İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari ilişkiden kaynaklanan menfi tespit davasında görevsizlik kararı vererek Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğuna hükmetti.
Özet: Bu menfi tespit davasında, ticari faaliyet gösteren davacı, hakkında yürütülen icra takibinin ve işyerinde yapılan hacizlerin gerçek borçlusunun kendisi değil, eski çalışanı olduğunu, haczedilen malların münhasıran kendisine ait olduğunu belirterek borçlu olmadığının tespiti, icra işlemlerinin iptali ve durdurulması istemiyle dava açmıştır. Mahkeme, İcra ve İflas Kanununun 89/3. maddesi uyarınca üçüncü kişi tarafından açılan bu tür menfi tespit davalarında özel bir görev kuralı bulunmadığını, taraflar arasında doğrudan bir borç ilişkisi olmayıp uyuşmazlığın icra hukukundan kaynaklandığını değerlendirerek, davanın ticari nitelikli Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varmış ve davayı görevsizlik nedeniyle usulden reddetmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ---------- yaklaşık 40 yıldır ticaretle uğraşan köklü bir tacir olduğunu, 2024 yılında yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle ticarete ara verip 2025 yılının Ekim ayında yeniden başladığını, vergi levhası, muhtasar beyannameler, elektrik faturaları, ticari faturalar, kira kontratı ve --------- kayıtları ile ticari faaliyetinin kanıtlandığını, icra dosyasının gerçek borçlusunun müvekkilinin dükkanında sadece part-time çalışan ---------- isimli şahıs olduğunu, 18.02.2026 tarihli haciz tutanağında da bu şahsın müvekkiline yardımcı olduğunun beyan edildiğini, gerçek borçlu ---------- haciz sonrasında müvekkilinin işletmesiyle hiçbir ilişkisinin kalmadığını ve başka işyerlerinde çalıştığını, ---------- Banka Alacakları İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen takipte 18.02.2026 ve 06.05.2026 tarihlerinde ---------, -------- Mahallesi, -------- Bulvarı No: -------- adresindeki müvekkile ait dükkanda haciz işlemleri yapıldığını, haciz tutanaklarının usul ve yasaya aykırı düzenlendiğini, istihkak davası açma süresinin belirsiz bırakıldığını, vekaletin 23.02.2026 tarihinde sunulmasına rağmen icra dosyasına eklenmesinin geciktirilerek istihkak davası açma hakkının engellendiğini, komşu beyanlarının hatalı kaydedildiğini, haczedilen dükkan ve ticari malların münhasıran --------- ait olduğunu, esas borçlu ile müvekkili arasında hiçbir organik bağ bulunmadığını, müvekkil ile davalı arasında herhangi bir borç ilişkisi olmadığını, haciz işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, haciz işleminin devam etmesi halinde müvekkilin ticari faaliyetinin duracağını ve itibar kaybına uğrayacağını belirterek müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile menfi tespit hükümlerinin uygulanmasını, dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir kararı verilerek icra takibinin durdurulmasını, haczedilen malların satışının ve icra veznesine para yatırılmasının önlenmesini, haczedilen dükkan ve ticari malların müvekkile ait olduğunun tespiti ile haczin kaldırılmasını, haksız icra takibinin müvekkil yönünden iptalini, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇEDava, Menfi Tespit istemine ilişkindir. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme belirlenirken 6100 sayılı Kanun'un göreve ilişkin hükümlerine bakmak gerekir. 2004 sayılı Kanun'unda söz konusu dava bakımından görev yönünden özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle genel kurallara göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. 6100 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu kabul edilmiştir. 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde ticari davalar ve çekişmesiz yargı işleri düzenlenmiş, 5 inci maddesinde de ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır. Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesi esastır. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda Kanun'da özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla davacı tarafından açılan davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle usulden reddine, davaya bakmaya --------- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davacı tarafından açılan davanın MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,Davaya bakmaya ---------- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, 6100 sayılı HMK'nın görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler kenar başlıklı 20/1.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde süresinde başvuru halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 6100 sayılı HMK'nın esastan sonuçlanmayan yargılama gideri kenar başlıklı 331/2. Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,Dair davacı ve davalı vekillerinin verilen karar HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026