Haksız azledilen avukatın 15.000 Euro vekalet ücreti alacağı için açtığı icra takibine itirazın iptali davasında sözleşme geçerliliği ve imza inkarı incelemesi.
Özet: Bir avukat ile müvekkili arasındaki uyuşmazlıkta, müvekkilin 15.000 Euro bedelli avukatlık ücret sözleşmesiyle anlaştığı avukatını haksız yere azletmesi ve ücreti ödememesi üzerine açılan itirazın iptali davasında; ilk derece mahkemesi, sözleşmenin geçerli olduğunu ve azlin haksız olması nedeniyle avukatın ücretin tamamına hak kazandığını belirterek takibin devamına karar vermiş, ancak bölge adliye mahkemesi eksik imza incelemesi gerekçesiyle kararı bozmuş; bunun üzerine ilk derece mahkemesi, davalının imza inkarından vazgeçmesiyle sözleşmenin geçerliliğini ve azlin haksızlığını tekrar tespit etmiştir.

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 1. Tüketici MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalının, Tomarza Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında görülen ortaklığın giderilmesi davasını takip etmesi için müvekkiline 31.05.2023 tarihinde vekalet verdiğini ve tarafların aynı gün avukatlık ücret sözleşmesi yaptığını, davalının bu sözleşme ile 15.000,00 Euro vekalet ücreti ödemeyi kabul ettiğini, ancak geçen zaman zarfında vekalet ücretini ödemediğini ve 06.07.2023 tarihinde müvekkilini azlettiğini, davalının azlinin haksız olduğunu, vekalet ücretinin ödememesi üzerine tahsili için başlatılan takibe davalı tarafça haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini ileri sürerek; icra takibine yapılan itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; söz konusu ücret sözleşmesinin geçersiz olduğunu, müvekkilinin icra takibine konu alacak miktarının altına imza atmadığını, sözleşmede tarafların menfaatleri arasında ciddi orantısızlık olduğunu, davacının vekaletname sunduğu dosyada vekaletname sunduğu tarih itibariyle yapılacak usulü bir işlemin kalmadığını, başka bir dosyanın bekletici mesele yapıldığını, karar aşamasına gelindiğini öğrenen müvekkilinin davacıyı haklı olarak azlettiğini, davacının müvekkilinin bilgisizliğinden faydalandığını, bitmiş dava dosyası için fahiş avukatlık ücreti talep edilmesinin mesleki yükümlülüklere aykırı olduğunu, bu sebeple müvekkilinin güveninin sarsıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin 26.11.2024 tarihli kararıyla; davacı avukat ile davalı tüketici arasında vekalet ilişkisi bulunduğu, taraflar arasında iki sayfadan ibaret avukatlık sözleşmesi imzalandığı, her ne kadar sözleşmenin ilk sayfasında tarafların imzası olmasa bile davalının bu konuya ilişkin süresinde usulüne uygun itirazının bulunmadığı, sayfalar arasında metin içerik, anlam ve devam eden maddeler ile başlıkları bakımından mantıksal sıralama ve bir bütünlük arz ettiği gözetildiğinde sözleşmenin geçerli olduğu, davacı avukatın sözleşme kapsamında ortaklığın giderilmesine yönelik Tomarza Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasına vekalet sunduğu, beyan dilekçesi gönderdiği, kısa bir süre sonra azledildiği, azlin haklı olduğuna dair dosya kapsamında somut bir delil bulunmadığı, azlin haksız olması nedeniyle avukatın kararlaştırılan vekalet ücretinin tamına hak kazandığı, dosya kapsamında bu ücretin ödendiğine dair herhangi bir delil bulunmadığı, her ne kadar icra inkar tazminatı talep edilmiş ise de, avukatlık ücretinin hak edilmesinin azlin haklı veya haksız olma durumuna göre değişiklik gösterdiği, yargılamayı gerektirdiği ve likit olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, takibin 15.000,00 Euro ana para üzerinden devamına, icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 30.01.2025 tarihli kararıyla; ilamsız icra takibine konu vekalet ücreti alacağı sözleşmesindeki davalı imzasının davalıya ait olmadığı savunması karşısında, söz konusu belge aslı ile davalının tatbike medar imza örneklerinin temin edilerek, sözleşme altındaki imzanın davalıya ait olup olmadığına dair alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının imza inkarı olmadığı ve imza incelemesine ilişkin delile dayanmaktan vazgeçtiği, davacı avukat ile davalı tüketici arasında vekalet ilişkisi bulunduğu, taraflar arasında iki sayfadan ibaret avukatlık sözleşmesi imzalandığı, her ne kadar sözleşmenin ilk sayfasında tarafların imzası olmasa bile davalının bu konuya ilişkin süresinde usulüne uygun itirazının bulunmadığı, sayfalar arasında metin içerik, anlam ve devam eden maddeler ile başlıkları bakımından mantıksal sıralama ve bir bütünlük arz ettiği gözetildiğinde sözleşmenin geçerli olduğu, davacı avukatın sözleşme kapsamında ortaklığın giderilmesine yönelik Tomarza Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasına vekalet sunduğu, beyan dilekçesi gönderdiği, kısa bir süre sonra azledildiği, azlin haklı olduğuna dair dosya kapsamında somut bir delil bulunmadığı, azlin haksız olması nedeniyle avukatın kararlaştırılan vekalet ücretinin tamına hak kazandığı, dosya kapsamında bu ücretin ödendiğine dair herhangi bir delil bulunmadığı, her ne kadar icra inkâr tazminatı talep edilmiş ise de, avukatlık ücretinin hak edilmesinin azlin haklı veya haksız olma durumuna göre değişiklik gösterdiği, yargılamayı gerektirdiği ve likit olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, takibin 15.000,00 Euro ana para üzerinden devamına, icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı vekili tarafından sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmasının istenmediği, somut olayda azlin haklı nedenlerle yapıldığının ispat yükünün davalı tarafta olduğu, bu hususun davalı tarafça ispat edilemediği, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; dava dilekçesi ve duruşma gününe ilişkin tebligatların usulsüz olduğunu, usulsüz tebligata rağmen cevap dilekçesinin süresinde verilmediği gerekçesiyle cevap dilekçelerinde belirttikleri hususların gerekçeli kararda göz önüne alınmadığını, müvekkilinin sözleşmenin altına ve icra takibine konu olan alacak miktarının yazdığı sayfa altına imza atmadığını, sözleşmeye göre tarafların menfaatleri arasında ciddi bir oransızlık mevcut olduğunu, somut olayda Türk Borçlar Kanunu'nun 28. maddesi anlamında aşırı yararlanma durumunun olduğunu, davacı tarafça vekalet sunulan dosyada vekalet tarihi itibariyle yapılacak işlem bulunmadığını, müvekkilinin de dava dosyasının karar aşamasına geldiğini öğrenmesi ile birlikte davacıyı haklı olarak azlettiğini, davacının dosyanın bitme aşamasında olduğu hakkında müvekkiline herhangi bir bilgi vermeyerek müvekkilini yanılttığını, dosya kapsamı incelendiğinde alınan bilirkişi raporunda bile davaya konu taşınmazların değerinin, talep edilen vekalet ücretinden az olduğunu, davacının Avukatlık Kanunu'na göre hakettiği bir ücretin olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklı alacak istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, davalı tarafından ileri sürülen azil nedenlerine göre azlin haklı nedene dayanmadığının anlaşılmasına, buna göre taraflar arasındaki yazılı ücret sözleşmesi esas alınarak verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.