Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığı ihlali ve mala zarar verme suçlarından yargılanan sanıkların temyiz haklarının ihlali ve ceza yargılamasındaki usuli hataların incelenmesi.
Özet: Sanıklar hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarının istinaf süreçlerinden sonra, Bölge Adliye Mahkemesinin hükümlerin kesin olduğu gerekçesiyle sanıklara tebliğ yapmayarak temyiz haklarını engellediği anlaşılmıştır; bu durum üzerine bir sanığın temyiz başvurusuyla Yüksek Mahkemenin bozma kararı diğer sanıklara da sirayet ettirilmiş ve bu hukuki sürecin sonunda tesis edilen son hükümlerin, temel bir hak olan temyiz hakkının usulsüzce kısıtlanması nedeniyle yeniden hukuki yönden incelenmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza DairesiSAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeSUÇLARIN TARİHİ : 20.02.2018HÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onamaİlk Derece Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli ilk kararında, sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan 7 yıl 6 ay hapis, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 1 yıl hapis ve mala zarar verme suçundan 4 ay hapis cezalarına hükmedildiği, sanık ... hakkında ise hırsızlık suçundan 6 yıl 3 ay hapis, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 10 ay hapis ve mala zarar verme suçundan 3 ay 10 gün hapis cezalarına hükmedildiği, sanıkların istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.03.2020 tarihli ilk kararında, uygulama hataları yapılması nedeniyle sanıklar hakkında kurulan tüm hükümlerin bozulduğu, bozma üzerine İlk Derece Mahkemesinin 02.07.2020 tarihli ikinci kararında, sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan 2 yıl 6 ay hapis, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 2 yıl hapis (kazanılmış hak gözetilerek 1 yıl hapis) ve mala zarar verme suçundan 4 ay hapis cezalarına hükmedildiği, sanık ... hakkında ise hırsızlık suçundan 2 yıl 1 ay hapis, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 1 yıl 8 ay hapis (kazanılmış hak gözetilerek 10 ay hapis) ve mala zarar verme suçundan 3 ay 10 gün hapis cezalarına hükmedildiği, sanıkların istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli ikinci kararında, sanıkların istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği ve kararın kesin olduğu kabul edilerek sanıklara tebliğ işlemlerinin yapılmayıp temyiz haklarının kullandırılmadığı, sanık ...'nın sonradan öğrendiği Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmesi üzerine Dairemizin 11.12.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmıyla sadece sanık ... hakkında kurulan hükümler incelenip, Bölge Adliye Mahkemesinin 05.03.2020 tarihli bozma kararının hukuken geçerliliğinin bulunmadığı, duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak yeniden değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verildiği, bozmadan sonra Bölge Adliye Mahkemesince, sanık ... yönünden verilen lehe bozma kararı, fiilen diğer sanıklara da sirayet ettirilerek tüm sanıklar hakkında hükümler kurulduğu tespit edilmekle; sanıklar ... ve ... hakkında bozma kararının sirayet ettirilmesi üzerine kurulan hükümler Dairemizin yerleşik içtihadına göre temyizi kabil değilse de Bölge Adliye Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli ikinci kararının temyizi kabil olduğu halde sanıklara tebliğ edilmemesi suretiyle temyiz haklarının ellerinden alınması nedeniyle sirayet üzerine verilen Bölge Adliye Mahkemesinin 18.09.2024 tarihli son kararını, anılan sanıkların temyize haklarının bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede;Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin, sanığın suça iştirak etmediğine, olay yerinde bulunmadığına, diğer sanıkların beyanlarından başka sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiğine ilişkin olduğu; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın en başından beri olay günü alkollü olduğunu ve olan bitenden haberinin olmadığını belirttiğine, olayın ertesi günü elde edilen içki ve sigaraları da teslim ettiğine, buna karşın mahkûmiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, olay günü sanığın diğer sanıklarla birlikte arabada bulunduğuna ancak sanık alkollü olduğundan olan bitenden haberinin olmadığına, işyerine girmediğine, mahkûmiyet hükmü verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmama gerekçesinin yetersiz olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;I. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler YönündenDosya içeriğine göre soruşturma aşamasında sadece sanık ...'ın suça konu sigara ve içkilerin önemli bölümünü rızaen kolluk görevlilerine teslim ederek iadesini sağladığı, diğer sanık ... tarafından gerçekleştirilmiş herhangi bir iadenin bulunmadığı, gerçekleştirilen kısmî iade hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinden sadece kısmî iadeyi gerçekleştiren failin yararlanabileceği gözetilmeden, herhangi bir rızai iadede bulunmayan sanık ... hakkında da 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1-4. maddesinin uygulanması ile; sanık ...'ın adlî sicil kaydında yer alan başka bir ilâmında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerekirken, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedenleri yapılmamış, kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılırken hüküm fıkrasında 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesinin uygulama maddesi olarak yazılmaması, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.Sanıklar hakkında bozma üzerine hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla mahkûmiyet kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA,II. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler YönündenDosya içeriğine göre soruşturma aşamasında sadece diğer sanık ...'ın suça konu sigara ve içkilerin önemli bölümünü rızaen kolluk görevlilerine teslim ederek iadesini sağladığı, sanık ... tarafından gerçekleştirilmiş herhangi bir iadenin bulunmadığı, gerçekleştirilen kısmî iade halinde etkin pişmanlık hükümlerinden sadece kısmî iadeyi gerçekleştiren failin yararlanabileceği gözetilmeden, herhangi bir rızai iadede bulunmayan sanık ... hakkında da 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesinin uygulanması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılırken hüküm fıkrasında 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesinin uygulama maddesi olarak yazılmaması, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;Mükerrirliğe esas alınan ilam olan Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmadığı, sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik koşullarının bulunmadığı ve İlk Derece Mahkemesinin aleyhe istinaf edilmeyen 11.04.2019 tarihli ilk kararında da sanık ... hakkında birinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasının kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden sanık hakkında birinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması yerine yazılı şekilde ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerdeki "ikinci kez" ibarelerinin çıkarılmasına karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.