Boşanma davasında Yargıtay, kadının usulü kazanılmış hakkını ihlal eden bölge adliye mahkemesi eşit kusur belirlemesini bozdu.
Özet: Boşanma davasında, ilk derece mahkemesinin kadını kusurlu bulan kararı sonrasında kadının istinaf etmesine karşın erkeğin istinaf etmemesi nedeniyle, erkeğe yüklenen kusurlar ile kadına başka kusur yüklenemeyeceği hususunun kesinleşerek kadın yararına usulü kazanılmış hak oluşmasına rağmen, bölge adliye mahkemesinin bu kazanılmış hakka aykırı şekilde kadına yeni kusurlar yükleyerek tarafları eşit kusurlu kabul etmesi hukuka aykırı bulunmuştur; bu durumda evlilik birliğinin sarsılmasında erkeğin ağır, kadının ise az kusurlu olduğunun gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme yapıldığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
2. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : ███████ E., ████████ K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ilgaz Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından duruşma istemli olarak kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... ve vekili gelmedi. Karşı taraf davalı-davacı ... vekili Avukat ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Davacı-davalı vekili Avukat ...'in mazeret bildirdiği görüldü. Usul ve yasaya Uygun bulunmayan davacı-davalı vekilinin mazeretinin reddine karar verildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda verilen 23.03.2022 tarihli ilk kararda evlilik birliğinin sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda davacı-davalı kadının kusurlu olduğu gerekçesiyle kadın tarafından açılan asıl davanın reddine, erkek tarafından açılan birleşen davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiş, bu karar davacı-davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmiş, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince davacı-davalı kadın vekilinin istinaf başvurusunu kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararında gerekçenin kendi içerisinde çelişkili olduğu, kabule göre de boşanmanın fer'îsi niteliğindeki velâyet, kişisel ilişki, yoksulluk nafakasına yönelik hükümlerin erkek tarafından açılan birleşen dava içerisinde değerlendirilmesi gerekirken kadının reddedilen asıl davası içerisinde değerlendirilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince gönderme kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda evlilik birliğinin sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda davalı-davacı erkeğin ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki davanın da kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiş, bu karar taraf vekillerince istinaf edilmiş, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince davalı-davacı erkek vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulü ile daha önce belirlenen kusurlara ek olarak kadına ayrıca "erkek için "bundan koca olmaz" şeklinde sözler söylediği, başka erkeklerle kıyaslama yapmak suretiyle aşağıladığı" vakıaları kusur olarak yüklenmiş, evlilik birliğin sarsılmasında tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek İlk Derece Mahkemesinin boşanmaya ilişkin karar gerekçesinin düzeltilmesine ve kadının tazminat taleplerinin reddine, davacı-davalı kadın vekilinin tüm, davalı-davacı erkek vekilinin ise diğer yönlere ilişkin istinaf itirazlarının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar davacı-davalı kadın vekili tarafından yukarıda belirtildiği şekilde temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden İlk Derece Mahkemesince boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının kusurlu olduğunun kabulüne yönelik verilen 23.03.2022 tarihli ilk karar davacı-davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmiş, davalı-davacı erkek vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmamıştır. Böylelikle davalı-davacı erkeğe yüklenen kusurlar ile davacı-davalı kadına başkaca bir kusur yüklenemeyeceği hususu kesinleşmiş, bu yönden davacı-davalı kadın yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Hal böyleyken Bölge Adliye Mahkemesince gönderme kararı sonrası davacı-davalı kadına "bundan koca olmaz" şeklinde sözler söylediği, başka erkeklerle kıyaslama yapmak suretiyle aşağıladığı" vakıalarının davacı-davalı kadına kusur olarak yüklenmesi isabetli olmamış, davacı-davalı kadından söz konusu kusurların çıkartılması gerektiği anlaşılmıştır. Bu durumda evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda davalı-davacı erkeğin ağır, davacı-davalı kadının ise az kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu usulü kazanılmış hakka aykırı olacak şekilde tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3.Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere davalı- davacı erkek boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda daha ağır kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın yararına 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası koşulları oluşmuştur. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusurların ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi çerçevesinde davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken yanılgılı kusur belirlemesi sonucu davacı-davalı kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı- davalı kadın yararına kusur belirlemesi, davacı-davalı kadının maddî ve manevî tazminat talebinin reddi yönlerinden BOZULMASINA,
2.Davacı- davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!