Avukatın haksız azli durumunda akdi vekalet ücreti alacağının belirlenmesinde, yasal tavan ve azil tarihindeki harçlandırılmış değer üzerinden hesaplama farklılıklarının incelenmesi.
Özet: Bir avukatın, müvekkili tarafından haksız yere azledilmesi üzerine açtığı vekalet ücreti alacağı davasında, ilk derece mahkemesi avukata davanın sonradan belirlenen yüksek değeri üzerinden önemli miktarda vekalet ücreti ödenmesine karar vermiş; ancak istinaf mahkemesi, vekalet ücretinin davanın azil tarihindeki harca esas değeri (1.000 TL) üzerinden hesaplanması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararını hatalı bulmuş ve bu durum ücret miktarında büyük bir farklılığa yol açmıştır.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ...Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ...2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında tapu iptal ve tescil davası için avukatlık ücret sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşme gereği nisbi ücret üzerinden anlaşma yapıldığını, davacı tarafından 24.01.2020 tarihinde dava açılış masrafları kendisi tarafından karşılanmak suretiyle davalı adına dava açıldığını, davacının azledildiği 10.01.2022 tarihine kadar vekillik görevinin eksiksiz yerine getirildiği, dosyanın karar aşamasına gelmesi üzerine davacının herhangi bir haklı neden bulunmaksızın azledildiğini, taraflar arasında nisbi vekalet ücretinin "...mahkeme tarafından hükmoluncak şeyin değerinin yahut paranın karar tarihindeki rayiç bedelinin tespiti ile toplam tutarın %50'si..." olarak belirlendiğini, tavanı aşan sözleşmelerin belirtilen %25 tavan oranında geçerli olduğunu, haksız azil halinde hakkaniyet indirimin yapılamayacağını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haksız azil sebebi ile şimdilik 65.000,00 TL vekalet ücret alacağı ve 5.000,00 TL karşı vekalet ücret alacağının azil tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı avukatın davalının verdiği vekaletname ile bir takım hukuki iş ve işlemlerini davalı adına takip ettiğini, davalının hiçbir sebep olmadan davacıyı vekillikten azlettiğini beyanla vekalet ücretinin tahsili amacıyla eldeki davanın açıldığı, dosya arasında bulunan belgelere göre, ...9. Noterliğinin 03.12.20 19... yevmiye numaralı vekaletnamesiyle taraflar arasında vekalet ilişkisi kurulduğu, davacı avukatın davalının ...1. ASHM'nin ███████ E. sırasına kayıtlı dava dosyasında vekillik görevini yürüttüğü, davacı avukatın davalı tarafından ...17. Noterliğinin 10.01.20 22... yevmiye nolu azilnamesi ile davacının görülen lüzum üzerine azledildiği, davalı yanın davacı avukatı azlinin herhangi bir haklı sebebi olduğunu ispatla mükellef olduğu ve fakat davalının bu yönde bir delil ileri sürememesi nedeniyle azlin haksız olduğunun kabulü gerektiği, bu halde bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada da tespit edildiği üzere, avukatın azledildiği sırada takip ettiği dava veya işin hangi aşamada olduğunun önemi olmaksızın avukatın haksız olarak azledilmesi halinde ücretin tamamına hak kazanacağı, haksız azilde ücretin davanın azil tarihindeki değerine göre belirlenmesi gerektiği, davacının davalı adına takip ettiği işbu dosyaya yönelik olarak mahkemece yapılan keşif neticesinde dava değerinin 4.634.332,12 TL olduğu, karşı yan vekalet ücreti olarak 134.968,32 TL talep edilebileceği, akdi vekalet ücreti bakımından ise her ne kadar taraflar arasında ücret sözleşmesi düzenlenmiş ve %50 bedel belirlenmiş ise de Avukatlık Kanunu'nda tavan sınır olarak %25 belirlenmiş olduğundan bu miktara göre yapılan hesaplama doğrultusunda 1.158.583,03 TL akdi vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.293.551,35 TL akdi-karşı yan vekalet ücreti talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile; 1.158.583,03 TL akdi, 134.968,32 TL karşı vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.293.551,35 TL’nin, 70.000,00 TL'si dava tarihinden, 1.223.551,35 TL ıslah tarihi olan 09.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının, davacı olan vekili yargılama devam ederken azil etmiş ise de, davalının iddia ettiği azil nedenlerinin geçerli bir neden olmadığı, azilnamede haklı bir sebep ileri sürmediği, bu nedenle yapılan azlin haksız olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, ancak mahkemece aldırılan bilirkişi raporu kapsamında davanın kabulüne karar verilmiş ise de, vekalet ücreti miktarı yönünden yapılan değerlendirmede dosya kapsamına göre azil tarihinde açılan davanın derdest olduğundan harca esas değeri üzerinden akti ve karşı yan vekalet ücretinin hesaplanması gerekeceği, buna göre azil tarihi itibari ile harçlandırılmış değer olan 1.000,00 TL üzerinden akti için ilk hukuki yardımın verildiği, azil için azil tarihindeki AAÜT'den az olamayacağından ayrı ayrı 1.000,00'er TL avukatlık ücretinin hesaplanıp hüküm kurulması gerekirken mahkemece hatalı olarak azil tarihinden sonraki değer üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kararının düzeltilerek, esas hakkında aşağıdaki şekilde yeniden karar verilerek, davanın kısmen kabulü ile; 1.000,00 TL akdi, 1.000,00 TL karşı vekalet ücreti olmak üzere toplam 2.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibariyle davalı vekilini azlettiğinden ve vekili bulunmadığından davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, haksız azile konu davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, dava değerinin belirlendiği bilirkişi raporunun dosya sunulduğu ve ıslah için süre verilen 14.01.2022 tarihli celseden hemen önce 10.01.2022 tarihinde haksız azilin gerçekleştiğini, dava değerinin belirlenmesinin hemen akabinde kötüniyetle ve haksız olarak azledilen davacı lehine, belirsiz alacak davası açılırken belirlenen dava değeri üzerinden vekalet ücret tesisinin hatalı olduğunu, belirsiz alacak davasında haksız olarak azledilen davacı avukatın ifa menfaatinin karşılanabilmesi için kesin talep sonucunun esas alınması gerektiğini, iş sahibi davalı tarafından, belirsiz alacak davası olarak açılan davasının, dava değerine ilişkin bilirkişi raporunun dosyaya geldiği ve harç tamamlama aşamasında davacıyı haksız olarak azletmesi hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde olup bu durumun hukuken korunmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle taraflara arasındaki sözleşmede avukatlık ücretinin mahkeme tarafından hükmoluncak şeyin değeri üzerinden belirleneceğinin kararlaştırıldığı, dava konusu taşınmaza ilişkin tapu iptal tescil davasında Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği dikkate alındığında azil tarihi itibariyle harcı ödenen dava değeri üzerinden vekalet ücretinin belirlenmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
KARŞI OY
Davacı, davalı ile yapılan vekâlet sözleşmesinin haksız azli nedeniyle akdi ve karşı yan vekâlet ücretinin ödenmesini talep etmiştir. Vekâlet akdinin feshinin haksız olduğu Mahkemece ve Dairemizce kabul edilmiştir.
Daire çoğunluğu ile aramızdaki ihtilaf, ret ile sonuçlanan davada, avukatın haksız azli nedeniyle karşı vekâlet ücret alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu madde 74/2’ye göre, avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Avukat, haksız azil sonucunda şayet azledilmemiş olsa idi davalıdan ne alabilecekse ondan yoksun kalmıştır. Sözleşmenin müvekkil tarafından geçersiz ve haksız tek taraflı bozulması halinde avukatın ne isteyebileceği yasada açıkça belli edilmiştir. Bu haklar yanlar arasında kararlaştırılan avukatlık ücreti ile yasanın 164. maddesinin son fıkrası hükmünce karşı tarafa yükletilebilecek avukatlık ücretinden ibarettir. (Y. HGK. 30.1.1981 t. E. 1981/3-47, K. ███████)
Yargılama gideri olarak hükmedilen avukatlık ücreti (karşı vekâlet ücreti) kural olarak davayı kaybeden tarafa yükletilir. HMK 326/1. maddeye göre, “Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.”
Haksız azil durumunda avukatın alacağı ücretin niteliği üzerinde de durmak gerekir. Davanın başında veya herhangi bir aşamasında haksız olarak azledilen avukat hangi ücretlere ve ne kadarına hak kazanacak sorusu ücretin niteliğini belirlemektedir. Bu durumda avukatın alacağı ücretin “ceza” veya “tazminat” olduğuna dair görüşler mevcut ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında, avukatın haksız azil halinde alabileceği ücret, azledilmemiş olsa idi alabileceği ücret kadar olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla avukatın alacağı, vekalet ücretidir.
Davacı avukatın açtığı dava, azilden sonra davalı Hazine vekilinin istinaf talebi üzerine, ilk derece mahkemesince verilen karar ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir.
Somut olayda davacı avukat, azledilmemiş olsa ve davaya devam etse idi, dava ret ile sonuçlandığından yargılama gideri olarak lehine hükmedilen bir avukatlık ücreti olmayacak ve davacı da bu ücrete hak kazanamayacaktı. Hukukta “Gerçekliğin faraziyeye üstünlüğü ilkesi” vardır. Hâkim, varsayımlara (faraziyelere) değil, somut ve ispatlanmış gerçeklere göre karar verir. Mahkeme, kararını, “olmuş gibi kabul edilen” varsayımlara değil fiilen gerçekleşmiş ve ispat edilmiş olaylara dayandırmak zorundadır. Bu hükümler, hâkimin somut delillere dayanarak karar vermesini zorunlu kılar. Eldeki davanın hüküm aşamasında, davanın ret ile sonuçlandığı kesinleşmiş ve somut bir delil oluşmuştur. Artık somut delillere dayanılarak karar verilmesi zorunludur.
Haksız azil halinde avukatın alacağı ücret, bir ceza veya tazminat değildir. Davanın sonuçlanması için dava sonuna kadar emek sarf etmemiş olmasına rağmen azledilmemiş gibi tam ücrete hak kazanmakta ise de davanın kaybedilmesi halinde hiç alamayacağı karşı vekâlet ücretini azil halinde de alamaması gerekir. Aksi halde müvekkili, karşı taraftan hiç tahsil etmediği veya edemeyeceği bir yargılama giderini avukatına vermek durumunda kalacaktır.
Yukarıda belirtilen nedenlerle davacının yargılama gideri olarak verilen karşı vekâlet ücretine hak kazanamayacağı kanaatında olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!