Radyoterapi cihazı bakım-onarım sözleşmesinden doğan hakediş, haksız fesih, ceza kesintisi ve teminat mektubu iadesi ile avans faizi talepli ticari alacak davası.
Özet: Radyoterapi cihazı bakım-onarım sözleşmeleri kapsamında hizmet veren davacının ödenmeyen alacakları, haksız kesilen cezalar ve hukuka aykırı şekilde nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin iadesi talebiyle açtığı davada, Bölge Adliye Mahkemesi, davalının cezai şart uygulamasının ve fesih işleminin hukuka aykırı olduğuna hükmederek, davacının toplam 90.000 TL teminat mektubu bedeli ile 480.130 TL alacağının ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermiş ve davalının harçtan muafiyetini de dikkate almıştır.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 6. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.01.2019 tarihli radyoterapi cihazı bakım-onarım sözleşmesi kapsamında hizmetlerini yerine getirdiğini, buna rağmen hakediş alacaklarının ödenmediğini, sözleşme bitiminden sonra haksız şekilde %30 oranında ceza kesildiğini, 26.12.2019 tarihli ikinci sözleşmenin de hukuka aykırı biçimde feshedildiğini, bu feshe dayanılarak 90.000,00 TL teminat mektubunun nakde çevrildiğini ileri sürerek teminat mektubu bedelinin iadesini ve ödenmeyen hakediş ve fatura alacaklarının tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; bakım-onarım hizmetlerinin gereği gibi yerine getirilmediğini, cihaz arızalarının giderilemediğini, hastalara tedavi verilemediğini, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini, ceza uygulanmasının sözleşmeye uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin feshi için gerekli önceden ihtar şartının yerine getirilmediği, bu nedenle fesih işleminin hukuka aykırı olduğu, teminat mektubunun nakde çevrilmesinin de haksız olduğu, davalı tarafından kesilen %30 oranındaki ceza kesintisinin sözleşmeye uygun olmadığı ve davacının iki sözleşmeden ... toplam 420.130,00 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 90.000,00 TL nakde çevrilen teminat mektubu miktarının, nakde çevrildiği tarih olan 15.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 420.130,00 TL tutarındaki alacağın 150.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 23.10.2020 tarihinden, 270.130,00 TL'sinin ıslah tarihi olan 22.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme döneminin tamamlanmasından sonra geçmiş döneme ilişkin ceza kesintisi doğru olmadığından davalının 210.000,00 TL ceza kesintisi uygulamasının yerinde olmadığı, davacının 04.01.2019 tarihli sözleşme kapsamında 714.494,10 TL alacağı olduğu, davalının anılan sözleşmeye göre 504.494,10 TL ödemesi bulunduğundan davacının 04.01.2019 tarihli sözleşme nedeniyle davalıdan bakiye 210.000,00 TL alacaklı olduğu, 26.12.2019 tarihli sözleşme yönünden ise, ilgili sözleşme kapsamında herhangi bir hakediş düzenlenmediği, buna karşılık davacının fesih tarihine kadar davalı aleyhine düzenlenen 4 adet toplamda 295.000,00 TL fatura kestiği, mahkemece aldırılan 18.04.2025 tarihli bilirkişi raporuna göre ilgili faturalar nedeniyle kdv tevkifatı ve damga vergisi kesintileri nedeniyle toplamda 24.870,00 TL'nin düşülmesi gerekeceği, bununla birlikte mahkemece alınan bilirkişi raporunda 60.000,00 TL ceza kesintisi mahsup edilmişse de ortada ikinci sözleşmeden kaynaklı davalı idarece kesilmiş ceza olmadığından davacı alacağından ceza kesintisinin yapılamayacağı, davacının 26.12.2019 tarihli sözleşmeden kaynaklı alacağının yasal kesintilerin mahsubu neticesi 270.130,00 TL olduğu, öte yandan davacının tacir olması ve dava konusunun ticari işletmesiyle ilgili olması nedeniyle hüküm altına alınan alacağa avans faizi uygulanması gerekirken yasal faize hükmedilmesinin ve davalının harçtan muaf olması nedeniyle aleyhine harç yükletilmesinin doğru olmadığı gerekçeleriyle davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, 90.000,00 TL nakde çevrilen teminat mektubu miktarının, nakde çevrildiği tarih olan 15.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 480.130,00 TL tutarındaki alacağın 150.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 23.10.2020 tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihi olan 22.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde: Ceza kesintisinin hukuka uygun olduğunu, cihazın uzun süre çalışmadığını, bu hususun tanık beyanlarıyla ispatlandığını, sözleşme ve teknik şartname hükümlerine göre sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, bilirkişinin tespitlerinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak ve teminat mektubunun bedelinin iadesine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.