İçme suyu tesisi yapım işinde hakediş ödemelerindeki gecikme kaynaklı kur farkı, kar kaybı ve manevi tazminat taleplerinin temerrüt şartları ve sözleşme hükümleri açısından değerlendirilmesi.
Özet: Yüklenici tarafından işverene karşı, sözleşmeye aykırı hakediş gecikmeleri sonucu oluşan kur farkı, kar kaybı, manevi tazminat ve SGK gecikme cezası alacaklarının tahsili amacıyla açılan davada; ilk derece mahkemesi, sözleşmedeki ödeme tarihlerinin kesin vade teşkil etmemesi ve temerrüt için ihtara ihtiyaç duyulması, kur farkının sözleşmede yeri olmaması, SGK cezasında illiyet bağının ispatlanamaması ve manevi tazminat koşullarının oluşmaması gerekçeleriyle tüm talepleri reddetmiş, bu ret kararı bölge adliye mahkemesince de haklı bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ███████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 25.05.2016 tarihinde imzalanan sözleşme ile Hatay İli İlçeleri İçme Suyu Tesisleri Motor Kumanda Panosu Yapım İşinin davacı tarafından yerine getirildiğini, sözleşmenin 11/2. maddesinde hakediş alacağının tahakkuka bağlanmasından sonra 15 gün içinde ödenmesi kararlaştırılmasına rağmen davalının hakediş ödemelerini karalaştırılan sürede yapmadığını, hakediş ödemelerini süresinde alamayan davacının sözleşme konusu işte kullanılacak olan ve yurt dışından ithal edildiği için ödeme tarihindeki Euro karşılığı üzerinden satın alınacak motor kumanda panolarına Euro'daki artış nedeniyle teklif formundaki fiyattan daha fazla ödeme yapmak zorunda kaldığını, yine hakedişlerini alamayan davacının iki adet çekini ödeyemediğini ve karşılıksız kalan çekler dolayısıyla kara listeye alındığını, banka tarafından kendisine teminat verilmediğini bu sebeple de ... Teknik Üniverstesi Merkezi Yemekhane işini alamadığından kâr kaybına uğradığını, ticari itibarı zedelenen davacının duyduğu üzüntü ve stres nedeniyle manevi olarak da zarar gördüğünü, ayrıca geçici kabul işlemlerini beş ay boyunca onaylamayan davalı yüzünden SGK'ya 5.437,58 TL gecikme cezası ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, ödenen gecikme cezasının, manevi tazminat olarak 15.000,00 TL'nin ve kur farkından dolayı oluşan zarar için şimdilik 378.032,89 TL ile kâr kaybı için şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; sözlemede ödemelerin Türk Lirası üzerinden yapılacağının kararlaştırıldığını, teknik şartnamede kullanılacak ürünlerin marka ve özelliklerinin belirtilmediğini, koşulları sağlayan Türk menşeli ürünlerin de kullanılabileceğini, sözleşmenin 14.2 maddesinde, sözleşme imzalandıktan sonra, sözleşmede yer alan fiyat farkına ilişkin usul ve esaslarda bir değişiklik yapılamayacağı kararlaştırıldığından kur farkı talep edilemeyeceğini, hakedişlerin ödenmemesi nedeniyle davacı tarafından yapılan icra takiplerinde tarafların anlaştıkları ve imzalanan borç tasfiye protokolleri çerçevesinde ödemelerin yapıldığını, geçici kabul işlemlerinin süresinde yapıldığını, SGK'ya ödenen cezanın davalının kendi kusurundan kaynaklandığını, kâr kaybı ve manevi tazminat talebinin koşullarının oluşmadığın savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmede belirtilen hakediş ödeme tarihlerinin kesin vade niteliğinde olmadığından temerrüt tarihi olarak kabul edilemeyeceği, davacının davalıyı temerrüte düşürebilmesi için her hakedişten sonra ihtarname göndermesi gerektiği, taraflarca sözleşmede ödemelerin Türk Lirası üzerinden yapılacağının kararlaştırıldığı, davacının muhtemel uğrayacağı zararın yabancı para cinsinden ödeneceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, sözleşmenin 14.2 maddesinde, sözleşme imzalandıktan sonra, sözleşmede yer alan fiyat farkına ilişkin usul ve esaslarda bir değişiklik yapılamayacağı hükmüne de yer verilmekle davacının kur farkından kaynaklı artışı talep edemeyeceği, SGK'ya ödenen cezanın davalının kusuru nedeniyle meydana geldiğinin, söz konusu ceza ile davalının eylemi arasında bir illiyet bağı bulunduğunun ispatlanamadığı, zira sözleşmede hakedişin zamanında ödenmemesinin herhangi bir yaptırıma da bağlanmış olmadığı, 6098 sayılı TBK'nın 58. maddesine göre manevi tazminat talebi için kişilik haklarına veya bedensel bütünlüğe yönelik bir haksız fiil olması gerektiği, sözleşmeye aykırı davranış halinde manevi tazminat istenemeyeceği, kaldı ki, davalı tarafın sözleşmeye aykırı bir davranışının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin 11.2. maddesinde; her ayın ilk beş iş günü içinde düzenlenecek hakediş raporlarının idarece onaylandıktan sonra otuz gün içinde tahakkuka bağlanarak on beş gün içinde ödeneceği düzenlenmiş olmakla birlikte, sözleşmede belirtilen ödemeye ilişkin bu hükmün takvim olarak belli bir tarihi göstermediğinden kesin vade niteliğinde olmadığı, davalı idarenin temerrüte düşmesi için ayrıca ihtar gerektiği, davacının talebi munzam zarar istemine ilişkin olmakla davalı temerrüte düşürülmediğinden munzam zarar koşullarının oluşmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede ödemelerin Türk Lirası ile yapılacağının kararlaştırıldığı ve davacının döviz cinsinden temin edeceği malzemelerle ilgili kur farkı ödeneceğine ilişkin bir hükme sözleşmede yer verilmediği, geçici kabul onay süresinin keyfi olarak 5 ay uzatıldığı ve bu sebeple de davacının davalının kusuruyla SGK'ya gecikme zammı ödemek zorunda kaldığının ispat edilemediği, davacının çeklerinin karşılıksız çıkması nedeniyle Merkez Bankası tarafından kara listeye alınmasından ötürü kredi kullanamaması ve başka bir ihaleye katılamaması nedeniyle oluştuğunu iddia ettiği zararının, geç ödeme yapılmasından kaynaklandığına dair illiyet bağını kurucu bir delilin dosyaya sunulmadığı, davacı tarafından, ödemede gecikildiğine dair davalıyı temerrüde düşürecek yazılı bir ihtar dahi gönderilmediği, 6098 sayılı TBK'nın 58. maddesine göre kişilik haklarına veya bedensel bütünlüğe yönelik saldırılarda manevi tazminat istenebileceği, sözleşmeye aykırı davranışın manevi tazminat talebine dayanak olmayacağı, kaldı ki davalının sözleşmeye aykırı davranışının da ispatlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın hakedişlerin zamanında ödenmemesi nedeniyle davacının uğradığı zararın tazminine ilişkin olduğunu, mahkemenin davanın konusunu yanlış nitelendirdiğini, davanın konusu ile ilgili olmadığı halde taraflar arasındaki sözleşmenin Türk Lirası üzerinden yapıldığı ve sözleşmenin 14. maddesinde fiyat farkı istenemeyeceği kararlaştırıldığında davacının kur farkı isteyemeyeceği belirtilerek hatalı gerekçeyle davanın reddine karar verildiğini, davalının sözleşmenin 11/2. maddesinde kararlaştırılan sürede hekdişleri ödemediği ve bu nedenle de davacının 26.05.2016 tarihli teklif formundaki fiyatlardan daha fazlaya ürünleri satın almak suretiyle zarara uğradığının bilirkişilerce tespit edildiğini, davalı idarenin 30.5.2017 tarihinden 04.07.2017 tarihine kadar ödeme yapmamasından dolayı iki aylık gecikme zammı bedeli olan 2.150,84 TL'den davalı idarenin sorumlu olduğunu, bilirkişi raporundaki bu tespite aykırı şekilde davalının gecikme cezası ödenmesinde kusurunun olmadığının kabulünün doğru olmadığını, geçici kabul belgesinin geç onaylanmasından dolayı davalının 5.437,58 TL ceza ödemek zorunda kaldığını, davacının hakedişlerini süresinde alamaması nedeniyle iki adet çekin karşılıksız çıktığını, kara listeye alındığını ve kendisine banka tarafından kredi verilmediğini, bu sebeple ticari itibarı sarsılan ve iş hayatı olumsuz etkilenen davacının stres ve üzüntü nedeniyle rahatsızlandığını bu hususlarda hiçbir değerlendirme yapılmadan manevi tazminat talebi reddedildiği gibi, kara listeye alınan ve bankadan teminat mektubu alamayan davacının ... Teknik Üniversitesi'nin yemek ihalesine giremediğini, bu sebeple kâr kaybına uğradığını, kâr kaybı talebi hakkında mahkemece hiçbir değerlendirme yapılmadığını, tanık beyanlarıyla davacının uğradığı zararların ispat edildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 1.Davacının manevi tazminat istemi yönünden; Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre, mahkemece reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar ise 15.000,00 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.2. Davacının maddi tazminat istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARARAçıklanan sebeple;1.Davacı vekilinin manevi tazminat yönünden temyiz dilekçesinin kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE,2.Davacının maddi tazminat talebi yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.