Covid-19 pandemisi kaynaklı fuar sözleşmesinin uyarlanması talepli davanın, davalı şirketçe ihtarlara rağmen açılmasına sebebiyet verilerek konusuz kalması durumunda yargılama gideri ve vekalet ücreti sorumluluğu.
Özet: COVID-19 pandemisi sebebiyle fuar katılım sözleşmesinin uyarlanması talebiyle açılan dava, fuarın ertelemesiyle konusuz kalmış olmasına rağmen, davalının dava öncesinde erteleme talebini reddederek davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin yargılama gideri ile vekalet ücretini davacıya yükleyen kararları Yargıtay tarafından ardışık bozmalara konu olmuş ve son kararda, davanın açılmasına davalı tarafın sebep olduğu belirlenerek gider ve vekalet ücreti sorumluluğu noktasındaki önceki kararların hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü : I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin COVİD 19 pandemisinden kaynaklanan ifâ imkânsızlığı nedeniyle sözleşmeden dönme suretiyle uyarlanmasını, mümkün olmadığı takdirde fuar etkinliğinin açılış ve kapanış tarihi itibariyle sözleşmeye müdahale edilmesini istemiş; 01.03.2021 tarihli dilekçesinde ise; fuar katılım sözleşmesinin ifâ başlangıç tarihinin müvekkilinin talebi doğrultusunda 2022 yılı Şubat ayına ertelendiğini ve davadan beklenen neticenin elde edildiğini belirterek esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; pandemiden dolayı fuarın iptal edilmeyip sadece ertelendiğini ve ortada ifâ imkânsızlığı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 26.04.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; yargılama aşamasında davacı tarafından fuar ifa tarihinin 2022 yılı Şubat ayına ertelendiğinin ve davadan beklenilen neticenin elde edildiğinin belirtilmesi üzerine dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, bu hâlde tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumlarına göre yargılama gideri ve vekâlet ücretine karar verileceği, sözleşme konusu fuar iptal edilmeyip ertelendiğinden ifâ imkânsızlığından söz edilemeyeceği, davalının fuarın ertelenmesinde kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesine göre hesaplanan 2.040,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2021 tarihli kararı ile yatırılan nispi peşin harcın davacının ilk talebi olan sözleşmenin feshi talebi yönünden hesaplandığı, ancak davacının ilk talebi olan sözleşmenin feshi (dönülmesi) hakkında herhangi bir karar verilmediği ve bu talep yönünden davacının istinaf başvurusunun bulunmadığı, davacının diğer talebi olan sözleşmenin ifâ tarihinin ileri bir tarihe ertelenmesi talebinin ise davalı tarafça kabul edilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı ve davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılarak HMK 353/1-b/1 maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesiin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesinin 13.09.2023 tarihli kararıyla direnme kararı verilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.02.2025 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince önceki kararda direnilmesi doğru olmadığından hükmün Özel Daire bozma kararında belirtilen nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.3. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin üye olduğu ... ile davalı şirket arasında 22.12.2020 günü yapılan toplantı ve ... Noterliği'nin 23.12.2020 tarihli ihtarnamesinden sonuç alınamadığından işbu davanın 08.02.2021 tarihinde açıldığı, ancak davalı şirketin genel müdürü tarafından davacı şirkete gönderilen 17.02.2021 günlü elektronik posta ve davalı şirket internet sitesinde yapılan açıklama ile fuarın ertelendiğinin bildirildiği, ayrıca ... ile davalı şirket arasında 25.02.2021 tarihli protokol düzenlendiği, davalı tarafın davadan önce gönderilen talep, yapılan toplantı ve ihtara rağmen anlaşmaya varmayarak davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin anlaşıldığı, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin HMK 331. maddesi uyarınca davalı tarafa yükletilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, açılan davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;a.Taraflar arasında imzalanan fuar katılım sözleşmesinin 2. maddesi incelendiğinde davalı şirketin gerekli görmesi halinde fuar tarihini değiştirme hakkı olduğunu, bu durumun katılımcıya fesih hakkı vermediğini, fuar erteleme kararı nedeniyle davacının hem ödeme yükümlülüğü hem de fuara katılma yükümlülüğü devam ettiğini, fuarın ertelenmesinde davalının kusuru da bulunmadığını, buna göre; davalının dava açılmasına sebebiyet vermediğini ve davacının işbu davayı açmakta haklı olmadığını,b.Dernek tarafından yapılan çağrıların usulüne uygun olmadığını,c.İstinaf giderleri yönünden 3 no.lu kararın hatalı olduğunu, temyiz bozma kararı mevcut olmadığından, vekalet ücretinin hatalı olarak hükmedildiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen fuar katılım sözleşmesinin mücbir sebebe dayalı feshinin, olmadığı takdirde fuarın ileri bir tarihe ertelenmesi konusunda sözleşmenin uyarlanması istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.