Sahte reçetelerle sağlık kurumuna verilen zararın tazmini amacıyla eczacı, doktor ve kalfa aleyhine açılan alacak davasında müşterek müteselsil sorumluluğun ve bilirkişi raporunun temyiz incelemesi.
Özet: Bir kurum, sağlık yardımından yararlanan kişilere ait sağlık karnelerini kullanarak sahte reçeteler düzenleyip kendisini 96.526,94 TL zarara uğrattığını iddia ettiği eczane sahibi, gerçek sahibi, aracı ve asistan doktor aleyhine açtığı alacak davasında, ilk derece mahkemesi başlangıçta davanın kabulüne karar vermiş, bu karar bölge adliye mahkemesince eksik inceleme gerekçesiyle bozularak dosya geri gönderilmiş, yeniden yapılan yargılama ve yeni bilirkişi raporu sonucunda ilk derece mahkemesi yine davanın kabulüne, asıl alacak ve faiziyle birlikte toplam 196.503,14 TLnin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmetmiştir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:...Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ:...2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili Kurumun teftiş birimi tarafından hazırlanan raporda, ...Eczanesinin sahibi ve sorumlu müdürü olan davalı ... ile eczanenin gerçek sahibi olan ve kayıtlarda muvazaalı şekilde kalfa olarak çalışan davalı ...'in, sandık sağlık yardımından yararlanan kişilere ait sağlık karnelerini kullanarak sahte reçeteler hazırladıklarının, davalı ...'ın reçetelerin götürülmesine aracılık ettiğinin,...Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde asistan doktor olarak çalışan davalı ...'in ise sandık sağlık yardımından yararlanan 9 hasta adına sahte reçeteler düzenlediğinin tespit edildiğini, sahte olarak düzenlenen reçete bedellerinden bakiye 96.526,94 TL Kurum zararının bulunduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 96.526.941 TL ana para ve ödeme mahsup tarihleri dikkate alınmak suretiyle dava tarihine kadar tahakkuk eden 99.976.201 TL yasal fazi olmak üzere toplam 196.503.142 TL'nin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; davaya konu iddialarla ilgili olarak müvekkili hakkında ceza davası açıldığını, müvekkilinin reçetelerdeki imzaların kendisine ait olup olmadığını hatırlayamadığını, müvekkili tarafından imzalanmış olsa bile herhangi bir kastı ve kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili; eczanenin gerçek sahibinin diğer davalı ... olduğunu, kendisinin de beyanında eczanenin işletilmesiyle ilgili tüm sorumluluğu kabul ettiğini, reçetelerin karşılanması ile ilgili hiçbir bilgi ve görgüsünün bulunmadığını, söz konusu reçetelerle ilgili olarak herhangi bir kazanç elde etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... vekili; müşterek ve müteselsilen tahsil talebinin yasal dayanağının bulunmadığını, sahte olduğu iddia edilen reçetelerdeki yazı ya da imzaların müvekkiline ait olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
4. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin 08.05.2021 tarihli kararıyla;...1. Ağır Ceza Mahkemesinin █████████ E. sayılı dava dosyasında Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan 13.02.2014 tarihli ve 440 nolu raporda; dava dilekçesinde belirtilen hastalar adına düzenlenen reçetelerdeki "ambisome" yazıları ile davalı ...'in mukayese yazılarının karşılaştırılması sonucu, yazıların davalı ...'in eli ürünü olduğunun belirtildiği, her ne kadar davalılar hakkında anılan ceza mahkemesince yapılan yargılama sonucu üzerlerine atılı resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmiş ise de, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davalıların el ve işbirliği içerisinde davacı Kurumu zararlandırma kastı ile hareket ettikleri, denetime ve hüküm kurmaya elverişli 11.11.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda davacı kurumun alacağının 196.503,14 TL olarak belirlendiği, davalıların anılan zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle; davanın kabulüne, 196.503,14 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar......ve... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 22.06.2023 tarihli kararıyla; Mahkemece, davalı Kurum sigortalısı hastalar/yakınlarının ifadelerinin temini ile dava konusu işlemin dayanağı olan reçetelerin ait olduğu ana uzmanlık alanından oluşturulacak konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden, davaya konu hususların açıklığa kavuşturulduğu bilirkişi raporu alınması gerekirken, eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle; istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yeniden oluşturulan heyetten alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne; 96.526,94 TL asıl alacak ve 99.976,20 TL faiz alacağı toplam 196.503,14 TL'nin, asıl alacak 96.526,94 TL yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalılar......ve... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarı tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalı Eczanenin alacaklarından yapılan mahsuplaşma sonucu asıl alacağın belirli hale geldiğini, davalıların o tarihte Kurum işlemine itiraz etmemeleri sonucu temerrüde düştüklerini, fazla ve yersiz ödemelerde kamu zararının oluştuğu tarihin, fazla ve yersiz ödemelerin yapıldığı tarih olduğunu, bu nedenle faiz başlangıcı hususundaki hatalı hükmün bozulması gerektiğini, davalılardan ...'ın önceki karara karşı istinaf yoluna başvurmadığı, bu nedenle müvekkili Kurum lehine usulü kazanılmış hak doğduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum alacağının tahsili istemine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince verilen 08.05.2021 tarihli kararla; davanın kabulü ile 196.503,14 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği, hükmün sadece davalılar......ve... vekilleri tarafından istinaf edildiği, bu itibarla hükmü istinaf etmeyen davalı ... yönünden davacı lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu, Bölge Adliye Mahkemesince verilen 22.06.2023 tarihli kaldırma kararından sonra İlk Derece Mahkemesince bu kez davanın kabulüne, 96.526,94 TL asıl alacak ve 99.976,20 TL faiz alacağı toplam 196.503,14 TL'nin, asıl alacak 96.526,94 TL yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmek suretiyle usulü kazanılmış hakkın ihlal edildiği anlaşılmıştır.
3. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; 08.05.2021 tarihli karar, davalılardan ... dışındaki diğer davalılar tarafından temyiz edildiği, bu itibarla davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm tesis edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!