Asıl işverenin, arabuluculuk anlaşmasıyla ödediği işçilik alacaklarını alt işverenlerden rücuen tahsilini talep ettiği ve davalıların zamanaşımı ile diğer itirazlarını sunduğu asliye ticaret mahkemesi davası.
Özet: Asıl işveren konumundaki davacı idare, arabuluculuk anlaşması kapsamında dava dışı işçiye ödenen işçilik alacakları ve arabuluculuk ücreti toplam 32.445,00 TLnin, kendi hak edişinden kesilmesi üzerine, bu ödemelerin alt işveren konumundaki davalılardan rücuen tahsilini talep etmektedir; davalı alt işverenler ise ödemenin mahkeme kararına dayanmayan ihtiyari bir arabuluculuk anlaşmasıyla yapıldığını, alacakların zamanaşımına uğradığını, işçinin iddia edilen alacaklara hak kazanmadığını, hatta bazı durumlarda işyeri devri koşullarının oluşmadığını ve işçinin istifa ettiğini belirterek davanın reddini ve takas/mahsup talebinde bulunmaktadırlar.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C....12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RDAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların alt işveren olduğunu, dava dışı işçi ...’a arabuluculuk anlaşması gereğince işçilik alacağı ve arabuluculuk ücreti olmak üzere 32.445,00 TL’nin ... Büyükşehir Belediyesi tarafından ödeme yapıldığını, Büyükşehir Belediyesi tarafından ...’nın hak edişinden 25.08.2022 tarihinde kesildiğini, alt işverenler arasında yapılan sözleşme gereğince işçilik alacaklarından davalı alt işverenlerin sorumlu olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... İnş. vekili cevap dilekçesinde özetle, dava dışı işçinin tüm hak ve alacaklarının ödendiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, yapılan ödemenin mahkeme kararına dayanmadığını, ihtiyari arabuluculuk anlaşması ile yapılan ödemeden sorumlu tutulamayacağını, ödeme tarihinden itibaren avans faiz talep edilemeyeceğini, takas mahsup talebi olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Gürtur İnşaat vekili cevap dilekçesinde özetle, dava dışı işçinin tüm hak ve alacaklarının ödendiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, yapılan ödemenin mahkeme kararına dayanmadığını, ihtiyari arabuluculuk anlaşması ile yapılan ödemeden sorumlu tutulamayacağını, ödeme tarihinden itibaren avans faiz talep edilemeyeceğini, takas mahsup talebi olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Derya Peyzaj vekili cevap dilekçesinde özetle, dava dışı işçinin hizmet süresinin 40 gün olduğunu, alacakların zamanaşımına uğradığını, ihtiyari arabuluculuk anlaşmasına göre ödeme yapılamayacağını, istifa ile işten çıkışının verildiğini, işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığının belirli olmadığını, teminatından kalan tutarın tahsil edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Temalı, AYD, GBM vekili cevap dilekçesinde özetle, zamanaşımı definde bulunduğu, dava dışı işçinin ücretlerinin Halk Bankası İvedik şubesine ödendiğini, GBM şirketi yönünden şirketi ibra ettiğini, herhangi bir işçilik alacağı bulunmadığını, arabuluculuk anlaşması ile ödeme yapılamayacağını, dava dışı işçinin işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığının ödenmesi gerekip gerekmediğinin ispatlanması gerektiğini, teminatları bulunduğunu beyanla takas mahsup talebinde bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Sudoğa Peyzaj Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle, dava dışı işçiye ödenen alacak kalemlerinden ve miktarlarından sorumlu olamayacağını, gerçekte alacaklı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, hata ile yapılan ödemeden ve hakedişinden yapılan kesintilerden sorumlu tutulamayacağını, arabulucuda yapılan ödemeden sorumluluğu olmadığını, ara vermeden dava dışı işçinin çalışmasının olması gerektiğini, işyeri devri hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, dava dışı işçinin ... şirketinden 15.12.2017 tarihinde işten ayrıldığını, 31.05.2018 tarihinde işe başladığını, arada 5 ay 16 gün kesinti olduğunu, dava dışı işçinin 16.01.2019 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, 31.05.2018 tarihinden önceki şirketler arasında işyeri devri ilişkisi bulunmadığını, işyerindeki çalışma süresinin 1 yılı doldurmadığından kıdem tazminatı hakkı bulunmadığını, dava dışı işçi istifa ettiğinden ihbar tazminatı alacağı bulunmadığını, Fazla mesai ve UBGT alacaklarının bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Diğer davalılar usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, bilirkişi raporu, SGK Hizmet Dökümü, taraflar arasındaki Hizmet Alım Sözleşmeleri, dava dosyasında bulunan diğer deliller.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacı tarafça dava dışı işinin ödenen işçilik alacaklarının davalılardan rücuen tazmini istemine ilişkindir.Davacı ile ihale yolu ile işi üstlenen davalı firmalar arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde tanımlanan asıl - alt işveren (yüklenici) ilişkisi bulunduğu, ihale sonucunda taraflar arasında hizmet alımı sözleşmesi imzalandığı görülmektedir.Hizmet alım sözleşmeleri, ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin █████/2023 tarih ve █████████ E, █████████ K sayılı ilamı).Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda, Arabuluculuk anlaşma tutanağında dava dışı işçinin 11.03.2001-31.07.2018 tarihleri arasındaki çalışma karşılığında anlaşma yapıldığı, 31.07.2018 tarihinde işçinin iş akdinin feshedildiğinin belirtildiği, dava dışı işçinin son alt işveren Sudoğa Peyzaj Ticaret Ltd. Şti. tarafından 16.01.2019 tarihinde feshedildiği, ... Büyükşehir Belediyesinden dava dışı işçinin hangi tarihler arasındaki çalışması karşılığı anlaşma yapıldığına ilişkin müzekkere cevap verilmediği, davacının dava dilekçesinde dava dışı işçinin çalışma süresi ve anlaşma yapılan tarih aralığına ilişkin beyanı olmadığı, anlaşma tutanağında maddi hata yapılıp yapılmadığı konusunda değerlendirme yapılamadığından arabuluculuk anlaşma belgesine göre dava dışı işçinin iş akdinin 31.07.2018 tarihinde feshedilmediği, dava dışı işçinin kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının bu tarihte muaccel olmadığından arabuluculuk anlaşması ile ödenen kıdem tazminatı ve ihbar tazminatını davalı alt işverenlere rücu edilemeyeceği, Mahkeme aksi kanaatte ise arabuluculuk anlaşma tutanağında belirtilen tarih aralığına göre:.... ..... .... .... .... .... ... .... Ticaret Ltd. Şti.’nden 4.471,30 TL’yi rücuen talep edebileceği belirtilmiştir.Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, dava dışı işçinin 11.03.2001-31.07.2018 tarihleri arasındaki çalışması neticesinde hak kazandığı işçilik alacakları için davacı ile aralarında arabuluculuk anlaşma tutanağı düzenlendiği, dava dışı işçinin iş akdinin son alt işveren Sudoğa Peyzaj Ticaret Ltd. Şti. tarafından 16.01.2019 tarihinde feshedildiği, arabuluculuk anlaşma belgesine konu tarihlerde iş akdinin devam ettiği haliyle kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının bu tarihte muaccel olmadığı, arabuluculuk anlaşması ile ödenen kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının davalı alt işverenlere rücu edilemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, 427,60 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 13.562,67 TL üzerinden takdir edilen 13.562,67 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair,Davalı .... .... .... Davalı ... Vekili yüzüne karşı, diğer tarafların tarafın yokluğunda verilen karar miktar itibari ile KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır