İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, bir ticaret şirketine ait pay defterinin taşıma sırasında kaybolması nedeniyle zayi belgesi talebinin reddi kararına ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Bir şirket, taşıma sırasında kaybolduğunu iddia ettiği pay defterinin zayi belgesinin verilmesi talebiyle dava açmış, ancak ilk derece mahkemesi talebi Türk Ticaret Kanununun belirli zayi sebeplerine uymadığı ve davanın süresinde açılmadığı gerekçeleriyle reddetmiştir; davacı vekili ise bu karara karşı istinaf yoluna başvurarak kanunun daha geniş yorumlanması gerektiğini, zayiin öğrenildiği tarihten itibaren sürenin işlediğini ve yargılamanın mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini savunarak kararın bozulmasını ve zayi belgesinin verilmesini talep etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:█████████ KARAR NO:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2024NUMARASI:███████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU:Zayi Belgesi VerilmesiTaraflar arasındaki zayi belgesi verilmesi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil no.sunda kayıtlı bir ticaret şirketi olduğunu, müvekkili şirkette █████/2023 tarihinde pay devri yapıldığını, yapılan pay devri neticesinde devre konu payların pay defterine işlenmesi lüzumunun gerektiğini ancak yapılan tüm aramalara rağmen pay defterinin bulunamadığını, pay defterinin, pay devrinin yapıldığı günden işbu davanın açıldığı bugüne kadar şirket merkezi, muhasebe ve hukuk birimlerinde yapılan tüm aramalarda ulaşılamadığını, pay defterinin devir ve taşınma sırasında kaybolması nedeniyle bu hususun tutanak altına alındığını ,müvekkili şirkete ait pay defterinin müvekkili şirket hissedarının tüm özen ve dikkatine rağmen devir ve taşınma sırasında kaybolması sebebiyle zayi olduğunu iddia ederek, pay defterinin zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Her ne kadar davacı tarafça zayi belgesi verilmesi talebi ile dava açılmış ise de; TTK md. 82/7'de zayi belgesi verilmesi için "yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık" sebebi gibi bir sebebin bulunması gerektiğinin belirtilmesi karşısında, dava konusu olayda bu sınırlı sebeplerden hiçbirisinin gerçekleşmediği, taşıma sırasında ve davacı tarafın dilekçesinde belirtiği şekilde defterlere ulaşılamamasının TTK md. 82/7 gereğince zayi belgesi verilmesini gerektiren sebepler arasında yer almadığı, davacı tarafın █████/2024 tarihli dilekçesi ile bildirdiği taşıma tarihleri de belirsiz olmakla birlikte davanın süresi içinde açılmadığı..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkemece ret kararı verildiğini, somut olayda defterin ziya olmasındaki nedenin kanunda sayılan hallere uymadığı , davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığı gerekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, her ne kadar mahkemece TTK 82/7.maddesinde belirtildiği şekilde hüküm kurulmuş ise de kanunun lafzından bu anlamın çıkmadığını, kanun koyucu iradesinin doğru yorumlanmadığını, kanuni saklama süresinde ziya uğrarsa diyerek yaşanması muhtemel pek çok olayın madde kapsamında değerlendirildiğini, ret kararının müvekkilinin mahkemeye erişim hakkının ihlaline yol açtığını, kanun koyucu tarafından dava açma süresinin ziya öğrenildiği günden itibaren 30 gün olarak nitelendiğini, hak düşürücü sürenin başladığı tarihin tayin edilmesi gerektiğini, ziyanın olduğu tarih değil öğrenildiği tarihin önem taşıdığını, müvekkilinin, pay defterinin zayi olduğundan 25.12.2023 tarihinde noter huzurunda yapılan pay devri sözleşmesi esnasında haberdar olduğunu, bu hususun noter tasdikli sözleşme tarihinden anlaşılacağı üzere davanın 30 günlük hak düşürücü süre aşılmadan süresi içerisinde açıldığını, ayrıca pay defterinin muhasebesel ve vergisel anlamda bir defter olmadığını, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde de kamuya açık şekilde ilan edilen pay sahiplerini gösterir bir belge olduğunu, pay defterinin ziyaana karar verilmesinin muhasebesel ve vergisel açıdan önem arz etmediğini, bir sorunda oluşturmayacağının açık olduğunu, ret kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını, davanın kabulü ile müvekkili şirkete ait pay defterinin zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Talep,TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür."Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmî tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8).Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren 30 gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7).Somut olayda, davacı vekili tarafından şirketin 25.12.2023 tarihinde pay devri yaptığını, pay defterine işlenmesi lüzumu üzerine tüm aramalara rağmen pay defterinin bulunamadığını belirterek, şirkete ait pay defterinin zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep etmiştir. Dava tarihi 12.01.2024'tür. Şirketin pay devri Üsküdar ... Noterliğinin 25.12.2023 tarihli işlemi gerçekleştirilmiştir. 26.12.2023 tarihli kayıp tutanağı düzenlenmiştir. Kayıp tutanağı düzenleyenler şirket ortakları ile muhasebe işleri sorumlusu ve hukuk işleri sorumlusudur. Tutanak içerisinde; şirketin 07.12.2015 tarihinden bu yana hissedarı olarak bulunan ... ve ...'ın şirket nezdindeki paylarını 25.12.2023 tarihinde ...'ya devir etmesi ile birlikte kullanılması lüzumu gereken şirket pay defterinin devir ve taşınma nedeniyle kaybolması ve yerinde bulunamaması nedeniyle bahse konu tarih itibariyle şirket merkez adresi başta olmak üzere şirkete bağlı şubelerin adreslerinde ve bulunması muhtemel olan her yerde yapılan aramalar nezdinde devir taşınma işlemleri esnasında zayi olduğu düşünülen pay defterinin kayıp olduğu gerekçesiyle tutanağın tutulmasına gerek duyulduğu ifadelerine yer verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece davacı vekiline açıklayıcı dilekçeyi dosyaya ibraz etmesi için süre verildikten ve dilekçenin dosyanın ibrazından sonra TTK'nın 82/7'de sınırlı sebeplerden hiçbirisinin gerçekleşmediği, taşıma tarihlerinin belirsiz olmakla birlikte davanın süresi içinde açılmadığı gerekçesine de yer verilmek üzere talep reddedilmiştir. Mahkeme gerekçesinin aksine, TTK'nın 82/7 maddede sebepler sınırlı olarak sayılmamıştır. Çünkü maddenin 7.fıkrasında; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Yukarıda da belirtildiği üzere madde metninde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı ibarelerinden sonra yer alan "gibi" sözcüğüyle, benzer olaylar kastedilmiş, sınırlı bir sayım yapılmamıştır. Bu nedenle mahkemenin buna yönelik gerekçesi yerinde görülmemiştir. Diğer taraftan, davanın pay devrinin gerçekleştirilmesi ve pay defterinin kaybolduğuna dair 26.12.2023 tarihli tutanak tarihinden itibaren 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmış olmasına rağmen mahkeme gerekçesinde yer verilen ifadelerin dosya kapsamı ile uygun düşmediği sonucuna ulaşılmıştır. TTK'nın 64/4.maddesinde; " Pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi işletmenin muhasebesiyle ilgili olmayan defterler de ticari defterlerdir. (Ek cümleler:█████/2020-███████ md.) Ticaret Bakanlığı, pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterinin elektronik ortamda tutulmasını zorunlu kılabilir. Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri saklıdır." düzenlemesi mevcuttur. Maddenin 3. fıkrasının son cümlesinde; fiziki ortamda veya elektronik ortamda tutulan ticari defterlerin nasıl tutulacağı, defterlere kayıt zamanı, onay yenileme ile açılış ve kapanış onaylarının şekil ve esaslarının Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığınca müştereken çıkarılan tebliğle belirleneceği ifadelerine yer verilmiştir.Mahkemece, TTK 64/4.fıkrasında belirtildiği üzere davacının zayi olduğunu iddia ettiği pay defterinin Ticaret Bakanlığı tarafından elektronik ortamda tutulması zorunlu kabul edilen defterlerden olup olmadığı da araştırılarak ve davacıya e defter tutup tutmadıkları konusunda açıklama yaptırılarak eğer e defter tutulmakta ise davacı tarafça davadan önce e-defter saklama hizmeti veren özel entegratör kuruluşlarından veya Başkanlığa başvurduğuna dair bilgi ve belgenin olup olmadığı açıklattırılarak; e defter tutulmamakta ise yukarıda açıklanan hususlar değerlendirilerek ve gerekli diğer araştırmalar resen yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir iken dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle verilen karar usul ve yasaya uygun görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Yapılan kanun yolu giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 16.04.2026KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a hükmü uyarınca karar kesindir.