İşçinin sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine yönelik davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin kararlarının işveren ile SGKnın temyiz taleplerinin reddedilerek onanması.
Özet: Bu hukuki metin, bir çalışanın 16.08.2022de işe başladığı ancak işveren tarafından SGKya 01.09.2022 olarak bildirildiği iddiasıyla açtığı sigortalılık başlangıç tarihi tespiti davasını ele almaktadır; davacı, işe giriş bildiriminin gerçeği yansıtmadığını ileri sürerken, davalı işveren 01.09.2022 tarihli sözleşmeyi ve SGK ise kendi kayıtlarının doğruluğunu savunmuştur. İlk derece ve istinaf mahkemeleri, maaş ödeme banka kayıtları ve tanık beyanlarını esas alarak davacının ihtilaflı dönemde çalıştığına hükmetmiş, temyiz başvurularında ise sözleşme, bordrolar ve tanık güvenilirliği gibi hususlar öne çıkarılmıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin işçi statüsüyle girdiği davalıya ait "Geleceğin ..." isimli iş yerinde 16.08.2022 tarihinde işe başladığını ve iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği 16.12.2022 tarihine kadar belirsiz süreli hizmet akdi ile kesintisiz olarak çalıştığını, davalı işveren tarafından işe başlangıç tarihinin 01.09.2022 olarak ...'ya bildirildiğini, işbu bildirimin gerçeği yansıtmadığını ve ... primlerinin eksik yatırıldığını belirterek, müvekkilinin 16.08.2022 - 01.09.2022 tarihleri arasında kesintisiz bir şekilde sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını,7036 sayılı yasa gereğince dava açmadan önce Kuruma başvurunun dava şartı olduğunu ve bu koşul gerçekleştirilmeden dava açıldığını, aralarında yaptıkları ve dosyaya sunulan sözleşmenin 01.09.2022 başlangıç tarihli olduğunu, 16.09.2022 tarihinde yapılan ödemenin davacının avans talep etmesi üzerine ona yardımcı olmak adına yapıldığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda soruşturmanın resen genişletilerek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiğini, davacının kendi kusurlarını ve davalı işverenin kusurlarını Kuruma yükleyemeyeceğini, Kurumca yapılan işlemlerde hata bulunmayıp yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının █████/2022- █████/2022 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, davacının, davalı adına tescilli işyerinden 01.09.2022 tarihinden itibaren hizmetinin bildirildiği, maaş adı altında yapılan ödemelere ilişkin banka kayıtları ile bordro tanıklarının beyanlarından davacının tespitine karar verilen tarihlerde davalı nezdinde çalıştığı kanaatine varılmakla mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1-Davalı vekili özetle;1.Davacının 01.09.2022 tarihinde müvekkili işverenlik bünyesinde çalışmaya başladığını, bu durumun en önemli ispatının "01.09.2022 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi" olduğunu, sözleşmenin davacı tarafından imzalanmış olduğunu, sözleşmenin ön kısmında işe başlama tarihinin 01.09.2022 olarak belirtildiğini, ayrıca davacının çalışmış olduğu aylara ilişkin maaş bordrosunu imzaladığını, bu bordro üzerinde davacının işe giriş tarihinin 01.09.2022 olarak yazılı olduğunu, 2.Taraflarınca dinletilen tanığın davacı ile aynı dönemlerde çalışmış olmasına rağmen beyanlarına itibar edilmediğini, yerel Mahkemece sadece davacı tanığının beyanlarına mutlak bir şekilde itibarla hüküm tesis edildiğini, oysa söz konusu tanık ile müvekkili arasında arabuluculuk süreci yaşandığını, tanığın ayrıca davacı vekilinin eşi olduğunu, gerçekleri objektif bir şekilde ifade edebilecek durumda olmadığını,3.Davacının belirtilen tarihler arasında çalışmadığının açık olduğunu, ancak yerel mahkemece üstün körü yapılan bir inceleme neticesinde davanın kabulüne dair karar verildiğini, davacının Mahkeme kararında belirtilen süreler içinde müvekkili şirkette çalışmasının söz konusu olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2-Feri Müdahil Kurum vekili özetle;Müvekkili Kurum kayıtlarının resmi belgelerden oluşmakta olup, aksi ispat edilinceye kadar geçerli olduğunu, 08.09.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4447 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile işverenin işe girişi bildirmesinin yanında sigortalıya da işe girdiği tarihi takip eden bir ay zarfında girdiği işi Kuruma bildirmek hakkı tanındığını, eğer kişi sigortasız çalıştığını işe girişten itibaren 1 ay içinde bildirmezse, daha sonra bu davada olduğu gibi sigortasız çalıştığına dair böyle bir dava açamaması gerektiğini, davacının bu davayı açmasında iyiniyetli olduğundan söz edilemeyeceğini, kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.