Milli takım görevinde sakatlanan basketbolcunun kulübüne ödenen miktarın temsilciden tahsili talepli icra takibi itirazının iptalinde, protokolün hukuki niteliğinin tartışıldığı Bölge Adliye Mahkemesi kararı.
Özet: Bir spor kulübü, milli görev sırasında sakatlanan basketbolcusunun transfer yasağını kaldırmak amacıyla ödediği ücreti, oyuncu temsilcisiyle imzaladığı sorumluluk protokolüne dayanarak icra yoluyla talep etmiş; ilk derece mahkemesi bu protokolu simsarlık sözleşmesi olarak değerlendirip icra takibini kısmen kabul etse de, bölge adliye mahkemesi, hukuki ilişkinin borcun iç üstlenmesi olarak nitelendirilmesi gerektiğini belirterek ilk hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna karar vermiştir.

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 35. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; dava dışı profesyonel basketbol oyuncusu ...ile müvekkili spor kulübü arasında 19.09.2017 tarihinde "Sporcu Özel Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmeye göre sporcunun 2017-20 18... -2019 sezonları için Kadınlar Basketbol Süper Liginde oynamayı, kulübün ise sporcunun emeği karşılığında sözleşmede belirtilen ödemeleri yapmayı taahhüt ettiğini, sporcunun Türkiye Basketbol Federasyonunun 14.05.2018 tarihli ve 2018/MTD/2018-023 sayılı kararı ile İspanya'da düzenlenen 2018 Dünya Şampiyonası A Milli Kadın Basketbol takımında ülkemiz temsil edecek sporculardan biri olarak seçildiğini, sporcunun kamp idmanları sırasında 18.09.2018 tarihinde dizinden sakatlandığını, milli sporcu görevini ifa ederken Milli Takım denetim ve gözetiminde bulunduğu sırada sakatlık yaşaması sebebiyle 09.10.2018 tarihinde tüm ameliyat ve tedavi masraflarının federasyon tarafından karşılanarak ameliyat edildiğini, sakatlığı ve geçirdiği ameliyat nedeniyle sporcunun, müvekkili kulüp ile imzaladığı sözleşme uyarınca Kadınlar Basketbol Süper Liginde basketbol oynama edimin ifa edemediğini, bu nedenle sporcunun temsilcisi davalı ile 02.10.2018 tarihide davaya konu icra takibinin konusunu oluşturan protokolün imzalandığını, sporcunun sakatlanmasının ardından kulüp bünyesinde basketbol oynayamamasına rağmen müvekkil kulüp hakkında transfer yasağının kaldırılması için sigorta tarafından karşılanmayan bakiye ücret alacağı olan 196.8080,42 TL'nin 30.09.2020 tarihinde sporcuya ödendiğini, 02.10.2018 tarihinde davalı ile imzalanan protokole göre sporcunun sakatlığının ardından müvekkil kulüpten talep edebileceği maaş, maaş ekleri veya diğer alacaklardan, ayrıca oyuncunun sakatlığı nedeniyle kulübün yapacağı tüm masraflardan ve uğrayacağı zararlardan davalının sorumlu olacağının açıkça kararlaştırıldığını, transfer yasağının kaldırılması için sporcuya ödenen 196.808,42 TL'nin ilamsız icra yolu ile davalıdan talep edildiğini, davalının haksız yere borca itiraz ettiğini belirterek davalı/borçlunun itirazının iptal edilerek takibin devamını, haksız itiraz nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; görevli Mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğunu, protokol incelendiğinde federasyonca kabul edilmeyeceğini, ancak tek tip sözleşmeye özel maddeler ilave edilebileceğinin kesin olarak düzenlendiğini, icra takibine dayanak protokol incelendiğinde, protokolün dava dışı sporcunun yaptığı milli maç sırasında sakatlandıktan sonra imzalandığının ve esasen davacı kulüpçe bu sakatlıktan kaynaklanan zararının çoğunun zaten milli takım tarafından karşılanacağının öngörüldüğünü, ama yine de kalan zararın sporcu temsilcisi olarak müvekkile yüklenmeye çalışıldığını, geçersiz olduğunu, icra takibine dayanak protokolün dürüstlük kuralına açıkca aykırı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki 02.10.2018 tarihli sözleşmenin simsarlık sözleşmesi olduğu ve ilgili sözleşme maddeleri uyarınca dava dışı sporcuya ödenen ücretin davalıdan talebinin sözleşme kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, Ankara (Kapatılan) 12. İcra Müdürlüğünün ██████████ E. sayılı dosyasındaki 196.808,42 TL'lik asıl alacağa yapılan itirazın iptali ile, takibin bu miktarla sınırlı olarak aynı şartlarla devamına, 196.808,42 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, itiraza konu olmayan 191,58 TL'lik asıl alacak yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekilinin istinaf dilekçesinin kesinlik sınırı altında kaldığı, Mahkemece taraflar arasındaki sözleşme ve hukuki ilişki borcun iç üstlenme sözleşmesi olarak nitelendirilerek anılan sözleşme hükümleri doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile dava konusu sözleşmenin simsarlık sözleşmesi olarak nitelendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/1/b-2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe yönünden düzeltilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabul kısmen reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile, Ankara (Kapatılan) 12. İcra Müdürlüğünün ██████████ E. sayılı dosyasındaki 196.808,42 TL'lik asıl alacağa yapılan itirazın iptali ile, takibin bu miktarla sınırlı olarak aynı şartlarla devamına, 196.808,42 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, itiraza konu olmayan 191,58 TL'lik asıl alacak yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, icra takibine konu protokolün dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davalının tip sözleşmesinde belirtildiği üzere dava dışı sporcuyu temsilen sözleşme yapma yetkisini haiz olduğunu, kendisinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu protokolün Türkiye Basketbol Federasyonu Talimatına açıkça aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasından akdedilen 02.10.2018 tarihli protokolden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Borcun iç üstlenilmesi, üçüncü kişinin, borçlu ile yaptığı sözleşme ile onu alacaklıya karşı olan borcundan kurtarmayı taahhüt etmesini ifade eder. Böyle bir taahhüt borçlunun alacaklıya karşı olan ifa yükümü üzerinde hiçbir etki yapmaz; üçüncü kişi ile alacaklı arasında herhangi bir hukukî bağ kurmaya yetmez. Bu husus 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı Kanun) 173/1 maddesinde “Bir borçluya karşı yapılan, borcun nakli taahhüdü, müteahhidi ya borcu tediye etmek yahut alacaklının rızasını istihsal ederek borcu üzerine almak suretiyle borçlunun beraetini tahsile mecbur eder” şeklinde ifade edilmiştir. Dolayısıyla borcun iç üstlenilmesi borç ilişkisinin pasif süjesinde bir değişikliğe yol açmaz, sadece borçlu ile üçüncü kişi arasında bir hukukî ilişkiden ibaret kalır (Tekinay, Selahattin Sulhi/Akman Sermet/ Burcuoğlu Haluk/ Altop Atilla: Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, s. 269). Borcun üstlenilmesi sözleşmesi, alacaklı ile borcu üstlenen üçüncü kişi arasında yapılması nedeniyle kefalet sözleşmesine ve üçüncü kişinin fiilini taahhüde benzese de bu iki sözleşmeden çok temel farklıları bulunmaktadır. Kefalet sözleşmesinde kefil; esas borca bağlı, fer’î ve tali bir borç üstlenir. Fer’î olmak, kefaletin ayırıcı karakteridir. Borcun üstlenilmesinde ise üstlenen, asıl borçluyu borcundan kurtaracak şekilde borcu üstlenmekte ve borcun asli borçlusu hâline gelmektedir. Bu anlamda, borcun üstlenilmesi, borçlunun borcuna kefil olmaktan tamamen farklıdır. Zira kefalet, asıl borçluyu borcundan kurtarmaz. Öte yandan üçüncü kişinin fiilini taahhütte, borçlu alacaklıya kendi edimini değil, bir üçüncü kişinin fiilini taahhüt etmekte, üçüncü kişinin fiilini ifa etmemesinin riskini üstlenmektedir (818 sayılı BK m. 110). Dolayısıyla üçüncü kişinin fiilini taahhüt eden, üçüncü kişi tarafından fiilin gerçekleştirilmemesi nedeniyle doğan zararı gidermekle yükümlü olup ayrı bir borç söz konusudur. Oysa borcun üstlenilmesinde borcu üstlenen, asıl borçlunun yerine geçerek borçlunun edimini ifa ile yükümlüdür (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve ████████ Esas., ████████ K. sayılı ilamı).Taraflara arasında dava dışı sporcunun milli takım kampında sakatlanması sonrasında 02.10.2019 tarihinde imzalanan borcun iç üstlenilmesi niteliğinde olan sözleşmenin (2.2) maddesinde "Sporcu Milli Takım Kampında sakatlanmış olmasından dolayı Sporcunun ameliyat olması gerektiğinde; tüm ameliyat masrafları, spora geri dönüş tedavisi, ihtiyaç duyulacak olan fizik tedavisi ve tüm bu süreçte...Spordan sakatlanmasa idi alması gereken maaş, maaş ekleri (konaklama, yemek, transfer, pirim vb.) ve tüm diğer haklarına ait ödemeler Milli Takım tarafından karşılanacaktır. Oyuncunun Temsilcisi işbu taahhüttü...Spora vermekte olup; aksi bir durumun gerçekleşmesi halinde tüm bu bahsi geçen ödemelerin kendisi yani Oyuncunun Temsilcisi tarafından yapılacağını işbu protokol ile gayri kabili rücu olmak üzere beyan ve taahhüt etmektedir.", (2.7.2) maddesinde "Oyuncunun ameliyat sonrası tedavi sürecini tamamlayarak, doktorlar tarafından basketbol oynayabilir izni verildikten sonra; Oyuncu’nun 2018-2019 sezonunda maçlarda veya play-off’larda oynaması halinde veya oynamaması halinde;...Spordan Oyuncu’nun herhangi bir alacak, maaş, maaş ekleri veyahut diğer haklarını talep etme hakkı olmayacaktır. Oyuncunun bu süreçte meydana gelecek tüm menfi ve müspet zararlarının Oyuncu Temsilcisi tarafından karşılanacağını Oyuncu Temsilcisi işbu protokol ile beyan ve taahhüt eder. Sporcu,...Spordan hiçbir suretle maaş alamaz, maaş, maaş ekleri veyahut başka hakların talebinde bulunmaz.", (2.7.3) maddesinde "TBF ve Milli takım tarafından; Sporcunun ameliyat, fizik tedavi, spora geri dönüş,...Spordan sağlıklı olsa idi alacağı maaş, maaş eklerinin (konaklama, yemek, transfer, pirim vb.) ve diğer tüm haklarının karşılanmaması halinde; tüm bu masraflar Oyuncu Temsilcisi tarafından karşılanacaktır. Oyuncu Temsilcisi tüm bu masraf ve harcamaları karşılayacağını gayri kabili rücu olmak üzere beyan ve taahhüt etmektedir....Spor bu süreçte herhangi bir masraf yapar ise bu masrafların tamamını Oyuncu Temsilcisi’ne rücu hakkı vardır." şeklinde yer alan hükümlere göre dava dışı sporcuya ödenen maaş alacağından davalının sorumlu olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.