İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde, sahte kredi başvurusu görünümüyle mobil bankacılık üzerinden gerçekleştirilen EFT dolandırıcılığında bankanın sorumluluğunun sorgulandığı tazminat davası.
Özet: Davacı, ticari faaliyetler için kredi başvurusunda bulunduğu esnada kendisini banka temsilcisi olarak tanıtan dolandırıcıların yönlendirmesiyle, mobil bankacılık üzerinden toplam 280.000 TL tutarındaki parayı başka bir hesaba aktarmak zorunda kaldığını, bu durumun bankanın özen yükümlülüğünü ihlal etmesinden kaynaklandığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talep ederken; davalı banka ise, söz konusu işlemlerin davacının bilgisi dahilindeki şifre ve güvenli cihazıyla, yasalara uygun iki faktörlü doğrulama mekanizması kullanılarak gerçekleştirildiğini, bu nedenle bankaya atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığını ve davanın reddedilmesi gerektiğini savunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████ DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :DAVA VE İSTEM :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın ... Şti.'nin ortağı ve yetkilisi olduğunu, müvekkilin ticari faaliyetleri kapsamında doğan nakit ihtiyacını karşılamak amacıyla diğer müvekkili ...'a ait banka hesabı üzerinden davalı banka nezdinde kredi başvurusunda bulunduğunu ve başvurunun değerlendirmeye alındığı bilgisinin kendisine iletildiğini akabinde ... numaralı hattan aranan müvekkilini arayan şahısların kendilerini davalı banka müşteri temsilcisi olarak tanıttığını ve müvekkilin gerçekleştirdiği kredi başvurusunda eksik işlemler bulunduğunun bildirdiğini, müvekkile kredi işlemlerinin tamamlanabilmesi için banka hesabına para yatırması gerektiğinin söylendiğini ve bu yönde çeşitli yönlendirmelerde bulunulduğunu, devamında mobil bankacılık uygulaması üzerinden bazı onay işlemlerinin yapılması gerektiğinin belirtildiğini, müvekkilini de arayan kişilerin banka görevlisi olduğuna inanarak, kendisine iletilen talimatları güven duyarak yerine getirdiğini ancak söz konusu yönlendirme sonucunda müvekkile onaylattırılan işlemin gerçekte bir “... Talimatı” olduğu ve bu işlem kapsamında önce 250.000,00 TL ardından 30.000,00 TL olmak üzere toplam 280.000,00 TL''nin ... isimli kişiye gönderildiğinin sonradan anlaşıldığını, nitekim müvekkili ...'ın telefonla görüştüğü şahısların yönlendirmesi sonucu, yetkilisi ve ortağı olduğu diğer müvekkil .... Ltd. Şti.'ne ait banka hesabından işbu dolandırıcılık niteliğindeki işlemlerinin gerçekleştirildiğini, müvekkilin tüm bu işlemleri davalı banka yetkilileriyle görüştüğünü sanarak gerçekleştirmiş olduğunu ve dolandırıcılık fiiline maruz kaldığını, olayla ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturması kapsamında suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkil hesabındaki paranın çekildiğini gördüğü sırada ivedi olarak davalı banka ile iletişime geçtiğini ve durumu anlattığını, davalı banka tarafından kendilerince aranmadığını, arayan şahıslarla ilgili bağlantılarının bulunmadığı şeklinde açıklama yapıldığını, müvekkilin davalı bankadan aldığı bu geri dönüşten sonra dolandırıldığını anladığını ve mağduriyetin giderilmesi amacıyla davalı banka nezdinde yaptığı girişimlerden bir sonuç alamadığını, davalı bankanı özen yükümlülüğüne aykırı davranmış olup müdahale etme sorumluluğunu yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkilin hesabından aldatma yoluyla gerçekleştirilen EFT işleminden doğan zarardan bankanın sorumlu olduğunu, davalı bankanın kusurlu hizmeti nedeniyle müvekkilin kişilik haklarının zarar gördüğünü, manevi açıdan yıprandığını ve ticari itibarının zedelendiğini belirterek, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile 04.06.2024 tarihinde davalı banka mobil bankacılığı üzerinden gerçekleştirilen EFT nedeniyle davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğunun kabulü ile HMK md. 107 gereği belirsiz alacak davası açıldığının kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın 04.06.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, müvekkil ... lehine 50.000,00-TL manevi tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu işlemlerin internet bankacılığı üzerinden yalnızca davacının bilgisi dahilinde olan şifrenin doğru olarak girilmesi suretiyle ..'ne uygun olarak doğrulanmış cihazdan mobil bankacılığa giriş yapılarak gerçekleştirildiğini, yapılan işlemler ile ilgili olarak davalı bankaya husumet yöneltilemeyeceği, ... İnternet'e giriş için müşteriye ait güvenli cihaz üzerinden ... onayı alındığı gibi Akbank İnternet oturumunda para transferi işlemi yapılabilmesi için de müşteriden yeniden ... onayı alındığını, dava konusu ... onayının verildiği numaralı cihazın 29.04.2024 tarihinden beri davacı yanın kullanımında olan güvenli bir cihaz olduğunu, cihaz için BDDK Yönetmeliği'ne uygun olarak iki bileşenli doğrulama yapılmış olduğunu, dava konusu işlemlerin gerçekleştirilmesinde bankaya affedilecek herhangi bir kusur bulunmadığını belirterek; davanın dolandırıcılık eylemini gerçekleştirdiği iddia edilen ...'e ihbarına, haksız, usul ve yasaya aykırı olan davanın reddine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER :Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, ticaret sicil kayıtları, ödeme dekontları, IP kayıtları, ... kayıtları, ... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosya Uyap mündericatı, arabuluculuk tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı...Taraf delilleri toplanmış, dava konusu maaş ödeme protokolü, ödeme belgeleri ve faturalar celp, edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılmıştır.Mahkememizce bilişim Uzmanı ... ve bankacı bilirkişi ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Davacı ...'ın dava konusu işlemlerin gerçekleşmesinde ihmalinin bulunduğu, davalı bankanın dava konu işlemlerle ilgili internet bankacılığı uygulamasına giriş, davacı şirketin hesaplarına erişim ve para transfer işlemlerinin gerçekleşmesi ile ilgili alınabilecek tedbirleri ilgili kanun ve yönetmeliklerde tanımlanmış esaslar dahilinde almış olduğu şeklinde raporun ibraz ediliği anlaşılmıştır.GEREKÇE :Dava, Davacı ...'ın ortağı olduğu davacı şirkete ait davalı banka nezdindeki hesaplarındaki mevduatının bilgi ve talimatları dışında internet bankacılığı yolu ile çekilmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin alacak davasıdır.Davacı ... Şirketi'nin kaşesi üzerine şirket yetkilisi imzası olduğunu anlaşılan bila tarihli ... Şubesi Başvuru Formu Müşteri Tercih ve Seçimleri başlıklı bir form uyarınca davacı ...'a davacı şirketin hesaplarına davalı bankanın kurumsal internet ve mobil bankacılığı ile telefon şubesinden giriş yetkisi verildiği, 2.500.000,00 TL/600.00,00 USD günlük işlem yetkisi olduğu, işlemlerin onaysız ve limitsiz gerçekleşmesine izin verildiği, bilgilendirmenin e-mail ile yapılmasının tercih edildiği ve davacı şirketin hesaplarındaki mevduatın █████/2024 tarihlinde tarihinde dava dışı üçüncü kişi olan ...'e havale edildiği olayda;Davacıların iddiasının, davalı bankanın olay tarihinde yeterince güvenlik önlemini almayarak davacıların zarara uğramasına sebebiyet verdiği, meydana gelen dolandırıcılık olayında davalı bankanın güvenlik zafiyetinin bulunduğu ve olay nedeni ile maddi ve manevi zararlarının oluştuğu şeklinde olduğu,Davalınını savunmasının ise, davalı bankanın meydana gelen olayda kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğu ve verilen yetkiler dahilinde gerçekleştirildiği, olayda tüm kusurun davacılara ait olduğu şeklinde olmakla; Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Hususu, davacıların, davalı bankadaki hesabında bulunan paranın, internet bankacılığı yoluyla yapılan işlemler sonucu, üçüncü kişilerce çekilmesinde davalının kusur ve sorumluluğunun olup olmadığı ve davalının bu zararı tazmin yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı noktalaraında toplanmaktadır.Niteliği gereği bir güven kurumu olan bankalar, TBK'nın 115. maddesi gereğince hafif kusurlarından dahi sorumludur. İnternet bankacılığı sistemini kurup hizmete sunan banka, mudinin kastı, kötüniyeti ve suç sayılır eylemini kanıtlayamadığı sürece kendisine emanet edilen paradan (ve diğer yatırım araçlarından) güven kuruluşu vasfı nedeniyle sorumludur. Davacıların zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu ispat yükü davalı bankadadır. (Yargıtay 11. H.D'nin █████/2018 tarihli ... Esas-... Karar sayılı, █████/2013 tarihli ...Esas - ... Karar sayılı ve █████/2014 tarihli ...Esas- ... karar sayılı ilamları).İnternet veya telefon bankacılığını müşterilerine özendiren davalı bankanın kendisine emanet edilen mevduatı koruma özel yükümlülüğü gereğince; internet bankacılığı işlemlerinde işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirleme yönünde, gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı, bunları önleyici gerekli altyapının sağlayarak güvenlik önlemlerini almak zorundadır. (Y. 11. HD 09.09.2019 tarih ve ... Esas ...Karar sayılı ilamı). İnternet bankacılığı ile yapılan işlemlerde şubeden yapılan işlemlerde olduğu gibi mevduat banka kontrol ve sorumluluğundadır.Somut Olayda; Davacı şirketin davalı banka nezdinde bulunan hesabına giriş yapıldığı, hesabından mevcut bulunan paraların EFT işlemlerinin yapıldığı, söz konusu işlemler yapılırken davacıya tek kullanımlık SMS'lerin gönderildiği ve SMS ile gönderilen şifrelerin doğru ve zamanında girilmesi ile birlikte söz konusu işlemlerin gerçekleştirildiği görülmekle davacının phising (oltalama) adı verilen dolandırıcılığa maruz kaldığı anlaşılmıştır.Phising (Oltalama) Yönteminin İse; Bankanın gerçek internet sitesi yerine, benzetilmiş, bilgi çalma amaçla sadece giriş bilgilerinin girilebildiği ve karşı tarafça bu bilgilerin ele geçirilmesini sağlayan sahte bir web sitesine giriş yaptığı, buraya girilen bilgilerin siteyi kontrol edenlerce hemen kullanılarak gerçek hesaba giriş yapıldığı, onay şifrelerinin de dolandırıcıların yaptığı işlemlere bağlı olarak banka tarafından hemen gönderildiği, buradan hesaba giremeyen müşterinin, bu şifreleri de sahte web sayfasına girmiş olduğu, internet üzerinden yapılan dolandırıcılıklarda phising adı verilen oltalama yöntemi ile dolandırıcılara maruz kalındığının anlaşıldığı, Sahte web sayfası hazırlayanların sayfayı arama motorlarında öne çıkacak şekilde yapılandırıp, banka sayfasını kendi bilgisayarlarında açık tutarak bu siteyi bir müşterinin girmesini bekledikleri, bu sayfayı banka internet giriş sayfası sanarak girmeye çalışan bir kişinin girmiş olduğu giriş bilgilerinin derhal kullanılıp, kişinin cep telefonuna şifre gönderilmesinin sağlandığı, müşteri bu şifreyi de kendi girdiği bilgiler üzerine gelen şifre zannederek sahte sayfanın şifre alanına girdiği, böylece kötü niyetli kişilerin giriş şifresini de ele geçirip, kendi gerçek sayfalarına girip kişinin banka hesabına eriştikleri, böylece kişinin hesabı üzerinde tüm tasarruf yetkilerine sahip oldukları, bu durumlarda da en kısa yoldan kişinin hesabında para varsa derhal transfer ettikleri yahut kredi kartı hesabından nakit avans kullanıp bu avansı dışarıya aktardıkları, davaya konu olayda da hesaba giren kişilerin ısrarla kart bilgilerini ve kredi hesaplarını sorguladıklarının görülebildiği, mobil bankacılığa girilen bilgiler doğru olduğu için bankanın, hesabı kullanıcı tasarruflarına açmak zorunda olduğu belirtilmiştir.Yapılan İnceleme Uyarınca; Davacı şirketin davalı banka nezdinde bulunan TL vadesiz hesabına █████/2024 tarihinde saat 09:55 ile 18:03 arasında ID numarası ..., marka ve modeli ... olan mobil cihazla mobil bankacılık kanalından erişildiği anlaşılmıştır. Yapılan incelemede █████/2024 tarihinde saat 16:03'de 178.246.182.4 numaralı IP ve ... numaralı port üzerinden davalı bankanın internet bankacılığı kanalından davacı şirketin hesaplarına erişilmek istendiği, internet bankacılığı oturumuna girişte kimlik doğrulama sürecinde davacı şirketin tek ortağı olan ve davacı şirketin hesaplarına davalı bankanın kurumsal internet ve mobil bankacılık şubelerinden giriş ve işlem yetkisi olan davacı ... tarafından belirlenmiş ve sadece davacı ...'ın bilmesi gereken kurumsal internet bankacılığı parolasının girilmesinden sonra ...ve ... numaralı port üzerinden 29.04.2024 tarihinde davacı ...'ın kimlik bilgileri ile banka sistemimde güvenli cihaz olarak kaydedilmiş olan .... numarası... marka ve modeli ... olan mobil cihazdan verilen mobil onay (...) sonucu davacı şirketin hesaplarına erişildiği, banka sistemi tarafından gönderilen mobil onay (...) mesajında; "...ŞİRKETİ, ... kanalına giriş talebinizi onaylamak ister misiniz?” sorusunun yer aldığı, saat 16:04'de dava konusu 250.000,00 TL tutarlı EFT işleminin ... IBAN numaralı hesaba yapılmak istendiği, ... ve ... numaralı port üzerinden 29.04.2024 tarihinde banka sisteminde güvenli cihaz olarak kaydı bulunan ... numarası ..., marka ve modeli ... olan mobil cihazdan verilen mobil onay (...) sonucu davacı şirketin hesabından para çıkışının gerçekleştiği, banka sistemi tarafından gönderilen mobil onay (...) mesajında; “PARA ÇIKIŞI: ... hesaptan ... nolu hesaba 250000 TL göndermek için işleminizi onaylamak ister misiniz?” sorusunun yer aldığı, saat 16:09'da dava konusu 30.000,00 TL tutarlı EFT işleminin ... IBAN numaralı hesaba yapılmak istendiği, 188.57.126.218 IP ve ... numaralı port üzerinden 29.04.2024 tarihinde banka sisteminde güvenli cihaz olarak kaydı bulunan ... numarası..., marka ve modeli ... olan olan mobil cihazdan verilen mobil onay (...) sonucu davacı şirketin hesabından para çıkışının gerçekleştiği, banka sistemi tarafından gönderilen mobil onay (...) mesajında; “PARA ÇIKIŞI: ... hesaptan ...nolu hesaba 30000 TL göndermek için işleminizi onaylamak ister misiniz?” sorusunun yer aldığı, davacı ...'ın davacı şirketin █████/2020 tarihinden itibaren tek ortağı ve şirketin münferiden temsile yetkili müdürü olduğu, davacı şirketin hesaplarından yukarıda açıklanıldığı üzere olay tarihinde toplam 280.000,00 TL bedelin dava dışı Ahmet Baydil'in hesaplarına aktarıldığı anlaşılmakla;Her ne kadar yapılan işlemlerde davalı bankanın özen ve dikkat yükümlülüğüne aykırı davranıldığı iddia edilmiş ise de; İhtilaflı işlemlerin gerçekleştiği gün mobil bankacılık uygulamasına girişte, “Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”te yer alan 34/1 maddesine uygun olarak iki faktörlü kimlik doğrulamasının gerçekleştirildiği; davacının (müşterinin) bildiği faktör olarak “davacı müşterinin daha önceden kendisinin oluşturduğu, sadece kendisinin bildiği ve hiç kimse ile paylaşmaması gereken internet bankacılığı şifresi/parolası” ile yine “Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”te yer alan 39/3 maddesine uygun olarak bankaya daha önce kaydettirilen cihaz ile gerçekleştirildiği; davacının (müşterinin) sahip olduğu faktör olarak “Mobil bankacılık uygulamasının yüklü olduğu cihazın ve/veya mobil bankacılık uygulamasının müşteriye bağlanmış olan, müşterinin sahip olduğu bir kimlik doğrulama unsuru olarak kullanılması şartıyla, müşterinin yalnızca mobil bankacılık uygulaması aracılığıyla müşteri ve hesap bilgilerini görüntülemek istemesi ya da daha önce tanımlanmış güvenli alıcılar listesine para transfer etmek veya ödeme yapmak istemesi halinde ilave bir kimlik doğrulama unsuruna gerek kalmadan tek bileşen ile yapılacak kimlik doğrulama 34 üncü maddenin birinci fıkrasına aykırılık olarak kabul edilmez. Müşterinin bu fıkrada belirtilen müşteri ve hesap bilgilerini görüntülemek üzere ilk defa oturum açması halinde ya da 34 üncü maddenin birinci fıkrasına göre iki bileşenle kimlik doğrulama gerçekleştirerek açtığı son oturumun üzerinden 90 günden daha fazla bir süre geçmiş olması halinde, iki bileşenli kimlik doğrulamaya tabi tutulması esastır.” ile işlemlerin yapıldığı, olay tarihinde yapılan işlemlere ait bilgilendirmenin davalı bankanın mobil onay ( ...) yolu ile davacılara bildirildiği anlaşılmakla, davacı şirketin hesaplarındaki işlemlerin davacı şirket yetkilisinin davalı banka nezdinde tanımlattığı cihaz ve yine davacı şirket yetkilisinin sadece kendisinin bilmesi gereken şifre ile gerçekleştirilmesi nedeni ile davalı bankanın olay nedeni ile kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı, yine davacının olay tarihinde dolandırıcılık işlemine maruz kaldığına dair de ikrarda bulunduğu da dikkate alınarak somut olayda kusur ve sorumluluğu bulunmayan davalı bakımından tazminat ödemesi sorumluluğuna gidilemeyeceğinden davacı şirket bakımından maddi tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Husumet itirazı bakımından yapılan incelemede ise; Dava konusu işlemlerin davacı ... Şirketi'nin hesaplarından gerçekleştiği ve davacı ...'ın ise davacı şirketin hesaplarına davalı bankanın kurumsal internet ve mobil bankacılığı ile telefon şubesinden giriş yetkisi verildiği, davacının kendi şahsi hesaplarında dava konusu uyuşmazlık ile ilgili herhangi bir iddianın öne sürülmediği ve davacı şirketin ayrı bir tüzel kişiliği bulunup işlemlerin davacı şirket hesaplarında gerçekleşmesi nedeni ile davacının aktif dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından davacı akımından açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.Mahkememizce her ne kadar davacı şirketin de manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş ise de; şirkete ait manevi tazminat talebinde bulunulmadığı daha sonra yapılan incelemede anlaşılmakla ve karar ile birlikte hükümlen el çekilmekle bu hususa sadece gerekçede değinilmekle yetinilmiştir.Yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM :Davacı ... bakımından davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan REDDİNE, Davacı ... Şirketi bakımından ise, maddi ve manevi tazminat talepli davanın REDDİNE, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40- TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60-TL harcın davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı taraf, davacı ... hakkında açılan manevi tazminat istemli davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2. Maddesine göre hesaplanan 8.000,00-TL vekâlet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine, Davalı taraf, davacı ... .Şti hakkında açılan maddi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin işbu davacıdan alınarak davalıya verilmesine ,6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 6100 sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra artan gider avansının yatırına iadesine, HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe çıkartılmasına, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12.06.2026KATİP e-imzalıdır HAKİM e-imzalıdır