İkinci Ceza Dairesinin hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarına ilişkin istinaf başvurularının temyiz incelemesi sonucu verilen onama ve esastan red kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, bir sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından verilen ek kararın temyizini, ilgili yasa maddesi uyarınca beş yıl ve altı hapis cezası istinaf ret kararlarının temyiz edilemezliği sebebiyle reddederek onamış; diğer sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz başvurularını ise, lehe hüküm uygulanmaması veya alt sınırdan uzaklaşma gibi savunma iddialarına rağmen kararlarda hukuka aykırılık tespit etmediğinden esastan reddederek bölge adliye mahkemesi kararlarını hukuka uygun bulmuştur.
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
KARAR TARİHİ : 21.05.2021
EK KARAR TARİHİ : 14.06.2021
SAYISI : █████████ E., ████████ K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvuruların esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvuruların esastan reddi, temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, temyiz istemlerinin esastan reddi
I. Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen 14.06.2021 tarihli ek kararın temyiz incelemesinde
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 14.06.2021 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1 maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. madddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş ise …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm uyarınca; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 14.06.2021 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
II. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanığın samimi ikrarına rağmen, hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına, alt sınırdan uzaklaşma gerekçesinin yerinde olmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanığın suçu işlemediğine, mahkumiyet gerekçesinin yerinde olmadığına, cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesinin yerinde olmadığına"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "sanığın samimi ikrarına rağmen, hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına, suç mahallinin kapısının açık olduğuna ve değer azlığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
III. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, "hükmün ağır, haksız ve hakkaniyete aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre sanığın karar tarihinden sonra, 01.01.2023 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 303. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 303/1-a ve 223/8. maddesi gereğince ölüm nediniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!