Bakırköy Ticaret Mahkemesinde görülen ticari dava, çikolata paketleme makinesindeki ayıp iddiaları, bedel iadesi ve tazminat talepleri ile kullanıcı hatası savunmasını konu almaktadır.
Özet: Davacının satın aldığı çikolata paketleme makinesinin sözleşmedeki vaatleri yerine getirmemesi, performans testlerinde başarısız olması ve ardı ardına çıkan sorunlar nedeniyle ayıplı olduğunu, işgücü ve kazanç kaybına yol açtığını ileri sürerek sözleşmeden dönme, ödenen bedelin ticari faiziyle iadesi, ayıpsız misliyle değişim veya indirim ile birlikte tazminat talep ettiği bu davada, davalı ise makinenin sorunsuz teslim edildiğini, iddia edilen ayıpların davacının hatalı kullanımından veya geç bildirimden kaynaklandığını, buna rağmen iyi niyetle sorunları giderdiğini belirterek davanın reddini istemekte olup, uyuşmazlık makinenin ayıplı olup olmadığı, ayıbın gizli nitelikte bulunup bulunmadığı ve ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı ekseninde toplanmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı arasında █████/2022 tarihinde satım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye konu çikolata paketleme makine bedeli 67.500 USD ve eklenti vasfındaki konveyör bedelinin 4700 USD olarak belirlendiğini, müvekkilinin sözleşme sabit ödeme planına uygun olarak edimini ifa ettiğini, davacının █████/2022 tarihinde 27.000 USD karşılığı 504.273,60 TL makine bedeli, █████/2023 tarihinde 4700 USD karşılığı 89.467,79 TL konveyör bedeli, █████/2023 tarihinde 33.750 USD karşılığı 660.625,88 TL makine bedelini ödediğini, bakiye 6.750 USD makinenin noksansız, tam çalışır halde davacı yana teslim edilmesi halinde ödeneceğinden bahisle anlaşma sağlandığını, makinenin sözleşme koşullarına ve amacına uygun şekilde imal ve teslim edilmediği için 6750 USD’nin haklı nedenle davalı tarafa ödenmediğini, uyuşmazlık konusu sözleşme kapsamında çikolata paketleme makinesinin davacıya █████/2023 tarihinde teslim edildiğini, kurulumunun █████/2023 tarihinde yapıldığını, deneme çalışmaları sırasında makinenin taahhüt edilen 4 kalıp paketlemeyi yapamadığını tespit ettiklerini, tespit edilen ayıbın davalı tarafa yazılı olarak bildirildiğini, tamir için gelmişler ise de her seferinde farklı sorun meydana geldiğini, makinenin 4 ayı aşkın süredir davalı yan uhdesinde kaldığını, bu süre zarfında müvekkili şirketin işgücü kaybı, kazanç kaybının tazmin edilmediğini, ikame makine sağlanmadığını, davacı tarafın ayıpların giderilmediğini, kilolarca çikolatanın ıskartaya düştüğünün bildirildiğini, davacının sırf makinenin ayıbından kaynaklı olarak 2023 yılında 150 gün karşılığı 375 saat fazla mesai yaptığını, davalının asgari özeni göstermediği gibi ağır kusurlu davranışıyla müvekkilini zarara uğrattığını belirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla makineyi iade etmeye hazır olduklarını belirterek sözleşmeden dönme hakkını kullanarak satış bedeli olan 60.750 USD ve konveyör bedeli 4700 USD’nin ödeme tarihi itibariyle ticari avans faiziyle iadesine, bunun mümkün olmaması halinde makinenin ayıpsız misli ile değiştirilmesine, satış bedelinden indirim halinde temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faizinin işletilmesine, makinenin ayıbından kaynaklı sipariş iptalleri, ıskart edilen çikolata folya ve zaruri yapılan mesailer nedeniyle uğranılan maddi zararların tespiti ile şimdilik 5000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: taraflar arasında imzalanan sözleşme neticesinde satıcı konumunda bulunan müvekkili şirketin imal ettiği çikolata paketleme makinesi bedeli 64.000 USD, yazılım bedeli 3500 USD ve eklenti vasfındaki konveyör bedeli 4700 USD olmak üzere toplam 72.200 USD ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşme gereğince müvekkili şirkete karşı tarafça toplam 65.450 USD karşılığı 1.254.367,27 TL ödeme yapıldığını, bakiye bedel olan 6750 USD’nin ödenmediğini, müvekkilinin buna rağmen makineyi getirerek kurulumu tamamladığını, her iki tarafın da hazır bulunduğu ortamda performans testlerinin yapıldığını, ürünün sorunsuz ve eksiksiz bir bicimde teslim edildiğini, buna rağmen davacının kabul raporu düzenlemediğini, ürünü teslim alarak kullanmaya başladığını, alıcının makineyi alanında uzman ve eğitimli personel çalıştırmamasından kaynaklı hatalı kullanımdan dolayı ortaya bazı sorunlar çıktığını, bu durumun █████/2023 tarihinde taraflarına bildirildiğini, davacının bahsettiği şekilde makinenin ayıplı olması halinde kurulum tarihi olan █████/2023 tarihi ile ayıbın kendilerine bildirildiği █████/2023 tarihleri arasında makinenin kullanılmasının sözkonusu olmayacağını, bildirim üzerine arızanın giderildiğini, bir süre sonra davacının makinede farklı bir arıza çıktığını belirttiğini, hatanın makinenin personel tarafından hatalı olarak kullanılması neticesinde ortaya çıktığını, yapılacak bilirkişi incelemesinde de makinenin hatasız olarak çalıştığının tespit edileceğini, davacının süresinden sonra ayıp bildiriminde bulunduğunu, buna rağmen müvekkili şirket tarafından iyiniyetli davranılarak taleplerin yerine getirildiğini, davacının seçimlik hak olarak ücretsiz onarım hakkını kullandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflar arasında yapılan sözleşme, sözleşme bedeli ve sözleşmeye konu makinenin davacıya teslim edildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayıp uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği, eser sözleşmesi mi satım sözleşmesi mi olduğu, davacı tarafça teslim alınan makinenin ayıplı olup olmadığı, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, makinedeki sorunun imalat hatası mı davacı tarafça kullanımdan kaynaklı olup olmadığı, davacının bu sebeple zararının bulunup bulunmadığı, davacının seçimlik haklarını kullanıp kullanamayacağı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Dava konusu makinenin bulunduğu mahalde, makine bilirkişisi refakatinde naip hakim tarafından keşif icrası ile uyuşmazlık konularına ilişkin bilirkişi raporu tanzimine karar verilmiş olup, Prof. Dr. Makine Mühendisi ....., Doç. Dr. ..... ve SMMM .......'ın █████/2025 tarihli kök raporunda özetle; Dava konusu çikolata paketleme makinasının, keşif günü sözleşmede belirtilen 3 farklı hızların her birinde çalıştırılarak testi yapıldığında paketlenen ürünlerin yarısından fazlası hatalı imal edildiğinin tespit edildiğinden, bu makinanın ayıplı olduğu değerlendirilmesi gerektiğini, bu şekilde ortalama %50 ve üzeri hatalı paketleme hatasıyla çalışmasının teknik yönden asla kabul edilemeyeceğini, dava konusu çikolata paketleme makinasının, bu ayıplı durumunun teslimi yapıldığı anda mevcut olduğunun anlaşıldığını, makinadaki ayıbın olduğunu, ancak kullanımıyla görüldüğünden ayıbın gizli ayıp niteliğinde değerlendirildiğini, bu belge ve bilgilerden davalı tarafından belirtilen ayıp bildirimi olan █████/2023 tarihine kadar dava konusu çikolata paketleme makinasının arızasının devam ettiği ve düzgün çalışmadığı davacının ..... ve e-mail bildirimlerinden anlaşıldığını, sözleşmenin 7. maddesinde makinanın kurulumundan itibaren 1 yıllık garanti süresi olduğunu, makinedeki sorunun imalat hatası olduğunu, davacı tarafça kullanımından kaynaklı olacak türden bir teknik sorun olmadığını, davacının ayıplı teslimi yapılan dava konusu ayıplı çikolata paketleme makinasının düzgün olarak hiç çalıştırılamamış olduğundan, şirketin üretim kayıplarından dolayı zararının olacağını, davacı talenlerinin asağıda ver aldığı sekilde hesaplandığını, dava konusu çikolata sarma makinasının sipariş eden davacı tarafın istekleri ve talepleri nazarında, özel bir emeğe dayanarak meydana getirildiğine işaret eden bir emare bulunmadığından taraflarca akdedilen sözleşmenin ticari satış sözleşmesi niteliğinde olduğunu, yapılan teknik inceleme neticesinde satılan malın teslim anından itibaren ayıplı olduğunun tespit edildiği ve bu ayıbın kullanıma bağlı olarak fark edilebilmesi nedeniyle gizli ayıp olarak nitelendirildiği ve taraflarca teslimin 22.05.2023 tarihinde yapıldığı hususunda uyuşmazlık olmadığını, mahkemece ayıp bildiriminin şekle tabi olmayıp her türlü delille ispatlanabileceği görüşünün kabulü ihtimalinde 24.07.2023 tarihinden itibaren gönderilen ..... mesajları ve e-posta yoluyla, 04.10.2024 tarihinde ise noter kanalıyla ihtarname keşide edildiği dikkate alındığında davacının TTK md 23/1-c'de belirtilen süreler içerisinde ayıp ihbar külfetini yerine getirip getirmediğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 7.2 maddesi gereğince davalı satıcının garanti sorumluluğu olduğunun kabulü halinde davacının ayıp ihbar külfetinin bulunmadığını, davalının ayıplı maldan doğan sorumluluğu kapsamında davacı tarafın TBK md 227 gereğince seçimlik haklarını kullanabileceğini, sözleşmeden dönülmesinin TBK md 227'de sıralanan seçimlik haklardan birinin kullanılması anlamına geleceği bu nedenle sözleşmenin ayakta olması halinde istenebilecek zarar kalemleri için terditli talepte bulunulamayacağını, davacı tarafın sözleşmeden dönme talebinin kabulü halinde, ancak menfi zararın talep edilebileceği davacı tarafından ödenen tutarın faizi ile iadesinin talep edilebileceğini, bunun dışında kalan ve müspet zarar kapsamına giren kar kaybı, ek işçilik gibi tazminatları talep edemeyeceği iş bu tazminatların ancak sözleşmenin ayakta olması halinde istenebileceğini bildirmişlerdir.İtiraz konularına ilişkin bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, Prof. Dr. Makine Mühendisi ...., Doç. Dr. ..... ve SMMM .....'ın █████/2026 tarihli ek raporunda özetle; Dava konusu çikolata sarma makinasının, davacının talep ettiği ebat, ürün tipi ve teknik özelliklere göre özel sipariş kapsamında üretildiği ve standart bir seri üretim makinesi niteliğinde olmadığını, heyetteki teknik üyenin tespitleri doğrultusunda taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesi olduğunu, yapılan teknik inceleme neticesinde satılan malın teslim anından itibaren ayıplı olduğunun tespit edildiği ve bu ayıbın kullanıma bağlı olarak fark edilebilmesi nedeniyle gizli ayıp olarak nitelendirildiği ve taraflarca teslimin 22.05.2023 tarihinde yapıldığı hususunda uyuşmazlık olmadığını, 24.07.2023 tarihinden itibaren gönderilen ..... mesajları ve e-posta yoluyla, 04.10.2024 tarihinde ise noter kanalıyla ihtarname keşide edildiği dikkate alındığında davacının ayıp ihbar külfetini yerine getirip getirmediğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 7.2 maddesi gereğince davalı satıcının garanti sorumluluğu olduğunun kabulü halinde davacının ayıp ihbar külfetinin bulunmadığını, davalının ayıplı maldan doğan sorumluluğu kapsamında davacı tarafın TBK md 475 gereğince seçimlik haklarını kullanabileceğini, sözleşmeden dönülmesinin TBK md 475'de sıralanan seçimlik haklardan birinin kullanılması anlamına geleceği bu nedenle sözleşmenin ayakta olması halinde istenebilecek zarar kalemleri için terditli talepte bulunulamayacağını, davacı tarafin sözleşmeden dönme talebinin kabulü halinde, ancak menfi zararın talep edilebileceği davacı tarafından ödenen tutarın faizi ile iadesinin talep edilebileceğini, bunun dışında kalan ve müspet zarar kapsamına giren kar kaybı, ek işçilik gibi tazminatları talep edemeyeceği iş bu tazminatların ancak sözleşmenin ayakta olması halinde istenebileceğini bildirmişlerdir.Davacı tanığı ..... beyanında, "Ben şirkette teknik müdür yardımcısıyım, dava konusu makinenin tarafımıza teslim edildiğinden bu yana verimli ve istediğimiz gibi çalışmadı biz bu süreçte davalı taraf ile sürekli iletişim kurmaya çalıştık ancak zaman zaman iletişimde ve ulaşmakta sorun yaşadık biz iyi niyetli bir şekilde düzeltmelerini bekledik ancak süreç çok uzadı bir kez davalı tarafça makine teslim alındı düzeldiği söylendi ancak dönüşte makine yine verimli ve istediğimiz şekilde çalışmıyordu makine bu güne kadar hiç bir zamana istediğimiz ve anlaştığımız şekilde çalışmadı." demiştir.Davacı tanığı ...... beyanında, "Ben şirkette teknik elemanım, dava konusu makinenin çalıştığım işyerine getirildi ancak kurulum süreçleri davalı tarafça yapılmaya çalışıldı bu süreçte davalı taraf yaptığı çalışmalarda makineyi anlaştığımız ve verimli şekilde bir türlü çalıştıramadı elemanları sürekli gidip geldi bu süreç yaklaşık 1 yıl sürdü daha sonra kendileri bizim işyerinde bu sorunu çözemeyeceklerini söyleyip makineyi kendi işyerlerine götürdüler ancak bizim oraya gidip yaptığımız kontrollerde makinede aynı sorunlar sürekli olarak devam etti daha sonra işyerinde çikolataların eridiğini ileri sürerek makineyi tekrar bizim işyerine getirdiler bu süreç yaklaşık 4 ay sürdü makine yeniden geldiğinde aynı sorunlar devam ediyordu halende aynı sorunlar mevcuttur biz makine geldiğinden bu yana hiçbir şekilde verimli olarak makineyi kullanamadık bayram ve benzeri süreçlerde büyük aksaklıklar yaşadık." demiştir.Davacı tanğı ...... beyanında, "Ben davacı şirkette üretim müdürü olarak çalışıyorum dava konusu makine davalı tarafça tarafımıza teslim edildiğinden bu yana hiçbir şekilde verimli olarak çalışmamıştır, teslim anından bugüne kadar herhangi bir şekilde makine de paketleme verimli bir şekilde yapılmadı biz bunu davalı tarafa bildirdik kendileri sorunu çözmeye çalıştı ancak çözüm bulamadılar bir kere makineyi bizden teslim alarak düzelteceklerini söylediler ancak makine yeniden teslim edildiğinde hiçbir değişiklik yoktu bu süreçten bu güne kadar makine iş yerinde kalarak yer işgal etmeye devam ettiği ve kullanılamadı." demiştir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesinde çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın taraflar arasında varlığı ihtilafsız olan sözleşme uyarınca davalının üretim ve kurulumunu üstlenmiş olduğu çikolata paketleme makinesinin taraflar davalı tarafça ayıplı olarak üretilip üretilmediği, ayıp bulunması halinde niteliği ve davacının buna bağlı talep edebileceği zararlarına ilişkindir. Taraflar arasında satım bedeli olarak 65.450,00-USD ödendiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin makine satımı ve kurulumu şeklinde olması hususu nazara alındığında uyuşmazlığın eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi ve bu doğrultuda ilkelerin somut olaya uygulanması gerekmektedir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde “yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir.Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir..Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun eserin kabulü başlıklı 477. Maddesinde, eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluktan kurtulacağı, ancak yüklenici tarafından kasten gizlenen ve usulüne uygun gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğunun devam edeceği düzenlenmiştir.Eserin teslimi ve kabulü ayrı kavramlardır. Eserin teslimi sözleşmenin konusu olan işlerin iş sahibine verilmesi-teslim edilmesidir. Yüklenici teslim ile sözleşme ile üstlendiği edimi ifa etmiş olur ancak sözleşmeden doğan yükümlülüklerinden kurtulmaz. Yüklenicinin sorumluluktan kurtulması teslim edilen eserin iş sahibi tarafından açıkça ya da örtülü kabulü ile olur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 474/1 maddesinde; "İş sahibi eserin teliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz, eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. " hükümlerine yer verilmiştir. Eski Borçlar Kanunu'nda da benzer şekilde düzenlemeye verilmiştir.Bilindiği gibi açık ayıp meydana gelen eserde basit bir muayene ile ve çıplak gözle tespit edilebilen ayıplardır. Açık ayıplarda iş sahibi, eserim tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre eseri gözden geçirip varsa açık ayıpları tespit ve ayıpları uygun süre içerisinde iş sahibine bildirmek zorundadır. Eski Borçlar Kanunu ve yeni Türk Borçlar Kanunu'nda muayene ve ihbar süreleri açıkça belirlenmemiş olup işin niteliği ve olayın özelliği ve imal edilen şeyin büyüklüğü, genişliğine göre süreler farklı olacak ve olayın niteliğine göre belirlenecektir. Muayene ve gözden geçirmeyi iş sahibi bizzat yapabileceği gibi 818 sayılı Borçlar Kanunu 359/2 ve Türk Borçlar Kanunu 474/2 maddesi hükümlerine göre mahkeme aracılığı ile tespit ettirebilir.Gizli ayıplarda ise gizli ayıba vakıf olur olmaz (öğrenir öğrenmez) yapılması gerekir. Ayıp halinde iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme haklarıdır. Açık ayıplarda iş sahibi muayene ve ihbar yükümlülüğünü ihmal ederse eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenici açık ayıplarla ilgili sorumluluktan kurtulur.Gerek 818 sayılı BK gerekse 6098 sayılı TBK'da eserdeki açık ve gizli ayıpların yükleniciye ihbarının şekli ile ilgili bir düzenleme yapılmamıştır. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılmış olması ihbar kolaylığı sağlar ise de sözleşmede veya eklerinde bu husus kararlaştırılmamışsa taraflar tacir olsa dahi ayıp ihbarının her türlü delille, tanık beyanı ile de ispatlanabileceği Yargıtay tarafından içtihatlar ile kabul edilmiştir. ( Örn. Yargıtay. 15 H.D █████/2011 █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı )Yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi ile dava konusu çikolata paketleme makinasının, keşif günü sözleşmede belirtilen 3 farklı hızların her birinde çalıştırılarak testi yapıldığında paketlenen ürünlerin yarısından fazlası hatalı imal edildiği, bu makinanın ayıplı olduğu değerlendirilmesi gerektiği, bu şekilde ortalama %50 ve üzeri hatalı paketleme hatasıyla çalışmasının teknik yönden asla kabul edilemeyeceği dava konusu çikolata paketleme makinasının, bu ayıplı durumunun teslimi yapıldığı anda mevcut olduğunun anlaşıldığı, makinadaki ayıbın olduğu, ancak kullanımıyla görüldüğünden ayıbın gizli ayıp niteliğinde değerlendirildiği, bu belge ve bilgilerden davalı tarafından belirtilen ayıp bildirimi olan █████/2023 tarihine kadar dava konusu çikolata paketleme makinasının arızasının devam ettiği ve düzgün çalışmadığı davacının ..... ve e-mail bildirimlerinden anlaşıldığı, sözleşmenin 7. maddesinde makinanın kurulumundan itibaren 1 yıllık garanti süresi olduğu, makinedeki sorunun imalat hatası olduğu, davacı tarafça kullanımından kaynaklı olacak türden bir teknik sorun olmadığı tespit edilmiştir. Yapılan bu tespitler dosya kapsamına uygun ve bilimsel esaslara dayalı bulunmuş, davacının davalıdan ayıba bağlık seçimlik hakları talep edebileceği değerlendirilmiştir. Eser sözleşmelerinde sona erme üzerine, her iki tarafında talep edebileceği tasfiyenin dayanağı, TBK’nın 125/III. maddesidir. Bu maddeye göre sözleşmeden dönme halinde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Sözleşmenin fesih ya da dönme suretiyle sona ermesi halinde geriye etkili sonuç doğuracağı yani, sözleşme hiç yapılmamış gibi başa dönüleceğinden, taraflar sözleşme ile üstlendikleri borçlarını ifa etme yükümlülüğünden kurtulacakları gibi, daha önce ifa ettikleri edimleri, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceklerdir.Davacı taraf dava dilekçesinde ve öncesindeki beyanlarında seçimlik haklarından sözleşmeden dönme hakkını kullandığını ve iradesini bu yönde kullandığını belirtmiştir.Buna göre yukarıdaki açıklamalarda da belirtildiği üzere dava ve sözleşme konusu makinenin imalat hatası nedeniyle ayıplı olduğu, davacının sözleşme ile elde etmek istediği amaçları yerine getirmediği, dava ve keşif tarihi itibariyle ayıbın mevcut olduğu anlaşılmakla davacının sözleşmeden dönme talebinin kabulü ile ödenen 65.450,00-USD bedelin davacıya iadesine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı tarafça maddi zararların tespitini talep edilmiş ve kar kaybı, ek işçilik gibi tazminat isteminde bulunulmuş ise de davacının sözleşmeden dönme kapsamında ancak menfi zararını talep edilebileceği, bunun da ödenen tutarın faizi ile iadesinden ibaret olduğu, bunun dışındaki taleplerinin ise müspet zarar kapsamında girdiği, kar kaybı, ek işçilik gibi tazminatları talep edemeyeceği iş bu tazminatların ancak sözleşmenin ayakta olması halinde istenebilecek zararlardan olduğu sabit olmakla davacı tarafın bu yöndeki taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın ıslah dilekçesinde; dava dilekçesindeki "sözleşmeden dönme ve bedel iadesi" taleplerini "menfi zararlarımızın (ödenen tutarın faizi ile iadesi ) tazmini talebi olarak" ıslah ettiği ve bu doğrultuda 9.762.500-TL'nin tazmini isteminde bulunduğu görülmektedir. Seçimlik borçlarda seçim hakkı yenilik doğuran haklardandır. Yenilik doğuran haklar bir defa kullanmakla tükenen sona eren haklardır. Yenilik doğuran hak kullanılmakla hak sahibi amacına ulaştığı ve böylece hak tükendiği için ikinci defa kullanılamaz. Tüketilen ve olmayan bir hak kullanılamayacağı için, kullanılan haktan dönülüp yerine diğer seçimlik hakkı kullanmak da mümkün olmayacaktır. Islahın amacı, yargılama sürecinde, şekil ve süreye aykırılık sebebiyle ortaya çıkabilecek maddi hak kayıplarını ortadan kaldırmak olduğundan, hak ve alacağı bu sürecin dışında ortadan kaldırmış olan işlemlerin, yani maddi hukuk işlemlerinin ıslah yoluyla düzeltilebilmesi elbette ki mümkün değildir. Bir başka deyişle, maddi hakkı sona erdiren maddi hukuk işlemleri, ıslahla düzeltilemez. Feragat, kabul, sulh gibi işlemler, velev ki dava içinde yapılsın, asıl hakkı ortadan kaldırdıklarından, usul işlemi olduğu kadar (davayı etkilediği için usul işlemidir) maddi hukuk işlemi mahiyetini de taşımaktadır ve bu sebeple, bu işlemlerin ıslah yoluyla düzeltilmesi imkânsızdır; çünkü ıslah, yargılama hukukunun şekle ve süreye bağlılığından kaynaklanan zımni hak kayıplarının telafisi için öngörülmüş bir müessesedir. Açık bir irade beyanı ile terk edilen haklar, maddi gerçeğin şekle feda edilmesi gibi bir sonuç doğurmadığı için, ıslahın konusu olamaz. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun █████/2017 tarihli ve ..... E. ..... K.; █████/2017 tarihli ve .... E. ..... K. ile █████/2019 tarihli ve .... E. ... K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin .... Esas .... Karar sayılı ilamında ise; "seçim hakkına yönelik iradenin karşı tarafa ulaşması ile bu hak sonuç doğurur ve seçim hakkını kullanma yönünden bağlayıcı hale gelir. Davacı yönünden nama ifaya yönelik hakkın kullanılması ile bağlayıcı hale gelmiş olup, ıslah yolu ile dahi seçim hakkının değiştirilmesi mümkün değildir." hususlarına yer verilmiştir.Bu doğrultuda her ne kadar davacı taraf ıslah dilekçesi ile davasını "menfi zararlarımızın (ödenen tutarın faizi ile iadesi ) tazmini talebi olarak" ıslah ettiğini bildirmiş ise de davacı tarafın seçimlik hakkını sözleşmeden dönme yönünde kullandığı, işbu talebin ıslah yoluyla değiştirilemeyeceği, bu nedenle ıslahın yapılmamış sayılması gerektiği, Mahkememizde diğer seçimlik hakların kullanılmasının olayın oluş şekline daha uygun olacağı yönünde bir kanaat oluşmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile makine bedeli olan 65.450,00-USD'nin █████/2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun uyarınca devlet bankalarının dolar cinsinden açılmış 1 yıllık mevduat vadeli hesabının ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu makinelerin davalıya iadesine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,1-65.450,00-USD'nin █████/2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun uyarınca devlet bankalarının dolar cinsinden açılmış 1 yıllık mevduat vadeli hesabının ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,2-Dava konusu makinelerin davalıya İADESİNE,3-Alınması gereken 153.452,08-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç, tamamlama harcı ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 183.745,99-TL'den mahsubu ile bakiye kalan 30.293,91-TL'nin davacıya İADESİNE,4-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri olan 153.879,68-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 332.497,02-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,7-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi ücreti, tebligat, posta masrafı, keşif harcı 82.781,60-TL yargılama giderinden kabul / red oranı (%99,77) dikkate alınarak hesaplanan 82.597,76-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosu'nun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.600,00 TL'nin davanın kabul red oranına göre hesap edilen 3.592,01-TL'sinin davalıdan, 7,99-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,9-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. █████/2026 Başkan ..... ¸e-imzalıdırÜye ..... ¸e-imzalıdırÜye ..... ¸e-imzalıdırKatip .... ¸e-imzalıdır