Hırsızlık davasında cezaevindeki sanığa mahkumiyet kararının usulüne uygun tebliğ edilmemesi ve temyiz nedenlerini bildirme ihtaratı eksikliğiyle mahkemeye erişim hakkının ihlali.
Özet: Yüksek Mahkeme, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararlarının sanıklara tebliği aşamasında yaşanan usul eksikliklerini ve temyiz hakkı kullanımına yönelik gerekli yasal ihtarların yapılmadığını tespit etmiştir; buna göre, cezaevindeki sanığa kararın okunup anlatılmaması ve diğer sanığa gerekçeli temyiz dilekçesi sunma süresi ihtarının eksikliği gibi durumların Anayasa Mahkemesi kararıyla güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkını ihlal etmesi nedeniyle, hak kayıplarını önlemek amacıyla her iki sanığa da gerekçeli kararın ve temyiz haklarına ilişkin tüm yasal uyarıların usulüne uygun şekilde yeniden tebliğ edilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: ████████ E., █████████ K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 15.06.2021 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının, sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
1-) Sanık ... yönünden; yokluğunda verilen mahkûmiyet hükmünün tebliği sırasında cezaevinde bulunan sanığa karar içeriğinin "okunup anlatılmak" suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu, ancak sanık hakkında düzenlenen 28.06.2021 tarihli tebligat belgesi içeriğine göre gerekçeli kararın sanığa "alarak" tebliğ edildiği, bu işlemin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35/3. maddesinde öngörülen usûle uygun olmayıp geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında; gerekçeli kararın 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunulması gerektiğine dair ihtarı da içerir şekilde usûlüne uygun olarak sanık ...'e (sanığın cezaevinde olması halinde cezaevinde okunup anlatılarak bizzat tebliği, aksi hâlde sanığın son bilinen adresine MERNİS şerhi yazılmaksızın kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine MERNİS şerhli olarak tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilerek, tebliğ - tebellüğ evrakının ve hükmü süresi içerisinde gerekçeli olarak temyiz etmesi hâlinde gerekçeli temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemi hakkında ek Tebliğname düzenlenmesi,
2-) Sanık ... yönünden; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca vekil ile takip edilen işlerde tebligatların vekile yapılması gerektiği gözetilerek, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 15.06.2021 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının sanığın ve müdafiinin yokluğunda verildiği, müdafiinin 30.06.2021 tarihinde usûlüne uygun olarak tebliğ edilen karara karşı temyiz isteminde bulunmadığı, sanığın ise süresi içerisinde ve fakat sebep içermeyen 01.07.2021 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğunun anlaşıldığı; her ne kadar 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca vekil vasıtası ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği belirtilmiş ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmında da bahsedildiği üzere; 7201 sayılı Kanun’un 11. maddesinde yapılan değişikliğe ilişkin (...Ancak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır) kabul dikkate alındığında;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 294/1. maddesinde yer alan "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." ve yine 5271 sayılı Kanun'un mülga 295. maddesinde yer alan "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir.'' şeklindeki düzenlemeler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanığa 29.06.2021 tarihinde tebliğ edilen karara yönelik sanığın 5271 sayılı CMK'nın 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 01.07.2021 tarihli olan ve fakat temyiz sebebi içermeyen dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu ancak aynı Kanun’un mülga 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmış ise de; kararın kanun yolu bildiriminde ve sanığa yapılan tebliğ işleminde temyiz süresinin bitmesinden itibaren 7 gün içinde temyiz sebeplerini bildirmesi gerektiğine dair ihtaratın yer almadığı, 18.07.2023 tarihlî Resmî Gazete’de yayımlanan 08.03.2023 tarihli ve ██████████ sayı ile verilen Anayasa Mahkemesinin “gerekçeli kararın tebliğinden itibaren temyiz gerekçelerini ihtiva eden ek dilekçenin verilmesi için 7 günlük süre yönünden ihtar yapılmamasının Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılama hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlâl edildiğine” ilişkin kararı gözetilerek hak kaybının önlenmesi bakımından sanık ...'a aynı Kanun'un mülga 295/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin ihtaratlı olarak gerekçeli karar tebliği yapılarak buna ilişkin evrakın dosyaya konulması ve sanığın süresi içerisinde gerekçeli olarak hükmü temyiz etmesi hâlinde temyiz dilekçesi ve buna ilişkin düzenlenecek olan ek Tebliğname eklenmesinden sonra dava dosyasının geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!