2.) maddesinde yer alan “Ancak hastanın ilacı aldığını beyan etmesi durumunda bu madde hükmü uygulanmaz” hükmü uyarınca davacı hakkında tesis edilen Kurum işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile davacı hakkında uygulanan para cezasına ilişkin Kurum işleminin iptaline, taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine ve sözleşmenin aynı şartlarla devamına karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Dairenin 23.10.2023 tarihli ilamıyla; Mahkemece uyulan bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği, Bursa Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/7 E. sayılı dava dosyasının sonucu beklenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
4. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; önceki karar gerekçesi yanında, aynı müfettiş raporuna dayalı olarak başka eczacılar aleyhine açılan davalarda benzer mahiyette verilen kararların Dairece onanarak kesinleştiği, E.D. isimli hastanın reçeteye konu ilacı teslim aldığını eldeki dosyada ve ceza dosyasında beyan ettiği, ceza dosyasında davacı eczacının sanık olarak yer almadığı, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi ile adil ve makul sürede yargılanma hakkı birlikte değerlendirildiğinde ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı gerekçesiyle, direnme kararı karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.12.2025 tarihli ilamıyla; Mahkemece, ilk bozma kararına uyulmak suretiyle bozma doğrultusunda soruşturma dosyasının incelendiği, akabinde kovuşturmanın yürütüldüğü Bursa Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/7 Esas sayılı dosyasının da değerlendirilmesi suretiyle davacı eczacının anılan ceza dosyasında taraf olmadığı hususunun tespit edildiği; her ne kadar davaya konu reçetede hasta olarak görünen E.D. söz konusu ceza dosyasında sanık sıfatıyla yargılanmakta ise de, verdiği tüm beyanlarda davaya konu ilacı alıp kullandığını ifade ettiği, Protokol hükümleriyle birlikte direnme kararı gerekçesinde belirtildiği üzere suç ve cezaların şahsiliği ilkesi ile adil ve makul sürede yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilmesi sonucunda, Mahkemenin bozma gereklerini yerine getirdiği ve Bursa Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/7 E. sayılı dosyasının sonucunun beklenmesine gerek kalmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, direnme uygun bulunduğundan, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Dairemize gönderilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; Protokol hükümlerini yerine getiren müvekkili Kurum tarafından uygulanan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık söz konusu olmadığını, davaya konu işlemin bizzat davacının da kabul ve taahhüt ettiği Protokol hükümleri çerçevesinde gerçekleşmiş kanuni ve zorunlu bir işlem olduğunu, davacının tarafı olduğu sözleşmenin gereklerini yerine getirmekle ve kendi eylemleri ile sebebiyet verdiği Kurum zararından sorumlu olduğunu
ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı eczacı ile davalı arasında düzenlenen 2012 yılı Eczane Protokolü nedeniyle uygulanan cezai şart işleminin iptali istemine ilişkindir.
2012 yılı Protokolün (5.3.2.) maddesi; "Eczacının Kuruma fatura ettiği reçetelerde (e-reçete olarak düzenlenenler hariç) bulunması gereken ve reçete muhteviyatı ilaçların reçete sahibine ya da yakınına teslim edildiğine ilişkin imzanın, reçete sahibine veya ilaçların teslim edildiği yakınına ait olmadığının tespit edilmesi halinde, reçete bedelinin 5 (beş) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı yazılı olarak uyarılır, tekrarı halinde reçete bedelinin 5 (beş) katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 1 (bir) ay süre ile sözleşme yapılmaz. Ancak hastanın ilacı aldığını beyan etmesi durumunda bu madde hükmü uygulanmaz" şeklinde olup davaya konu reçetede hasta olarak görünen E.D. nin Bursa Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/7 E. sayılı ceza dosyasında sanık sıfatıyla yargılandığı tüm beyanlarında davaya konu ilacı alıp kullandığını ifade ettiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!