Ticari ilişkide verilen çekin sonradan kayıp bahanesiyle iptal ettirilmesi eyleminde, çekte sahtecilik olmaması nedeniyle dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığından beraat yerine mahkûmiyet kararının bozulması.
Özet: Sanık hakkında, ticari ilişki neticesinde verilen bir çeki kaybedildiği iddiasıyla çek iptal davası açarak ödemeden men kararı aldırması eylemi nedeniyle bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarını araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmü bozulmuştur; yüksek mahkeme, söz konusu çekin ticari ilişkiden doğması, üzerinde herhangi bir sahtecilik bulunmaması ve sanığın bu eylemlerinin isnat edilen dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarını oluşturmaması gerekçesiyle sanığın beraatine karar vermiş, bozma kararı temyiz etmeyen diğer sanığa da sirayet ettirilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Temyize gelmeyen sanık ...'in ortağı ve yetkilisi olduğu ... Uluslararası .... Şti.nin, 11.10.2011 keşide tarihli ve 12.860,00 TL bedelli çeki keşide edip ticari ilişki nedeniyle .... Şti.ye verdiği, adı geçen şirket tarafından da katılan şirkete 01.06.2011 tarihinde ciro yoluyla temlik edildiği, daha sonra sanığın bahse konu çeki ... Uluslararası .... Şti.nden devraldığına dair 01.07.2011 tarihli protokol ile birlikte çeki kaybettiği gerekçesiyle 26.09.2011 tarihinde çek iptal davası açıp ödemeden men kararı aldırdığı, bu nedenle çekin bankaya ibrazında ödenmediği iddia ve kabul edilen somut olayda, suça konu çekin ticari ilişki sırasında verilip, daha sonradan men talimatı verildiği, çek üzerinde de herhangi bir sahtecilik bulunmadığı, bu haliyle yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre bozma ilamının mahkûmiyet hükmünü temyiz etmeyen diğer sanık ...'e SİRAYET ETTİRİLMESİNE,31.03.2026 tarihinde karar verildi.