T.C. Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince görülen, iki fatura kaynaklı alacak ve işlemiş faiz tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine, şirket ünvanı farklılığı ve borca itirazlar üzerine açılan itirazın iptali davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı alacaklının iki adet faturadan kaynaklanan toplam 405.560,40 TL asıl alacak ve işlemiş faizinin tahsili amacıyla başlattığı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, borçlunun itirazının haksız olduğunu, ticari ilişkinin faturalar ve önceki ödemelerle sabit olduğunu iddia ederken; davalı, husumet, zamanaşımı, faize itiraz gibi gerekçelerle davanın reddini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini talep etmektedir. Evrakta, icra takibinin durması üzerine alacaklının itirazın iptali davası açma süreci ve tarafların savunmaları özetlenmektedir.

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ███████ Esas - ████████
T.C.ANKARA12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RDAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalıdan █████/2024 tarihli 325.550,40 TL bedelli, █████/20024 tarihli 80.010,00 TL bedelli iki adet fatura ve toplam 55.049,94 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğunu, alacaklarının tahsili amacıyla önce ... .... .... E sayılı dosyasıyla asıl alacak ve işlemiş faiz toplamının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalının yetki itirazında bulunduğunu, bunun üzerine dosyanın ... .... .... E sayılı dosyası ile takip açıldığını, davalının borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının itirazında müvekkil ile aralarında herhangi bir ticari faaliyet olmadığını iddia ettiğini, iddianın asılsız olduğunun belge ve sair deliller ile sabit olduğunu, kaldı ki daha önce ticari ilişki sebebi ile evveliyatında müvekkile ödeme yapmış olduklarını, kalan ödemelere dair fatura kesilmiş olduğunu, bu faturaların da davalı tarafça işlendiğini, ancak bu zamana kadar bu fatura bedellerinin müvekkile ödenmediğini, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını belirterek itirazın iptalini, takibin devamını ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştirCEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, öncelikle dava dilekçesi ile birlikte müvekkil şirkete tebliğ edilmeyen tüm delillere karşı beyanda bulunma ve karşı delil sunma haklarını saklı tutmakta olduğunu, zamanaşımı itirazı olduğunu, müvekkil şirket ünvanı ile işbu davadaki davalı tarafın ünvanının farklı olduğunu, bu sebeple de husumet itirazları bulunduğunu, davacı firma tarafından müvekkili şirket aleyhine başlatılan dava konusu edilen icra takibine haklı olarak itiraz edildiğini, icra takibindeki alacak kalemlerinden olan işlemiş faiz alacaklarının talep edilmesinin de hukuka açıkça aykırılık teşkil etmekte olduğunu, davacı tarafından temerrüt gerçekleşmeden asıl alacağa faiz işletilerek müvekkil şirketten bu miktarların da ödenmesinin talep edildiğini belirterek davanın reddi ile haksız ve kötü niyetli başlatılan icra takibinden dolayı %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... .... .... esas sayılı takip dosyası, takibin dayanağı olan iki adet fatura, tarafların ticari defter ve belgeleri ile Ba-Bs formları, bilirkişi raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacı alacaklının iki adet faturadan kaynaklı toplam 405.560,40 TL asıl alacağının tahsili amacı ile başlattığı...4. Genel İcra Dairesi'nin ██████████ esas sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ve tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir.İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının iki adet faturadan kaynaklı toplam 405.560,40 TL asıl alacağın tahsili amacı ile...4. Genel İcra Dairesi'nin ██████████ esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde █████/2024 tarihinde icra dairesine başvurarak, müvekkili şirketin ünvanı ile borçlu gözüken şirketin ünvanının farklı olduğundan husumet itirazları olduğunu, borca, faize, ferilerine ve yetkiye itiraz ettiğini beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde █████/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.İcra dairesinin yetkisine itirazın incelenmesinde, İİK'nun 50/1. maddesinin atfı nedeni ile uygulanması gereken HMK'nun 19/2. maddesinin ikinci cümlesinde "Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." düzenlemesi yer almaktadır. Borçlu icra dairesinin yetkisine itiraz etmekle beraber, yetkili icra dairesini bildirmediğinden yetki itirazı yerinde görülmemiştir.Ticaret sicil kayıtlarına göre icra takibinin borçlusu olan Gül İnşaat Dayanıklı Tüketim Malları Emlak Nakliyat Konfeksiyon Gıda Madencilik Turizm İthalat İhracat Ticaret İmalat Sanayi Limited Şirketi unvanını Anonim Şirket olarak değiştirmiş olmakla davalı borçlu vekilinin husumet itirazı da yerinde görülmemiştir.Faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın -miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı malın alıcıya mutlaka, daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmez; satıcının faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunludur. Kısaca, ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma hâlinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir... Faturayı alan kişi 8 gün içinde faturaya itiraz etmezse, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Ancak, faturayı alan kişi, öngörülen süre içinde faturaya ve bununla birlikte temel borç ilişkisine de itiraz ederse, genel hükümler çerçevesinde ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olacaktır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir (Yargıtay HGK'nun █████/2019 tarih ve ███████-823 esas, ████████ karar sayılı kararı).TTK'nun 21/2. maddesi "Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır" şeklinde düzenlenmiş olup, buna göre fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz ise de ticari defterlere kaydedilmiş olması malın teslim alındığı ve içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. Yine aynı madde uyarınca, faturanın içeriğine Kanunda öngörülen süre içerisinde itiraz edilebilir (Yargıtay HGK'nun █████/2019 tarih ve █████████ esas, ████████ karar sayılı kararı).Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2023 tarih ve █████████ esas, █████████ karar sayılı kararında "davalının takip konusu faturaları ticari defterlerine kaydettiği, BA formu ile Vergi Dairesine bildirdiği, faturaların ticari defterlere kayıt edilmesinin malın teslimi anlamına geldiği, davacının ticari kayıtlarına göre fatura tutarı kadar alacaklı olduğunun anlaşıldığı, faturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden davalının artık faturaya konu malı teslim aldığının kabulü gerektiği, malı teslim aldığı kabul edilen davalının ise teslimin gerçekleşmediğini ya da satış bedelini ödediğini kesin deliller ile ispatlayamadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu" belirtilmiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin █████/2023 tarih ve █████████ esas, █████████ karar sayılı kararında, faturanın süresinden sonra iade edildiği, davalının kayıtlarında bedelinin ödendiğine ilişkin bir kaydın yer almadığı, davalı taraf hizmeti almadığını iddia etmekte ise de süresi içerisinde faturaya itiraz etmediği, artık mal veya hizmetin teslim edilmediğin ispat yükünün davalıda olduğu ve bu faturanın ödendiğinin davalı tarafından ispatı gerekir ise de herhangi bir ödeme belgesinin sunulmadığı, davalının iddiasınının ispatlanamadığı belirtilmiştir.Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda, davacının 2024 yılı Yevmiye Defteri beratlarının Ocak - Şubat ve Aralık beratları zamanında oluşturulduğu, Nisan beratlarının zamanında oluşturulmadığı, Nisan dönemine ait 22.04.2024 tarili CNR2024000000009 Nolu faturanın bu dönemde kayıtlara alınmamış olması nedeniyle, sahibi lehine delil olup olmayacağının mahkemeniz takdirlerinde olduğu; Davacı iddialarına göre belirtilen alacağa dair 325.550,40 TL lik faturanın davalı yevmiye kayıtlarında var olduğu, 80.010,00 TL lik faturanın davalı kayıtlarına alınmadığı, davacıya icra takibi tarihi olan █████/2024 tarihi baz alındığında, █████/2024 tarihli muavin defter muhasebe kayıtlarına göre 1.765.461,95TL kadar borçlu olduğu, Aralık Yevmiye Defteri kayıtlarına göre davalıdan davacıya 326.740,74 TL borcu gözüktüğü, bu duruma ilişkin muavin defter ve yevmiye defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, yani davalının █████/2024 icra takip tarihinde Yevmiye defteri kayıtlarına göre 1.765.461,95 TL borcu olduğunu da gösterdiği, davacının 2024 yılı Yevmiye defterlerini dosyaya usulüne uygun açılış ve kapanış noter tasdikleri içerir şekilde sunmaması nedeniyle muhasebe kayıtlarına göre, İcra tarihinde davalıdan ne kadar alacağı olduğunun tespitinin yapılamadığı, davacı ile davalı defterlerinin icra takibi tarihinde birbirini doğrulayıp doğrulamadığı ile ilgili tespit yapılamadığı, davacının Ocak-Şubat 2024 Dönemi BS Formu, davalı 2024 hepsi BA formuna göre, tarafların toplamda 2 Adet belge 1.576,305,31 olarak birbirini doğruladıkları belirtilmiştir.Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, itirazın iptali davalarının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğu, takip dayanağını 80.010,00 TL ve 325.550,40 TL bedelli iki fatura oluşturduğundan değerlendirmenin bu faturalara göre yapılması gerektiği, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, takip konusu 325.550,40 TL bedelli faturanın davalı şirketin yevmiye kayıtlarında yer aldığı, bu fatura hakkında davalı tarafından iade faturası düzenlenmediği veya faturaya itiraz edilmediği, bu durumda mal veya hizmetin teslim edilmediğin ispat yükünün davalıda olduğu, davalı tarafından bu faturanın ödendiğinin ispat edilemediği, davalının yevmiye kayıtlarında göre de davalının davacıya 326.740,74 TL borcunun gözüktüğü, takip konusu 80.010,00 TL bedelli diğer faturanın ise davalı kayıtlarında yer almadığı, bu faturanın davalıya tebliğ veya teslim edilmemesi nedeni ile faturaya konu mal veya hizmeti davalıya verildiği iddiasını ispat yükünün davacıda olduğu ancak davacının bu iddiasını ispatlayamadığı, 325.550,40 TL bedelli fatura yönünden TTK'nun 18/3. maddesine uygun şekilde davalı şirket temerrüde düşürülmediğinden takipten önce işlemiş faiz istenemeyeceği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun...4. Genel İcra Müdürlüğünün ██████████ esas sayılı icra takibine yaptığı █████/2024 tarihli İTİRAZININ 320.550,40 TL asıl alacak bölümü yönünden İPTALİ ile takibin 320.550,40 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa yıllık %48 oranını geçmemek üzere yasal faiz uygulanmasına,2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 320.550,40 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 64.110,08 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davacı alacaklının reddedilen bölüm yönünden takipte haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından, takibe konu asıl alacak miktarı olan 80.010,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 16.002,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Kabul edilen 320.550,40 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 21.896,80 TL karar ve ilam harcından 11.490,52 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 10.406,28 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 11.490,52 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 12.193,42 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacının karşıladığı 120,00 TL tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.120,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 3.563,14 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 1.556,86 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 1.094,67 TL'sinin davacıdan, 2.505,33 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 320.550,40 TL üzerinden takdir edilen 51.288,06 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 140.059,94 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,10-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır