Alıcının devir yasağına aykırı davranarak taşınmazı devretme girişimi nedeniyle satıcının sözleşmeyi feshetmesi üzerine açılan müspet zarar davasının temyiz incelemesi.
Özet: Alıcı, villa satış sözleşmesinde yer alan devir yasağını ihlal ederek taşınmazı üçüncü kişiye satmaya çalıştığı iddiasıyla satıcı tarafından feshedilen sözleşme sonrası, satıcının piyasa fiyatlarındaki artıştan haksız kazanç sağlama saikiyle kötü niyetli fesih yaptığını ileri sürerek müspet zarar talebinde bulunmuş; ancak alt mahkemeler, alıcının devir yasağını ihlal ettiğini ve satıcının feshinin haklı olduğunu kabul ederek davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi ise feshedilmiş bir sözleşme üzerinden müspet zarar talep edilemeyeceğine hükmetmiştir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında ... İlçesi, ... Mahallesi, 2 48... parselde yapılan “... Göl Konakları 2” projesinde bulunan 25 numaralı villa vasfındaki gayrimenkulün satılması hususunda 14.05.2020 tarihinde sözleşme akdedildiğini, sözleşmede villa vasfındaki gayrimenkulün satış bedelini 2.750.000,00 TL olarak kararlaştırdıklarını, müvekkilinin 350.000,00 TL peşinatı ve Haziran ayından itibaren 300.000,00 TL tutarında taksit tutarlarının kararlaştırıldığı üzere zamanında ve eksiksiz bir şekilde ödendiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında toplam 650.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak davalı şirket yetkilisi tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeksizin, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin feshedildiğinin müvekkiline ... isimli uygulama üzerinden bildirildiğini ve daha sonra müvekkiline 09.11.2020 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, müvekkilinin ödediği 650.000,00 TL'nin iade edildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının sözleşmeyi haksız feshetmesi nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu müspet zararın tespit edilmesine ve tespit edilen bu tutarın davalı şirketten ticari avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin, dava konusu taşınmazı inşa edip satan firma olduğunu, dava konusu parsele ilişkin davacının satış akdini yaparken; kesinlikle ticari kar elde etme amacıyla ve ticari yatırım olarak değil, satın almak istediği konutta bizzat kendisinin yaşayacağını beyan ettiğini ve karşılıklı anlaşma ile bahsedilen sözleşmenin 4.a bendine bu sözleşmeye göre iktisap edilen konutun bir başkasına devredilmesinin veya sözleşmeye bir başkasının dahil edilmesinin istenmeyeceğine dair devir ve ciro yasağı konduğunu, ancak davacının dava konusu taşınmazı satmak üzere anlaştığı emlakçının ve başkaca aracıların taşınmazı görmeye gelmesi ile davacının açık devir yasağına rağmen, fahiş bir karla sözleşmeyi 3. bir şahsa devretmek istediğinin öğrenildiğini, davacının sözleşmeye aykırı talebi kabul edilmeyince de ödediği bedelin kendisine verilmesini istediğini ve bunun üzerine 09.11.2020 tarihli ihtarname ile 14.05.2020 tarihli satış sözleşmesinin feshedildiğini ve davacının o güne kadar ödediği tüm bedellerin iade edildiğini, ayrıca sözleşmenin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşmenin 4.maddesinde alıcı olan davacının taşınmazı başkasına devredemeyeceğine dair devir yasağı konulduğu, dosya kapsamında ve davacının kabulünde olduğu üzere davacının taşınmazdaki değer artışından yararlanmak için satmak istediğinin sabit olduğu, davalının, devir yasağına aykırı davrandığı için sözleşmeyi feshettiği ve yaptığı ödemeleri iade ettiği, davacının taşınmazı devir yasağına rağmen devretmek istediği tarafların kabulünde olduğu, tanık dinlenmesine gerek görülmediği, davalının bu sebeple sözleşmeyi feshetmesinin haklı kabul edildiği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekilli istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının talebinin müspet zarar niteliğinde olduğu, müspet zararın sadece sözleşmenin ayakta tutulduğu hallerde talep edilebildiği, bu nedenle davacının geçersiz ve ayakta tutulmayan sözleşmeye bağlı müspet zararını talep edemeyeceği ve tarafların ahde vefa ilkesi gereğince aralarındaki sözleşme hükümleriyle bağlı olduğu gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalı şirketin taşınmaz fiyatlarındaki fahiş artıştan haksız kazanç elde etme saikiyle, sözleşmenin 4.maddesindeki "devir yasağına aykırı davranıldığı" iddiasıyla sözleşmeyi haksız ve kötü niyetli bir şekilde feshettiğini, davalı şirket tarafından tek taraflı olarak tutulan tutanakların sonradan düzenlenebilir evraklar olduğunu, davalının, taşınmaz fiyatları yükselince sözleşmeyi haksız yere feshedip aleyhine dava açılınca ise sözleşmenin şekil noksanlığı iddiasını ileri sürmesinin hakkın açıkça kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, sözleşmenin resmi şekilde yapılmamasında davalının da sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesinin haksız feshi sebebi ile uğranılan müspet zararın tahsili istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle geçersiz sözleşmeye dayalı olarak müspet zarar talep edilemeyeceğinin ve tarafların sözleşmede kararlaştırdıkları hükümlerle bağlı olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!