Yargıtay, karşılıklı boşanma davasında kusur belirlemesine yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozarak, erkeğin şiddet eylemlerinin kadın tarafından affedildiği ve dolayısıyla erkeğin kusursuz, kadının tam kusurlu olduğuna hükmetmiştir.
Özet: Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasında Yargıtay, erkeğin başlangıçtaki kusurlu eylemlerinin (fiziksel şiddet ve hakaret) kadının evliliğe devam etmesi nedeniyle affedildiğini veya hoşgörüyle karşılandığını, bu sebeple erkeğin kusursuz olduğunu, kadının ise süregelen kusurlu davranışları nedeniyle tam kusurlu olduğunu belirterek, bölge adliye mahkemesinin eşit kusur tespitini bozmuş ve boşanma kararının kesinleşmesine rağmen kusur belirlemesinin ve buna bağlı olarak erkeğin maddi-manevi tazminat taleplerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine karar vermiştir.
2. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. Aile Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi, kadın lehine tedbir nafakasına hükmedilmesi ve yargılama giderleri yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi, yargılama giderleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı kadın vekilinin tüm, davacı-davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Taraflarca açılan karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince erkeğin kusurlarının kadın tarafından affedilmiş ya da en azından hoşgörü ile karşılanmış olması nedeniyle erkeğin kusursuz olduğu, kadının ise tam kusurlu olduğu gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlere, birleşen davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davalı-davacı kadın vekili tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince fiilen 4 ay süren evlilikte erkeğin kadına yönelik fiziksel şiddet eyleminden sonra af olgusunun somut deliller ile ispatlanamadığı, dolayısıyla bu eylemin ve erkeğin diğer kusurlu davranışlarının kadın tarafından affedildiği veya hoşgörü ile karşılandığı hususunun söz konusu olmadığı, İlk Derece Mahkemesince davalı-davacı kadına yüklenen ve toplanan delillere göre kanıtlandığı anlaşılan kusurlu davranışların yanında, davacı-davalı erkeğin de eşine fiziksel şiddet uyguladığı ve ona hakaret içeren sözler söylediği, gerçekleşen bu duruma göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda tarafların eşit derecede kusurlu oldukları, hal böyleyken, davalı-davacı kadının tam kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak kadının birleşen boşanma davasının reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu ancak, erkeğin davasında verilen boşanma kararı istinaf edilmeyerek 13.11.2023 tarihinde kesinleşmiş ve taraflar arasındaki evlilik birliği bu boşanma kararının kesinleşmesi ile birlikte sona ermiş olduğundan, davalı-davacı kadının davasının boşanma yönünden konusuz kaldığı, bu nedenle kadının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kusura ilişkin gerekçenin düzeltilmesine, eşit kusur nedeniyle tarafların maddi ve manevi tazminat taleplerinin karşılıklı reddine ve kadın yararına tedbir nafakasına hükmedilmesine karar verilmiştir. Hüküm taraflarca yukarıda gösterilen nedenlerle temyiz edilmiş olup her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince af olgusunun somut deliller ile ispat edilemediği gerekçesiyle erkeğe hakaret ve fiziksel şiddet kusuru yüklenmiş ise de tanık beyanlarından erkeğe yüklenen fiziksel şiddet ve aynı tarihlerde gerçekleşen hakaret vakıalarından sonra tarafların tekrar bir araya gelerek aynı evde yaşamaya devam ettikleri, erkeğe atfedilen kusurların sürekli olduğuna dair dosyada bir ispat olmadığı, bundan başkaca da erkeğe atfedilecek kusurlu davranış bulunmadığı, bu nedenlerle kadının erkeğin kusurlu davranışlarını affettiği, en azından hoş görü ile karşıladığı anlaşılmıştır. Bu durumda erkeğe herhangi bir kusurlu vakıa atfedilemeyecek olup erkek kusursuz, kadın ise kendisine yüklenen kusurlar süregelen nitelikte ve sabit olduğundan tam kusurludur. Hal böyle iken boşanma hükmü açıkça istinaf ve temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olup kusur belirlemesi yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.
3.4721 sayılı Türk Madeni Kanunu'nun 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik ... saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere, kusuru daha ağır yada eşit olmayan erkek yararına TMK'nın 174/1-2 maddesi koşulları oluşmuştur. O halde,erkek lehine tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi (TMK m. 4, TBK m. 50... ) ile usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak erkeğin maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, erkeğin reddedilen maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden davacı- davalı erkek yararına BOZULMASINA,
2.Davacı- davalı erkek vekilinin sair, davalı- davacı kadın vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma dışında kalan temyize konu kısımlarının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Adli yardımdan yararlanması sebebi ile başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının ...'a yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'ya iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!