T.C. Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinden ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan beton satış fatura alacağına yönelik kısmi itirazın iptali davası gerekçeli kararı.
Özet: Bu dava, davacının beton satışından kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlattığı ilamsız icra takibine davalının kısmi itiraz etmesi üzerine, davacının bu itirazın 175.797,67 TLlik kısmının iptaliyle takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiği; davalının ise alacağın zamanaşımına uğradığını, borcun büyük bölümünün ödendiğini, kalan kısmın haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini savunduğu bir itirazın iptali davasıdır.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████....DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ....tarafından davalı .... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı davalının kısmi itirazda bulunduğunu ve zorunlu Arabuluculuk kapsamında yapılan görüşmelerde de bir anlaşma sağlanamadığını, icra dosyasında talep ettikleri alacak miktarının dayanağı ve sebebinin, taraflar arasındaki beton satış işleminden kaynaklı hak edişe bağlı fatura alacağına ilişkin olduğunu, faturalar, taraflar arasındaki sözleşme ve hakedişlerden görüleceği üzere müvekkili firmanın davalı firmadan 332.778,67 TL'lik fatura alacağı bulunduğunun açıkça ortada olduğunu, davalı tarafın icra dosyasındaki kısmi itirazında söz konusu alacak bedelinin yalnızca 156.073,92 TL'lik kısmını kabul ettiğini, 176.704,75 TL'lik kısım yönünden borca itiraz ettiğini, müvekkilinin takip tutarının çok daha üzerinde alacağı ve zararının bulunmakta olup, bu konudaki fazlaya ilişkin haklarının saklı olduğunu, müvekkili şirket tarafından sabit olan borcun tahsili amacıyla .... Esas numaralı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, borçlunun mevcut borcunu ödememesine ve borcun devam ettiğini bilmesine rağmen haksız ve kötüniyetli olarak ödeme emrine kısmi olarak itiraz ettiğini ve itiraz neticesinde takibin durduğunu, borçlu tarafından gönderilen ödeme emrine haksız ve kötü niyetle itiraz edildiğinden dolayı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve borçlu aleyhine takip miktarının %20'sinden az olmamak koşuluyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi için işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu ileri sürerek, davalı tarafından .... Esas numaralı takip dosyasına yapılan kısmi itirazın iptali ile takibin 175.797,67 TL'lik kısım yönünden devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davaya konu alacak zamanaşımına uğramış olduğundan zamanaşımı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 25.11.2019 tarihli mal alım sözleşmesi akdedildiğini, davacı şirket tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan faturalar dayanak gösterilerek müvekkili şirket aleyhine takibe geçilmesi üzerine sunulan cari hesap ekstresinden görüleceği üzere ödeme emrinin tebliği tarihi itibari ile davacı şirket tarafından takibe dayanak olarak gösterilen faturaların düzenlenmesinden sonra █████/2021 tarihinde 172.829,69-TL ve █████/2022 tarihinde 174.000,00-TL bedelli çek çıkışı ile gerçekleştirilen ödemeler sonrası bakiye borç tutarının 156.073,92-TL olduğunun tespit edildiğini, ilgili tutar ile bu tutara isabet eden faiz, masraf, vekalet ücreti ve ferilerin icra dosyasına ödendiğini, bunun dışında, ödeme emrinin tebliği tarihinde kesin hakediş sürecinin henüz sonlanmamış olup taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince mutabakata varılan ve henüz muaccel hale gelen başka bir alacak bulunmadığından müvekkili şirketin borca itirazında haklı olduğunu, süreç içerisinde taraflar arasında düzenlenen ve davacı şirket tarafından herhangi bir itiraza uğramaksızın kabul edilen hakediş raporlarına istinaden müvekkili şirket tarafından sözleşme hükümleri kapsamında hakediş teminat kesintileri gerçekleştirilmiş ise de davacı şirket tarafından taahhütlerin sözleşme hükümlerine göre yerine getirilmediğini, müvekkili şirketin 156.073,92-TL dışındaki asıl alacağa, işleyen faize, faiz oranına ve tüm ferilere yapmış olduğu itirazında haklı olduğunu savunarak, davacının taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olması nedeni ile öncelikle hukuki yarar yokluğundan usulden, bu talebin kabul görmemesi halinde ise diğer nedenlerle esastan reddine, müvekkile şirket aleyhine haksız olarak takibe gecen davacı yanın kabul edilen takip tutarını aşan kısmın % 20'sinden aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki beton satış işleminden kaynaklanan hak edişe bağlı fatura alacağının tahsili amacıyla davalı hakkında ... Esas sayılı icra dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan kısmi itirazın iptali ile takibin 175.797,67 TL'lik kısım yönünden devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesi istemine ilişkindir.İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına ve tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 03.01.2025 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından rapora karşı beyan ve itirazda bulunulduğu, itirazların değerlendirilmesi amacıyla dosyanın yeniden aynı bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 08.04.2025 tarihli ek raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekilleri tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu, düzenlenen bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olup, hükme esas almaya uygun bulunduğu takdir olunmakla ve dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir.Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, bilirkişi kurulundan alınan kök ve ek rapor ile tüm dosya kapsamına göre, .... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinde düzenlenen ödeme emrinde özetle; Taraflar arasındaki beton satış sözleşmesinden kaynaklı hak ediş tutarı olan 354.403,28 TL bağlı fatura alacağının (İstenen: Yıllık Reeskont Avans) faizi ile tahsilinin talep edildiği, borcun sebebinin; taraflar arasındaki beton satış işleminden kaynaklı hak edişe bağlı fatura alacağı 354.403,28 TL olarak belirtildiği, davalı tarafça vekili vasıtasıyla takibe karşı itirazda bulunulduğu, yapılan itirazda özetle, "Müvekkil şirket kayıtlarının incelenmesi neticesinde, söz konusu ödeme emrinin tebliğ edildiği tarih itibarı ile alacaklının şirket nezdinde muaccel hale gelmiş 156.073,92-TL alacağı bulunduğu tespit edilmiş olup işbu alacağa dair faiz, masraf ve vekalet ücretine ilişkin kapak hesabı yapılması akabinde icra dosyasına 16.10.2023 tarihi itibarı ile ödeme yapılacaktır. Bu kalem dışında var olduğu iddia edilen alacağa ilişkin kesin hakediş sürecinin henüz sonlanmadığı, dolayısı ile taraflar arasında akdedilen Sözleşme gereğince mutabakata varılan ve henüz muaccel hale gelen başka bir alacak bulunmadığından 156.073,92-TL dışındaki rakama, işleyen faize, faiz oranına ve tüm fer'ilerine (masraf, vekalet ücreti vb.) itiraz ediyoruz. Belirtilen nedenlerle, müvekkil şirket aleyhine başlatılan icra takibine konu borca, faize, faiz oranına ve tüm fer’ilerine ilişkin kısmi itirazımızın 198.329,38-TL 'ye ve bu rakama işleyen faize, faiz oranına ve tüm fer'ilerine (masraf, vekalet ücreti vb.) kabulü ile icra takibinin müvekkil şirket açısından durdurulmasına karar verilmesini talep ederim." hususlarını bildirmiş olduğu, yapılan kısmi itiraz üzerine açılan işbu davada Mahkememizce toplanan deliller ile taraflara ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde oluşturulan bilirkişi kurulu vasıtasıyla yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen raporlarda özetle; "Tarafların kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş e defterlerinin, HMK’nın 222/2 maddesi uyarınca ticari davalarda delil olarak kabul edilebilme niteliğine sahip olduğu kanaatinin oluştuğu, davacının, kendi ticari defterlerine göre takip tarihi itibari ile davalıdan 332.778,67 TL alacaklı olduğunun görüldüğü, takipte kabul edilen ve 06.12.2023 tarihli Vakıfbank dekontu ile davacıya ödenen 156.981,00 TL’nin davacının ticari defterlerine kayıt edilmesi sonucunda davacının (332.778,67-156.981,00) dava tarihi itibari ile davalıdan 175.797,67 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, davalının, kendi ticari defterlerine göre takip tarihi itibari ile davacıya 156.073,92 TL borçlu olduğunun görüldüğü, takipte kabul edilen ve davacıya ödenen 156.981,00 TL’nin davalının kendi ticari defterlerine 156.073,92 TL kayıt edilmesi sonucunda davalının, kendi ticari defterlerine göre dava tarihi olan 29.06.2024 itibari ile (156.073,92-156.073,92=0,00TL) davacıya borçlu olmadığının görüldüğü, tarafların ticari defterlerindeki mutabık olmayan kayıtların incelenmesi sonucu davacının, kendi ticari defterlerinde "01.10.█████████ Kesin Hakediş" açıklaması ile kayıtlı olan 198.144,09 TL tutarın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının görüldüğü, dosyaya sunulan taraflar arasında düzenlenmiş ve her iki taraf imzasını içeren 21 adet hak ediş ile yüklenici imzasını içermeyen 22 nolu hakediş belgeleri incelenerek yapılan hesaplamalar sonucu davalı tarafın tek imzası ile düzenlenen kesin hesap ve kümülatif hakediş üzerinden yapılan her iki hesapta da yüklenicinin bakiye alacağının 255.382,25 TL olarak göründüğü, 06.12.2023 tarihli ... dekontu ile davacıya ödenen 156.981,00 TL bu hesapta bulunmamakta olup, 255.382,25 TL'den mahsubu yapıldığında davacının 98.401,25 TL bakiye alacağının kaldığı, ayrıca şartları oluştuğunda 209.872,54 TL nakit teminat kesintisinin de iadesinin gerektiği, nakit teminatın iadesi için....'dan borç olmadığına dair belgenin dosya kapsamında görülmediğinden nakit teminatın yarısı olan 209.872,54 TL/2=104.936,27 TL'nin henüz iade şartlarının oluşmadığının anlaşıldığı, diğer yarısının ise sözleşme bitiminden 24 ay sonra iade edileceği, 31.12.2022 tarihinde kesin hesap yapılmış olmakla iki yıl sonrasının 31.12.2024 tarihi olacağı, davanın 29.06.2024 tarihinde yani henüz 24 ay dolmadan açılmış olmakla teminatın diğer yarısının da iadesi şartlarının oluşmadığı" hususları belirlenmiş olup, düzenlenen ek raporda da; " davacı davalıdan bakiye hakediş alacağını talep etmiş olup, taraflar arasında 30.11.2019 tarihinden başlayarak 31.08.2021 tarihine kadar karşılıklı imzalı olarak toplam 21 adet hakediş düzenlendiği, 31.12.2022 tarihli davalı tarafından tek taraflı hazırlanan Kesin Hesap nazara alınarak kök raporda hesaplamaların yapıldığı, davalı vekili kesin hesabın kesinleşmediğinden bahisle gecikme cezalarının kesilmesi gerektiğini ve teminatın iade edilmemesi gerektiğini belirtmiştir. Ancak dosyaya sunulan tutanaklar incelendiğinde bu tutanakların davalı tarafından tek taraflı düzenlenmiş olduğu, hepsinin tarihinin 30.01.2021 iken paraf dahi yapılmadan 30.03.2021 olarak düzeltildiği görülmüştür. Yani gecikmenin olduğu tarihte tutanak düzenlenmeyerek hepsinin tek günde topluca düzenlenmiş olması sebebiyle denetimi mümkün değildir. Kaldı ki 31.08.2021 tarihine kadar yapılan 21 adet hakedişin hiçbirinde gecikme cezası kesilmemiş olup, sadece 22 nolu tek taraflı düzenlenen hakedişte diğer kesintiler( tutanaklar) satırında 68.386,16 TL kesinti yapılmış olup bu kesinti kök raporumuzda nazara alınmıştır." hususlarının belirtildiği, buna göre bilirkişilerce yapılan tespitlerin Mahkememizce değerlendirilmesi sonucu; taraflar arasında düzenlenmiş ve her iki taraf imzasını içeren 21 adet hak ediş ile yüklenici imzasını içermeyen 22 nolu hakediş belgeleri incelenerek yapılan hesaplamalar sonucu davalı tarafın tek imzası ile düzenlenen kesin hesap ve kümülatif hakediş üzerinden yapılan her iki hesapta da yüklenicinin bakiye alacağının 255.382,25 TL olduğu, bu bedelden davacıya ödenen 156.981,00 TL'nin mahsubu yapıldığında davacının 98.401,25 TL bakiye alacağının kaldığı, ancak davacının bakiye alacağı belirlenirken 21 adet karşılıklı imzalı olarak düzenlenen hakedişin hiçbirinde olmayıp 22 nolu tek taraflı olarak düzenlenen hakedişte davacının alacağından 68.386,16 TL kesintinin yapılmış olduğu, davacı tarafın imza ve onayını içermeyen ve yargılama sırasında davacı tarafça da kabul edilmeyen bu kesinti usulsüz olmakla anılan miktarın davacı alacağına eklenmesi gerektiği, bu durumda davacının takibe konu alacağının 98.401,25+68386,16= 166.787,41 TL olup, davacının davasının anılan miktar üzerinden kabulünün gerektiği, nakit teminatın iadesinin davaya konu icra takibinin konusu olmadığından, davacının nakit teminat kesintisinin iadesine ilişkin hususla ilgili bir değerlendirme yapılmasına yer olmadığına, davacının takibe konu beton satış sözleşmesinden kaynaklanan hakedişe bağlı alacağının, davalı tarafça yapılan kısmi itiraz sonucu yapılan ödemenin sonrasında kalan miktarın 166.787,41 TL olup, takibin anılan miktar üzerinden devamına karar vermek gerekmekle, davacının 175.797,67 TL dava değeri üzerinden açtığı davanın bakiye alacağı olarak belirlenen 166.787,41 TL üzerinden kısmen kabulüne ilişkin olarak açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak, aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE, davalının ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın, 166.787,41-TL Asıl Alacak üzerinden İPTALİ ile, takibin söz konusu tutar üzerinden ve takip talebindeki koşullarla DEVAMINA,2-Davacının fazlaya ilişkin alacak isteminin REDDİNE,3-Takip konusu alacak, taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğduğundan likit bir alacak niteliğinde olmakla, davacının icra inkâr tazminatına ilişkin isteminin de kabulü ile hüküm altına alınan alacak tutarı olan 166.787,41-TL'nin %20'si olan 33.357,48-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4-Davalı tarafın, davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ilişkin feri nitelikteki isteminin, kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için gerekli yasal koşulların oluşmaması nedeniyle REDDİNE, 5-Harçlar Kanunu gereğince hüküm altına alınan 166.787,41-TL üzerinden hesaplanan 11.393,24-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 3.002,19-TL harcın mahsubu sonucu kalan 8.391,05-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 3.002,19-TL peşin harç, 121,60-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.551,39-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,7-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 105,00-TL posta ve tebligat gideri,16.000,00-TL bilirkişi ücreti, 25,00-TL dosya kapak masrafı olmak üzere toplam 16.130,00-TL yargılama giderinden, tarafların davadaki haklılık oranına göre hesaplanan 15.303,27-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,8-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,9-Davalı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davanın reddedilen kısmına göre belirlenen 9.010,26-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin 2.960,08-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, kalan 159,92-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 11-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025...